Tarih

15 Ağustos 1080

Kars'ın geri alınışı

15 Ağustos 1080

15 Ağustos Tarihte Bugün  Miladi takvime göre yılın 227.  günü

 

Olaylar

  • 1080 - Kars'ın alınışı.
  • Kars

    Şehir

    Kars'tan görüntüler

    Türkiye üzerinde Kars

    Kars

    Kars

    Ülke Türkiye Türkiye Bölge Doğu Anadolu Bölgesi İl Kars İdare  • Belediye başkanı Ötüken Senger (MHP) Yüzölçümü  • Toplam 2.048 km² Rakım 1.750 m Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ) Posta kodu

    36000

    Alan kodu 0474 Plaka kodu 36

    Resmî site
    kars.bel.tr

    KarsKars ilinin merkezi olan şehirdir. Türkiye'nin rakımı en yüksek il merkezlerinden biri olan, köyleri ile birlikte Kars merkez nüfusu 2023 itibarıyla 122.524 olarak bildirilmiştir. Merkez ilçeye bağlı, 23 mahalle ve 72 köy bulunmaktadır. Çeşitli etnisitelerin birlikte yaşadığı il merkezinde kültürel farklılıklardan ve zenginliklerden bahsetmek mümkün olup kozmopolit bir yapı söz konusudur. Kars, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2023 yılı için Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Turizm Stratejisi Eylem Planı kapsamına alınan 15 il merkezinden birisidir. Bu proje ile hedeflenen, il merkezlerini "Kültür Turizmi Geliştirilecek Marka Kentler" ilan edip gelişmelerini sağlamaktır.

    Kars, geçmişte Bagratlı Krallığı'na ve Cenub-u Garbi Kafkas Hükûmeti'ne (Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti) başkentlik yapmış bir sınır şehridir. Bu özelliği ile Türkiye'de herhangi bir ülkeye başkentlik yapmış ender şehirlerden birisidir.

    Türkiye'nin Kafkasya'ya açılan kapısı konumundaki bu şehirKafkas Üniversitesinin açılmasıyla hızla gelişmeye başlamış ve zaman içinde bir öğrenci kenti durumuna gelmiştir. Ayrıca şehir merkezine altı kilometre uzaklıktaki Kars Harakani havalimanı sayesinde de bölgesinde ulaşım ağının kesiştiği bir noktada yer alır. Bunun dışında kara ve demir yolu ağlarıyla ülkenin diğer yerleşim birimlerine ulaşımda da bir sorun yoktur.

    Kentte 2004 yılından bu yana Azerbaycan Başkonsolosluğu bulunmaktadır.

  • Tarih

    Etimoloji

    Kâşgarlı Mahmud eserlerinde Kars kelimesi için: deve veya koyun yününden yapılan elbise ve karsak derisinden güzel kürk yapılan bir hayvan, bozkır tilkisi, olarak söz eder. Bir kaynağa göre Kars adı, MÖ 130-127 tarihleri arasında Kafkas Dağlarının kuzeyinden gelen Ön Bulgarların Velentur boyunun Karsak Oymağı'ndan gelmektedir. Bununla beraber, "Kars" adının Karsak oymağından geldiği önermesi akademik literatürde genel kabul görmemiş, tarihî gerçeklerle bağdaştırılamayacağı yönünde eleştiri almıştır.

    Bölgenin 9. yüzyıldaki (yaklaşık MS 888) adı literatürde Vanand'dır. MS 928'den 961 yılına kadar Kars bölgenin başkentliğini yapmıştır ve eldeki bulgular şehrin o zamanki adının Ermenice: Ղարս "Ghars" veya Կարս "Kars" olduğunu göstermektedir.

    Aynı zamanda Kars şehrinin adını Gürcücede kapı kenti anlamına gelen Kariskalaki kelimesinden aldığı da söylenmektedir.

    Tarih öncesi dönemler

    Paleolitik dönemden İlk Tunç Çağı'na

    Kars yöresinde Alt Paleolitik Dönemin hareketli olduğu kazılarda ele geçen buluntulardan saptanmıştır. Tombultepe'de bu döneme ait şölyen-aşölyen tipte işlenmiş el baltaları ve büyük yongalar bulunmuştur. Merkez ilçenin yaklaşık 18 kilometre uzaklığında bulunan Borluk Vadisi'nde musteryen tipte araç; Ağzıacık Suyu'nun batısında ise bazalttan yapılmış ve çok aşınmış bir uç bulunmuştur. Bu örnekler Orta Paleolitik Dönemden kalmıştır. Üst Paleolitik Dönemde yöre insanlarının avcılık ve toplayıcılık ile ilgilendiklerine dair bilgi, yapılan kazılar sonucunda elde edilen araç-gereçlerden tespit edilmiştir. Ayrıca bu dönemde Camışlı Köyü'nde dağ keçileri ve geyiklerinin resmedildiği duvarlar bulunmuştur. Paleolitik Dönemin hemen ardından gelen Mezolitik Dönemde mikrolit adı verilen küçük araç ve gereçlere rastlanmıştır. Neolitik Dönemde yörede henüz doğru anlamda yerleşmelerden söz etmek mümkün değildir. Çıldır Gölü üzerinde bulunan Akçakale Adası'nda bu döneme ait taş anıtlar ve duvar resimleri bulunmuştur. Burada o dönem menhirlerine, dolmenlerine ve kromleklerine rastlanmıştır. Avrupa kültürüne has bu dolmenler doğuda ilk kez Kars'ta görülmüştür.

    Azat Köyü'nde bulunan Dündartepe Höyüğü'nde, bakır madeninin kullanılmaya başlandığı Kalkolitik Dönemde, yapılan araç-gereçlere ait buluntular elde edilmiştir. Bunun dışında bakır ve kalay madenlerinin ilk kez karıştırıldığı Tunç Dönemine ait çanak, çömlek ve değişik gereçler de bulunmuştur. Kars Kalesi mevkiinde bu döneme ait bir açkı taşı, el değirmeni taşları, bir çekiç, delinmiş üstü çizgili ve süslü hayvan, küçük bir taş hayvan, el yapımı çanak-çömlekler ve yapı kalıntıları olduğu düşünülen iri taş yıkıntıları bulunmuştur.

    Yazılı tarih dönemleri

    Urartular döneminden Persler dönemine

    Urartu çivi yazısı

    Kars yöresinde yazılı tarih Urartuların bölgede hüküm sürmesi ile başladı. MÖ 9. ve 6. yüzyılları arasında bölgeyi hakimiyeti altına alan Urartular büyük bir krallıktı. Ayrıca bu krallığa bağlı yerli krallıklar da mevcuttu. Kars'taki krallığın ismi Diauekhi Krallığı idi. Yöre insanlarının o dönem vergi olarak hükümrana altıngümüştunçatsığır ve koyun ödedikleri saptanmıştır.

    MÖ 550 yılında Urartular'ın Persler egemenliğine girmesiyle yöre için yeni bir tarih sayfası açılmıştı. Pers hükümdarı Kralların kralı lakaplı imparator I. Darius ülkeyi satraplık adı verilen 23 büyük ve 127 küçük birime bölüp yönetmişti. Kars o dönem 18. Saptrak'lık içinde yer almıştır. Bu yöre, Kral Darius'a her yıl 400 gümüş talent ve 20.000 at göndermekle yükümlüydü. Perslerin ardından bu yöre sırasıyla ArşaklılarTigranlar ve Sasanilerin eline geçmişti.

    İslamiyet'in yayılış dönemi

    Bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi'ni ele geçirme amacıyla 638 yılında Araplar ilk seferine başlamışlardı. Halife Ömer döneminde İslam ordusunun kumandanı olan İyas bin Ganem komutasındaki Arap ordusu bu yılda ancak Van Gölü yöresine kadar ilerledi. 642 yılında bölgeye bu seferde Habib bin Mesleme komutasındaki ordu sefere girişti. O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı. Kars 646 yılında Araplar'a kendiliğinden teslim olmuş ama halkın büyük bir kısmı Selçuklu Hanedanı'nın bu bölgeye geldiği 1064 yılına kadar yani 420 yıl boyunca Hristiyan olarak kalmışlardı. Bu dört asırda Müslüman Araplar, Bagratlılar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren yöre Alparslan'ın Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra Türkler'in eline geçmişti. Bu dönem ile bilinmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi de Kars'ın, Ermeni-Gürcü Bagrat Krallığı'na başkentlik yapmış olmasıdır.

    Selçuklular dönemi

    Alparslan'ın 1064 yılında Anadolu'ya düzenlediği sefer neticesinde bölge Selçuklu Hanedanı egemenliğine girmişti. Alparslan ve oğlu Melikşah'ın dönemlerinde yöre savaş yüzü görmeyen, ancak Melikşah'ın vefatı ile onun oğulları olan Muhammed TaparBerkyaruk ve Sencer arasında tahta çıkma mücadelesi baş göstermişti. Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemişti. Muhammed Tapar ile Berkyaruk 1103 yılında o dönemin en önemli şehirleri arasında sayılan Divin'de karşı karşıya geldiler. Tarihte Divin Savaşı adını alan bu çarpışmanın galibi Berkyaruk oldu. Bölgeyi bir süre idare eden Berkyaruk'un ölümüyle idare yetkisini Muhammed Tapar aldı. Bundan kısa bir süre sonra Saltuklular Ani şehrine girmiş fakat Gürcüler'le yaptıkları savaşı kaybedince yöreyi onlara bırakmışlardı. 1164'te, yöre tekrar Selçuklular'ın eline geçti. Bu zamandan sonra tekrar bir Gürcü akını olmaması için yöredeki önemli kalelerin surları ve burçları onarıldı ancak 1174'te Gürcü Kralı III. Georgi'nin saldırısıyla yöre yeniden el değiştirdi. Neticede yapılan bakım ve onarım çalışmalarının yetersiz kaldığı anlaşıldı. 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı'nın ardından tüm bölge Moğollar'ın hakimiyeti altına girdi. Yöre daha sonra Altın Orda DevletiKarakoyunlularAkkoyunlular ve Safevi İmparatorluğu'nun egemenliği altına girdi.

    Osmanlılar dönemi

    Tahta geçtikten 14 yıl sonra Kars'ı Osmanlı topraklarına katan genç Süleyman

    Özellikle 19. yüzyılda Osmanlılar ile Ruslar arasında paylaşılamayan Kars'ın savaş sonrası Ruslar tarafından alınışının tasviri (1828). Arka planda Kars Kalesi

    Yavuz Sultan Selim doğuya yapmış olduğu son seferinde yöreyi Osmanlı topraklarına katmak istemişse de bunu gerçekleştiremeden İstanbul'a dönmüştü. 1534 yılında ise oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı Devleti topraklarına bu yöre dahil edilmişti. 1745 yılında Afşar-Osmanlı Savaşında Nadir Şahın zaferine tanık oldu. Kars 19. yüzyıla kadar birçok kez Ruslar ve İranlılar'ın saldırısına uğradı. Bu yüzyılda Ruslar ve Osmanlılar arasında sürekli el değiştiren yöre, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus ordusunun komutanı olan İvan Paskeviç tarafından ele geçirildi. Kars'ı Rus topraklarına katan Paskeviç, 11.000 Osmanlı askerini de esir almıştı. Bundan kısa bir süre sonra yöre, Osmanlılar tarafından alındı.

    1853-1856 yılları arasındaki Kırım Savaşı olarak da bilinen 1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı'nın son askerî çarpışması Kars kuşatması oldu. 1856 Şubat'ında Paris'te barış müzakereleri başladı. 30 Mart 1856'da imzalanan Paris Antlaşması'nın 3. maddesi uyarınca savaştan yenik çıkmış olan Rusya işgal etmiş olduğu Kars'ı Osmanlı İmparatorluğu'na iade etti.

    1877-1878 yılları arasında yaşanan ve 93 Harbi olarak bilinen savaşın ardından şehir kırk yıl kadar Rusya'nın kontrolünde kaldı. 1918'de Bolşevik İhtilali'nin ardından yapılan Brest-Litovsk Antlaşması ile Osmanlılar'a bırakıldı. Kısa bir süre sonra, önce Ermeni egemenliğine giren yöreyi daha sonra İngilizler ele geçirdi. Kars'ı daha sonra Ermeniler'e ve Gürcüler'e bırakan İngilizler buradan çekildi.

    25 Nisan 1918'de Kars, kırk yıldan sonra tekrar Osmanlı topraklarına dahil edildi. Mart-Nisan 1918'de Ermeniler tekrar şehre girmiş, Osmanlı ordusu buradan çekilmeye mecbur kalmıştı. Buna engel olmak isteyen Karslılar kendi imkânları dahilinde, Wilson Prensipleri'ne uyarak 5 Kasım 1918'de Millî İslam Şurası adıyla demokratik bir yerli hükûmet kurdular. BatumArtvinAhıskaAhılkelekNahcıvan ve Ordubad'daki halk Kars'taki bu yerli hükûmete katılarak sancak ve ilçe teşkilatını kurdular. Böylece, başkenti Kars olan 36.000 km²'lik bölgede yerli Türk hükûmeti kuruldu. Bu hükûmet 18 Ocak 1919'da 131 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen Büyük Kongre ile Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti adını aldı.

    Kars, Türk Kurtuluş Savaşı'yla 30 Ekim 1920'de Türk kuvvetleri tarafından alındı. Kars halkının Türk millî mücadelesinde gösterdiği fedakarlıktan ötürü şehre Gazi unvanı verildi. 1921 yılında yapılan Moskova ve Kars Antlaşmaları'yla yeni sınırlarına kavuşan Kars, Cumhuriyet'in ilanından sonra aynı adlı ilin merkezi yapıldı.

    Cumhuriyet dönemi

    Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Türkiye'nin kuzeydoğusundaki sınırların bir kısmına sahip şehir, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisi olan Cumhuriyet Halk Fırkası'nın devamı olan CHP'nin kalesi konumundaydı. Bu durum 1990'lı yılların ortalarına dek böyle devam etti. 1992 yılında Kars'a bağlı olan Ardahan ve Iğdır ilçeleri o dönemin Bakanlar Kurulunun aldığı bir kararla il yapıldılar.

    Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan Dağlık Karabağ Savaşı süresinde, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'nin desteği ile Karabağ Ermeni güçlerinin Azerbaycan'ın Kelbecer bölgesini zapt etmesi nedeniyle, 1993 Nisan ayında Türkiye, Ermenistan'a tüm yolları kapatmıştır. Bu durumda Ermenistan ile Türkiye arasındaki eski Doğu Sınır Kapısı da, Azerbaycan'a destek ve Ermenistan'a baskı amacıyla Türkiye tarafından kapatılmıştır.

  •  

  • 1261 - Bizans İmparatoru VIII. Mihail PaleologosKonstantinopolis'te taç giydi.
  • 1461 - Fatih Sultan MehmetTrabzon'u feth etti. Böylece Trabzon İmparatorluğu'na son verildi.
  • 1914 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
  • 1935 - Adolf HitlerAlman-Yahudi evliliklerini yasakladı.
  • 1945 - II. Dünya SavaşıJaponya teslim oldu. Kore Kurtuluş Günü
  • 1947 - Hindistan bağımsızlığını kazandı. Jawaharlal Nehru Hindistan'ın ilk Başbakanı oldu.
  • 1947 - Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali CinnahGenel Vali olarak Karaçi'de yemin etti ve görevine başladı.
  • 1951 - Nâzım HikmetBakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
  • 1956 - VanÖzalp'te 1943 yılında 33 yurttaşın kurşuna dizilmesi olayıyla ilgili olarak, İsmet İnönü hakkında Meclis soruşturması açılması istendi.
  • 1960 - Kongo CumhuriyetiFransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1973 - Vietnam SavaşıABDKamboçya'yı bombalamayı durdurdu.
  • 1974 - Kıbrıs Harekâtı: İlerlemeye devam eden Türk Birlikleri, adanın en büyük 2. şehri olan Mağusa'ya girdi.
  • 1975 - Bangladeş'te askeri darbe: Şeyh Mucibur Rahman tüm aile fertleriyle birlikte öldürüldü. Devlet başkanlığına Muştak Ahmet getirildi.
  • 1984 - PKKHakkâri ve Şırnak illerinin Eruh ve Şemdinli ilçelerine saldırarak silahlı eylemlerine başladı.
  • PKK

    Partiya Karkerên Kurdistanê
    پارتی کرێکارانی کوردستان
    Kürdistan İşçi Partisi

    Kuruluş 27 Kasım 1978 (47 yıl önce) Kurucu(lar) Abdullah Öcalan Feshediliş 12 Mayısıs 2025 Bağlılık  KCK (2005-2025)
     HBDH (2016-2025) Bağlı gruplar  HPG
     YJA-STAR
     YPS
    Halk Kurtuluş Güçleri (HRK) (1984-1986)
    Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu (ARGK) (1986-2000)
    Halk Savunma Güçleri (HPG) (2000-2025)
    YJA-STAR (1984-2025) Lider(ler) Abdullah Öcalan
    (27 Kasım 1978 - 16 Şubat 1999)
    Murat Karayılan
    (16 Şubat 1999 - 12 Mayısıs 2025) Merkez(ler) Kandil DağlarıKürdistan Bölgesel YönetimiIrak Etkin bölgeler TürkiyeIrakİranSuriye İdeoloji

    Tarihsel:

    Siyasi yelpaze Sol
    Tarihsel:
    Aşırı sol Müttefikler Rakip(ler) Ülke olan rakipleri  İsrail

    Ülke olmayan rakipleri

    Çatışma(lar) Terör örgütü olarak tanımlayanlar

    PKK (Türkçe telaffuz: /peːkaːkaː/ veya /peːkeːkeː/) veya tam adıyla Partiya Karkerên Kurdistanê (TürkçeKürdistan İşçi Partisi), Türkiye'nin doğu ve güneydoğusuIrak'ın kuzeyiSuriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısını kapsayan bölgede özyönetim kurmayı amaçlayan ve bu amaçla söz konusu topraklara sahip olabilmek için[ askerî hedeflere, köy korucularına ve sivillere karşı saldırılar düzenleyen yasa dışı ayrılıkçı bir silahlı örgüttür. Parti, silahlı kanadı HPG ile silahlı faaliyetler yürütür. PKK; Avrupa Birliği ülkeleri, NATOAmerika Birleşik DevletleriAvustralyaJaponyaKanadaKazakistan ve bölgedeki TürkiyeSuriyeIrak ve İran'ın da aralarında bulunduğu çeşitli ülke ve uluslararası kuruluşlar tarafından terör örgütü olarak tanınmaktadır. Örgütün Kurucusu Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla 5-7 Mayısıs 2025 tarihinde toplanan kongre 12 Mayısıs 2025 tarihinde örgütü feshederek silahlı eylemleri durdurduklarını açıkladı.

    Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra; KADEK (Kürtçe: Kongreya Azadî û Demokrasiya KurdistanêTürkçeKürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi) ve Kongra-Gel (Halk Kongresi) isimlerini de kullanmıştır. 1978 yılında, Lice'nin Fis köyünde Abdullah Öcalan ve kendisini destekleyen 21 kişi tarafından kurulan PKK'nın ideolojisi, 2005 yılına kadar Marksizm-Leninizm, ardından demokratik konfederalizm üzerine kurulu olmuştur.

    PKK örgütünün gerçekleştirdiği ilk silahlı eylemler 1978 yılında radikal sol örgütlere karşı gerçekleşmiştir. Özellikle Maocu çizgide olan Türkiye İşçi Köylü Partisi'ne (TİKP) karşı Güneydoğu illerinde 1978-1980 yılları arasında çeşitli saldırılar düzenlemiş, önde gelen TİKP mensupları öldürülmüştür. 1979-1980 yılları arasında ise, PKK tarafından Siverek'te bulunan Bucak aşiretine ve yöredeki sivillere karşı silahlı eylemler gerçekleştirmiştir. 7 Eylül 1980'de asteğmen İlyas Bayraktutar çeşitli işkencelerle öldürüldü. Maddi olarak yeterli desteği aldığını ve yeterli kapasitede militanı olduğunu düşünen örgüt; 1984'te gerçekleştirdiği Eruh ve Şemdinli baskınları ile, o tarihten bu yana Türk güvenlik güçlerine ve sivillere karşı saldırılarını sürdürmektedir.Bazı politikacı ve yazarlara göre, PKK gerek geçmiş dönemde gerekse günümüzde eylemleri için çeşitli Marksist-Leninist örgütler veya partiler ile iş birliği yapmıştır. Örgüt, 12 Mart 2016 tarihinde Halkların Birleşik Devrim Hareketi bileşenleri ile birleşerek Türkiye'de faaliyet yürüten bazı komünist ve Marksist-Leninist silahlı örgütlerle ortak bir cephe oluşturmuştur. Bununla birlikte PKK'nın Batılı ülkelerden maddi, manevi ve politik destek gördüğü; hatta örgüte silah ve teçhizat tedarik edildiği öne sürülmektedir. Türkiye'deki eylemlerinin finansmanının büyük bir kısmı Türkiye dışından sağlanmaktadır. Örgütün, kendine yeterli maddi desteği sağlayabilmek için uyuşturucu ticaretieroin üretimiinsan ticaretikara para aklama ve kaçakçılık gibi yasadışı suç faaliyetleri yürüttüğü iddia edilmektedir. 2010 yılında, Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan "Organize Suç Tehdidi Değerlendirmesi" raporunda, örgütün sadece eroin kaçakçılığından yılda 50 milyon dolar ile 100 milyon dolar arasında para kazandığı belirtilmektedir.

    Örgüt, Avustralya merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün (IEP) "2018 Küresel Terörizm Endeksi" raporunda "Avrupa'nın en kanlı terör örgütü" olarak listelendi. 2016 yılında 268 kişinin, 2017 yılında ise 71 kişinin ölümünden sorumlu oldu. 2020 itibarıyla Türkiye sınırları içerisinde 500 civarı, toplamda 60.000 civarı silahlı PKK mensubu olduğu düşünülmektedir.

    İdeolojisi ve amacı

    PKK'nın ideolojik yapısı Marksizm-LeninizmMaoculukApoculukKürt milliyetçiliğijineoloji ve demokratik konfederalizmdirAbdullah Öcalan, PKK'yı "Kürt proleter devrimci hareketi" ve "ulusal kurtuluş mücadelesi" olarak tanımlamıştır.

    PKK ilk yıllarında Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı jeokültürel bölge olan Kürdistan'da sosyalist bir Kürt devleti kurma amacı olduğu halde 90'lı yıllarda gerek SSCB'nin dağılması gerek ise Abdullah Öcalan'ın ideolojik değişimleri PKK'yı devlet kurmak fikrinden vazgeçirmiştir. PKK, Türkiye'nin doğu ve güneydoğusuIrak'ın kuzeyiSuriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısını kapsayan bölgede öz yönetim kurmayı amaçlamaktadır. Mehmet Ali Birand ile yaptığı ve 16 Haziran 1988 tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanan röportajında Öcalan "Amacımız Türkiye'den toprak koparmak değil, aşamalı şekilde bir gerçeğin kabul edilmesini sağlamaktır. Her şey size bağlıdır." ifadelerini kullanmıştı.

    2005'te kabul edilmiş KCK sözleşmesiyle birlikte örgütün konumu "klasik parti olmayan, iktidarı hedeflemeyen, ideolojik, ahlaki ve örgütsel bir oluşum" olarak yeniden tanımlandı.

    15 Ağustos 2024'te PKK lideri Murat Karayılan 15 Ağustos 1984 saldırılarını anma konuşmasında, "Orta Doğu'da özgür ve bağımsız bir Kürdistan'ın oluşması için savaşı gürleştireceğiz." ifadelerini kullanarak PKK'nın ulus devlet ve Kürdistan Devleti'nin kurulmasına karşı olan ideolojisinin değişiminin sinyalini vermiştir.

    Faaliyet alanı büyük ölçüde Türkiye toprakları olmakla birlikte, Batı Avrupa'da, Suriye, Irak ve İran topraklarında da etkinlik göstermektedir.

Terör örgütü olarak tanınması

Ana madde: PKK'yı terör örgütü kabul eden ülke ve kuruluşlar

PKK; Avrupa BirliğiAmerika Birleşik Devletleri Birleşmiş Milletler ve NATO ve bölgedeki Türkiye, Suriye, Irak, İran gibi birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul edilmektedir. Ayrıca; Amerika Birleşik Devletleri'nin uyuşturucu kaçakçıları listesinde yer almaktadır. T.C. Emniyet Genel Müdürlüğünün yayınladığı "Türkiye'de hâlen faaliyetlerine devam eden başlıca terör örgütleri" listesinde "PKK/KONGRA-GEL (Kürdistan Halk Kongresi-KHK)" adıyla yer almıştır.

İsviçre, resmî olarak hiçbir kuruluşu terör örgütü olarak tanımlamamaktadır ve İsviçre hükûmeti Türk yetkililerin PKK'yı ülkelerinde yasaklama isteğini reddetmiştir. Buna karşılık örgütün ülkedeki faaliyetlerine ilişkin, Kasım 2008'de örgütün fon toplamasının yasaklanması gibi çeşitli kontrol ve kısıtlamalar getirilmiştir.

İsimlendirme ve telaffuz

Kürtçe Partiya Karkerên KurdistanêTürkçede Kürdistan İşçi Partisi anlamına gelmektedir. Örgüt, Türkçe kaynaklarda bu iki kullanımı yerine büyük oranda PKK kısaltması altında ele alınır. Örgüt, 2002'den sonra KADEK (Kürtçe: Kongreya Azadî û Demokrasiya Kurdistanê, Türkçe: Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi), 2003'ten sonra ise Kongra-Gel (Türkçe: Halk Kongresi) isimlerini kullanmış olmakla birlikte, PKK kısaltması tüm bu dönemleri kapsayarak kullanılabilir.

PKK kısaltmasının telaffuzu çeşitli ideolojik pozisyonlar ile bağdaştırılmıştır. Türkçe otoritelerinin belirlediği kurallar çerçevesinde, k ünsüzü tek başına ise /e/ sesi ile beraber okunur. Buna karşın, "PKK" kısaltmasındaki "K" harflerinin /a/ sesi eklenerek "Pekaka" şekliyle okunması Türkçe yayınlarda en yaygın görülen telaffuzdur. Kısaltmanın /e/ sesi ile "Pekeke" olarak okunması genellikle örgüte duyulan sempati ile bağdaştırılmıştır.

Kullandığı bayraklar

  • PKK (1978-1995)

    PKK (1978-1995)

  •  
  • KADEK (2002-2003)

    KADEK (2002-2003)

  •  
  • KONGRA-GEL (2003-2005)

    KONGRA-GEL (2003-2005)

  •  
  • HRK (1982-1986)ARGK (1986-2000)HPG (2000-günümüz)

    HRK (1982-1986)
    ARGK (1986-2000)
    HPG (2000-günümüz)

  •  
  • KCK (2005-günümüz)

    KCK (2005-günümüz)

  •  
  • PKK (2005-günümüz)

    PKK (2005-günümüz)

İlgili ve bağlantılı örgütler

Paramiliter güçleri

İlgili örgütler

Destekleyen örgütler

Çatı örgütler

Örgütten bölünen gruplar

  • Devrimci Çizgi Savaşçıları (PKK/DÇS)
  • Yurtsever Demokratik Partisi (PWD)
  • Tekoşin

 

Doğumlar

 

Ölümler

Tatiller ve özel günler

  • Hindistan Bağımsızlık Günü
  • Kore Kurtuluş Günü
  • Meryem'in Göğe Çıkışı Bayramı
  • Titian'ın Meryem'in göğe kabulü tablosu, 1516

    Meryem'in Göğe Alınışı (ya da Meryem'in Göğe Kabulü), (Latince: Assumptio Beatae Mariae Virginis) Katolik Kilisesi'ndeki dört adet meryemî(marian) dogmadan birisidir. Meryem Ana'nın dünyevi hayatının sonundan bahseden bilinen ilk yazılı kaynak üçüncü yahut ikinci yüzyıl tarihli Liber Requiei Mariae (Meryem'in İstirahatı Kitabı) isimli apokrif eserdir. Göğe Alınış inancına göre dünyadaki hayatının sonunda Meryem Ana, Tanrı tarafından göğe alınmıştır. Katolik doktrini göğe alınış sırasında Meryem'in bedenen sağ mı yahut ölü mü olduğu hususunda nihai bir hükümde bulunmaktan imtina etmekte olup iki görüşü de tutmak mümkündür. Göğe Alınış yortusu Katolik Kilisesi'nde 15 Ağustos'ta kutlanmaktadır. Dogma olmasa dahi benzer şekilde Ortodoks kiliselerinde, özellikle Süryani Ortodoks Kilisesi'nde yaygın olarak inanılan, Katolik Kilisesi'ndeki Göğe Alınış'a tekabül eden Meryem'in Uykuya Dalışı inancı mevcuttur. Uykuya Dalış inancına göre Meryem Ana dünyevi hayatının sonunda acı çekmeden, manevi huzur halinde ölmüş, üç gün akabinde göğe alınmıştır. RusSırpGürcü ve Kıptî Ortodoks kiliseleri Meryem'in göğe kabulünü Jülyen Takviminde 15 Ağustos'a düşen Miladi 28 Ağustos tarihinde kutlarlar. İskenderiye Kıptî Kilisesi ise 29 Ağustos'u bayram olarak kutlar.

  • Trabzon'un Fethi
Trabzon'un Fethi Bizans-Osmanlı savaşları
Apollonio di Giovanni di Tomaso tarafından resmedilen, Trabzon'un Fethine ait çağdaş bir tasvir Tarih 14 Eylül 1460 -15 Ağustos 1461 Bölge

TrabzonTrabzon İmparatorluğu

Sonuç Mutlak Osmanlı zaferi;
Trabzon Rum İmparatorluğu'nun düşüşü Taraflar  Osmanlı İmparatorluğu  Trabzon İmparatorluğu Komutanlar ve liderler  II. Mehmed
 Veli Mahmud Paşa  David Komninos Çatışan birlikler 60,000 süvari,
80,000 piyade,
200 kadırga, 10 savaş gemisi[2] Bilinmiyor

Bizans-Osmanlı savaşları

Trabzon'un Fethi veya Trabzon KuşatmasıOsmanlı İmparatorluğu'nun, Trabzon İmparatorluğu başkenti Trabzon'u 15 Ağustos 1461 günü başarı ile sonuçlanan kuşatmasıdır. Kuşatma, eş güdümlü ama bağımsız manevralar yapan büyük bir Osmanlı ordusu ve donanmasının uzun bir seferinin doruk noktasıydı. Trabzonlu savunucular, Osmanlılar kuşatmaya başladıklarında onlara destek ve insan gücü sağlayacak bir ittifaklar ağına bel bağlamışlardı, ancak İmparator David Megas Komnenos'un en çok ihtiyaç duyduğu anda başarısız oldular.

Daha zorlu olan Osmanlı kara seferi, gözü korkan Sinop'un yönetiminin kendi topraklarını teslim etmesi, bir aydan uzun süredir ıssız dağlık vahşi doğada, farklı muhaliflerle yapılan küçük savaşlarla devam etti ve en sonunda Trabzon'un kuşatılmasıyla sona erdi. Ortak Osmanlı kuvvetleri surlarla korunan şehri hem karadan hem denizden kuşattı. Kuşatma, Osmanlı İmparatorluğu'nun başka bir yerinde daha küçük toprak verilmesi, ailesinin ve saray efradının can güvenliği karşılığında David'in şehri teslim etmesine kadar sürdü. Bununla birlikte, Trabzon sakinlerinin geri kalanı daha az misafirperver bir muamele görmüştür. Sultan onları üç gruba ayırdı: bir grup, Trabzon'dan ayrılmak ve Konstantinopolis'e yerleşmek zorunda kaldı; sonraki grup, sultanın ya da onun yüksek memurlarının köleleri oldu; ve son grup, Trabzon'u çevreleyen ama duvarlarının içinde olmayan kırsalda yaşamak için ayrıldı. 800 erkek çocuğu alıp İslam'ı kabul etmenin gerektiği seçkin Osmanlı ordu birliği yeniçerilere asker olarak alınmıştır.

Paleologos Hanedanı'nın son üyeleri önceki yıl Mora Despotluğu'nun düşmesi ile İtalya'ya sığınmıştı, Trabzon Bizans medeniyetinden kalan son yerdi, düşmesi ile medeniyet sona erdi. "Özgür Yunan dünyasının sonuydu," diyen Steven Runciman, daha sonra Osmanlı egemenliği altında olmayan Yunanların hâlâ "yabancı bir ırkın lordları ve yabancı bir Hristiyan düzenin altında yaşadığını ve özgürlük bağlamında sadece hiçbir Türk'ün nüfuz edemediği güneydoğu Mora'da bulunan Mani Yarımadası'nın engebeli dağlarında bulunan uzak köylerde kaldığını" yazmıştı.

 

Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.