17 Temmuz Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 198. günü.
Olaylar
- 1453 - Fransızlar, İngilizler karşısında Castillon Muharebesi'ni kazandı.
- 1763 - Rus-Çerkes Savaşı başladı.
- 1815 - Napolyon, Rochefort'da İngiliz kuvvetlerine teslim oldu.
- 1907 - Resim sanatında Kübizm akımı doğdu.
- 1918 - Bolşevikler; Rus Çarı II. Nikolay'ı, eşini, çocuklarını ve dört sadık yakınını Yekaterinburg'da idam ettiler.
- 1934 - Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk kez Bolu'ya geldi.
- 1939 - 1. Maârif Şûrası Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından açıldı.
- 1963 - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) kuruldu.
- 1973 - Afganistan'da Ordu Generali ve prens Muhammed Davud Han tarafından kuzeni Kral Muhammed Zahir Şah'a karşı askeri darbe yapılmıştır.
- 1986 - İnsan Hakları Derneği kuruldu.
- 1998 - Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü kabul edildi.
Doğumlar
- 1487 - Şah İsmail, Safevi Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı (ö. 1524)
-
I. İsmail
شاه اسماعیل یکم
Şah İsmail'in 17. yüzyılda Cristofano dell'Altissimo tarafından yapılmış portresi
Safevî Devleti'nin 1. Şahı Hüküm süresi Aralık 1501 - 23 Mayısıs 1524 Sonra gelen I. Tahmasb Doğum 17 Temmuz 1487
Erdebil, Akkoyunlular Devleti Ölüm 23 Mayısıs 1524 (36 yaşında)
Tebriz, Safevîler Devleti Defin Şeyh Safi Külliyesi, Erdebil, Erdebil Eyaleti, İran Eş(ler)i Taçlı Begüm
Bihrûze Hanım[1] Çocuk(lar)ı Rüstem Mirza
I. Tahmasb
Sam Mirza
Elkas Mirza
Behram Mirza
Perihan Hanım
Mahinbanu Sultan
Şah Zeynep
Ferengis
Haneş Tam adıEbu'l-Muzaffer bin Haydar bin Cüneyd es-Safevî
Hanedan Safevî Hanedanı Babası Şeyh Haydar Annesi Alemşah Halime Begüm Dini Onikici Şii İslam[2]15 Mart 1924 tarihli Resimli Gazete'de Şah İsmail'in tahtı
I. İsmail, bilinen adıyla Şah İsmail veya tam ünvanıyla Ebu'l-Muzaffer Bahadır el-Hüseynî (Farsça: شاه اسماعیل; 17 Temmuz 1487, Erdebil - 23 Mayısıs 1524, Tebriz), Safevî Tarikatı'nın lideri, Safevî Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. Alevilik ve Bektaşilikte Yedi Ulu Ozan'dan birisi olarak kabul edilir.
İran coğrafyası, Şah İsmail tarafından 1501 yılında birleşik bir ülke haline gelmeden önce, yaklaşık sekiz buçuk yüzyıl önce Müslüman Araplar tarafından fethedilmesinden bu yana, yerel İran yönetimi altında birleşik bir ülke olarak var olmamıştı. Fakat bir dizi Arap halifesi, Türk sultanları ve Moğol hanları tarafından idare ediliyordu. Tüm bu dönem içinde yalnızca Büveyhîler döneminde İran coğrafyasının bir bölümü İranî bir yönetime kavuşmuştu.
I. İsmail tarafından kurulan Safevî Hanedanı, iki asırdan fazla bir süre hüküm sürdü, tarihteki en büyük İran imparatorluklarından biri oldu ve gücünün zirvesindeyken, günümüzdeki İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın çoğunu, Kuzey Kafkasya, Irak, Kuveyt ve Afganistan'ın yanı sıra, günümüz Türkiye, Pakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Suriye topraklarının bazı kısımlarına hükmederek kendi zamanının en güçlü devletlerinden biri oldu. Ayrıca, İran kültürünün Büyük İran'ın geniş bölgelerinde yeniden gelişmesini sağladı. Safevî İmparatorluğu'nun ortaya koyduğu miras, İran'ın Doğu ile Batı arasında ekonomik bir kale olarak yeniden canlanması, verimli bir devlet ve bürokrasinin kurulması, aynı zamanda mimari yenilikler ve güzel sanatların himaye edilmesiydi.
I. İsmail'in ilk eylemlerinden biri, Şii İslam'ın İsnâaşeriyye mezhebini yeni kurulan devletinin resmî dini olduğunu ilan etmesi oldu ve bu durum, İran'ın sonraki tarihi için büyük sonuçlar doğurdu. Dahası, bu sert dönüşüm ona büyüyen Safevî Devleti'ni Sünni komşularından batıdaki Osmanlı İmparatorluğu ve doğuda Şeybânîler'den ayrılma konusunda siyasi bir fayda da sağladı.
Şirvanşah Ferruh Yesâr'ın 20.000 süvari ve 6.000 piyadeden oluşan ordusunu 7.000 kişilik ordusu ile Cebanî savaşında perişan etmekle kalmamış, Şirvanşah'da öldürülmüştür. Şamahı ve Bakü bu gelişmeler üzerine teslim olmuştur. Burada Şah İsmail'in emri ile zengin Şirvan hazinesinden bir altın bile alınmaksızın tamamı nehre dökülmüştür. Bu zafer sadece İsmail'in gücünü artırmakla kalmamış, bir nevi kutsallaşmıştır. Daha sonra ise İran'da Şiilik mezhebini egemen kılıp, bölgede yaşayanları tek bir çatı altında birleştirerek Safevî Devleti'ni kurmuştur. Kurduğu devlette saray ve ordu dili olarak Azerbaycan Türkçesi, bürokrasi dili olarak Farsça kullanmıştır. Nüfus ve iktisadi gerekçelerle dönemin Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile hem siyasi hem askeri olmak üzere mücadele etmiş ve Çaldıran Muharebesi'nde Osmanlı'ya karşı büyük bir yenilgi yaşamıştır.
Hayatı
İlk yılları
İsmail, 17 Temmuz 1487 tarihinde Erdebil şehrinde Safevî Tarikatı'na mensup bir şeyh ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. İsmail'in babası Şeyh Haydar, dedesi ise Şeyh Cüneyd'dir. Babası Haydar, Safevî Tarikatı'nın Sufî şeyhiydi ve tarikatın kurucusu Safiyüddin Erdebilî'nin (1252-1334) doğrudan soyundandı. İsmail'in annesi Alemşah Halime Begüm ise, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kızıdır.
Şeyh Haydar, öldürülmüş babası Şeyh Cüneyd'in öcünü almak için Kafkasya'ya düzenlediği sefer kapsamında 1488 yılında Şirvanşahlar Devleti'e saldırdı. Şirvan hükümdarı Ferruh Yasar yenilgiye uğrayarak Gülistan Kalesi civarına çekildi. Yedi ay muhasarada kaldıktan sonra Şirvan sultanı Ferruh Yasar, damadı olan Akkoyunlu sultanı Yakub Bey'den yardım istedi. Şeyh Haydar da, Alemşah Halime Begüm ile evlendiğinden, Yakub'un kardeşinin kocası idi; fakat Haydar'ın daha da güçlenmesini istemeyen Akkoyunlu hükümdarı, Ferruh'a bir kuvvet gönderdi. Akkoyunlu ve Şirvanşah ordularıyla Taberistan yakınlarında yapılan savaşta Şeyh Haydar öldürüldü.
Babası Şeyh Haydar öldürüldükten sonra İsmail, dayısı Sultan Yakub tarafından annesi Âlemşah Begüm, kardeşleri Sultan Ali ve İbrahim ile birlikte Şiraz valisi Mensur Pürnak Bey'in yanına gönderildi. İsmail o sırada bir yaşındaydı. Sultan Yakup'un ömrünün sonuna kadar onlar Fars'ta İstahr kalesinde hapsedildiler. Sultan Yakup 1490'da eşi tarafından öldürüldü.
- 1917 - Kenan Evren, Türk asker ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 7. Cumhurbaşkanı ve TSK'nin 17. Genelkurmay Başkanı (ö. 2015)
- 1922 - Halit Deringör, Türk millî futbolcu (ö. 2018)
- 1947 - Doğan Canku, Türk müzisyen
- 1958 - Metin Yüksel, Türk aktivist ve Akıncılar Derneği'nin lideri (ö. 1979)
- 1962 - Emin Boztepe, Türk dövüş sporları ustası ve oyuncu
- 1963 - III. Letsie, Lesotho hükümdarlığının kralı
- 1968 - Hakan Fidan, Türk asker, diplomat, akademisyen, bürokrat, diplomat ve Türkiye dışişleri bakanı
- 1971 - Ari Barokas, Türk müzisyen ve Duman grubunun bas gitaristi
- 1984 - Özlem Yılmaz, Türk oyuncu
- 1985 - Arslan Ekşi, Türk millî voleybolcu
- 1990 - Anıl Piyancı, Türk rap müzisyeni
- 2000 - Miray Akay, Türk dizi ve sinema oyuncusu
- 2005 - Mert Kömür, Alman asıllı Türk futbolcu
Ölümler
- 855 - IV. Leo, papa (d. 790)
- 924 - Edward, Wessex kralı
- 1198 - Lambronlu Nerses, Kilikya Ermeni Krallığı'nın Tarsus Başespiskoposu (d. 1153)
- 1318 - Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî, İlhanlı Devleti'nin Veziri, hekim, yazar ve tarihçi (d. 1247 ila 1250)
- 1399 - Polonyalı Jadwiga, Polonya Krallığı'nın ilk kadın hükümdarı (d. 1374)
- 1588 - Mimar Sinan, Türk mimar (d. 1489)
-
Mimar Sinan
Kişisel bilgiler
Doğum
y. 1488 / 1490
Ağırnas, Karaman Eyaleti, Osmanlı İmparatorluğu
(günümüzde Melikgazi, Kayseri) Ölüm 17 Temmuz 1588
(98 veya 100 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Vatandaşlık Osmanlı İmparatorluğu Çalışma ve başarıları Etkin yılları 1520–1588 Mimarlık tarzı Osmanlı mimarisi Ünlü yapıtları Liste Anıtların restorasyonu Ayasofya İmzası
Wikimedia Commons'ta Mimar Sinan
Türkiye Cumhuriyetinde 7. emisyon 10.000 lira üstünde yer alan Mimar Sinan ve Selimiye Cami Portresi (1986-1992)
Mimar Sinan (Osmanlıca: معمار سينان; y. 1488/1490 – 17 Temmuz 1588) veya Koca Mi'mâr Sinân Ağa ya da doğum adıyla Sinaneddin Yusuf veya Abdulmennan oğlu Sinan (Osmanlıca: قوجه معمار سنان آغا), Osmanlı İmparatorluğu'nda Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar, mühendis ve matematikçiydi. Edirne'deki Selimiye Camii,[4] Büyükçekmece'deki Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü ve Višegrad'daki Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü dâhil olmak üzere 300'den fazla büyük yapının inşasını gerçekleştirdi. Ayrıca medreseler, külliyeler ve köprüler gibi daha küçük ölçekli projeler de tasarladı. Yetiştirdiği öğrenciler, İstanbul'daki Sultanahmet Camii ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nü inşa etti.
Bir taş ustasının oğlu olan Sinan, 1511'de Yavuz Sultan Selim döneminde Yeniçeri Ocağı'na alındı ve teknik eğitim görerek askerî mühendis oldu. 1514'te Çaldıran Muharebesi'ne, 1517'de ise Ridâniye Muharebesi'ne katıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad Seferi, Rodos Seferi ve Mohaç Meydan Muharebesi'nde görev aldı. Bu süreçte önce Yayabaşılığa, ardından Zemberekçibaşılığa ve son olarak Başteknisyenliğe terfi etti. Yeniçeri seferlerine katılarak mimari ve mühendislik bilgisini geliştirdi; tahkimatlar, yollar, köprüler ve su kemerleri gibi askerî altyapı projelerinde uzmanlaştı. Yaklaşık elli yaşındayken Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarlığına atandı. Orduda edindiği teknik deneyimi, görkemli dini yapılar ile çeşitli sivil yapıların inşasında kullandı ve bu görevde yaklaşık elli yıl hizmet verdi.
Mimar Sinan'ın başyapıtı Edirne'deki Selimiye Camii, en ünlü eseri ise İstanbul'daki Süleymaniye Camii'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarı olarak geniş bir ekibe liderlik etti ve birçok yetenekli yardımcı yetiştirdi. Bu isimler arasında Sultanahmet Camii'nin mimarı Sedefkâr Mehmed Ağa ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nün mimarı Mimar Hayreddin yer alır. Osmanlı mimarisinin klasik döneminin en büyük ustası kabul edilen Sinan, Batı'da Michelangelo ile karşılaştırılır. Mimar Sinan'ın eserleri, mimarlık tarihinde en etkili yapılar arasında gösterilir.
Yaşamı
Sinan'ın inşa ettiği ilk büyük cami olan Şehzade Camii'nde mekân ortadaki tam kubbeyi çevreleyen dört yarım kubbe ile dört yöne doğru genişler.
Mimar Sinan heykeli. Kayseri/Türkiye
Mimar Sinan
Ayasofya'nın büyük kubbesini destekleyen payandaların hantal görünümünün yerini Süleymaniye Camii'nde kubbeler şelalesi almıştır. Ağırlık en yukarıdan aşağıya kadar kademe kademe aktarılırken yapı bir piramit gibi öne çıkar.
Sinan'ın inşa ettiği en büyük kubbe olan Selimiye Camii kubbesi, sekiz dayanaklı cami tipolojisinin vardığı son nokta olarak değerlendirilir. Kubbeyi çevreleyen dört minare de kubbenin anıtsallığını destekler.
Süleymannâme'de yer alan ve Mimar Sinan'ı Kanuni'nin türbesinin inşaatının başında, elinde mimarların kullandığı ölçü aleti zira ile gösteren minyatürden alıntı
Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii'nin yarım kubbelerle desteklenmeyen kubbesini, duvarlarının içine gizlenmiş olan dört fil ayağı taşır ve bunların uzantısı olan ağırlık kuleleri kubbeyi çevreler. Bu sayede duvarlar, içeriyi ışıkla doldurmak için açılmış çok sayıda pencereye kavuşur.
Süleymaniye Camii'nin Haliç tarafında bulunan Mimar Sinan'ın mezarı. Mezarlığın köşesinde vakfedilmiş bir de sebil bulunmaktadır.
Kökeni ve devşirilmesi
Sinaneddin Yusuf, Kayseri'nin Agrianos (günümüzdeki Ağırnas) köyünde Ermeni veya Rum ya da Hristiyan Türk, olarak doğduğu düşünülmektedir. 1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş Yeniçeri Ocağına alınmıştır.
"Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde,Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbul'a dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım."
Yeniçerilik dönemi
Abdulmennan oğlu Sinan, Mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Savaşı, 1517 Mısır seferine katıldı. 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad Seferine Yeniçeri olarak katıldı. 1522'de Rodos Seferine Atlı Sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'nden sonra, gösterdiği yararlılıklar sebebiyle takdir edilerek Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. Sonraları Zemberekçibaşı ve Başteknisyen oldu.
1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın İran Seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile gitmek için Mimar Sinan iki haftada üç adet kadırga yapıp donatarak büyük itibar kazandı. İran Seferinden dönüşte, Yeniçeri Ocağı'nda itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldova seferlerine katıldı. 1538 yılındaki Karaboğdan Seferinde ordunun Prut Nehri'ni geçmesi için köprü gerekmiş bataklık alanda günlerce uğraşılmasına karşın köprü kurulamamış görev Kanuni'nin veziri Damat Çelebi Lütfi Paşa'nın emriyle Abdulmennan oğlu Sinan'a verilmiştir.
Hemen adı geçen suyun üstüne bir güzel köprünün yapımına başladım. 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı, sevinçle geçtiler.
Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır.
Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim.
Başmimarlık dönemi
1538 yılında Hassa başmimarı olan Sinan, başmimarlık görevini Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat zamanında 49 yıl süre ile yapmış Mimar Sinan'ın, mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep'te Husreviye Külliyesi, Gebze'de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul'da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Halep'teki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa'daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan'ın İstanbul'daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır, Mimar Sinan'ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul'daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.
Mimar Sinan'ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne'deki Selimiye Camiidir (1575). Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573'te Ayasofya'nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkânların yıkımını sağladı. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul'un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir. Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü, onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. Mühür şöyledir:
"El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa"
(Değersiz ve muhtac kul, Saray özel mimarlarının başkanı)Eserlerinin bir kısmı İstanbul'dadır. 1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir.
Mimar Sinan Türbesi, İstanbul Müftülüğünün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, iki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu başında sağda, Süleymaniye Camii'nin Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbedir. Mezarı 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleri tarafından kazılmış ve kafatası incelenmek üzere alınmış ancak sonraki restorasyon kazısında kafatasının yerinde olmadığı görülmüştür.
1976'da Uluslararası Astronomi Birliği'nin aldığı kararla Merkür'deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.
Eserleri
Ana madde: Mimar Sinan'ın eserleri
Mimar Sinan 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser yapmıştır. Ayrıca, Edirne ilindeki Selimiye Camii Dünya Kültür Mirası listesindedir.
Popüler kültürde yeri
- 1976'da Merkür'de keşfedilen bir kratere Uluslararası Astronomi Birliği tarafından, Mimar Sinan'a ithafen ''Sinan'' adı verildi.
- İstanbul'da bulunan bir devlet üniversitesine 1982 yılında "Mimar Sinan Üniversitesi" adı verildi. 2003 yılında adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak değiştirildi.
- Mimar Sinan'ı konu alan çok sayıda roman ve tiyatro oyunu yayınlanmıştır. Abidin Dino'nun Sinan ve Arthur Stratton'un Sinan isimli biyografik romanları en bilinenler arasındadır.
- 2003 yapımı Hürrem Sultan dizisinde Mehmet Çerezcioğlu tarafından canlandırılmıştır.
- 2011 yapımı Muhteşem Yüzyıl dizisinde birkaç bölüm Gürkan Uygun tarafından canlandırılmıştır.
- 2021'de Sinan Operası bestelendi.
-
Süleymaniye Camii
Vasiyeti
“Dünya durdukça, eserlerimi gören aklı selim sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak, bunlara insaf ile bakacaklarını ve beni hayırlı dualarla anacaklarını umarım, inşallah.” El-Fakir Sinan, Ser Mimaran-ı Hassa
- 1762 - III. Petro, Rus Çarı (d. 1728)
- 1918 - II. Nikolay, Rus Çarı (d. 1868)
- 1918 - Aleksey Nikolayeviç Romanov, Rus İmparatorluğu'nun Çesareviç'i ve taht varisi (d. 1904)
- 1918 - Anastasiya Nikolayevna Romanova, Çar II. Nikolay'ın en küçük kızı (d. 1901)
- 1918 - Aleksandra Fyodorovna, II. Nikolay'ın eşi (d. 1872)
- 1918 - Mariya Nikolayevna Romanova, Çar II. Nikolay'ın üçüncü kızı (d. 1899)
- 1918 - Olga Nikolayevna Romanova, Çar II. Nikolay'ın en büyük kızları (d. 1895)
- 1918 - Tatyana Nikolayevna Romanova, Çar II. Nikolay'ın ikinci kızı (d. 1897)
- 1961 - Emin Halid Onat, Türk mimar (d. 1910)
- 1961 - Vasfi Mahir Kocatürk, Türk şair, oyun yazarı, öğretmen ve politikacı (d. 1907)
- 1998 - Sedat Celasun, Türk asker (d. 1915)
- 2006 - Hakkı Atamulu, Türk heykeltıraş (d. 1912)
- 2009 - Orhan Şengürbüz, Türk spor spikeri (d. 1958)
- 2012 - İlhan Mimaroğlu, Türk besteci ve yazar (d. 1926)
- 2013 - Nurettin Ok, Türk siyasetçi (d. 1927)
- 2016 - Nüzhet Kandemir, Türk diplomat ve siyasetçi (d. 1934)
- 2020 - Seyfi Dursunoğlu, Türk sahne sanatçısı, şarkıcı ve sunucu (d. 1932)
- 2022 - Erden Kıral, Türk yönetmen ve sinemacı (d. 1942)
Özel günler
![]()
Yorumlar
Yorum Yap