16 Ağustos Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 228. günü
Olaylar
- 1543 - Barbaros Hayreddin Paşa, Tunus'u fethetti.
-
Tunus'un Fethi (1534)
Tarih
16 Ağustos 1534
Bölge
Sonuç
Osmanlı Zaferi
Tunus, Osmanlı topraklarına katıldı. Taraflar
Osmanlı Devleti
İspanyol İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Barbaros Hayreddin Paşa
Bilinmiyor
Güçler
70 kadırga
?
Kayıplar
?
?
1515-1577 Osmanlı-İspanya Savaşı
- Cezayir (1516)
- Cezayir (1519)
- Cezayir Adası
- Formentera
- Cezayir (1529)
- Şerşel
- Koron
- Tunus (1534)
- Tunus (1535)
- Minorka (1535)
- Pulya (1537)
- Preveze
- Kastelnovo
- Girolata
- Cezayir (1541)
- Mostaganem (1543)
- Cenova
- Mostaganem (1547)
- Cerbe (1551)
- Trablus
- Ponza
- Bicâye
- Vahran (1556)
- Bizerte
- Minorka (1558)
- Mostaganem (1558)
- Cerbe (1560)
- Lipari
- Napoli
- Vahran (1563)
- Malta
- Gırnata
- Tunus (1569)
- İnebahtı
- Tunus (1573)
- Pulya (1573)
- Tunus (1574)
Tunus'un fethi, 16 Ağustos 1534 tarihinde meydana geldi ve şehir Osmanlı topraklarına katıldı.
Barbaros Hayreddin Paşa, Osmanlı Donanması ile İstanbul'dan hareket etti, önce İtalya sahillerini vurdu sonra güneye indi ve 16 Ağustos 1534 Tunus'a çıkartma yaptı. Hafsi Hükümdarı Mevla Hasan'dan şehrin kontrolünü ele geçirdi. Fakat Mevla Hasan, İspanyollara durumu şikayet edince çok geçmeden onlar bir ordu gönderip Tunus'u, Haziran 1535'te ele geçirdiler. Osmanlılar çekildiler.
- 1556 - Süleymaniye Camii törenle açıldı.
- 1838 - Osmanlı İmparatorluğu ile Birleşik Krallık arasında, İstanbul'un Baltalimanı semtinde, Baltalimanı Ticaret Antlaşması imzalandı.
-
Baltalimanı Antlaşması
Tür
Ticaret Konvansiyonu
İmzalanma
16 Ağustos, 1838
Yer
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Antlaşmanın imzalandığı dönemin padişahı II. Mahmut.
Baltalimanı Ticaret Konvansiyonu, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birleşik Krallık ile İstanbul'un Baltalimanı semtinde, bugünkü Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak kullanılan binada 16 Ağustos 1838 tarihinde imzaladığı ticaret antlaşması.
Osmanlı İmparatorluğu 1826'dan beri kendi ihtiyaç duyduğu yerli hammaddelerin yabancı tüccarlar tarafından yurt dışına çıkarılmasını önleyen yed-i vahid (tekel) sistemini uygulamaya koymuştu. Bu sistem Büyük Britanya'nın çıkarlarına uygun düşmüyordu ve İngilizler kendilerine Osmanlı topraklarında ayrıcalıklar verilmesi için Osmanlı İmparatorluğu'na baskı yapıyorlardı.
Osmanlı Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanını bastırmak için İngilizlerden yardım istedi. Bu yardıma karşılık olarak, Büyük Britanya'ya ticari bakımdan büyük ayrıcalıklar veren bir ticaret konvansiyonunu Baltalimanı'nda devlete ait olan bir yalıda imzaladı. Anlaşma 8 Ekim 1838'de Kraliçe Viktorya, bir ay sonra da Sultan II. Mahmut tarafından onaylandı.
Bu antlaşmanın bazı maddeleri şunlardır:
- Tekel sistemi kaldırıldı. Britanyalılara diledikleri miktarda ham maddeyi satın alma imkânı verildi.
- İç ticarete Osmanlı vatandaşlarının yanı sıra Britanyalıların da katılması öngörüldü.
- Britanya vatandaşları Osmanlı ürünlerini Osmanlı tebâsından tâcirlerle aynı vergi koşulları altında satın alma hakkına sahip oldular.
- Britanyalılarla olan transit ticaretten alınan resmi vergi kaldırıldı.
- Büyük Britanya gemileriyle gelen Britanya malları için bir defa gümrük ödendikten sonra, mallar alıcı tarafından nereye götürülürse götürülsün bir daha gümrük ödenmeyecekti.
-
Yukarıda sıralanan maddelerin sonuncusu, Britanya vatandaşları Osmanlı Devleti sınırları içinde ticaret yaparken Osmanlı vatandaşlarından bile daha az vergi ödeyecekleri anlamına geliyordu. Örneğin Selanik'ten İstanbul'a mal gönderen Müslüman yerli tüccar devlete transit gümrük vergisi ödediği halde Britanyalı tüccar bu vergiden muaf olmuş ve Müslüman tüccarların bir başka Osmanlı şehrine mal göndermesine, ticaret yapmasına yüksek vergilerden dolayı fiilen imkân kalmamıştı.
1838-1841 yıllarında buna benzer antlaşmalar Fransa, İsveç, Norveç, İspanya, Hollanda, Belçika, Danimarka ve Portekiz'le de imzalandı. Bu antlaşmalar kapitülasyon sistemini sağlamlaştırdı, Osmanlı sanayine büyük bir darbe vurdu. Osmanlı İmparatorluğu'nun diğer devletlere borçlanmasına yol açtı ve mali çöküntüsünü hızlandırdı.
- 1858 - ABD Başkanı James Buchanan, ilk okyanus aşırı telgraf görüşmesinin açılışını Birleşik Krallık Kraliçesi Victoria ile yaptı.
- 1913 - Japonya'nın Tōhoku Imparatorluk Üniversitesi (şimdiki Tohoku Üniversitesi) ilk kadın öğrencisini kabul etti.
- 1925 - Charlie Chaplin'in "Altına Hücum" adlı filmi gösterime girdi.
- 1929 - Çin ve Sovyet askerleri, Mançurya'da çatıştı.
- 1948 - Millî Kütüphane, Ankara'da kullanıcılara hizmet vermeye başladı.
- 1953 - Papa XII. Pius'un verdiği imtiyazla, İzmir Selçuk'ta inşa edilen Meryem Ana Evi açıldı.
- 1960 - Kıbrıs'a bağımsızlık tanıyan Zürih ve Londra Antlaşmaları yürürlüğe girdi ve Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
- 1974 - Kıbrıs'ta İkinci Barış Harekatı'nın son günü. Türk Birlikleri, Mağusa-Lefkoşa-Lefke hattının kuzeyinde kalan bölgeyi denetim altına aldı ve ateş kesildi.
- 1997 - İlköğretimin 8 yıl zorunlu ve kesintisiz olmasını öngören yasa tasarısı, 242'ye karşı 277 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
- 2022 - Çarıklı hava operasyonu gerçekleştirildi.
Doğumlar
- 1055 - Melikşah, Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı (ö. 1092)
-
I. Melikşah
Melikşah'ın bir minyatürü
Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun 3. Sultanı Hüküm süresi 15 Aralık 1072 - 19 Kasım 1092 Önce gelen Alp Arslan Sonra gelen I. Mahmud Doğum 6 Ağustos 1055 Ölüm 19 Kasım 1092
Bağdad, Büyük Selçuklu Devleti Defin İsfahan, Büyük Selçuklu Devleti Eş(ler)i Terken Hatun
Zübeyde Hatun
Tâceddîn Seferiyye Hâtun Çocuk(lar)ı Berkyaruk
Muhammed Tapar
Ahmed Sencer
Nasıreddîn Mahmud
Adudüddevle Ahmed
Davud
Tuğrul
Humar
Mah Melek Hatun
Sitara
Cevher Hatun Tam adı Ebü’l-Feth Celâlü’d-devle ve’d-dîn Muizzü’d-dünyâ ve’d-dîn Kasîmü emîri’l-mü’minîn Melikşâh bin Alparslan [1] Hanedan Selçuklu Babası Alp Arslan Annesi Seferiye Hatun Dini Sünni İslamI. Melikşah[a] (Farsça: ملكشاه; 6 Ağustos 1055 - 19 Kasım 1092), Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun üçüncü sultanı olan Türk hükümdarı.
Hükümdarlık döneminde (1072-1092) Büyük Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaştı.[3] Sınırlar Anadolu'dan Umman'a Kafkasya'dan Hindistan önlerine uzandı. Melikşah'tan sonra Selçuklular eski gücüne kavuşamadı. Devrin en önemli kişileri arasında Ömer Hayyam bilim ve Nizâmülmülk siyaset dalında bulunur.
Yaşamı
Sultan olmadan önce
Melikşah, 6 Ağustos 1055 Pazar günü doğmuştur. Çocukluğu İsfahan ve civarında geçmiştir. Babası Alparslan, kabiliyeti ve cesareti ile dikkati çeken Melikşah ile yakından ilgilendi. Melikşah uzun boylu, biraz şişmanca ve beyaz tenli olarak tasvir edilmiştir.
Melikşah babası ile birlikte küçük yaşta Gürcistan seferine katıldı. Aynı yılda Karahanlılar Han'ının kızı Terken Hatun ile evlendirildi. Alparslan 1066 tarihinde Melikşah'ı veliaht tayin etti ve "ikta" (veya tıMar) olarak İsfahan şehri verildi.
1071'de babası Alparslan ile Suriye'ye sefere çıktı. Babası Bizans İmparatoru Romen Diyojen'in Anadolu'da ilerleyişini durdurmak için kuzeye yöneldi (ve Malazgirt Meydan Muharebesi'ni yaptı). Melikşah bu sırada Suriye'de Halep'te kaldı. 1072'de yine babası Karahanlılara karşı bir sefer yapmakta iken onunla birlikteydi. Babası bu seferdeyken esir aldığı bir Karahanlı kale komutanı olan Yusuf Harzemi tarafından öldürüldü.
Melikşah Selçuklu ordusu başına geçti ve sultanlığını ilan etti. Çağrı Bey'in oğlu olan amcası Kavurd Bey Melikşah'ın sultan olmasını kabul etmedi. Melikşah yanında Vezir Nizam-ül Mülk ile birlikte batıya İran içine yürüdü. Kavurd Bey'in ordusuyla 15 Nisan 1073'te Kerec yakınlarında (günümüzde İran'da "Erak") "Kerec Muharebesi" 'ne girişti.[5] Bu muharebede Melikşah'ın ordusunda bulunan birçok Türkmen asker çarpışma sırasında Kavurt Bey'in ordusuna katıldı. Buna rağmen Melikşah ve ordusu galip geldi. Kavurt Bey idam edildi ve iki oğlunun gözlerine mil çekilip kör edildiler. Böylece Selçuklu ülkesinde bulunan emirler arasında Melikşah sultan olarak belirlenmiş oldu. 1074'te Bağdat'ta Abbâsî halifesi tarafından Melikşah'ın sultan olduğunu resmen ilan etti.
- 1378 - Hongxi, Çin'in Ming Hanedanı'nın dördüncü imparatorudur (ö. 1425)
- 1928 - Ara Güler, Türk fotoğraf sanatçısı (ö. 2018)
- 1937 - Ergun Öztuna, Türk millî futbolcu (ö. 2023)
- 1946 - Mesud Barzani, Iraklı-Kürt siyasetçi ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı
- 1951 - Erten Kasımoğlu, Kıbrıs Türkü karikatürist
- 1958 - Madonna, Amerikalı pop şarkıcısı
- 1978 - Serdar Tuncer, Türk televizyon programcısı ve şair
- 1979 - Halil Sezai Paracıkoğlu, Türk oyuncu, müzisyen, söz yazarı ve besteci
- 1982 - Sevcan Orhan, Türk halk müziği sanatçısı
- 1991 - Esra Bozabalı, Türk atıcılık sporcusu
- 1998 - Özge Törer, Türk oyuncu
- 2001 - Kaan Gürbüz, Türk millî voleybolcu
Ölümler
- 1027 - I. Giorgi, Bagrationi Hanedanı'nın üyesi (d. 1002)
- 1225 - Hōjō Masako, Heian ve Kamakura dönemlerinde yaşamış Japon siyasi lider (d. 1156)
- 1258 - II. Theodoros, 1254-1258 yılları arasında İznik İmparatorluğu imparatoru olmuştur (d. 1221)
- 1297 - II. İoannis, Trabzon İmparatorluğu'nun Hükümdarı (d. 1262)
-
II. İoannis
Ιωάννης Β΄ Μέγας Κομνηνός Bütün Doğunun, İberyalıların ve Perateianın imparatoru ve otokratı
II. İoannis adına basılmış sikke.
Trabzon imparatoru Hüküm süresi 1280 - 1297 (1284 - 1285 yılları arasında tacı Theodora Megali Komnini tarıfandan gasp edildi) Önce gelen Georgios Sonra gelen II. Aleksios Doğum c. 1262
Trabzon Ölüm 16 Ağustos 1297
Limnia Eş(ler)i Eudokia Palaiologina Çocuk(lar)ı II. Aleksios
Mihail Tam adı II. İoannis Megas Komninos Hanedan Komninos Hanedanı Babası I. Manuil Annesi İrini SyrikainaII. İoannis Megas Komninos (Yunanca: Ιωάννης Β΄ Μέγας Κομνηνός, Iōannēs II Megas Komnēnos) (yaklaşık 1262 - 16 Ağustos 1297), 1280 yılından 1297 yılına kadar Trabzon İmparatorluğu'nun imparatoru. I. Manuil ile üçüncü karısı Trabzon soylusu İrini Syrikaina'nın en küçük oğludur. Öz ağabeyi Georgios'un Moğol İlhanı Abaka Han tarafından esir edilmesinden sonra tahta çıkmıştır.
Hükümdarlığı
Bizans imparatoru VIII. Mihail yönetimi ile ilişkileri düzeltmiştir. Mikhail'ın müttefiki Abaka'nın George'u görevden almasından sonra, İoannis'ten yönettiği toprakların Bizans imparatorunun bir kısmı olması ve Konstantinopolis'i içermemesi nedeniyle "Romalıların hükümdarı ve imparatoru" unvanından vazgeçmesini istedi. Diğer taraftan, İoannis bu talebi kendisinden önce gelenlerin kurduğu teamül ile Trabzon soylularının bu geleneksel unvandan vazgeçmesine izin vermeyeceği gerekçesiyle reddetti. Mihail, ayrıca İoannis'i tehdit olarak görüyordu, çünkü Mikhail'ın İkinci Lyon Konsili'nde alınan Batı Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmesine karşı çıkanların bazıları, İoannis'i Ortodoks Kilisesi'nin imparatorluk tacı için adaylığa uygun görüyorlardı.
Bu değişime rağmen, II. İoannis, Sicilya Kralı Charles d'Anjou ile müttefik ile Bizans imparatoru VIII. Mihail yönetimi ile birleşmeye karşı politikalara geri döndü. VIII. Mihail'ın, başlangıçta isteksizliğine rağmen, davetini kabul ederek Mikhail'ın üçüncü kızı Eudokia Palaiologina ile Konstantinopolis'te 1282 yılında evlenmiştir. Trabzon'a döndükten sonra, "Roma imparatoru" unvanını terk ederek "Bütün Doğunun, İberyanın ve Deniz aşırı vilayetlerin hükümdarı ve imparatoru" unvanını kullanmaya başlamıştır. Trabzon İmparatorları ve onların aileleri kendilerine devamlı olarak Büyük Komnenoi (Megas Komninos/Megali Komnini) olarak adlandırmaya başlamışlardır.
II. İoannis'in yokluğunda, kayınbiraderi İmereti kralı VI. Davit Narin pozisyonun avantajını almış ve Trabzon İmparatorluğu üzerinde Gürcü etkisini geri getirmeye teşebbüs etmiş ve başkenti kuşatmıştır. Şehri alamasa da, Gürcüler, birçok vilayeti işgal etmiş ve İoannis'in üvey kız kardeşi I. Manuil ile ikinci karısı Gürcü Rusudan'ın kızı Theodora Komnini'yı desteklemişler ve tacı 1284 yılında almasını sağlamışlardır. Ancak Theodora, İoannis'in geri dönüşünden kısa bir süre sonra 1285 yılında yenilmiştir.
Bizans İmparatorluğu ile ilişkilerin iyileşmesi, Trabzon üzerinde Moğol baskısını yumuşatmasına rağmen Gürcü istilası ve İoannis ile Theodora arasındaki iç savaşın neden olduğu problemler, batı vilayetinin Türkler tarafından feth edilmesine neden olmuştur.
1291 yılında Papa IV. Nicolaus, II. İoannis'e Katolik olması ve kutsal toprakların yeniden ele geçirilmesi için hazırlanan haçlı seferine ve Moğollara yollanacak elçi kafilesine katılması için iki mektup yazmıştır. İoannis, bu mektuplara cevap vermese de, batılı tacirler ile iyi ilişkileri sürdürmüş, İngiliz elçi kafilesinin 1290'lı yıllarda Moğollara giderken topraklarından geçmesine izin vermiştir.
Ailesi
1282'de Eudokia Palaiologina ile evlenmiştir, iki oğlu olmuştur:
- II. Aleksios
- Mihail
-
Ölümü
1297 yılında ölmüş, naaşı Trabzon'a götürülmüştür.
- 1443 - Ashikaga Yoshikatsu, Ashikaga şogunluğunun yedinci şogunu (d. 1434)
- 1861 - I. Ranavalona, Merina Krallığı'nda 1828 ile 1861 yılları arasında hüküm süren kraliçe (d. 1782)
- 1886 - Sri Ramakrishna, Hindu aziz (d. 1836)
- 1921 - I. Petar (Petar Karadordeviç), Sırbistan Kralı (d. 1844)
- 1934 - Hattat Aziz Efendi, Türk hattat (d. 1872)
- 1945 - Mahmut Yesari, Türk yazar (d. 1895)
- 2001 - Abdullah Rıza Ergüven, Türk ozan, yazar, denemeci, eleştirmen ve düşün bilimci (d. 1925)
- 2009 - Mualla Eyüboğlu, Türk mimar (Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından) (d. 1919)
- 2010 - Bekir Çınar, Türk iş adamı (d. 1969)
- 2011 - Mihri Belli, Türk komünist siyasetçi ve yazar (d. 1915)
- 2019 - Christina, Hollanda Kraliçesi Juliana ve Lippe-Biesterfeld Prensi Bernhard'ın dört kızından en küçüğü (d. 1947)
- 2022 - Metin Çulhaoğlu, Türk sosyalist yazar ve siyasetçi (d. 1947)
- 2022 - Rıza Pekkutsal, Türk sinema, ses ve tiyatro sanatçısı (d. 1935)
- 2022 - Aydın Yelken, Türk eski millî futbolcu (d. 1939)
Tatiller ve özel günler
- Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli anma günü
Hacı Bektaş-ı Velî'nin bir minyatürü
Doğum Seyyid Muhammed bin Seyyid İbrâhim Atâ1209
Nişabur, Harezmşahlar Devleti Ölüm 1271
Sulucakarahöyük, Anadolu Selçuklu Devleti
(bugün Hacıbektaş, Nevşehir) Takma ad Pir Hünkar Meslek Şair ve mutasavvıf İkamet Anadolu Edebî akım Sûfilik, Yesevîlik, Kalenderîlik, Hâydarîlik, Bektâşîlik
Etkiledikleri
- Taptuk Emre, Yunus Emre, Sarı Saltuk, Barak Baba, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Balım Sultan, Pir Sultan Abdal, Nesimî.
Etkilendikleri
- Muhammed, Ali el-Mûrtezâ, Salmân-ı Fârisî, İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer-i Sadık, Musa el-Kâzım, Ebâ Yezîd-i Bistâmî, Hoca Ahmed Yesevî, Kutb'ûd-Dîn Haydar, Lokman Parende, Ahi Evran.
- Ahlak
- Kültürel Müslümanlar
- Hayvanlar
- Sanat
- Takvim
- Çocuk
- Demokrasi
- Demografi
- Ekonomi
- Bayramlar
- Camiler
- Kurban
- Felsefe
- Finans
- Helal
- Medrese
- Müzik
- Siyaset
- Bilim
- Kadın
- LGBT
Hacı Bektâş-ı Velî (Farsça: حاجی بکتاش ولی, romanize: Hācī Bektāş-ı Velī; y. 1209 - 1271), Horasanlı bir İslam âlimi, mutasavvıf, evliya, seyyid ve filozoftur. Alevi-Bektâşiliğin fikir ve isim öncülerindendir ve “gönüller sultanı” ve “dervişlerin dervişi” olarak da anılır.
Aleviler arasında ezoterik, akılcı ve hümanist bir İslam anlayışını temsil ettiği için saygı görür. Alevi ve Bektâşi toplulukları, öğretilerinin kaynağı olarak kabul ettikleri Bektâşi yolunu Hak-Muhammed-Ali yolu sayarlar. Anadolu Selçuklu döneminde öne çıkan ve Anadolu'daki Türk göçebe kültürü üzerinde önemli etkiler bırakan şahsiyetlerden biridir.[1]
Hayatı ve kişiliği
Ana maddeler: Yesevîlik ve Âhiler
Horasan Melametîliğinin önde gelen temsilcilerinden Yusuf Hemedani'nin öğrencisi Hoca Ahmed Yesevi tarafından kurulmuş olan Yesevîlik tarikâtının Anadolu'daki en fa'al uygulayıcısı konumunda 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaşma sürecine önemli katkılarda bulunarak adını “Horasan Erenleri” olarak anılan şahsiyetler arasına yazdıran, 16. yüzyılda ise Balım Sultan önderliğinde 14. ile 15. yüzyıl Azerbaycan ve Anadolu'sunda yaygınlaşmış olan Hurûfîlik akımının etkisi altında kalınmak suretiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hülul anlayışlarını da bünyesine alarak kurumsallaşan Bektaşîlik tarikâtının isim babası, Kalenderî / Haydarî şeyhi, islam mutasavvıfı.
Lokman Parende'den ilk eğitimi almış ve Hoca Ahmed Yesevî (1103-1165)'nin öğretilerini takip etmişti. Bundan dolayı Yesevi'nin halifesi olarak kabul edilmektedir. Anadolu'ya geldikten sonra kısa zamanda tanınarak kıymetli talebeler yetiştirdi. Hacı Bektâş Velî kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilâtı" ile, Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Anadolu'da sosyal yapının gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur.
Hayatının büyük bir kısmını Sulucakarahöyük'te (Hacıbektaş) geçiren Hacı Bektâş Veli, ömrünü de burada tamamlamıştır. Mezarı, Nevşehir iline bağlı Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır.
Makale serilerinden BektaşilikTarihi figürler
- Kryegjyshata
- Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi
- Harabati Baba Tekkesi
- Durbalı Sultan Tekkesi
- Hasan Baba Tekkesi
- Melan Tekkesi
- Nasîbi Baba Tekkesi
- Âsım Baba Tekkesi
- Abbas bin Ali Türbesi
- Gül Baba Türbesi
Olaylar
Ülkeler
Hacı Bektâş-ı Veli'nin kimliği
Ana maddeler: Hoca Ahmed Yesevî, Seyyid Ebû'l Vefâ Tâcû'l-Ârifîn, Ebû'l-Bekâ Baba İlyâs, Kutb'ûd-Dîn Haydar ve Baba İshâk Kefersudî
Meşhur Velâyet-Nâme onu Şiîliğin unvan mezhebini taşıyan Câ’fer-i Sâdık’tan Beyazid Bistâmî’nin getirdiği hırkayı giymiş olan “Lokman Perende” vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlar. Velâyet-Nâme üzerinde uzmanlaşmış yazarların naklettiklerine göre Hacı Bektâş’ın tarikât silsilesi önce Kutb’ûd-Dîn Haydar’a, ondan da Lokman Serahsî’ye ve oradan da Şücâ’ed-Dîn Ebû’l Bekâ Baba İlyas el-Horasanî vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlanmaktadır. Âşık Paşa tarihinde ise “Hacı Bektâş” Horasan’dan “Menteş” adındaki kardeşiyle beraber Sivas'a gelerek Baba İlyas Horasanî’ye mürid oldular. Bu intisaptan sonra Hacı Bektâş önce Kayseri’ye oradan da Kırşehri’ne geldi, sonra da Karacahöyüğe yerleşti. Buna göre Hoca Ahmed Yesevî müridlerinden olduğuna dâir rivayetin doğru olmadığı anlaşılıyor.
Hacı Bektâş’ın yaşadığı devir ve şahsiyeti
Tezkire-i Eflâkî’ye göre “Hacı Bektâş” Rûm'da “Baba Resûl” derler bir Erin halifesiydi. Bektâş o yüzyılda mesnevîleri ve gazelleriyle bütün tasavvuf âleminde saygıyla anılan Mevlânâ Celâl’ed-Dîn-i Rûmî’ye bazı sualler sormak için müridi Baba İshâk Kefersudî’yi Konya’ya gönderdi. Şeyh İshâk Konya’da Mevlânâ’nın yanına vardığında onu zikr’üs-semâ’yla meşgul buldu. Mevlânâ ise keşf ve kerâmet yoluyla sorulara önceden vâkıf olduğundan daha Şeyh İshâk’ın sorularını sormasına fırsat tanımadan bir dörtlük şeklinde başka sorular yöneltmek suretiyle yanıt verdi. Şeyh İshâk kendisini, sualin ve mısraların zamirinde yatan amacın yanıtını almış addetmek suretiyle geri dönerek keyfiyeti Hacı Bektâş’a nakletti. Sultan Âlâ’ed-Dîn Key-Kûbâd-ı Evvel’in oğlu Gıyas’ed-Dîn Key-Hüsrev-i Sâni devrinde yaşadığı anlaşılan Hacı Bektâş’ın Anadolu’da nüfuz sâhibi Şiî dâîlerden birisi olduğu anlaşılmaktadır. Selçuklu Sultanları arasındaysa Süleyman’dan başka Şiî olan bilinmemektedir. Bir başka rivayete göre ise bu “Şiîlik Hareketleri” Hacı Bektâş'ın şahsiyetinde değil de ona tâbi olanlara mahsustu. Şekayık'a göre Hacı Bektâş'ın Şeyh İshâk gibi diğer müridleri arasında da “Melâhide-i Bâtıniyye” i'tikadını paylaşan pek çok dervişler mevcuttu.[3]
Ayrıca bakınız: Alevî-Bâtınîlik tarihi, Dede Karkğın, Anadolu Selçukluları devrinde Alevîler ve Babâîlik
Ahi Evran ve Hacı Bektâş
Ayrıca bakınız: Ahi Evran ve Âhiler
Âhiler’in reisi olan ve Kırşehir’de yaşayan Ahi Evran’ın Hacı Bektâş Veli ile de dostlukları vardı. Sivas’taki Âhiler çok geniş bir teşkilâta sahip oldukları gibi Babâîler ile de sıkı münasebetlerde bulunuyorlardı. Bayburt’taki Âhiler’in başkanlığına ise “Âhi Emîr Ahmed Bayburdî” getirilmişti. Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş Velî adlı eser Hacı Bektâş-ı Velî'nin sık sık Kırşehir'e ziyaretlerini ve Ahi Evran'la yaptığı sohbetlerini anlatmaktadır.
Hacı Bektâş’ın yetiştirdiği halifeler
Hacı Bektâş Horasan’dan Anadolu’ya göç ettikten sonra Suluca Karahüyük’te otuz altı sene “Horasan Melametîliği kökenli On İki İmamcı Tasavvufî–Bâtınî İslâm” i’tikadını neşriyât ile meşgul oldu ve bu süre zarfında aralarında Cemâl Seyyid, Sarı İsmâil, Kolu açık Hâcim Sultan, Baba Resul, Birap Sultan, Recep Seyyid Sarı Kadı, Ali Baba, Burak Baba, Yahya Paşa, Sultan Bahâ’ed-Dîn, Atlaspuş ve Dost Hüda Hazreti Sâmet gibi meşhurların da bulunduğu tam otuz altı bin halife yetiştirdi. Ölümünün yaklaştığını hisseder hissetmez her birini bir memlekete yolladı. Bunların bazılarının hâllerini Velâyet-Nâme anlatmaktadır.
Hacı Bektâş’ın Horasan Melametîliği kökenli Bâtınîliğin Anadolu’daki neşri fa’aliyetleri tartışmasız hâyrete şâyan olmakla beraber bu meyândaki teşkilatlanmanın ana merkezinde Şücâ’ed-Dîn Ebû’l Bekâ Baba İlyas el-Horasanî bulunmaktaydı. Eflâkî’nin Baba Resul’ü Hacı Bektâş’ın şeyhi olarak göstermesine karşın Velâyet-Nâme tersini iddia etmektedir. Burak Baba’nın da Tokatlı olduğuna dair söylenti ile Hoylu olduğuna dâir ihtilâf da aynen buna benzemektedir. Velâyet-Nâme’nin nakilleri, Milâdî 1271 tarininde öldüğü bilinen Hacı Bektâş’ı Orhan Gazi devrinde sağ olarak göstermek gibi daha birçok yönden tenkit edilmeye açık kalan çelişkileri ihtivâ etmektedir.
Ayrıca bakınız: Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî, Bektâşîlik, Abdal Musa, Balım Sultan ve Kaygusuz Abdal
Hacı Bektâş’ın yaşadığı devirde Anadolu’da faaliyet gösteren Bâtınîler
Anadolu’da Alevî, Bektâşî, Kızılbaş, Dazalak, Hurûfî, Rum abdalları, Kalenderîler, Melâmiye, Haydariye, Câmiye, Şemsiye, Edhemiye gibi Bâtınî kolları birbirleri ardından ortaya çıktıkları gibi bütün bu çeşitli yolların dinî hükümlerdeki ihtilâflarına rağmen kendi aralarında “Bâtınîlik” konusunda ortak bir zeminde birleşmekteydiler. Taşıdıkları Bâtınî akideler ise hep Mısır Fâtımî dâîleri ile Suriye Bâtınilerinin telkinlerini ihtiva etmekteydi.
Ayrıca bakınız: Kalenderîlik, Hurûfîlik, Bektâşîlik, Nusayrîlik ve Haşhaşilik
Üçler Çeşmesindeki ortasında Davud'un Yıldızı bulunan Mühr-ü Süleyman (Hacı Bektaş Veli Türbesi, Hacıbektaş, Nevşehir)
Osmanlı Ordusu ve Hacı Bektâş-ı Velî
Ana madde: Osmanlı Ordusu
Osmanlı Sultanları ile halk tarafından da sevildi ve hürmet gördü. Osmanlı Ordusunda yeniçeriler Bektaşîlik kurallarına göre yetiştirilirdi. Bu nedenle Yeniçerilere tarihte Hacı Bektâş Velî çocukları da denirdi. Ocağın banisi Hacı Bektâş Velî olarak kabul edilirdi. Seferlere giderken yanlarında daimâ Bektaşî dede ve babaları eşlik ederlerdi. Bugün Balkanların her köşesine Bektaşîliği yeniçeriler taşımıştır. Hacı Bektâş Velî'nin sohbetlerini takip ederek onun tarikâtına bağlananlara ise "Bektaşî" adı verildi.
Eserleri
- Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî
- Makalat - (Arapça)
- Kitâbu'l-Fevâid
- Şerh-i Besmele
- Şathiyye
- Makâlât-ı Gaybiyye ve Kelimât-ı Ayniyye
![]()
Yorumlar
Yorum Yap