Coğrafya

Kütahya ( 43 )

Kütahya coğrafya turizm ve yemek kültürü

Kütahya  ( 43 )

Coğrafya

Kütahya ilinin fizikî coğrafyası

Kütahya ili Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü içinde yer alır. Ege Bölgesi'nin bu bölümü, İç Anadolu Bölgesi ile Asıl Ege Bölümü arasında bir eşik durumundadır. İç Anadolu çanağından Ege ovalarına veya Güney Marmara havzalarından İç Anadolu'ya geçişte bu eşik aşılır. Eşiğin bariz karakteri, ortalama yükseltisi 1200 m. civarındaki yaylalardan ibarettir. Sahanın 3/4'ünden fazlasını 1000–1500 m. yükseltiler arasındaki dalgalı düzlükler teşkil eder. Bu sebepten saha, coğrafya dilinde "Kütahya Yaylaları" diye anılır. Bu yaylalar içinde, kabaca kuzeybatı-güneydoğu istikametinde açılmış çukur sahalar ile eşik üzerinde yükselen bir takım dağ ve tepe dizileri bölgeyi çeşitlendiren diğer yüzey şekilleridir.

Kütahya ili gerek fizikî coğrafya şartları gerek beşerî ve iktisadî coğrafya şartları bakımından Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgeleri arasında bir geçiş teşkil eder. Bu üç bölgeden birine doğrudan doğruya bağlanamayacağı gibi, bunlardan müstakil olarak da düşünülemez. Nitekim, bölge sıcaklık şartları bakımından daha çok İç Anadolu Bölgesi'ne, karasallık derecesi bakımından Asıl Ege bölümüne, yağış rejimi, kuraklık devresinin süresi ve iklim tipi bakımından daha çok Marmara Bölgesi'ne yakınlık gösterir. Bitki örtüsü bakımından diğer üç bölgenin de özelliklerini taşıyan Kütahya ilinde jeomorfolojik karakter olarak, İç Anadolu karakteri hâkimdir. Buna karşılık toprakların dağılşı bakımından İç Anadolu'dan ayrılır ve Ege ile Marmara bölgelerine yakınlık gösterir. İrtifa kuşakları itibarıyla İç Anadolu Bölgesi ile olan münasebeti, İç Anadolu'nun hububat ziraati ve ekstansif hayvancılık karakterinin bu sahaya aksetmesini icap ettirir. Ancak bölgede toprakların işletme bakımından bölünüşü, İç Anadolu'dan farklıdır ve bu bakımdan saha daha çok Ege Bölgesi'ne benzer. Nihayet Kütahya Ovası ve çevresi ziraî nüfus çoğunluğu bakımından Asıl Ege Bölümü'ne, mesken şekilleri itibarıyla daha çok Ege ve Marmara Bölgeleri'ne yaklaşır. Yerleşme coğrafyası bakımından ise sahada İç Anadolu karakteri hâkimdir.

Kütahya ve çevresine bu farklı özellikleri, coğrafî mevkiî vermektedir. Sahip bulunduğu değişik fizikî ve beşerî şartlar, Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgeleri arasında yer alan bu bölgeye ayrı bir coğrafi ünite karakterini kazandırmıştır. İçinde bulunduğu İç Batı Anadolu Bölümü gibi, sahaya şahsiyetini kazandıran bu değişik özelliklerdir. İç Batı Anadolu Bölümü'nün bir parçası olan Kütahya ve çevresi, kendisine bu farklı özellikleri kazandıran coğrafî mevkiî dolayısıyla, aynı zamanda stratejik bir mahiyete haizdir. Zira Kütahya, Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri'ne hâkim durumda olan İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alır. Bu eşik, diğer üç bölgeden gelen tabiî yolların birleştiği, diğer bir ifadeyle bu bölgelere giden yolların tevzi olunduğu bir yerdir. İç Batı Anadolu eşiği, Anadolu üzerinde kurulacak bir hakimiyette veya Anadolu'nun müdafaasında tarih boyunca stratejik önemini daima muhafaza etmiştir.

İklim

Kütahya ve çevresinin iklimi Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri arasında bir geçiş tipidir. Diğer bir ifadeyle iklim bakımından her üç bölgenin de özelliklerini taşır. Sıcaklık şartları daha çok İç Anadolu'yu andırmakla beraber, İç Anadolu Bölgesinde hâkim olan step ikliminin dışında kalır ve Ege ile Marmara Bölgesi gibi, kurak iklimlerle nemli iklimler arasındaki geçiş iklimi tipine girer.

Sıcaklığın dağılışı: Kütahya ve çevresinin kış mevsiminde en az soğuyan yerleri, yükseltisi 1000 m. nin altında olan Kütahya, KöprüörenTavşanlı ve Aslanapa Ovaları'dır. Dağlık sahaların kuzey yamaçlarında sıcaklığın düşüşü, güney yamaçlara nispetle daha serindir. Kütahya Ovası ile Aslanapa Ovası arasında yer alan dağların güney yamaçlarından Aslanapa Ovası'na inişte sıcaklıkta bir artış görülür. Bu iki ova arasındaki Yellice, Bakırdağ ve Gümüşdağı bir alçak sıcaklık adacığı durumundadır.

Kütahya ve çevresinde sıcaklığın dağılışında dikey yönde görülen farklılık, kendinin sahanın doğusu ile batısı arasında da hissettirir. Emet dolaylarında sıcaklık artışı görülür. Aynı yükseltilerde sahanın doğusu ile batısı arasındaki farklı ısınma, bölgenin coğrafî mevkisinin bir neticesidir. Doğudan İç Anadolu'ya açık oluş, kış mevsiminde buraları İç Anadolu'nun karasal tesiri altına sokar. Bölgenin batı kesiminin kışın daha az soğuması ise, Marmara ve Ege denizlerine açık vadiler boyunca deniz tesirinin buralara kadar sokulmasının bir neticesidir.

Yaz mevsiminde Kütahya Ovası ve çevresinin en fazla ısınan yerleri Tavşanlı Ovası ile Porsuk vadisidir. Yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar bölgeye kuzeydoğudan Porsuk kanalıyla İç Anadolu tesirinin, kuzeybatıdan ise Kirmasti ve Adırnaz Vadileri yoluyla Ege ve Marmara tesirinin sokulmasıyla ilgilidir. Buna karşılık gerek İç Anadolu gerek Ege ve Marmara bölgelerinin tesir sahası dışında kalan Kütahya ve Köprüören Ovaları'yla bunları çevreleyen yaylaların 1000–1250 m. yükseltiye kadar olan kesimleri yazın biraz daha az ısınırlar. Anlaşılacağı üzere Kütahya ve çevresinin kışın en az soğuyan, yazın da en çok ısınan kesimleri ovalık sahalarla, bunları çevreleyen alçak yaylalardır.

Yağışın dağılışı: Kütahya ve çevresinde her taraf aynı şekilde yağış almaz. Yağışın farklı dağılışı üzerinde en büyük rolü yükselti oynar. Bölgenin en yağışlı kısımları, Kütahya'nın güneyinde uzanan Gümüşdağı, Yellice Dağı kuzeyde Yeşildağ ve batıda Türkmen Dağı'dır. Dağlık kısımlardan eteklere doğru yağış tedricen azalır. Yellice ve Gümüşdağı'nın güney eteklerinde yağıştaki azalma, kuzey eteğe nispetle daha fazladır. Bölgenin en az yağış alan yerleri olarak, alçak yaylalar kesimiyle ovalık sahaları dikkati çeker. Köprüören'den batıya doğru gidildikçe yağışlarda yine bir azalma görülür. Batı istikametinde yağıştaki bu azalma kısmen Tavşanlı ile Kütahya arasındaki yükselti farkından (Kütahya: 950, Tavşanlı: 850 m.) kısmen de Kütahya'nın gerisinde yükselen dağlık kütleden ileri gelir. Bu dağlık kütle Kütahya için bir yağmur duvarı teşkil eder. Tavşanlı'nın etrafı Kütahya'ya nispetle daha açıktır.

Bölgede en yağışlı ay Aralık, en kurak ay Ağustos'tur. Ağustos'tan itibaren yağışlar artmaya başlar ve en yüksek seviyeye Aralık-Ocak aylarında ulaşır. Mevsimlik yağışlar içinde en büyük paya %39 ile kış ayları sahiptir. İlkbahar yağışlarının oranı %29, Sonbahar yağışlarının ise %19'dur. En kurak mevsim yazdır. Bununla beraber %13'e varan yaz yağışları oranı bölgede yaz kuraklığının hafiflemiş olduğunu aksettirir. Bölgede yağışlar umumiyetle sağanak karakterinde değildir. Sağanak yağışlarının, bütün yağışlara oranı %3'ü bulmaz. Kar yağışlı günlerin yıllık ortalama sayısı 19 gündür. Kar en fazla Ocak, Şubat ve Mart aylarında yağar. Kışın sahanın karasal şartların tesirinde kalması dolayısıyla, kar kolay ortadan kalkmaz ve yılın ortalama 31 günü karla örtülü geçer.

Rüzgâr durumu: Kütahya Ovası ve çevresinde hâkim rüzgârlar kuzey kesimde (kuzey, kuzeydoğu, kuzeybatı) toplanmıştır. Bu kesimden esen rüzgârlar, bütün yönlerden esen rüzgârların yıl içinde %52'sini, ilkbaharda %51'ini, yazın %72'sini, sonbaharda %47'sini teşkil ederler. Bu husus, Türkiye'nin bütününü tesiri altında bulunduran yüksek ve alçak basınç merkezlerinin durumuyla ilgilidir. Türkiye senenin büyük bir kısmında, bilhassa yaz mevsiminde sahası genişlemiş ve Balkanlar'a kadar sokulmuş olan subtropikal yüksek basınç sahası ile, Basra Körfezi üzerinde teşekkül etmiş ve zaman zaman Anadolu içlerine kadar bir oluk şeklinde sokulan alçak basınç sahasının tesiri altındadır. Kışın ise basınç merkezlerinin durumu değişir. Bu mevsimde rüzgâr rejimini tayin eden Arabistan ve Afrika üzerindeki yüksek basınç sahaları ile Orta Avrupa üzerinden Karadeniz'e doğru seyreden gezici alçak basınçlardır. Kütahya Ovası ve çevresi de kışın bu sistem içine girdiğinden, kış mevsiminde bölgede güney yönlü rüzgârlar hakim duruma geçer.

Bölgede rüzgâr hızları şiddetli değildir. Kuzey kesimden esen rüzgârlar çoğunlukla hafif rüzgârlardır. Kütahya'da yaz ve bilhassa sonbahar rüzgâr bakımından sâkin geçer.

Yüzey şekilleri

İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan bu bölgenin yüzey şekilleri bakımından bariz karakterini, üzerinde bir takım dağ ve tepe dizilerinin yer aldığı muhtelif yükseltilerdeki yaylalar ile bunlar içinde gelişmiş ovalar teşkil eder. Gerek dağ ve tepe dizileri, gerek çukur sahalar, eşiğin umumi gidişine uygun olarak kuzeybatı-güneydoğu istikametinde uzanırlar. Kütahya yaylalarında farklı yükseltilerde iki kademe ayırt edilir. Bunlardan alçak yaylalar 1000-1250 metrelere, yüksek yaylalar ise 1250-1450 metrelere tekabül eder. Eşik üzerindeki başlıca dağ ve tepe dizileri, Kütahya Ovası'nın hemen güneyinde yarı kristalize kalker ve metamorfik şistlerden müteşekkil Yellice Dağı (1764 m.) ve Gümüşdağı (1901 m.); kuzeyinde serpantinlerden meydana gelmiş Yeşildağ (1533 m.); bölgenin batısında kısmen yarı kristalize kalker, mermer ve kısmen de volkanik elemanlardan müteşekkil Türkmen Dağı (1829 m.) güneyinde Murat Dağı (2312), Şaphane Dağı (2121 m.) ve batısında Eğrigöz Dağı (2181 m.) ve bunların uzantılarındaki tepelerdir. Alüvyonlarla kaplı Kütahya, Köprüören, Tavşanlı, Altıntaş, Aslanapa, Gediz, Simav ve Örencik Ovaları eşiğin alçak kısımlarını teşkil ederler. Gerek dağ ve tepe dizileri gerek çukur sahalar eşik üzerinde az yer tutarlar. Eşik büyük kısmıyla neojen yaylalarından müteşekkildir. Kütahya yaylaları Porsuk Nehri ve tâbileri ile Kocasu tarafından derince parçalanmıştır. Yaylanın yüzeyi ile Porsuk Nehri'nin tabanı arasında 100–150 m.lik seviye farkı vardır.

Kütahya Ovası deniz seviyesinden ortalama olarak 930 m. yükseklitktedir. Kuzeybatı ucu ile güneydoğu ucu arasındaki uzunluğu 25 km.dir. Bu istikamette ova, yer yer daralır ve genişler. Ovanın en fazla genişlediği yer Kütahya şehrinin kurulduğu yayla kenarı ile Porsuk Nehri'nin ovayı terk ettiği yer arasındadır. Burada ovanın genişliği 5,5 km. kadardır. İkizhöyük-Siner mahalleleri arasında genişlik 1 km.ye iner. Güneydoğuya doğru ova yeniden genişler ve Alayunt ile Ağaçköy arasında 3 km.yi bulur. 93 km2'lik bir saha kaplayan ova, bir taban seviyesi ovası olup eski ve yeni alüvyonlardan meydana gelmiştir. Eski alüvyonlar daha çok ovanın kuzeybatı ucunda bulunurlar. Felent Çayı eski alüvyonları parçalamış ve kenarlarında yüksekliği yer yer 50m.yi bulan taraçalar[41] halinde kalmasına sebep olmuştur. Ovanın büyük kısmı ise yeni alüvyonlarla kaplıdır. Daha çok kum ve çakıllardan meydana gelen yeni alüvyonlar kenarda 5 m. orta kısımlarda ise 40 m. kalınlığa sahiptir. Kütahya Ovası'nın suları Porsuk ve tâbileri tarafından akıtılır. Porsuk'un kuzeybatıdan gelen kolu olan Felent Çayı, ovanın batı tarısını kabaca doğu-batı istikametinde kateder. Fenet Çayı, Enne ve Civli mahalleleri arasonda dar bir boğaz arasında akmakta ve Civli'den itibaren vadisini genişleterek ovaya girmektedir. Ovanın doğu yarısını ise Porsuk kuzeybatı-güneydoğu istikametinde kateder. Porsuk ovaya güneydoğudan dar bir boğaz içinde girer ve kuzeyde yine dar bir boğazla terk eder.

Kütahya Ovası batısındaki Yoncalı çukurluğundan hafif tepelik bir eşik ile ayrılır. Yoncalı çukurluğunun orta kısmında kuzey-güney yönünde uzanan kırık hattı boyunca yer yer sıcak çamur ve sıcak su kaynakları mevcuttur. Yoncalı ılıcası burada kurulmuştur. Yoncalı çukurluğu dar bir eşikle Köprüören çukurluğuna bağlanır. Deniz seviyesinden 1000 m. yüksekliğindeki Köprüören çukurluğu Felent Çayı'nca katedilir; bu çukurluğun kuzeyinde Kükürt, Ağızören ve Gümüşgölcük çukurları sıralanır. Köprüören alçak sahasından daha batıdaki Tavşanlı Ovası'na, volkanik tüflerin teşkil ettiği bir eşik aşılarak geçilir. Köprüören ve Kütahya Ovaları'ndan daha alçakta bulunan Tavşanlı Ovası'nın deniz seviyesinden yüksekliği 840 m. civarındadır.

Kütahya Ovası'nın güney kenarı, kuzey kenara oranla daha dik oluşu ile dikkati çeker. Ovadan kuzeydeki yaylalara tatlı bir eğimle geçildiği halde, güney kenarın bir kırık hattına tekabül etmesi sebebiyle, bu geçiş dik meyilledir. Ova tabanı ile yayla yüzeyi arasındaki fark güneyde 400–500 m. kuzeyde ise 200–250 m.dir. Kütahya Ovası'nın güney çerçevesi, kuzeye oranla dağların daha geniş yer kaplaması ile dikkati çeker. Güney çerçeveye dağlık vasfını kazandıran Gümüşdağ ve Yellice Dağı, Demirciören-Kütahya kırık hattı sebebiyle ovadan, arada dar bir yayl düzlüğü bırakarak, birden yükselirler ve kabaca kuzeybatı-güneydoğu istikametinde uzanırlar. Bu iki dağ kütlesi, Kütahya şehrinin güneybatısına tekabül eden esimde, eski Kütahya-Gediz yolunun geçtiği bir boyun noktası ile birbirinden ayrılırlar.

Yellice Dağı'nın kuzey mailesinde, ova ile dağ arasında dar bir sahada görülen yayla sathı, güney mailede daha geniş sahalar kaplar. Dağın güney eteklerinden başlayan yaylalar Aslanapa Ovası'na nkadar devam eder. Porsuk ve kolları tarafından oldukça derin bir şekilde parçalanmış olan bu yaylalar üzerinde kalkerlerden meydana gelmiş münferit tepeler yer alır.

Akarsular

Kütahya ve çevresi akarsu havzaları bakımından Marmara, Karadeniz ve Ege'ye bağlıdır. Bölgede dışa akışı olmayan yer yoktur. Sahanın suları Kirmasti, Kocasu (Adırnaz) ve Simav ve Emet suları Marmara Bölgesi'ne (Simav Çayı Sındırgı Çaygören Barajı'na, Emet Çayı Mustafakemalpaşa Çayı vasıtasıyla Uluabat Gölü'ne dökülür), Porsuk Çayı Sakarya Nehri vasıtasıyla Karadeniz'e, Gediz Nehri de Ege Denizi'ne dökülür. Akarsular içinde en büyük pay Porsuk Çayı'na aittir. Porsuk çayı ve kolları bu bölgenin yaklaşık olarak üçte ikisinin sularını boşaltır.

Bölgedeki akarasular umumiyetle kısa boylu akarsulardır. Bölgeye girdiği nokta ile terk ettiği nokta arasında yaklaşık 70 km. uzunluğa sahip olan Porsuk Çayı ve Kocasu haricinde, sahanın en uzun akarsuyu Felent Çayı'dır.

Akarsularda akımın en yüksek olduğu ay Mart, en az olduğu ay da Ağustos'tur. Bölgede akım üzerinde etkin olan yağışlardan çok sıcaklıktır. Zira akımın azamiye ulaştığı Mart ayı, bölgede yağışların Aralık ayından Nisan'a kadar devamlı bir alçalma gösterdiği devre içinde kalır. Mart ayında akımı artıran yağışlardan ziyade, sıcaklığın artmasına bağlı olarak karların erimesidir. Ağustos'taki akımın düşüklüğü ise, Ağustos'un en sıcak ay olması dolayısıyla, buharlaşmanın fazlalığı ve en kurak ay olması ile ilgilidir. Akarsuların beslenmesinde yer altı suyu da rol oynar.

Toprak çeşitleri

Kütahya ve çevresi, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi orman toprakları, kahverengi topraklar, kestane rengi topraklar, rendzina toprakları ve alüvyal topraklar gibi çeşitli toprak tiplerine sahiptir. Bunlar içinde en yaygın olanı, bölge topraklarının üçte ikisini teşkil eden kahverengi orman topraklarıdır. Bu toprak tipi daha ziyade serin ve orta derecede nemli olan orman sahalarının topraklarıdır. Bölge, büyük kısmıyla böyle bir iklimin karakterlerini taşır.

Bitki örtüsü

Kütahya ili bitki örtüsü bakımında Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri'nin özelliklerini taşır. Bölgenin hâkim bitki topluluğu kuru ormanlar olmasına rağmen, Marmara yoluyla Karadeniz'in nemli tesirine açık kesimlerinde, bilhassa dağlık kesimlerin uzey mailelerinde[46] ve vadi içlerinde yarı nemli bir bitki topluluğu; Ege ve Marmara yoluyla Akdeniz tesirinin sokulduğu kesimlerinde ve bu yerlerin bilhassa mahfuz vadi yamaçlarında Akdeniz birki örtüsünün bazı elemanları yer alır. Nihayet bölgenin hâkim bitki topluluğu olan kuru ormanları, İç Anadolu'nun step sahası dışında kalan yerlerinin kuru ormanları ile büyük bir benzerlik gösterir. Kütahya ili bitki örtüsünün bu çeşitliliği, birinci derecede iklimle ilgilidir. Zira bölge Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde hüküm süren iklimlerin birbiri içine girdiği bir sahaya tekabül eder. Bununla beraber bazı kesimlerin bitki örtüsünü, birinci derecede toprak şartları tayin etmiştir. Örneğin orman örtüsünden mahrum olan Köprüören kuzeyindeki alçak yaylalar sahası, iklimden ziyade toprak şartlarının yarattığı bir step görünüşündedir.

Kütahya ilinin bitki ötüsünü, yarı nemli ormanlar sahası, kuru ormanlar sahası, Akdeniz maki elemanlarının sokulduğu kesimler ve toprak şartlarının yarattığı step sahası olarak gruplandırmak mümkündür. Bitki örtüsünü kuru ormanların teşkil ettiği yerler, dağlık kütlelerin 1500–1600 m. den yüksekteki kısımları haricinde, bölgenin bitki örtüsüyle kaplı yerlerinin hemen tamamında yaygındırlar. Buraları büyük kısmıyla Kütahya'nın yüksek yaylalar kesimine tekabül eder. Kuru ormanların hâkim ağaç cinslerini karaçam, meşe türleri (saçlı meşemazı meşesi, Lübnan Meşesi) ve ardıç türleri meydana getirir.

Yıllık yağış tutarı 600–800 mm.ler, Temmuz sıcaklıkları 17-19 derece arasında değişen yüksek yaylalar sahasında hüküm süren iklim şartlarına iyi intibak etmiş olan karaçam, kuru ormanların en yaygın elemanıdır. Kış sıcaklıkları, bu ağaç türünün yetişemeyeceği düşük değerlere erişemez. Bu sahaların hâkim toprak tipini de kahverengi orman toprakları teşkil eder.

Karaçam ormanları, bilhassa Yellice ve Gümüşdağı kütlelerini çevreleyen yüksek yaylalar üzerinde kesintisiz olarak devam ederler ve doğudaki yaylaları kaplayan aynı mahiyetteki ormanlarla birleşirler. Bölgenin kuzeyindeki Yeşildağ kütlesi ve eteğindeki yaylalar ve tepelik sahalar da karaçam ormanları ile kaplıdır. Bu ormanların alt katını ardıç çalılıkları teşkil eder. Doğudaki yüksek yaylalarda karaçam ormanları, araya sapsız meşelerin girmesiyle karışık orman karakterini kazanır.

Köprüören ve Kütahya ovaları ile Yeşildağ kütlesi güneyindeki tepelik saha arasında kalan yaylalar, bugün bitki örtüsünden tamamen mahrumdur. Ancak sahaya bu görünümü kazandıran iklim şartları değildir. Köy yoğunluğunun fazla olduğu bu sahada, bitki örtüsünün geniş ölçüde ortadan kaldırılmış olduğu muhakkaktır. Bununla beraber buranın step görünümünü kazanmasında zemini kaplayan kahverengi toprakların rolü de büyüktür.

 

Yemekler

Kütahya'nın yemek kültürünün temelini buğday ürünleri, hamurlular ve süt ürünleri oluşturur.[36]

Börek ve mantılar

Tereyağlı-yoğurtlu cimcik, kıymalı sini mantısı, tereyağlı-yoğurtlu kaçamak, bazlama, tereyağlı peynirli cevizli belirgat, haşhaşlı gözleme, suda haşlama mantı, mercimekli mantı, kulak aşı, mercimekli tosunum, tepside haşhaşlı katmer, kıymalı-peynirli-ıspanaklı şibit, sodalı hamursuz, Kütahya höşmerimi, şibitli tavuk tiridi, papatesli dolamber böreği, namaz lokması, Gökçimen hamursuzu, hamursuz, tahinli çörek, kıymalı su böreği, sarma hamur dolması, cevizli gelin çöreği.

Çorbalar

Sıkıcık, miyane, oğmaç, yoğurt çevirme çorbası (düğün çorbası), kızılcık tarhanası, tutmaç, tarhana, tekke, çene çarpan ve paça çorbası.

Dolmalar ve sarmalar

Ilıbada (labada) dolması, etli yaprak sarma, zeytinyağlı soğan dolması, etli lahana sarması.

Et yemekleri

Göveç (güveç), Kütahya usulü kavurma, küp eti, kuzu kaburga kebabı.

Tatlılar

Hekmane erik hoşafı, güllaç, kaymak baklavası, Kütahya usulü höşmerim, pelûze, pestil, çekme helva, yufka tatlısı, su muhallebisi, gelincik şurubu (şerbeti).[37]

 

 

Vikipedi

 

 

Kütahya’da Gezilecek Yerler

 

 

Kütahya Banner Görseli

Kütahya, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli yerlerinden biri olmuştur. Bu sebeple Türkiye kültürü ve tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Günümüzde kültürel zenginlikleri sebebiyle turizm için değerli şehirlerden biri olan Kütahya, özellikle seramik ile bütünleşmiş bir şehir olarak değerlendirilir. Şehrin her yerinde seramik ustalarının ellerinden çıkan eserlere ve çini sanatının inceliklerine rastlamak mümkündür. Bununla birlikte şehirde mutlaka gezilmesi gereken pek çok yer olduğunu da söylemek gerekir.

Kütahya’ya ulaşmak için karayolu, havayolu veya demiryolu kullanılabilir. Kendi aracınızla ya da pek çok şehirden direkt olarak gerçekleşen otobüs seferleriyle şehre ulaşabilirsiniz. Eğer hava yoluyla şehre ulaşmak istiyorsanız Zafer Havalimanı’nı kullanmalısınız. Bununla birlikte demiryolu ile de Kütahya’ya ulaşım sağlayabilirsiniz.

Ege Bölgesinde yer alan Kütahya, termal kaynakları ve doğal güzellikleri sebebiyle dört mevsim boyunca ziyaret edilen şehirlerden biridir. Eğer şehri kültürel açıdan değerlendirmek ve turistik yerleri incelemek istiyorsanız ilkbahar ve yaz aylarında ziyaret edebilirsiniz. Ancak ziyaretinizi termal otellerde konaklayarak ve termal suyun faydalarından yararlanarak geçirmek istiyorsanız seyahat planlamanızı sonbahar ve kış ayları için yapmanızı öneriyoruz. Bunun yanı sıraKütahya otelleride seyahatinizi iyi bir noktaya taşıyacaktır.

Kütahya’da gezilecek yerler:

  1. Aizonai Antik Kenti
  2. Mızık Çamı
  3. Çinili Camii
  4. Frigya Vadileri
  5. Çini Müzesi
  6. Kütahya Kalesi
  7. Dumlupınar Şehitliği
  8. Gölcük Yaylası Krater Gölü
  9. Lajos Kossuth Müzesi
  10. Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konakları

1.Aizonai Antik Kenti

Çavdarhisar ilçesinde yer alan Aizonai Antik Kenti, Roma döneminin mimari izlerini taşıyan yerleşim yerlerinden biridir. İçerisinde Zeus Tapınağı ve tiyatro alanı gibi pek çok önemli yer bulunur. Tarihçilerin büyük bir çoğunluğu Aizonai Antik Kenti’ni 2. Efes olarak adlandırır.

Büyük ölçüde korunmuş olsa da bazı bozulmalar yaşayan Aizonai Antik Kenti, 80 bin kişiye ev sahipliği yaptığı tahmin edilen büyük bir alana kurulmuştur. 13 bin kişilik stadyum ve 20 bin civarında kapasiteye sahip tiyatrosu ile Aizonai Antik Kenti, tarihi açıdan Kütahya’nın en önemli yerlerinden biridir. Aizonai Antik Kenti şehir merkezine 58 km uzaklıkta bulunur. İlçeye giden halk otobüsleri aracılığıyla ulaşım sağlamak mümkündür.

2.Mızık Çamı

Mızık Çamı Kütahya’da gezilecek yerler arasında bulunuyor. Osmanlı dönemi boyunca anıt ağaç olarak yıllar boyunca koruma altında tutulan Mızık Çamı, geçmişten gelen bir miras olarak değerlendiriliyor. Osmanlı döneminde olduğu gibi hala koruma altında tutulan Mızık Çamı, kendine ait çeşitli efsaneleri ile ziyaretçilerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Tarihinin Osman Gazi’nin bebeklik dönemlerine de uzandığı tahmin edilen Mızık Çamı, Hayme Ana’nın ağacın dallarına salıncak kurarak henüz bebek olan Osman Gazi’yi uyuttuğuna inanılan ağaçtır. Resmi olarak anıt ağaç statüsünde yer alan Mızık Çamı, Kütahya’da tarihi açıdan dikkat çekici yerlerden biridir.

”Mızık Çayıkonum için tıklayın”

3.Çinili Camii

Çinili Camii şehrin en özel camilerinden biridir. İl merkezinde konumlandığı için rahatlıkla ziyaret edilebilecek bir lokasyonda yer alan Çinili Camii, süslemelerinde ağırlıklı olarak Orta Asya Türk mimarisinin esintilerine yer veren yapılardan biridir.

Çinili Camii’nin dış bölümünde tamamen mavi Kütahya çinileri kullanılmıştır. Bu özelliği ile özgün bir cami olduğunu söylemek mümkündür.

1973 yılında ressam Ahmet Yakupoğlu’nun projesi ile hayata geçirilen Çinili Camii hem tarihsel kimliği hem de estetik yapısı ile ön plana çıkar. Namaz saatleri dışında da gezilebilecek bir yapı olan Çinili Camii, şehir merkezine en yakın tarihi yapılardan biridir.

4.Frigya Vadileri

Frigya Vadileri

Frigya Vadileri

Türkiye’nin macera dolu rotalarıarasında bulunan ve ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunan Frigya Vadileri Kütahya ile beraber Eskişehir ve Afyon gibi şehirlerin sınırlarına kadar uzanan büyük bir bölgedir. Volkanik tüflerin yarattığı bu yapı kayaların özel olarak oyulması neticesinde mimari bir model haline gelmiştir.

Frig döneminden bugüne dek uzanan kaya anıtlarda üçgen alınlıklar ve zengin süslemeler bulunur. Süsleme detayları Frig uygarlığının sosyal ve dini ritüelleri ile ilgili pek çok bilgiyi edinmeye yardımcıdır. Şehir merkezinden toplu taşıma araçları ya da şahsi aracınız ile ulaşabileceğiniz Frigya Vadileri dört mevsim boyunca ziyaret edilebilir.

5.Çini Müzesi

Çini Müzesi

Çini Müzesi

Kütahya’ya ait en önemli sembollerden biri çini sanatıdır. Çarşı içerisinde dolaştığınızda çini sanatının inceliklerini yansıtan pek çok hediyelik eşya ile karşılaşmanız mümkündür. Kütahya’da yer alan Çini Müzesi ise bu sanatı daha yakından incelemek isteyenler tarafından ziyaret edilmesi gereken kültürel bir alandır.

Çini Müzesi’nin en önemli özelliği bu alanda açılmış ilk ve tek müze olmasıdır. Resmi açılışının 1999 yılında yapıldığı Çini Müzesi çok sayıda vazoya, ev eşyasına, pano ve tabağa ev sahipliği yapar. Müze içerisinde sergilenen eserlerin bir kısmı Kütahya’da bir kısmı ise İznik’te üretilmiştir. Müzeye ev sahipliği yapan bina ise 1411 yılında Yakup Çelebi tarafından inşa edilmiştir.

Pazartesi hariç haftanın her günü 09.00 ile 17.00 saatleri arasında müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Giriş için 7 TL ücret ödemeniz gerekiyor.

6.Kütahya Kalesi

Kütahya Kalesi şehrin sembolik yapılarından biridir. Hisar Tepesi’nde yer alan Kütahya Kalesi, şehrin kurulduğu ilk yerde konumlandığı için de dikkat çekicidir. Kütahya Kalesi’nin hangi yıl inşa edildiği tam olarak bilinmese de 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin ediliyor. Sonraki dönemlerde ise hem Osmanlılar hem de Selçuklular tarafından kullanılan Kütahya Kalesi, kullanıldığı her dönem kapsamlı restorasyon çalışmalarına tabi tutulmuştur.

Kütahya Kalesi’nin inşaatında burç kısımlarında özel moloz kesme taşlar kullanılmıştır. İç, aşağı ve yukarı olmak üzere 3 ayrı bölümden oluşan Kütahya Kalesi, kırmızıya yakın bir renge sahip, devasa bir kayanın üzerinde konumlanır. Kaleye ulaşmak için merkezden kalkan toplu taşıma araçlarını ya da şahsi aracınızı kullanabilirsiniz.

”Kütahya Kalesikonum için tıklayın”

7.Dumlupınar Şehitliği

Dumlupınar Şehitliği

Dumlupınar Şehitliği

Dumlupınar Şehitliği yakın tarihimiz için en önemli yerlerden biridir. 26 Ağustos 1922 tarihinde Afyonkarahisar’da başlayan mücadelenin en önemli duraklarından biri Dumlupınar olmuştur. Başkomutan Meydan Muharebesi aynı yılın 30 Ağustos tarihinde günümüzde Dumlupınar Şehitliği olan yerde ilan edilmiştir.

Dumlupınar Şehitliği Kurtuluş Savaşı’nda ülkeyi korumak adına can veren şehitlerin anılarını yaşatmak için 30 Ağustos 1972 yılında ziyarete açılmıştır. İçerisinde Üç Komutan Anıtı, Milisler Anıtı, Mehmetçik Anıtı, Namazgah ve Kurtuluş Parkı gibi farklı bölümler bulunuyor. Dumlupınar Şehitliği içerisinde Dumlupınar Müzesi de yer alıyor. Şehir merkezine yakın konumda bulunan Dumlupınar Şehitliği’ne ulaşmak için toplu taşıma araçlarını ya da şahsi aracınızı kullanabilirsiniz. Dumlupınar Şehitliği yılın dört mevsimi şehrin en kalabalık yerlerinden biri oluyor.

”Dumlupınar Şehitliğikonum için tıklayın”

8.Gölcük Yaylası Krater Gölü

Simav ilçesine bağlı olan Gölcük Yaylası Krater Gölü, Kütahya’nın doğal güzelliklerinden biridir. Şehrin yorucu kalabalığından uzakta, doğa ile iç içe keyifli bir gün geçirmek için ziyaret edebileceğiniz Gölcük Yaylası Krater Gölü hem turistler hem de yerel halk tarafından ilgi görür.

Söğüt Köyü sınırları içerisinde bulunan Gölcük Yaylası Krater Gölü muhteşem bir doğaya ve tertemiz bir havaya sahiptir. Huzurlu ambiyansı sayesinde sık sık ziyaret edilir. Rakımı 1450 olan Gölcük Yaylası Krater Gölü’ne giriş için ücret ödemeniz gerekir. Gölcük Yaylası Krater Gölü’ne giriş yaparken görevliler sizlere içeride yeme içme ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra meydana gelen çöplerinizi atmanız için bir çöp torbası verir. Bu durum Gölcük Yaylası Krater Gölü’nü titizlikle korumanın sürdürülebilir olması için yapılan uygulamalardan biridir.

”Gölcük Yaylası Krater Gölükonum için tıklayın”

9.Lajos Kossuth Müzesi

Yerli ve yabancı ziyaretçilerin Kütahya seyahatleri esnasında yoğun bir ilgi gösterdikleri Lajos Kossuth Müzesi, Macar Sokak’ta yer alıyor. 18 yüzyıldan bugüne dek taşınmış özel bir Türk evinin ev sahipliği yaptığı Lajos Kossuth Müzesi, ismini 19. yüzyılda yaşamış ve Macar Özgürlük Savaşı için mücadele etmiş liderlerden biri olan Lajos Kossuth’tan alıyor.

Lajos Kossuth’un iki sene boyunca günümüzde müze olarak kullanılan evde ikamet ettiği biliniyor. Bununla birlikte Macaristan anayasa tasarısının da günümüzde müze olarak kullanılan bu evde kaleme aldığı biliniyor. Liderin ölümü sonrası anılarını yaşatmak amacıyla müze fikrinin ortaya atılması ile hayata geçirilen Lajos Kossuth Müzesi’ni ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Müze yalnızca pazartesi günleri kapalıdır. Geri kalan bütün günlerde 08.30 ile 17.30 arası ziyaret edilebilir.

”Lajos Kossuth Müzesikonum için tıklayın”

10.Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konakları

Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konakları 19. yüzyıl sivil mimarinin en başarılı örnekleri arasında yer alıyor. Aslına uygun olarak yaşatılan ve koruma altında olan Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konakları kendilerine özgü 2 ve 3 katlı mimarileri, geniş saçakları, pencere düzenleri ve ahşap payandalı çıkmaları ile mimari açıdan dikkat çekiyor.

Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konakları etrafında yeme içme ihtiyacınızı karşılayacağınız kafe ve restoranlar da bulunuyor.Kütahya’nın meşhur yemeklerikonusunda sizlere deneyimler yaşatacak restoran ve kafeler eğlenceli bir seyahat gerçekleştirmenizi sağlıyor.

”Tarihi Kütahya Evleri ve Germiyan Konaklarıkonum için tıklayın”

11.Dumlupınar İlk Hedef Anıtı

26 ile 30 Ağustos 1922 tarihleri arasında gerçekleşen Başkomutan Meydan Muharebesi savaşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli olmuştur. Tarihin akışını değiştiren bir savaş olarak değerlendirilen Başkomutan Meydan Muharebesi Afyonkarahisar, Kocatepe’de başlamış; 30 Ağustos’ta Dumlupınar hattında Türk ordularının gösterdiği olağanüstü cesaret sayesinde büyük bir zaferle sonuçlanmıştır. Bu savaşta binlerce asker şehit olmuştur.

Ülkeyi korumak adına şehit olan binlerce askerin hatıralarını yaşatmak için dizayn edilen Dumlupınar İlk Hedef Anıtı, yakın tarihi daha yakından tanımak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir anıttır. Şehir merkezinden kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz ve her gün ziyaret edebileceğiniz Dumlupınar İlk Hedef Anıtı, kültür ve tarih turizmi adına en önemli yerlerden biridir.

”Dumlupınar İlk Hedef Anıtıkonum için tıklayın”

12.Kütahya Arkeoloji Müzesi

Kütahya Arkeoloji Müzesi şehrin en popüler müzelerinden biridir. Şehir merkezinde, Ulu Cami’nin yakınlarında konumlanan Kütahya Arkeoloji Müzesi’nin binası 1314 yılında Umur Bin Savcı tarafından inşa edilmiştir.

İnşa edildiği dönemlerde uzun yıllar boyunca medrese olarak kullanılan Kütahya Arkeoloji Müzesi binası, günümüzde şehrin en önemli müzelerinden biri olarak aktif bir rol oynar. Müzenin pek çok noktasında Selçuklu sanatından izlere rastlayabilirsiniz.

1965 senesinde resmi açılışı gerçekleşen Kütahya Arkeoloji Müzesi Hitit, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine dair sayısız eserin sergilendiği bir koleksiyona sahiptir. Kütahya Arkeoloji Müzesi’nin en dikkat çekici eseri ise Amazon Lahdidir.

Müzeyi haftanın her günü 08.30 ile 17.30 arasında ziyaret edebilirsiniz. Giriş için ücret ödemeniz gerekmiyor.

Kütahya Arkeoloji Müzesikonum için tıklayın”

13.Atatürk Karargah Evi

Atatürk Karargah Evi yakın tarih için önemli bir yere sahiptir. Kurtuluş Savaşı döneminde aktif olarak kullanılan Atatürk Karargah Evi, ulu önder Atatürk’ün zorlu senelerde karargah amacıyla kullandığı binadır. Türk tarihi için oldukça önemli bir yere sahip olan bu bina 2003 senesinde çeşitli çalışmalar sonrasında ziyaret edilen bir yapıya dönüştürülmüştür. 30 Ağustos 2003 tarihinde resmi açılışı yapılan ve ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan Atatürk Karargah Evi Dumlupınar ilçesindeki Bigalı Köyü’nde konumlanıyor.

Şehir merkezinden köye giden otobüsler aracılığıyla ulaşabileceğiniz Atatürk Karargah Evi, yakın tarihe dair incelemeler yapmak isteyenlerin ziyaret ettikleri bir yapıdır. Ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

”Atatürk Karargah Evikonum için tıklayın”

14.Kuruçay Göleti

Kuruçay Göleti aileler ya da kalabalık arkadaş grupları için ideal olan turistik lokasyonlardan biridir. Şehir merkezine yakın konumda bulunduğu için sıklıkla ziyaret edilir. Gölet etrafında mesire alanları ve iyi düzenlenmiş yürüyüş parkurları bulunur.

Kütahya’nın 4 mevsim boyunca ziyaret edilen bir şehir olduğunu söylemek mümkündür. Şehir kalabalığından uzaklaşmak, kafa dinlemek ve keyifli atmosferde piknik yapmak gibi bir sebepler dolayısıyla Kuruçay Göletini ziyaret edebilirsiniz. Merkezden kalkan toplu taşıma araçları ya da şahsi aracınız ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

15.Evliya Çelebi Kültür Sanat Evi

Evliya Çelebi Kültür Sanat Evi Dünyaca ünlü ve Kütahya doğumlu olan seyyah, halk bilimci, tarihçi ve yazar Evliya Çelebi’nin doğduğu evdir. Kütahya Belediyesi tarafından müze haline getirilen ve günümüzde ziyaretçiler tarafından Kütahya’nın en çok ziyaret edilen kültürel yerlerinden biri haline gelen Evliya Çelebi Kültür Sanat Evi, Evliya Çelebi hakkında daha detaylı bilgi edinmeye yardımcıdır.

Bununla birlikte el sanatlarının yaşatılacağı bir merkez olması da dikkat çekici bir özelliğidir. Şehir merkezinden kalkan otobüsler yardımıyla ulaşabileceğiniz Evliya Çelebi Kültür Sanat Evi, merkeze yakın bir konumda yer alır.

”Evliya Çelebi Kültür Sanat Evikonum için tıklayın”

16.Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi

Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi etrafındakış aylarının en iyi konsepti termal otelleriyer alıyor. Kütahya’da kış aylarında yapılacak seyahatlerin vazgeçilmez adreslerinden biri olan Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Murat Dağı’na kurulmuştur. 400 hektarlık zengin bir orman alanı üzerinde yer alan ve bitki ve kuş çeşitliliği gibi pek çok zenginliğe sahip olan Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi, kış sporları yapmak isteyenler için idealdir.

Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi etrafında bulunan Kütahya otelleri termal otel olarak da değerlendirilir. Hem yaz hem de kış aylarında ziyaret edilen hem termal suyun faydalarından yararlanmak hem de kayak yaparak vakit geçirmek isteyenlerin favorisi olan Gediz Murat Dağı Termal Kayak Merkezi, Kütahya’nın en önemli turistik lokasyonlarından biridir.

17.Domaniç Ormanları

Domaniç Ormanları Türkiye’nin en önemli doğal güzelliklerinden biridir. Kütahya’da, Domaniç ilçesinde yer alan ve ismini de bulunduğu ilçeden alan Domaniç Ormanları, Kütahya ziyareti esnasında mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Domaniç Ormanları’nın en önemli özelliği dünyada bir benzerine ya da eşine rastlamanızın mümkün olmadığı ağaç türlerine ev sahipliği yapıyor olmasıdır. Anadolu Selçuklu Uç Beyi olan Ertuğrul Gazi’nin yaz aylarını geçirdiği Domaniç Ormanları doğal bir güzelliğe sahiptir. Şehir merkezinden kalkan toplu taşıma araçları ya da şahsi aracınız ile ulaşabileceğiniz Domaniç Ormanları 4 mevsim boyunca ziyaret edilen lokasyonlardan biridir.

18.Simav Yeniköy Peri Bacaları

Kütahya iline bağlı, Simav ilçesi içerisinde yer alan Simav Yeniköy Peri Bacaları Kütahya’da mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. İl merkezine yalnızca 170 km uzaklıkta bulunan ve ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz Simav Yeniköy Peri Bacaları, Kapadokya’da yer alan peribacaları ile oldukça benzer bir görüntü sunuyor.

Kütahya Ege Bölgesinin peri bacaları ile çevrili bir bölgesidir. Eşsiz manzaralar sunan ve ziyaretçileri tarafından yılın dört mevsimi ziyaret edilen Simav Yeniköy Peri Bacaları rehberli yürüyüşler ile keşfedebileceğiniz bir alandır. Bölgeye ulaşmak için toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz. Merkezden kalkan ve köye giden toplu taşıma araçları kısa süre içerisinde yolculuğunuzu tamamlamanızı sağlar.

”Simav Yeniköy Peri Bacalarıkonum için tıklayın”

 

Gezi ve tatil blogu

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.