Şırnak
ŞırnakŞehir
Takma ad:Şehr-i Nuh
Sloganlar:İnsanlığın Dünya'ya Yayılan Merkezi
Burada herkes hayat bulacak
Şırnak Başaracağım Diyor
Şırnak ilinin Türkiye'deki konumu
Şırnak'ın Şırnak ilindeki konumu
Koordinatlar:
37.522778°K 42.453611°D
73xxx
Alan kodu (+90) 486 Plaka kodu 73Resmî site
Şırnak Belediyesi
Şırnak, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Şırnak ilinin merkezi olan şehirdir.
Etimoloji
Şırnak, Nuh'un gemisi kalıntılarının olduğu öne sürülen Cûdi Dağı'nın kuzeyinde 'Şehr-i Nûh' adıyla kurulmuştur.
Tarihçe
Şırnak, tarihsel olarak çok eski bir geçmişe sahiptir. Şehrin geçmişi Evliya Çelebi'nin 17. yüzyılda yazdığı Seyahatnâme ve tarihî rivayetlere göre Nuh Tufanı öncesine dayanır. Bu rivayetlere göre Cizre, tufandan sonra ikinci kez Nuh ve oğulları tarafından inşa edilirken Cizre'nin kızgın sıcağından korunmak için Şırnak, yazlık ve yaylak olarak inşa edilmiştir
Timur'un pençeleri
Coğrafya
Cudi Dağı'nın Şırnak'tan görünümü.
Cehennem Deresi
İl batıda Mardin, kuzeyde Siirt, kuzeydoğuda Van ve Hakkari illeri, güneyde Irak ve Suriye Devletleriyle çevrilidir. Şırnak ilinin bir kısmı Güneydoğu Anadolu Bölgesi içinde kalır.
Merkez ilçenin yüzölçümü 1.701 km²dir. Şırnak il merkezinin ortalama 1.400 metre rakımı vardır.
İl toprakları bitki örtüsü yönünden iklimin karasal olması doğal bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur. Mevsim içindeki yağışların az olması, doğal bitki örtüsünün bozkır olmasına neden olmuştur. Genelde step görünümündedir. Dağlık kesimlerde bozuk meşeliklere, yükseklerdeyse yer yer ardıçlara rastlanır. Dicle Nehri'nin İl'de bulunan kesiminde dünyanın en çok aranan 10 balık türünden biri olan Leopar Sazanı yeniden keşfedilmiştir.
Leopar sazanı
![]()
Şırnak Geleneksel Yemekler

Perdepilav
Dibi yuvarlak tencereye yumurta ve yağla yoğrulmuş yufka haline getirilmiş hamur yerleştiririz. Az pişirilen pilava tavuk eti, baharat ve badem karıştırılır ve bu hazırlanan yufka haline getirilmiş hamurun içine konulur. Ağzı tekrar yağlı ve yumurtalı ince hamurla kapatılır. Üstü ve altı ateşte veya fırında pişirilir. Sonra servis yapılır.

Hekeheşandi
Pilav yağsız olarak yapılır. İçine kıyma katılır ve yoğurulur. Yumurta dibi şekil verilerek yağda yumurtaya bulanmış şekilde kızartılır. Servis yapılır.

Kipe
İyice temizlenmiş koyun bağırsaklarının bezleri koparıldıktan sonra içine kıyma ve pirinç koyulup, kaynatılması ile yapılan bir yemektir.

Kutlık
Ufak bulgur ve ufak yarma (Çigköftelik) birbirine karıştırılır, hamur haline getirilir. Kızartılmış soğanlı kıyma içine doldurulur. Kaynar suya atılıp pişirilir. Sudan çıkarılıp yumurtaya bulandırılır. Yağda kızartılıp servis yapılır.

Meyre(Mehir)
Ayran ve dövme ateşe bırakılır. Yumurta çırpılır içine bırakılır. Devamlı bir şekilde karıştırılır. Kaynayıncaya kadar devam edilir. Parçalanmış kabaklar ve Pancar yaprakları içine katılır. Bir parça pişince ateşten indirilir. Soğuk servis yapılır.

Serbıdev
Yarma iyice pişirilir, büyük bir tabağa konulur. İçi açıldıktan sonra bu çukura kurut(Keşk-çortan) suyu ve yağ dökülür. Yarma üzerine kavurma parçaları dizilir ve servis yapılır.

Şımşıpe
Günümüzde dolma diye anılan yemeğin yöremizdeki adıdır. Soğan, patlıcan, domates, kabaklar açılır ve oyulur. Pancar veya asma yaprakları hazırlanır. Pirinç ile kıyma yıkanıp karıştırılır, baharatlanır. Adı geçen sebzelere doldurulur. Tencereye dizilip, pişirilir. Servis yapılır.

Suryaz
Suryaz otu kıyılır ve yıkanır. Suda kaynatılır. Sonra süzülüp sıkılır. Kızgın yağda ufaltılmış soğan kızdırılır. Üzerine suryaz otu eklenerek karıştırılır. İçine kavurma atılır. Karıştırılıp servis yapılır.

Bırınzer
Şeker ile su karıştırılıp şerbet yapılır. Ateşe konulup kaynatılır İçine pirinç atılıp pişirilir. Biraz tarçın ve sarı boya katılır. Ateşten indirilip soğuk olarak servis yapılır.
https://www.sirnak.gov.tr/yemekler
Tarih ve Doğal Güzellikler

El Cezeri
1136 yılında Cizre’nin Tor mahallesinde doğmuştur. Sibernetik alanın kurucusu kabul edilen,fizikçi, robot ve matrix ustası bilim insanı “İsmail Ebul İz Bin Rezzaz El-Cezeri” 1206’te Cizre’de öldü. Lakabını yaşadığı şehirden alan El Cezeri, öğrenimini Camia Medresesi’nde tamamlayarak, fizik ve mekanik alanlarında yoğunlaştı ve pek çok ilke ve
buluşa imza attı. Batı literatüründe M.Ö. 300 yıllarında Yunan matematikçi Archytas tarafından buharla çalışan bir güvercin yapılmış olduğu belirtilse de, robotikle ilgili bilinen en eski yazılı kayıt, Cezeri’ye âittir. Dünya bilim tarihi açısından bugünkü sibernetik ve robot biliminde çalışmalar yapan ilk bilim insanı olan Cezeri’nin yaptığı otomatik makineler günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını 84 oluşturmaktadır.

Finik Harabeleri
Güçlükonak ilçesine bağlı bugünkü Damlarca köyü sınırları içerisinde bulunan kale iç kale ve dış kaleden oluşmaktadır. Cizre-Şırnak yol ayrımından 12 km uzaklıkta bulunan Dicle nehrinin kuzey tarafında bugünkü Güçlükonak ilçesine giden karayolunun üst kesiminde yer almaktadır. Dış kalede sur kalıntıları kuzey güney istikametinde uzanmaktadır. Bölge genel olarak Finik olarak nitelendirilmekte olup, Dicle Nehri ve Vadisine hâkim durumdadır. Eski yerleşmeler geniş bir alana yayılmış durumdadır. Bunlardan biri olan cami, hemen ilerisindeki kayalıklardan çıkan derenin batı tarafında kurulmuştur. Derenin batı tarafına istinat duvarları ile düz bir alan oluşturulmuştur. Bu alan caminin kuzey tarafında kalmaktadır. Ayrıca her iki yamaçta çeşitli kalıntılar ve mağaralar bulunmaktadır. Günümüzde cami, Güçlükonak karayolu kenarında kalmaktadır.


Rölyefler
Şırnak ili Cudi dağı, Cizre ve Kasrik (Krallar Geçidi) bölgelerinde rastlanan rölyefler Asurlar, Gutti imparatorluğu gibi bölgede 6 (altı) bin yıl önce yer alan imparatorluklar tarafından kral ve at figürü gibi rölyeflere rastlanmaktadır. Yine heykellerin, Sasani Kralı Erdeşêr Babekan ile Şahpur’un dünya mirası Taqê Bustan, Persepolis harabelerindeki Nakşê Rustem ve Hüsrevi Perviz’in kaya kabartmalarına da çok benzetiliyor. Cizre’yi bir dönem kuşatan Erdeşêr’in de tıpkı Kasrik’teki gibi birçok nehir kenarına ve vadiye bu tarz kabartmalar yaptığı biliniyor.

Cizre Ulu Cami
Cizre şehir merkezinde, Dağ Kapı Mahallesi’nde bulunan yapı, değişik zamanlarda yapılan ilave ve onarımlarla günümüze gelebilmiştir. Cami dört yönden yol ile sınırlandırılmıştır. İlk yapısı hakkında kesin bilgi yoktur. Ancak üzerindeki 8 adet kitabeye göre, Musul Atabekleri döneminde (Miladi 1155-1160) yıllarında yapıldığı, 1203 ve 1284 yıllarında ise tamir edildiği belirlenmektedir. En son onarım 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılmıştır. Bugün İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bulunan metal kapısı üzerindeki ejder figürlü kapı tokmakları yapının ününü arttıran önemli unsurların başında gelmektedir. Halen ibadete açık olan Cizre Ulu Cami bölgenin en önemli karakteristik yapılarından biridir.

Yafes Köprüsü
Şırnak’a bağlı Cizre’de bulunmakla birlikte nehrin yatağı değiştiğinden bugün Suriye sınırlan içinde kalmaktadır. Cizre’nin doğusunda yer alan köprü, kaynaklarda İbn Ömer Köprüsü veya yakınındaki Yafes köyünden dolayı Yafes Köprüsü adlarıyla, halk arasında ise Bafid Köprüsü olarak anılmaktadır. Bugün yalnız büyük kemeriyle bazı ayaklan sağlam kalmış bir harabe durumunda bulunan Yafes Köprüsü’nün XII. yüzyılda yapıldığı bilinmekte, Selçuklu döneminde Musul Atabeğleri tarafından yaptırılmıştır. Mükemmel bir taş işçiliği gösteren köprünün yapımında dolgu malzemesi olarak kireç harçlı moloz, kaplama malzemesi olarak da iri bazalt kesme taşlar kullanılmıştır. Ortadaki büyük, yanlardakiler daha küçük olmak üzere beş sivri kemerlidir.

Mem-u Zin
Cizre’nin güneyinde Dağkapı Mahallesi’nde, mezarlıkiçerisinde yer almaktadır. Medrese 840/1437 yılında Emir Abdal (Abdullah) ibn Abdillah Seyfettin Bohti tarafından yaptırılmıştır. Yapıdan günümüze mescit, türbe, bir medrese hücresi, avluya geçişi sağlayan giriş ünitesi ve bir eyvan gelebilmiştir. Medresenin doğu ve batı kanadındaki hücrelerin sadece temel kalıntıları günümüze ulaşabilmiştir. Kuzey kanadında 80 hücre olup, olmadığı belli değildir. Günümüzde bu tarafa sonradan namazgâh, cami ve şadırvan eklenmiştir. Bu hücrelerin altında girişi avludan sağlanan Mem-u Zin Türbesi bulunmaktadır. Türbeye avludan dokuz basamakla türbeye inilmektedir. Türbe, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olup, üzeri aynı doğrultuda uzanan sivri beşik tonozlu örtülüdür. İçerisi kuzeyinde yer alan bir pencere açıklığı ile aydınlatılmıştır. Türbenin içinde üç tane mezar vardır.

Jirki Kilimi
Şırnak yöresinde ki kadınlarca kendine has motifleri ile eskiden beri evlerdeki tezgahlarda dokunan jirki kilimleri, günümüzde yörede ki kurumlarca desteklenen kurs ve atölyelerde de teknik ve bilimsel metotlar ile üretilmeye devam etmektedir. Şırnak yöresindeki en meşhur kilimler “Berkê Jîrîkanî” adı verilen Jîriki aşireti kadınlarınca dokunan kilimlerdir. Jîriki aşiretinin yanı sıra Goyan ve Şirnexî aşiretlerince dokunan kilimlerde yörede öne çıkmaktadır.
sirnak.gov.tr
Yorumlar
Yorum Yap