19 Ağustos Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 231. günü
Olaylar
- 1458 - III. Callixtus'un ölümünün ardından II. Pius, papa seçildi.
- 1787 - Osmanlı-Rus Savaşı'nın ilanı.
- 1821 - Navarin Katliamı: Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren Yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdü.
-
Navarin Katliamı
Yunan Bağımsızlık Savaşı
Neocastro'nun Teslim Olması Peter von Hess
Bölge Navarin Tarih Mart–19 Ağustos 1821 Hedef TürklerSaldırı türü
Katliam Ölü 3.000'e yakın Türk sivil İşleyen
Yunan isyancılar
Navarin Katliamı, Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması sırasında yaşanan katliam dizisinin bir parçası olan bir katliamdı. Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşti ve şehrin yaklaşık 3000 kişilik Türk sakini katledildi. Avrupa kaynaklarında Navarin katliamı hakkında bilgiler onlarca yıl sonra yayınlanmıştır.
Şehrin kuşatılması
Şehrin Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı önerdi. Yunanlar da bunun üzerine şehrin sakinlerini Mısır'a güvenli bir şekilde götürmeyi önerdi. Teslim olma işlemi bitince, Türkler şehirdeki tüm mallarını, tüm paralarını ve mücevherlerini Yunanlara teslim etti; fakat Yunanlar söz verdikleri güvenli yolculuğu gerçekleştirmeye niyetli değillerdi. Müzakere eden Yunanlardan biri olan Poniropoulos, yıllar sonra General Gordon'a teslim olma belgesinin Türklerdeki kopyasını yok ettiğini ve böylece geride böyle bir anlaşmaya ilişkin bir kanıt kalmadığını söyledi.
Türklerin katledilmesi
19 Ağustos 1821 günü kapılar açılınca, Yunanlar hemen içeriye hücum etti ve kaçabilen 160 kişi dışında 3000 kişilik tüm nüfusu öldürdü.
Tarihçi George Finlay, Phrantzes adlı Yunan bir rahibin katliama tanıklık ettiğini söyledi ve onun anlattıklarından yola çıkarak aşağıdaki tanımı yaptı:
Mermiler ve kılıçlarla yaralanmış kadınlar kaçmak umuduyla denize koştu, bu sırada kasten vuruldular. Kollarında bebekleri olan annelerin kıyafetleri çalındı ve tek gizlenme yeri olan denize koştular, suda çömelirken insan olmayan tüfekli askerler tarafından vuruldular. Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu. Katliam bittiğinde cesetler ya denize atıldı ya da sahile yığıldı ve bir salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya kalındı.
Olayların sonrası
Olayların başlamasından önce Yunanistan'da 50.000'e kadar Türk yaşamaktaydı. 1821 yazına gelindiğinde onların neredeyse tamamı öldürülmüş veya kaçmak zorunda bırakılmışlardı.
Yunanistan Türkleri kendilerinden sonra çok az iz bıraktılar. Onlar ansızın ve tamamen 1821 yazında yok oldular. Bu yok oluş tüm dünyanın gözlerinden uzak oldu ve arkalarınca ağlanmadı. 20 binden fazla yaşlı, erkek, kadın, çocuk Türk; kendi komşuları Yunanlar tarafından birkaç hafta içinde öldürüldüler. Bu katliam acımasızca ve tereddütsüz hayata geçirildi...
- 1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
- 1895 - James Ryan, yüksek atlamada 1.94 m yaparak dünya rekoru kırdı.
- 1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
- 1920 - Rus İç Savaşı sürerken Tambov bölgesindeki köylüler Bolşeviklere karşı ayaklandı.
- 1934 - Adolf Hitler, Devlet Başkanlığı referandumunda %89,9 oranında 'evet' oyu alarak tüm siyasi güçleri elinde topladı.
- 1939 - Boşanma için her iki tarafın da dilekçe vermesine dair Adalet Bakanlığı genelgesi yayımlandı.
- 1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
- 1953 - İran'da gerçekleştirilen bir harekâtla Başbakan Muhammed Musaddık görevden uzaklaştırıldı.
- 1960 - Sovyetler Birliği; iki köpek, kırk fare, iki sıçan ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
- 1990 - Gagavuzlar, güneyde Gagavuzların en yoğun yaşadığı Komrat yöresinde Gagavuzya Cumhuriyeti'ni ilan etti. Bu karar, Moldova Yüksek Sovyeti tarafından iptal edildi.
- 1991 - Rusya'da komünizm yanlısı KGB ve Ordu generalleri, darbe girişiminde bulundu.
- 1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet Başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
- 2002 - Askerî birlik taşıyan bir Rus Mil Mi-26 helikopteri, Çeçen Birlikleri'nce Grozni yakınlarında düşürüldü, 118 asker öldü.
Doğumlar
- 232 - Probus, 276 ve 282 yılları arasında Roma imparatoru (ö. 282)
- 1777 - I. Francis, 1825 ile 1830 yılları arasındaki İki Sicilya'nın kralı ve İspanya kraliyet ailesinin üyesi (ö. 1830)
- 1878 - Manuel L. Quezon, Filipin bağımsızlık hareketinin önderi ve Filipinler'in ilk devlet başkanı (ö. 1944)
- 1916 - Orhan Hançerlioğlu, Türk yazar ve araştırmacı (ö. 1991)
- 1938 - İzzettin İyigün, Türk asker. Eski Eğitim ve Doktrin Komutanı (ö. 2022)
- 1946 - Fedon, Rum asıllı Türk şarkıcı
- 1959 - Derya Alabora, Türk oyuncu
- 1968 - Merve Kavakçı, Türk akademisyen, siyasetçi ve diplomat
- 1979 - Tuğba Karaca, Türk model, televizyon sunucusu ve sinema oyuncusu
- 1980 - İsmail Altunsaray, Türk saz ve ses sanatçısı
- 1994 - Mert Hakan Yandaş, Türk futbolcu
Ölümler
- 14 - Caesar Divi Filius Augustus, Roma imparatoru (d. MÖ 63)
- 947 - Ebû Yezîd Makhlâd Keydâd en-Nukkarî, Fâtımîler'e karşı, günümüz Tunus hudutları içerisinde kalan İfrîkiya'da 928 yılında düzenlenen Nukkarî-İbâzî isyânının önderi (d. 883)
- 1493 - III. Friedrich, Kutsal Roma İmparatoru (d. 1415)
- 1506 - Alexander Jagiellon, Litvanya'nın büyük dükü ve daha sonra Polonya kralı (d. 1461)
- 1691 - Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, Osmanlı İmparatorluğu Sadrazamı (d. 1689)
- 1821 - Deli Ahmet Ağa, Türk asker, ağa ve yerel derebeyidir.
- 1915 - Tevfik Fikret, Türk şair (d. 1867)
-
Tevfik Fikret
Doğum
Mehmed Tevfik
24 Aralık 1867
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Ölüm 19 Ağustos 1915 (47 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Defin yeri Aşiyan Müzesi bahçesi, İstanbul Meslek Şair, öğretmen Milliyet Osmanlı Dönem Servet-i Fünûn Edebî akım Servet-i Fünûn Çocuklar Haluk FikretEtkiledikleri
Etkilendikleri
Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır.
Tevfik Fikret
26 Ağustos 1920 tarihli Servet-i Fünun mecmuasında Tevfik Fikret
Tevfik Fikret (Osmanlıca: توفیق فکرت; 24 Aralık 1867, İstanbul - 19 Ağustos 1915, İstanbul), Osmanlı şâiri ve öğretmendir. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde Servet-i Fünûn topluluğunun lideri olan Tevfik Fikret, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal başta olmak üzere dönemin pek çok aydınını etkiledi. Türk edebiyatının Batılılaşmasında öne çıkan isimlerden birisi oldu. Farsçada "kuş yuvası" anlamına gelen Aşiyan ismini verdiği semt, yaşamının son yıllarını geçirdiği ve eserlerini kaleme aldığı yerdir.
Yaşamı
Tevfik Fikret, Galatasaray Futbol Takımında, 1910 yılı şampiyonluk şildi ile - orta sıranın ortasında
Ailesi, öğrenimi
24 Aralık 1867'de İstanbul'un Kadırga semtinde dünyaya geldi. Ailesi ona Mehmed Tevfik adını verdi. Babası Hüseyin Efendi, Çankırı'nın Bayramören ilçesine bağlı Dalkoz köyünden ayrılıp İstanbul'a yerleşmiş Ahmet Ağa'nın oğluydu. Hüseyin Efendi, oğlu doğduğu yıl İstanbul'da belediye meclis üyesi ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde memur olmuştu. Sonraki yıllarda Osmanlı Devleti'nin Hama, Nablus, Akka, Urfa, Halep mutasarrıflıklarında bulundu. Annesi Hacı Hatice Refia Hanım, 1822'deki Yunan ayaklanmasında kimsesiz kalıp Osmanlılara sığınmış ve Müslüman olmuş iki Sakızlı Rum çocuğunun kızı idi. Mehmed Tevfik'in Sıdıka adlı bir kız kardeşi ve Şevki isminde bir de erkek kardeşi vardı.
Hac ziyaretine giden annesi Refia Hanım, 1879'da dönüş yolunda kolera nedeniyle ölünce Tevfik Fikret, 12 yaşında öksüz kaldı. Babası, saraya jurnal edilerek Nablus, Akka ve Antep'e sürgüne gönderildiği için kız kardeşi ile kendisinin bakımını anneannesi ve büyük yengesi üstlendi. Henüz çocukken annesini kaybetmek, onu hayatı boyunca etkiledi. 19 yıl sürgünde kalan babası da sürgünden hiç dönemedi ve Antep'te öldü.
Aksaray'daki Mahmudiye Valide Rüştiyesinde öğrenimine başlayan Tevfik Fikret, çok dindar bir ortamda yetişmekteydi. Okulu, 93 Harbi yenilgisinden sonra Rumeli'den İstanbul'a gelen göçmenlere tahsis edilince öğrenimine Galatasaray Sultanisinde devam etti. Bu yeni okula girişi hayatında bir dönüm noktası oldu. 11 yıl öğrenim gördüğü okulunda devrin önemli edebiyatçılarından Recaizade Ekrem, Muallim Naci, Muallim Feyzi gibi seçkin öğretmenlerin öğrencisi oldu. Şiir yazmaya lise yıllarında başladı. Öğretmenlerinin teşviki ile yazdığı ilk şiiri, Tercüman-ı Hakikat'te yayımlandı. Nazmi mahlasıyla yazılmış, gazel tarzında bir şiirdi. Okulu 1888 yılında birincilikle bitirmiştir.
-
Son yılları
Şair, 1912'de, Trablusgarp Savaşı nedeniyle meclisin feshedilmesine karşı öfkesini "Doksan Beşe Doğru" adlı şiirinde ifade etti. Bu şiiri, Nüzhet Sabit'in çıkardığı Vazife dergisinde yayımlandı. Şiirinde meclisin kapatılmasını, 36 yıl önce (hicri 1295 yılında) II. Abdülhamid'in meclisi kapatmasına benzetiyordu. Yalnızca padişahı değil, İttihat ve Terakki'yi de son derece sert biçimde eleştirmekteydi. Eleştirilerine, devrin yolsuzluklarını dile getiren “Hân-ı Yağmâ”, yanlış bir kararla I. Dünya Savaşı'na girilmesini yeren “Sancak Şerîf Huzûrunda” şiirleriyle devam etti.
Fikret'in şiirleri devrin yöneticilerini kızdırmış ve şairin muhafazakâr çevrelerden ağır eleştirilere uğramasına sebep olmuştu. Bu olumsuz tepkiler şairde büyük bir moral çöküntüsüne sebep oldu ve sağlığı bozuldu. Mehmet Akif'in kendisine Süleymaniye Kürsüsünde adlı şiirinde yönelttiği suçlamalara 1914'te kaleme aldığı “Târih-i Kadîm’e Zeyl” adlı ünlü şiiriyle yanıt verdi. Modern bir okul açmak, yeni bir edebiyat dergisi çıkarmak gibi projeleri vardı ama bozulan sağlığı nedeniyle bunları gerçekleştiremedi. Son yıllarında çocuk şiirleri yazmakla meşgul oldu. Yalın bir dille ve hece ölçüsüyle yazdığı bu şiirleri 1914'te yayımlanan "Şermin" adlı kitapta topladı. Kitaba, genç yaşta ölen kız kardeşi Sıdıka'nın kızı ve eğitimci Mustafa Satı Bey'in kurduğu Yuva adlı okulun öğrencileri ilham vermişti. Geçirdiği bir ameliyat sonrasında 19 Ağustos 1915'te Aşiyan'da 47 yaşında hayatını kaybetti.
-
Mezarı
Tevfik Fikret'in Aşiyan'daki mezarı
Tevfik Fikret, kayınpederi Mustafa Efendi'ye Aşiyan'daki evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etmiş olmasına rağmen Aşiyan'ın sonradan kimin eline geçeceği konusundaki şüphe ve endişeler nedeniyle Eyüp'teki aile mezarlığına gömüldü. Mezarı, 1945'te müze yapılan evine 24 Aralık 1961'de geçirildi.
Ölümünden sonra
Tevfik Fikret'in Aşiyan Müzesi'ndeki büstü
Şairin ömrünün son haftalarında sık sık Aşiyan'a gelen, şairle yakın dostluk kurup portrelerini yapan Mihri Müşfik Hanım, ölümünden hemen sonra Tevfik Fikret'in yüzünün ve sağ elinin kalıbını almıştır. Bu, Türkiye'de bilimsel olarak hazırlanan ilk maske çalışmasıdır.
Galatasaray Lisesinin bahçesinde, onun anısına 1920'lerde yaptırılmış bir anma mezarı bulunur. Şair, Rıza Tevfik'in başlattığı bir gelenekle ölümünün ilk yılından itibaren ölüm yıldönümlerinde evinde anılmıştır. 1918'deki törene Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal de katılmıştı.
- 2002 - Halil Tunç, Türk senatör ve Türk-İş Genel Başkanlarından (d. 1928)
- 2010 - Mehmet Yüceler, Türk siyasetçi (d. 1923)
- 2013 - Reha Eken, Türk eski millî futbolcu ve teknik direktör (d. 1925)
- 2018 - Güngör Uras, Türk ekonomist ve gazeteci (d. 1933)
- 2019 - Ahmet Halûk Dursun, Türk akademisyen ve bürokrat (d. 1957)
- 2020 - Nadir Salifov, Azerbaycan'ın önde gelen suç patronu (d. 1972)
- 2021 - Cüneyd Babunagari, Bangladeşli Deobandi İslam alimi, eğitimci, yazar, araştırmacı, vaiz ve manevi figür (d. 1953)
Tatiller ve özel günler
![]()
Yorumlar
Yorum Yap