10 Ekim Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 283.günü
Olaylar
- 415 - 404 yılında çıkan isyanda yakılan Ayasofya kilisesi, Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından yeniden yaptırılarak açıldı.
- 680 - Kerbelâ Olayı: Muhammed'in torunu Hüseyin, Kerbela'da başı kesilerek öldürüldü.
-
Kerbela Olayı, Kerbela Savaşı
İkinci Fitne

Kerbela'da yaşananları anlatan bir resim. Tarih 10 Ekim 680
h. 10 Muharrem 61 Bölge Sebep Hilâfet Sonuç Emevî ordularının Pirus zaferi
• I. Yezîd'in halife ilan edilmesi.
• Savaşamayacak durumda olduğu için sağ kalan tek erkek olan Zeynelâbidîn ve sağ kalan diğer kadınlar esir alınıp Şam'a götürülmesi.
• Olayın halk nezdinde tepki ile karşılanması ve Muhtar es-Sekafî'nin öncülüğünde Muhtariyye isyanlarının başlaması.
• Olaydan 3 yıl sonra I. Yezîd'in şüpheli bir şekilde ölümü. Bazı kaynaklar helak olduğunu söylemektedir.
• II. Muâviye'nin Zeyneb bint Ali'nin isteğiyle tahttan feragat etmesi ve Ümeyyeoğulları soyunun sona ermesi. Taraflar Ümeyyeoğulları / Kureyş Haşimoğulları / Kureyş Komutanlar ve liderler I. Yezîd[1]
Ömer bin Sa'd
Şimr bin Zi'l-Cevşen Hüseyin bin Ali (öldü)
Abbas bin Ali (öldü)
Zeyneb bint Ali (esir)
Hür bin Yezîd (öldü)
Ali el-Ekber (öldü) Güçler 30.000 kişi (Kufe'den gelen 18.000 kişi Hüseyin bin Ali'yi gelmesi için çağırıp sonrasında saf değiştirmiştir.) Dokuzu yolda öldürülmek üzere (Müslim bin Akil'in ailesi ve ona yardım edenler) 72 erkek ve bir o kadar kadın. Zeynelâbidîn savaşamayacak durumda olduğu için çatışmaya girmemiştir. Kayıplar 1000-2000 kişi (Abbas bin Ali ile girilen çatışmada yaklaşık 400-1000 kişi[3], Ali el-Ekber ile girilen çatışmada yaklaşık 100-200 kişi[6]. Diğerleri ise Hüseyin bin Ali ve kalan 58 kişi ile girilen çatışmada ölmüştür. Dokuzu yolda öldürülmek üzere (Müslim bin Akil'in ailesi ve ona yardım edenler) 71 erkek ve Rukiyye bint Hüseyin
- Tevhid
- İslam'da dört kitap
- İslam peygamberleri
- Muhammed sonrası
- İmamet
- Melekler
- İslam'da kıyamet
- Aşure Günü
- Tevessül
- İsmet
- Gayba
- Şii din adamları
- Dört Sadık Sahabe
- Erbain yürüyüşü
Şiîliğin bayram, mâtem ve anı günleri
- Tathir
- Sekaleyn
- Mübahele
- Gadir-i Hum
- Fatıma'nın evi
- İlk Fitne
- İkinci Fitne
- Kerbelâ Olayı
- Diğer tarihi olaylar
Kutsal kadınlar
- Fatıma
- Hatice bint Hüveylid
- Ümmü Seleme
- Zeyneb bint Ali
- Ümmü Gülsüm bint Ali
- Ümmü'l-Benîn
- Fatıma bint Hasan
- Rukiyye bint Hüseyin
- Rubab
- Şehrbânû
- Fatıma bint Musa el-Kâzım
- Hekime Hatun
- Nergis
- Fatıma bint Esed
- Ümmü Fervah
Kerbelâ Olayı ya da Kerbela Savaşı (Arapça: مَعْرَكَة كَرْبَلَاء, romanize: maʿraka Karbalāʾ), 10 Ekim 680'de (Hicri 61, 10 Muharrem) ikinci Emevi halifesi I. Yezid'in (h. 680–683) ordusu ile İslam peygamberi Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'nin liderlik ettiği küçük bir ordu arasında Kerbela'da (şu anda Güney Irak) gerçekleşti.
Emevi halifesi I. Muaviye (h. 661–680), ölümünden önce oğlu Yezid'i halefi olarak tayin etmişti. Yezid'in bu hareketi, dördüncü halife Ali'nin oğlu Hüseyin ve Zübeyr bin Avvâm'ın oğlu Abdullah bin Zübeyr gibi Muhammed'in bazı önde gelen sahabelerinin oğulları tarafından itirazla karşılandı. 680 yılında Muaviye'nin ölümünün ardından Yezid, Hüseyin ve diğer muhaliflerden biat etmesini istedi. Hüseyin biat etmedi ve Mekke'ye gitti. Ali'nin halifeliğinin merkezi olan Irak'ın garnizon kasabası Kufe halkı, Suriye merkezli Emevi halifelerine karşı olup uzun zamandan beri Ali'nin ailesine bağlıydı. Bu sebeple Kufe halkı, Hüseyin'e Emevileri devirmesini önerdi. Hüseyin, yaklaşık 70 kişilik bir kafileyle Kufe'ye doğru yola çıktığında, Kufe'ye çok az bir yol kalmışken, Halifenin 1.000 kişilik ordusu tarafından durduruldu. Bu nedenle Hüseyin, kuzeye yönelmek zorunda kaldı ve 2 Ekim'de Kerbela yakınlarında bir kamp kurdu. Çok geçmeden 4.000 kişilik bir Emevi ordusu buraya geldi. Emevi valisi Ubeydullah bin Ziyad'ın Hüseyin'e, onun otoritesine boyun eğmediği sürece güvenli geçiş izni vermeyi kabul etmemesi sebebiyle müzakereler sonuç vermedi. Zira Hüseyin, boyun eğmeyi kabul etmedi. 10 Ekim'de meydana gelen savaşta Hüseyin, akrabaları ve yoldaşlarının çoğunluğu öldürüldü, sağ kalan aile üyeleri ise esir alındı. Bu savaşla birlikte, Iraklıların, Hüseyin'in ölümünün intikamını almak amacıyla iki ayrı sefer düzenlediği İkinci Fitne başlamış oldu; bunlardan ilki Tevvâbîn ayaklanması ve diğeri ise Muhtar es-Sakafi ve taraftarları tarafından gerçekleştirilmişti.
Muhammed'in kızı Fatıma'nın Muhammed'in kuzeni Ali'den olma oğlu İmam Hüseyin'in ölümü, Şiilerce her sene Aşûre Günü'nde yâd edilir. Sünnîler ise İslam'da matem yapılmaması kaidesine uyarak bu günleri ibadet yaparak ve Mevlid okutarak geçirirler.[10]
-
Hüseyin'in ölümü
Hüseyin oğlunu gömdükten sonra tekrar düşmanın karşısına çıktı ve onları teslim olmaya davet etti. Birebir savaşta çok fazla kayıp veren Ömer bin Sa'd'ın ordusu Şimr bin Zi'l Cevşen'in emriyle toplu hücuma geçti ve her taraftan ok ve mızraklar Hüseyin'in üzerine yağmaya başladı. Sinan bin Enes en-Nehai[50] veya Şimr bin Zi'l Cevşen kafasını kılıçla keserek Hüseyin'i öldürdü.[49] Savaş alanındaki diğerleri, Hüseyin'in üzerinde bulunanları yağmadılar. Bunun ardından, çok geçmeden çadırlar ve kadınların üzerindekiler yağma edildi.[41][51]
Sonrası
Kerbela Olayı'nda Hüseyin'in tarafında 70-72 sayıda zayiat verildi ve ölenler, ertesi gün El-Gadiriye köylüleri tarafından defnedildi. Bu kişilerin yaklaşık yirmisi Ali'nin babası Ebu Talib'in soyundandı. Bunların arasında Hüseyin'in oğlu Abdullah ve henüz çocuk yaştaki Ali, kardeşi Hasan'ın oğullarından Ebu Bekir, Kasım, amcasının İki oğlu ve Peygamber soyundan pek çok insan bulunmaktaydı. Savaşın ardından Kadınların üzerinde bulunanlar ve mücevherler, Hüseyin'in üzerinde bulunanlar, kılıcı ve ayakkabıları yağmalandı. Shemr, çadırların birinde, hastalığı nedeniyle savaşa katılmamış ve Hüseyin'in oğulları arasında hayatta kalan tek oğlu Ali Zeyn el-Abidin'i öldürmek istedi ancak bu arzusu İbn Sa'd tarafından engellendi. Kaynaklarda, Hüseyin'in vücudunda altmıştan fazla yara izi bulunduğu belirtilmiş ve cesedi Ubeydullah bin Ziyad'ın emri üzerine atlara çiğnetilmiştir. Hüseyin'in tarafında olanların cesetlerinin kafaları vücutlarından ayırıldı. İbn Sa'd'ın ordusundaki 82 zayiat, buradan ayrılmadan önce gömüldü.
Ertesi gün Hüseyin'in başı da götürülmek üzere, kadınlar ve çocuklar develerle yargılanmak üzere Kûfe üzerinden Şam'a götürüldüler. Taberi'nin aktardığına göre; Hüseyin'in başı Küfe'ye getirildiğinde Ubeydullah b. Ziyad, elindeki asa ile Hüseyin'in dudaklarına vurdu. Bunun üzerine orada bulunan Yezid bin Arkam ve başkaları dayanamayıp, Ubeydullah bin Ziyad'a asasını bırakmasını istediler.Yezid, kadınlara ve Ali Zeyn el-Abidin'e karşı merhametli davranmıştır.Bazı yazarlar Hüseyin'in öldürülmesi emrinin Yezid tarafından verildiğini ileri sürerler, ancak bu iddia ilk Şiîler'de mevcut değildir. En eski kaynakların neredeyse hepsi, Hüseyin'in başı Şam'a getirildiğinde Yezid'in çok üzülmüş olduğunu, gözlerinin yaşardığını ve onu getirenlere "Hüseyin'i öldürmemiş olsaydınız, bağlılığınızdan yine memnun kalırdık; onun yanında olsaydım, kendisini öldürmez, affederdim", demiş olduğunu ve mükâfat isteyenlere hiçbir şey vermediğini aktarırlar.Ayrıca Yezid, Hüseyin'in perişan bir hâlde Şam'a getirilmiş olan ailesi ile birlikte ağlamış ve sonra onların bütün ihtiyaçlarını sağlayarak kendilerini Medine'ye yollamıştır. Ancak bu üzüntüsünün ne ölçüde samimi olduğunu belirlemek güçtür, zira Ubeydullah, Şemir ve diğerlerini görevden alabilirdi ancak bunu yapmadı.
Bununla birlikte Kerbelâ'dan Kûfe'ye ve Kûfe'den Şam'a yapılan yolculuklarda Hüseyin'in kız kardeşi Zeynep bin Ali ve oğlu Zeynelabidin her fırsatta Yezid'in neler yaptığını ve Kerbela'da işlenen suçları Müslümanlara anlattılar. Yezid'in mahkemesine çıkarıldığında Zeynep büyük bir cesaret örneği sergileyerek Yezid'in halifeliğinin geçersiz olduğunu ilan etti ve Hüseyin'in Yezid'e başkaldırısını övdü.
Tutuklular bir sene Şam'da tutuldular. Hüseyin'in 4 yaşındaki kızı Sakine bin Hüseyin acıya dayanamayarak öldü. Yerel halk tutukluları hapiste yalnız bırakmadı ve Zeynep bin Ali ile Ali bin Hüseyin her gelen ziyaretçiye Hüseyin'in haklı davasını anlattılar. Günümüz Suriye ve Irak'ına denk gelen topraklarda Yezid aleyhtarı oluşumlar baş göstermeye başladı. Durumdan endişelenen Yezid tutukluları serbest bırakarak Medine'ye gönderdi. Yaşananlar kulaktan kulağa yayıldı ve Kerbela Olayı günümüze kadar Aşurâ Günü'nde yâd edile geldi.
Kerbela'da bulunan İmam Hüseyin Türbesi.
Sonuç
Kerbelâ'da yaşananlar her yıl Şiî ve Alevîler tarafından muharrem orucu tutmanın yanı sıra törenler şeklinde, bir kısım Sünni Müslümanlar tarafından da tören yapılmaksızın (yalnızca mevlid okunarak ve muharrem orucu tutularak) anılır. Yas tutma savaşın gerçekleştiği Muharrem ayının 10'unda (Aşure Günü) doruğa çıkar. Bu günde konuşmalar yapılır, yapılanlar tiyatro şeklinde canlandırılır ve ağıtlar yakılır. Hüseyin'in neden hayatını feda ettiği özellikle vurgulanır. Baskıya ve zulme teslim olmadığı belirtilir. Aynı şekilde Muhammed'in torunu Hüseyin'in Kerbelâ'da öldürülmesi hadisesi, Sünnilikte de üzücü bir olay olarak kabul edilip, Yezid Sünni cemaat içerisinde sıklıkla yerilse ve Sünnilikte isim olarak neredeyse hiç kullanılmasa da Ehli Sünnet inancında yas tutmak câiz olmadığı için Kerbela Olayı, Sünnilikte Şiâ'dakine benzer bir şekilde her yıl törenlerle anılmaz.
Ali bin Ebu Talib ile Muaviye arasında gerçekleşen Sıffin Savaşı sonrasında İslam Devleti ikiye bölünmüştü. Ali yönetiminde başkenti Kûfe olan ve Muaviye yönetiminde başkenti Şam olan iki devlet kurulmuştu. Ali'nin bir Harici tarafından öldürülmesi, daha sonra Hasan bin Ali'nin baskıyla halifeliği Muaviye'ye bırakmak zorunda kalması, en sonunda da Hüseyin bin Ali ve Yezid arasında gerçekleşen Kerbelâ Savaşı ile bu ayrım derinleşmiş ve İslam'da mezhep ayrılığının temel nedenlerinden biri olmuştur.
Filozof ve sosyolog İbn-i Haldun'a göre Hüseyin akıllı ve içtihat sahibidir. Yani ayet ve hadisleri anlamaya ve doğru şekilde yorumlamaya muktedirdir. Ona göre adaletli bir halife olmayan Yezid'in saflarında savaşmak caiz değildir. Hüseyin'e karşı asker göndermesi fâsıklığını kuvvetlendirir. Bu nedenle Hüseyin'in şehit, ecirli ve sevaplı olduğunu belirtir.
Kerbelâ Olayı; Alevî ve Şiî coğrafyada birçok edebi ve müzikal esere konu olmuş, mersiye gibi yeni türlerin doğuşuna neden olmuştur.
- 1911 - Sun Yat-sen liderliğindeki devrimciler Çin'de Mançu Hanedanını devirdi.
- 1930 - Türkiye, Barzani Aşireti'nin yaklaşık dört ay süren Oramar Ayaklanması'nı bastırdı.
- 1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (Dev-Genç) adını aldı.
Doğumlar
- 1470 - I. Selim, Osmanlı'nın 9. padişahı (ö. 1520)
- 1830 - II. Isabel, İspanya Kraliçesi (ö. 1904)
- 1857 - Yusuf İzzeddin Efendi, Türk asker ve Osmanlı Hanedanı mensubu şehzade (ö. 1916)
- 1928 - Leyla Gencer, Türk opera sanatçısı (ö. 2008)
- 1929 - Ayten Alpman, Türk ses sanatçısı (ö. 2012)
- 1932 - Tomris Oğuzalp, Türk oyuncu ve seslendirme sanatçısı (ö. 2013)
- 1963 - Hülya Avşar, Türk sinema oyuncusu ve şarkıcı
- 1966 - İbrahim Erkal, Türk ses sanatçısı, besteci, söz yazarı ve oyuncu (ö. 2017)
- 1966 - İbrahim Erkal, Türk ses sanatçısı, besteci, söz yazarı ve oyuncu (ö. 2017)
Ölümler
- 19 - Germanicus, Romalı general (d. MÖ 15)
- 680 - Abbas bin Ali, Ali'nin beşinci ve Ümmü'l-Benîn'in ilk oğlu (d. 647)
- 680 - Ali el-Ekber, Hüseyin'in Kerbela'da öldürülen büyük oğlu (d. 662)
- 680 - Hüseyin, Muhammed'in torunu (d. 626)
- 680 - Habib bin Mezahir, Kerbelâ Olayı'nda Hüseyin'in yârenlerinden
- 1914 - I. Carol, Romanya prensi (1866-1881), daha sonra Romanya'nın ilk kralı (1881-1914) (d. 1839)
- 1967 - Muhammed Osman Akfırat, İslâm âlimi ve mutasavvıf
- 1981 - Ali İzzet Özkan, Türk âşık (d. 1902)
- 1982 - Yıldırım Önal, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1931)
- 1987 - Behice Boran, Türk akademisyen, sosyolog ve siyasetçi (d. 1910)
- 1995 - Kadir Savun, Türk sinema oyuncusu (d. 1926)
- 2011 - Birsen Ayda, Türk sinema oyuncusu (d. 1946)
Tatiller ve özel günler
![]()
Yorumlar
Yorum Yap