Tarih

16 Ağustos 1209

Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli anma günü

16 Ağustos 1209

16 Ağustos Tarihte Bugün  Miladi takvime göre yılın 228. günü

 

Olaylar

 

Doğumlar

Ölümler

  • 1027 - I. Giorgi, Bagrationi Hanedanı'nın üyesi (d. 1002)
  • 1225 - Hōjō Masako, Heian ve Kamakura dönemlerinde yaşamış Japon siyasi lider (d. 1156)
  • 1258 - II. Theodoros, 1254-1258 yılları arasında İznik İmparatorluğu imparatoru olmuştur (d. 1221)
  • 1297 - II. İoannis, Trabzon İmparatorluğu'nun Hükümdarı (d. 1262)
  • II. İoannis
    Ιωάννης Β΄ Μέγας Κομνηνός Bütün Doğunun, İberyalıların ve Perateianın imparatoru ve otokratı

    II. İoannis adına basılmış sikke.

    Trabzon imparatoru Hüküm süresi 1280 - 1297 (1284 - 1285 yılları arasında tacı Theodora Megali Komnini tarıfandan gasp edildi) Önce gelen Georgios Sonra gelen II. Aleksios   Doğum c. 1262
    Trabzon Ölüm 16 Ağustos 1297
    Limnia Eş(ler)i Eudokia Palaiologina Çocuk(lar)ı II. Aleksios
    Mihail Tam adı II. İoannis Megas Komninos Hanedan Komninos Hanedanı Babası I. Manuil Annesi İrini Syrikaina

    II. İoannis Megas Komninos (Yunanca: Ιωάννης Β΄ Μέγας Κομνηνός, Iōannēs II Megas Komnēnos) (yaklaşık 1262 - 16 Ağustos 1297), 1280 yılından 1297 yılına kadar Trabzon İmparatorluğu'nun imparatoru. I. Manuil ile üçüncü karısı Trabzon soylusu İrini Syrikaina'nın en küçük oğludur. Öz ağabeyi Georgios'un Moğol İlhanı Abaka Han tarafından esir edilmesinden sonra tahta çıkmıştır.

    Hükümdarlığı

    Bizans imparatoru VIII. Mihail yönetimi ile ilişkileri düzeltmiştir. Mikhail'ın müttefiki Abaka'nın George'u görevden almasından sonra, İoannis'ten yönettiği toprakların Bizans imparatorunun bir kısmı olması ve Konstantinopolis'i içermemesi nedeniyle "Romalıların hükümdarı ve imparatoru" unvanından vazgeçmesini istedi. Diğer taraftan, İoannis bu talebi kendisinden önce gelenlerin kurduğu teamül ile Trabzon soylularının bu geleneksel unvandan vazgeçmesine izin vermeyeceği gerekçesiyle reddetti. Mihail, ayrıca İoannis'i tehdit olarak görüyordu, çünkü Mikhail'ın İkinci Lyon Konsili'nde alınan Batı Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmesine karşı çıkanların bazıları, İoannis'i Ortodoks Kilisesi'nin imparatorluk tacı için adaylığa uygun görüyorlardı.

    Bu değişime rağmen, II. İoannis, Sicilya Kralı Charles d'Anjou ile müttefik ile Bizans imparatoru VIII. Mihail yönetimi ile birleşmeye karşı politikalara geri döndü. VIII. Mihail'ın, başlangıçta isteksizliğine rağmen, davetini kabul ederek Mikhail'ın üçüncü kızı Eudokia Palaiologina ile Konstantinopolis'te 1282 yılında evlenmiştir. Trabzon'a döndükten sonra, "Roma imparatoru" unvanını terk ederek "Bütün Doğunun, İberyanın ve Deniz aşırı vilayetlerin hükümdarı ve imparatoru" unvanını kullanmaya başlamıştır. Trabzon İmparatorları ve onların aileleri kendilerine devamlı olarak Büyük Komnenoi (Megas Komninos/Megali Komnini) olarak adlandırmaya başlamışlardır.

    II. İoannis'in yokluğunda, kayınbiraderi İmereti kralı VI. Davit Narin pozisyonun avantajını almış ve Trabzon İmparatorluğu üzerinde Gürcü etkisini geri getirmeye teşebbüs etmiş ve başkenti kuşatmıştır. Şehri alamasa da, Gürcüler, birçok vilayeti işgal etmiş ve İoannis'in üvey kız kardeşi I. Manuil ile ikinci karısı Gürcü Rusudan'ın kızı Theodora Komnini'yı desteklemişler ve tacı 1284 yılında almasını sağlamışlardır. Ancak Theodora, İoannis'in geri dönüşünden kısa bir süre sonra 1285 yılında yenilmiştir.

    Bizans İmparatorluğu ile ilişkilerin iyileşmesi, Trabzon üzerinde Moğol baskısını yumuşatmasına rağmen Gürcü istilası ve İoannis ile Theodora arasındaki iç savaşın neden olduğu problemler, batı vilayetinin Türkler tarafından feth edilmesine neden olmuştur.

    1291 yılında Papa IV. Nicolaus, II. İoannis'e Katolik olması ve kutsal toprakların yeniden ele geçirilmesi için hazırlanan haçlı seferine ve Moğollara yollanacak elçi kafilesine katılması için iki mektup yazmıştır. İoannis, bu mektuplara cevap vermese de, batılı tacirler ile iyi ilişkileri sürdürmüş, İngiliz elçi kafilesinin 1290'lı yıllarda Moğollara giderken topraklarından geçmesine izin vermiştir.

    Ailesi

    1282'de Eudokia Palaiologina ile evlenmiştir, iki oğlu olmuştur:

  • II. Aleksios
  • Mihail
  • Ölümü

    1297 yılında ölmüş, naaşı Trabzon'a götürülmüştür.

  • 1443 - Ashikaga Yoshikatsu, Ashikaga şogunluğunun yedinci şogunu (d. 1434)
  • 1861 - I. Ranavalona, Merina Krallığı'nda 1828 ile 1861 yılları arasında hüküm süren kraliçe (d. 1782)
  • 1886 - Sri Ramakrishna, Hindu aziz (d. 1836)
  • 1921 - I. Petar (Petar Karadordeviç), Sırbistan Kralı (d. 1844)
  • 1934 - Hattat Aziz Efendi, Türk hattat (d. 1872)
  • 1945 - Mahmut Yesari, Türk yazar (d. 1895)
  • 2001 - Abdullah Rıza Ergüven, Türk ozan, yazar, denemeci, eleştirmen ve düşün bilimci (d. 1925)
  • 2009 - Mualla Eyüboğlu, Türk mimar (Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından) (d. 1919)
  • 2010 - Bekir Çınar, Türk iş adamı (d. 1969)
  • 2011 - Mihri Belli, Türk komünist siyasetçi ve yazar (d. 1915)
  • 2019 - Christina, Hollanda Kraliçesi Juliana ve Lippe-Biesterfeld Prensi Bernhard'ın dört kızından en küçüğü (d. 1947)
  • 2022 - Metin Çulhaoğlu, Türk sosyalist yazar ve siyasetçi (d. 1947)
  • 2022 - Rıza Pekkutsal, Türk sinema, ses ve tiyatro sanatçısı (d. 1935)
  • 2022 - Aydın Yelken, Türk eski millî futbolcu (d. 1939)

Tatiller ve özel günler

  • Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli anma günü
Hacı Bektaş-ı Velî

Hacı Bektaş-ı Velî'nin bir minyatürü

Doğum Seyyid Muhammed bin Seyyid İbrâhim Atâ
1209
NişaburHarezmşahlar Devleti Ölüm 1271
SulucakarahöyükAnadolu Selçuklu Devleti
(bugün HacıbektaşNevşehir) Takma ad Pir Hünkar Meslek Şair ve mutasavvıf İkamet Anadolu Edebî akım SûfilikYesevîlikKalenderîlik, Hâydarîlik, Bektâşîlik

Etkiledikleri

Etkilendikleri

  İslam dizisinin bir parçası

İnançlar

İbadetler

Metinler ve Hukuk

Tarih

Mezhepler

Kültür ve Toplum

Ayrıca bakınız

 

Hacı Bektâş-ı Velî (Farsça: حاجی بکتاش ولی, romanize: Hācī Bektāş-ı Velī; y. 1209 - 1271), Horasanlı bir İslam âlimimutasavvıfevliyaseyyid ve filozofturAlevi-Bektâşiliğin fikir ve isim öncülerindendir ve “gönüller sultanı” ve “dervişlerin dervişi” olarak da anılır.

Aleviler arasında ezoterikakılcı ve hümanist bir İslam anlayışını temsil ettiği için saygı görür. Alevi ve Bektâşi toplulukları, öğretilerinin kaynağı olarak kabul ettikleri Bektâşi yolunu Hak-Muhammed-Ali yolu sayarlar. Anadolu Selçuklu döneminde öne çıkan ve Anadolu'daki Türk göçebe kültürü üzerinde önemli etkiler bırakan şahsiyetlerden biridir.[1]

Hayatı ve kişiliği

Ana maddeler: Yesevîlik ve Âhiler

Horasan Melametîliğinin önde gelen temsilcilerinden Yusuf Hemedani'nin öğrencisi Hoca Ahmed Yesevi tarafından kurulmuş olan Yesevîlik tarikâtının Anadolu'daki en fa'al uygulayıcısı konumunda 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaşma sürecine önemli katkılarda bulunarak adını “Horasan Erenleri” olarak anılan şahsiyetler arasına yazdıran, 16. yüzyılda ise Balım Sultan önderliğinde 14. ile 15. yüzyıl Azerbaycan ve Anadolu'sunda yaygınlaşmış olan Hurûfîlik akımının etkisi altında kalınmak suretiyle ibahilikteslis (üçleme)tenasüh ve hülul anlayışlarını da bünyesine alarak kurumsallaşan Bektaşîlik tarikâtının isim babası, Kalenderî / Haydarî şeyhi, islam mutasavvıfı.

Lokman Parende'den ilk eğitimi almış ve Hoca Ahmed Yesevî (1103-1165)'nin öğretilerini takip etmişti. Bundan dolayı Yesevi'nin halifesi olarak kabul edilmektedir. Anadolu'ya geldikten sonra kısa zamanda tanınarak kıymetli talebeler yetiştirdi. Hacı Bektâş Velî kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilâtı" ile, Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Anadolu'da sosyal yapının gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur.

Hayatının büyük bir kısmını Sulucakarahöyük'te (Hacıbektaş) geçiren Hacı Bektâş Veli, ömrünü de burada tamamlamıştır. Mezarı, Nevşehir iline bağlı Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır.

Makale serilerinden Bektaşilik

Tarihi figürler

Bektaşi dedebabaları

Bektaşi yerleri

Olaylar

Ülkeler

 

Hacı Bektâş-ı Veli'nin kimliği

Ana maddeler: Hoca Ahmed YesevîSeyyid Ebû'l Vefâ Tâcû'l-ÂrifînEbû'l-Bekâ Baba İlyâsKutb'ûd-Dîn Haydar ve Baba İshâk Kefersudî

Meşhur Velâyet-Nâme onu Şiîliğin unvan mezhebini taşıyan Câ’fer-i Sâdık’tan Beyazid Bistâmî’nin getirdiği hırkayı giymiş olan “Lokman Perende” vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlar. Velâyet-Nâme üzerinde uzmanlaşmış yazarların naklettiklerine göre Hacı Bektâş’ın tarikât silsilesi önce Kutb’ûd-Dîn Haydar’a, ondan da Lokman Serahsî’ye ve oradan da Şücâ’ed-Dîn Ebû’l Bekâ Baba İlyas el-Horasanî vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlanmaktadır. Âşık Paşa tarihinde ise “Hacı Bektâş” Horasan’dan “Menteş” adındaki kardeşiyle beraber Sivas'a gelerek Baba İlyas Horasanî’ye mürid oldular. Bu intisaptan sonra Hacı Bektâş önce Kayseri’ye oradan da Kırşehri’ne geldi, sonra da Karacahöyüğe yerleşti. Buna göre Hoca Ahmed Yesevî müridlerinden olduğuna dâir rivayetin doğru olmadığı anlaşılıyor.

Hacı Bektâş’ın yaşadığı devir ve şahsiyeti

Tezkire-i Eflâkî’ye göre “Hacı Bektâş” Rûm'da “Baba Resûl” derler bir Erin halifesiydi. Bektâş o yüzyılda mesnevîleri ve gazelleriyle bütün tasavvuf âleminde saygıyla anılan Mevlânâ Celâl’ed-Dîn-i Rûmî’ye bazı sualler sormak için müridi Baba İshâk Kefersudî’yi Konya’ya gönderdi. Şeyh İshâk Konya’da Mevlânâ’nın yanına vardığında onu zikr’üs-semâ’yla meşgul buldu. Mevlânâ ise keşf ve kerâmet yoluyla sorulara önceden vâkıf olduğundan daha Şeyh İshâk’ın sorularını sormasına fırsat tanımadan bir dörtlük şeklinde başka sorular yöneltmek suretiyle yanıt verdi. Şeyh İshâk kendisini, sualin ve mısraların zamirinde yatan amacın yanıtını almış addetmek suretiyle geri dönerek keyfiyeti Hacı Bektâş’a nakletti. Sultan Âlâ’ed-Dîn Key-Kûbâd-ı Evvel’in oğlu Gıyas’ed-Dîn Key-Hüsrev-i Sâni devrinde yaşadığı anlaşılan Hacı Bektâş’ın Anadolu’da nüfuz sâhibi Şiî dâîlerden birisi olduğu anlaşılmaktadır. Selçuklu Sultanları arasındaysa Süleyman’dan başka Şiî olan bilinmemektedir. Bir başka rivayete göre ise bu “Şiîlik Hareketleri” Hacı Bektâş'ın şahsiyetinde değil de ona tâbi olanlara mahsustu. Şekayık'a göre Hacı Bektâş'ın Şeyh İshâk gibi diğer müridleri arasında da “Melâhide-i Bâtıniyye” i'tikadını paylaşan pek çok dervişler mevcuttu.[3]

Ayrıca bakınız: Alevî-Bâtınîlik tarihiDede KarkğınAnadolu Selçukluları devrinde Alevîler ve Babâîlik

Ahi Evran ve Hacı Bektâş

Ayrıca bakınız: Ahi Evran ve Âhiler

Âhiler’in reisi olan ve Kırşehir’de yaşayan Ahi Evran’ın Hacı Bektâş Veli ile de dostlukları vardı. Sivas’taki Âhiler çok geniş bir teşkilâta sahip oldukları gibi Babâîler ile de sıkı münasebetlerde bulunuyorlardı. Bayburt’taki Âhiler’in başkanlığına ise “Âhi Emîr Ahmed Bayburdî” getirilmişti. Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş Velî adlı eser Hacı Bektâş-ı Velî'nin sık sık Kırşehir'e ziyaretlerini ve Ahi Evran'la yaptığı sohbetlerini anlatmaktadır.

Hacı Bektâş’ın yetiştirdiği halifeler

Hacı Bektâş Horasan’dan Anadolu’ya göç ettikten sonra Suluca Karahüyük’te otuz altı sene “Horasan Melametîliği kökenli On İki İmamcı TasavvufîBâtınî İslâm” i’tikadını neşriyât ile meşgul oldu ve bu süre zarfında aralarında Cemâl Seyyid, Sarı İsmâil, Kolu açık Hâcim Sultan, Baba Resul, Birap Sultan, Recep Seyyid Sarı Kadı, Ali Baba, Burak Baba, Yahya Paşa, Sultan Bahâ’ed-Dîn, Atlaspuş ve Dost Hüda Hazreti Sâmet gibi meşhurların da bulunduğu tam otuz altı bin halife yetiştirdi. Ölümünün yaklaştığını hisseder hissetmez her birini bir memlekete yolladı. Bunların bazılarının hâllerini Velâyet-Nâme anlatmaktadır.

Hacı Bektâş’ın Horasan Melametîliği kökenli Bâtınîliğin Anadolu’daki neşri fa’aliyetleri tartışmasız hâyrete şâyan olmakla beraber bu meyândaki teşkilatlanmanın ana merkezinde Şücâ’ed-Dîn Ebû’l Bekâ Baba İlyas el-Horasanî bulunmaktaydı. Eflâkî’nin Baba Resul’ü Hacı Bektâş’ın şeyhi olarak göstermesine karşın Velâyet-Nâme tersini iddia etmektedir. Burak Baba’nın da Tokatlı olduğuna dair söylenti ile Hoylu olduğuna dâir ihtilâf da aynen buna benzemektedir. Velâyet-Nâme’nin nakilleri, Milâdî 1271 tarininde öldüğü bilinen Hacı Bektâş’ı Orhan Gazi devrinde sağ olarak göstermek gibi daha birçok yönden tenkit edilmeye açık kalan çelişkileri ihtivâ etmektedir.

Ayrıca bakınız: Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı VelîBektâşîlikAbdal MusaBalım Sultan ve Kaygusuz Abdal

Hacı Bektâş’ın yaşadığı devirde Anadolu’da faaliyet gösteren Bâtınîler

Anadolu’da Alevî, Bektâşî, Kızılbaş, Dazalak, Hurûfî, Rum abdalları, Kalenderîler, Melâmiye, Haydariye, Câmiye, Şemsiye, Edhemiye gibi Bâtınî kolları birbirleri ardından ortaya çıktıkları gibi bütün bu çeşitli yolların dinî hükümlerdeki ihtilâflarına rağmen kendi aralarında “Bâtınîlik” konusunda ortak bir zeminde birleşmekteydiler. Taşıdıkları Bâtınî akideler ise hep Mısır Fâtımî dâîleri ile Suriye Bâtınilerinin telkinlerini ihtiva etmekteydi.

Ayrıca bakınız: KalenderîlikHurûfîlikBektâşîlikNusayrîlik ve Haşhaşilik

Üçler Çeşmesindeki ortasında Davud'un Yıldızı bulunan Mühr-ü Süleyman (Hacı Bektaş Veli TürbesiHacıbektaş, Nevşehir)

Osmanlı Ordusu ve Hacı Bektâş-ı Velî

Ana madde: Osmanlı Ordusu

Osmanlı Sultanları ile halk tarafından da sevildi ve hürmet gördü. Osmanlı Ordusunda yeniçeriler Bektaşîlik kurallarına göre yetiştirilirdi. Bu nedenle Yeniçerilere tarihte Hacı Bektâş Velî çocukları da denirdi. Ocağın banisi Hacı Bektâş Velî olarak kabul edilirdi. Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi. Bugün Balkanların her köşesine Bektaşîliği yeniçeriler taşımıştır. Hacı Bektâş Velî'nin sohbetlerini takip ederek onun tarikâtına bağlananlara ise "Bektaşî" adı verildi.

Eserleri

 

 

Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.