Hatay
Büyükşehir statüsünde İl
Sloganlar:Ben, Sen Yok, Biz Varız!
Hatay ili siyasi haritası Ülke
İdare • Vali Mustafa Masatlı • Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk (AK Parti) Yüzölçümü • Toplam 5.600 km² Rakım 67 m Nüfus(2024)
• Toplam 1.562.185[1] • Yoğunluk 296/km² Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ) Posta kodu31000
Alan kodu (+90) 326 Plaka kodu 31 Resmî siteT.C. Hatay Valiliği
Hatay Büyükşehir Belediyesi
![]()
![]()
![]()

![]()
Hatay, Türkiye'nin en güneyinde yer alıp Akdeniz Bölgesi'nde, Hatay ilinin Akdeniz'in doğu ucunda kıyıları ve merkezi olan bir şehir ve ilidir. Hatay ilinin merkezi Antakya ve Defne'dir.
Hatay ili, 2024 yılında 1.562.185 kişiden oluşan bir nüfusa sahipti. Akdeniz'in doğu şeridinde 35° 52' - 37° 4' kuzey enlemleri ile 35° 40' - 36° 35' boylamları arasında yer alan Hatay'ın doğusunda ve güneyinde Suriye, batısında Akdeniz, kuzeybatısında Adana, kuzeyinde Osmaniye ve kuzeydoğusunda Gaziantep bulunur.
Hatay'ın deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 85 metredir.
Hatay'ın trafik plaka numarası 31'dir.
Coğrafya
Hatay'da Bakras Kalesi kalıntıları
Hatay, kuzey-doğu yönünde eşit enlem ve boylam hattıyla geçilir. Arazinin %46'sı dağ, %33'ü ova ve %20'si yayla ve yamaçtır. En belirgin özelliği kuzey-güney doğrultusunda uzanan Nur Dağları ve en yüksek zirvesi Mığırtepe'dir (2.240m), diğer doruklar ise 1.739 m'deki Ziyaret Dağı ve Keldağ'dır (Jebel Akra veya Casius).
Arap-Nubia Kalkanı ve Anadolu kara kütlelerinin birbirini itmesiyle oluşan Ilin peyzajını oluşturan arazi kıvrımlar, Horst–graben formasyonunun klasik bir örneği burada Hatay'da buluşur. Asi Nehri, Lübnan'daki Bekaa Vadisi'nde doğar ve Suriye ve Hatay'dan geçerek Karasu ve Afrin Çayı'na boşalır. Samandağ'daki deltasından Akdeniz'e akar. Amik Ovası‘nda Amik Gölü vardı ancak bu 1970'lerde kurutuldu ve bugün Amik halen ovaların en büyüğü ve önemli bir tarım merkezidir. İklim, ılık ve yağışlı kışlar ve sıcak, kurak yazlar ile tipik Akdeniz iklimidir. İç kesimlerdeki dağlık alanlar kıyıdan daha kurudur. Bazı maden yatakları vardır. Türkiye'nin en büyük demir-çelik fabrikası İskenderun‘dadır. Yayladağı ilçesinde Hatay Gülü adlı rengarenk bir mermer üretilir.
İlin Altınözü, Antakya, Arsuz, Belen, Defne, Dörtyol, Erzin, Hassa, İskenderun, Kırıkhan, Kumlu, Payas, Reyhanlı, Samandağ ve Yayladağı olmak üzere 15 ilçesi vardır.
Akdeniz'deki önemli bir liman şehri olan İskenderun ve merkez ilçesi Antakya, ilin en büyük iki yerleşim yeridir ve en önemli geçim kaynağı portakal ve turunçgil bahçeleridir.
Deprem
Ayrıca bakınız: 2023 Kahramanmaraş depremleri
Depremin ardından Antakya
Hatay, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ın Elbistan ve Pazarcık merkezli 7.8 ve 7.6 büyüklüğündeki ve 20 Şubat günü Hatay'ın Defne ve Samandağ ilçeleri merkezli 7.2 ve 6.4 olmak üzere dört büyük depremden büyük hasar aldı. Özellikle Antakya, Kırıkhan ve Defne ilçeleri en çok etkilenen ve en çok hasarın olduğu ilçelerdir. Depremler sonucu sadece Hatay'da 20.000 in üzerinde insan hayatını kaybetti ve yüzbinlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Dağlar ve tepeler
İl topraklarının %46,1'ini dağlar, %33,5'ini ovalar ve %20,4'ünü platolar oluşturur. İl topraklarının en önemli yükseltisini kuzey-güney hattında uzanan Nur Dağları (Gavur Dağları ve Amanos Dağları olarak da bilinir) oluşturur. Bu sıradağların en yüksek noktası ise Mığırtepe'dir (2.240 metre). Öteki önemli dorukların yüksekliği 2.000 metreden azdır. Yüksek, dik ve kolay geçit vermeyen bir yapı gösteren Amanos Dağları, Samandağ sınırları içinde Asi Vadisi ile kesintiye uğrar. Aynı dağlık dizi Asi Vadisi'nden hemen sonra Yayladağı ilçesi sınırları içinde de devam eder. Bu bölgede Ziyaret Dağı ile 1.739 metre yükseklikteki Keldağ iki önemli yükselti olarak göze çarpar.
Dağ / tepe Yükseklik (m) Bulunduğu ilçe Üzerinde bulunduğu sıradağ Akkaya Tepe 1.916 Hassa Nur Dağları Akoluk Tepe 1.324 Antakya Nur Dağları Nur Dağları 1.500 Hatay Nur Dağları Baytar Tepe 1.581 Samandağ Musa Dağı Bozdağ (Mığır Tepe) 2.240 Hassa Nur Dağları Çağşak Tepe 1.643 İskenderun Nur Dağları Çobandede Tepe 1.722 Arsuz Nur Dağları Daz Tepe 1.755 Arsuz Nur Dağları Elmadağ 660 Belen Nur Dağları Göksivri Tepe 1.234 Samandağ Musa Dağı Habib-i Neccar Dağı 500 Antakya Keldağ İkiztepeler 1.668 Samandağ Nur Dağları İşaret Tepe 1.773 Samandağ Nur Dağları Kabaağaç Tepe 1.626 Samandağ Nur Dağları Keldağ (Akra) 1.740 Yayladağı Keldağ Kızıldağ Tepe 1.700 Dörtyol Nur Dağları Koçağız Tepe 1.281 Samandağ Musa Dağı Kökürün Tepe 1.731 Hassa Nur Dağları Kuşçu Tepe 2.078 Hassa Nur Dağları Malatya Tepe 507 Antakya Habib-i Neccar Musa Dağı 1.230 Samandağ Nur Dağları Sincer Tepe 1.560 Antakya Nur Dağları Ziyaret Dağı 1.235 Yayladağı KeldağOvalar
Amik Ovası'nın Amanos Dağları'ndan görünümü
Amik Ovası ilin en önemli düzlüğüdür ve bu topraklarda tarım oldukça gelişmiştir. Diğer önemli düzlükler Erzin, Dörtyol, Payas, İskenderun ve Arsuz Ovası'dır.
Jeolojik yapı
Hatay il topraklarının ana çatısını Amanos Dağları oluşturur. Bu dağ sırası ile körfez arasında Erzin, Dörtyol, Payas, İskenderun ve Arsuz düzlüğü uzanır. Bu arazinin jeolojik yapısını peridotit, serpantin ve gabro gibi yeşil kütleler oluşturur. Amanos Dağları'nın bittiği noktada Kel dağı'nın başladığı kesimlerde yüzeysel kütleler vardır. Bir diğer önemli düzlük olan Amik Ovası'nda ise serpantin, plantum, peridotit ve gabro gibi sarı kütleler bulunmaktadır. [kaynak belirtilmeli]
Bitki örtüsü
Hatay ilinin doğal bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturur. Maki türleri 4 - 5 metre boyunda ve tüylü yapraklı bitkilerdir. Bunlar 800 metre yükselti kuşağına dek yayılır. Mersin, defne, kekik ve lavanta ilde en çok rastlanan maki türleridir. Amanos Dağları'nın denize bakan yamaçlarında makilik alanlardan sonra 800 metreden 1.200 metreye dek ardıç gibi ibreli ağaçlarla, meşe, kayın, kızılcık, kavak, çınar ve tespih gibi yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar bulunur. 1.200 metrenin üzerinde, ibreli ağaçlardan kızılçam, karaçam, sedir ve yer yer ardıçlardan oluşan geniş ormanları bulunur 2020 verilerine göre Hatay'ın %38'i ormanlarla kaplıdır.
Akarsular
Hatay'ın en önemli akarsuyu olan Asi Nehri, Lübnan Dağları ve Anti-Lübnan Dağları arasındaki Bikâ Vadisi'nde kaynayan akarsuların birleşmesiyle oluşur, Suriye topraklarından geçerek ilin güneydoğu sınırlarından girer. Afrin ve Karasu çaylarının birleşmesiyle oluşan Küçük Asi Çayı'nı aldıktan sonra Samandağ yakınlarında delta oluşturarak Akdeniz'e dökülür. Nehri besleyen öteki akarsular arasında Büyük Karaçay, Hüseyinli, Kavaslı ve Defne (Harbiye) dereleri sayılabilir. Asi Nehri Nil ile beraber ters akış yönüne sahip iki akarsudan biridir.
Amanos Dağları'nın batı yamaçlarından çıkarak Akdeniz'e dökülen küçük ve kısa akışlı Deliçay, Mersin Çayı, Arsuz Çayı, Gülcihan Çayı ve Burnaz Suyu gibi akarsular da vardır.
Baraj ve göller
Hatay'da sulama amacı ile Karasu Çayı üzerinde inşa edilen Tahtaköprü Barajı, Karasu Çayı üzerinde inşa edilen Yayladağı Barajı Beyazçay üzerinde inşa edilen Yarseli Barajı Zilli Çayı üzerinde inşa edilen Arsuz Gönen Barajı ve Reyhanlı Barajı bulunmaktadır.
Amik Ovası'nın orta kısımlarında yer alan Amik Gölü, 1970'li yıllarda tamamen kurutulmuş ve tarıma açılmıştır. Diğer önemli göller ise Gölbaşı ve Yenişehir Gölü'dür. Bunların yanında Yayladağı yolu üzerinde Kızılgöl'de vardır. Bu göl yazları kurur, kışları ise su ile dolar.
Madenler
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmalara göre il genelinde altın, aluminyum, asbest, demir, dolomit, fosfat, kireçtaşı, krom, manyezit ve mermer rezervleri bulunmaktadır.
İskenderun'da yer alan 53 bin ton toplam rezervli krom yataklarında üretim yapılmaktadır. Demir, boksitin toplam rezervinin 264 bin tonluk bölümü İskenderun'da toplanmıştır. Hatay'da yer alan madenlerden biri de demirdir. 1 milyon 604 bin 400 ton toplam rezervli demir yatakları Dörtyol, İskenderun, Kırıkhan ve Yayladağı ilçelerindedir. Demir'in İskenderun'daki toplam rezervi 254 bin 400 tondur. İlin asbest varlığının tümü Arsuz ilçesindedir. Asbestin toplam rezervi 3 milyon 523 bin 300 tondur. Hatay'daki mermer damarlarının rezervi bilinmemektedir. İlin diğer madenleri arasında İskenderun'daki 5 milyon ton toplam 100 milyon ton jeolojik rezervli çimento ham maddesi bulunmaktadır.
İklim
İlin büyük kesimi Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Ancak yükselti ve karasallığa bağlı olarak çeşitli farklılıklar da mevcuttur. Türkiye'nin yağışlı bölgeleri arasındadır. Genel olarak kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. En sıcak ay ortalaması İskenderun'da 28.6 °C, Antakya'da 27.6 °C; en soğuk ay ortalaması bu merkezlerde sırasıyla 11.9 °C ve 8.1 °C'dir. İskenderun'da bugüne kadar ölçülen en yüksek sıcaklık 43.2 °C (26 Ağustos 1962), en düşük sıcaklık ise -3.2 °C'dir (6 Şubat 1950). Antakya'da bugüne kadar ölçülen en yüksek sıcaklık 43.9 °C (26 Ağustos 1962), en düşük sıcaklık ise -14.6 °C (15 Ocak 1950) olmuştur. Antakya'nın yıllık sıcaklık ortalaması 18.2 °C ve ortalama karla örtülü gün sayısı 1'dir. Yıllık ortalama yağış tutarı, İskenderun'da 785 mm, Dörtyol'da 1022 mm, Antakya'da 1173.4 mm'dir.
Turizm
Hatay ilinde turizm açısından değerlendirilebilecek birçok kale, manastır, kilise, cami, müzeler, türbeler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar gibi tarihî eserler ve bu eserlerin dışında sahilleriyle, koylarıyla ve plajlarıyla her yıl yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaktadırlar. Bu eserlerden ve kültürel çekim unsurlarından bazıları şöyledir:
Tarihî yerler
Hatay'da en dikkat çeken bölgelerin başında tarihî yerler gelmektedir. Binlerce yıllık bir tarihin yattığı Hatay topraklarında Roma, Bizans ve Osmanlı devletlerine ait pek çok tarihî yapı ve antik kentler yer almaktadır.
Hatay Arkeoloji Müzesi
Ana madde: Hatay Arkeoloji Müzesi
Oceanus ve Thetis adlı mozaik (MS 4. yüzyıldan kalma mozaik Harbiye'de bulundu), Hatay Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Hatay Arkeoloji Müzesi, Türkiye'nin en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşımaktadır. Paleolitik ve Neolitik çağdan Roma ve Osmanlı dönemlerine kadar binlerce yıllık mozaiklerin sergilendiği bu müzede mozaikler toplam 3250 metrekare alanı kaplamaktadır. Hatay'ın başta Antakya olmak üzere Erzin, Dörtyol ve Samandağ gibi ilçelerinden çıkartılan mozaikler, müze içerisinde sergilenmektedir.
Hatay Arkeoloji Müzesi inşaatı çalışmaları 1934 yılında başladı. Bu inşaat çalışmaları, 1932 yılında Antakya ve çevresinde başlayan kazı çalışmalarından esinlenerek ve de Fransız arkeolog Claude Prost'un tavsiyesi üzerine başlatılmıştır. Müze binası 1938 yılında tamamlandı ve bir yıl sonra Hatay, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vilayeti oldu. Müze, 23 Temmuz 1948 tarihinde hizmete açıldı.
Aziz Petrus Kilisesi
Müzenin esas zenginliğini oluşturan mozaiklerin ortaya çıkartılması, 1932-1939 yıllarında Princeton Üniversitesi‟nin yaptığı araştırmalarla mümkün olmuştur. Bu zenginlikler, Antakya merkez başta olmak üzere Harbiye, Narlıca, Güzelburç, Samandağ ve çevresinde yapılan kazılar sonucu çıkartılan ve koleksiyonu tamamlayan mozaiklerdir. 1932-1939 yılı kazı çalışmalarında çoğu Roma dönemine ait olduğu anlaşılan mimariler, mozaikler ve diğer buluntular kentin zenginliğini ve ihtişamını ortaya çıkartmıştır. 1932-1939 yıllarında Princeton Üniversitesi araştırmalarıyla ortaya çıkan zengin mozaik koleksiyonunun bir bölümü, dünyanın yaklaşık 20 müzesi ve özel koleksiyonuna dağılmıştır.
Aziz Petrus Kilisesi
Ana madde: Aziz Petrus Kilisesi
Aziz Petrus Kilisesi, Stauris Dağı'nın batısında kayalara oyulmuş 13 metre derinliğinde, 9.5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağaradan oluşmaktadır. Antakya'daki ilk Hristiyanlık dini mensuplarının gizli toplantıları için kullandıkları bu mağara Hristiyanlığın en eski kiliselerinden biri olarak kabul edilir.
Tarihi Aziz Simeon manastırı
Aziz Simeon Manastırı
Aziz Simeon Manastırı, Antakya – Samandağ yolu üzerinde bulunan bir tarihi manastırdır. Kayalar üzerine oyulmuş ve taşlardan yapılmış bir yapı olarak dikkat çeken Aziz Simeon Manastırı, M.S 6. yüzyılda inşa edilmiştir. Antakyalı St. Simon'un bir sütun üzerinde tam 45 sene yaşadığı yer olarak tanınan bu yer, günümüze kadar hasar alarak ulaşsa da tarihi önemini korumaya devam etmektedir.
Titus Tüneli ve Beşikli Mağara
Ana madde: Titus Tüneli
Titus tüneli
Samandağ ilçesinin Çevlik sahili yakınlarında Romalılar Dönemi'nde kölelere yaptırılmış olduğu düşünülmektedir. Tünel, dağdan gelen derelerin ağzında ve bir iç liman olarak MÖ 300'lü yıllarda I. Selevkos Nikator tarafından kurulan, kurucusu Nikator adıyla anılan tarihi kentin liman bölümüne bakmaktadır. Bu limanın dağdan gelebilecek sel sularıyla dolabileceği düşünüldüğünden dolayı, Titus tarafından derenin önü bir duvar ile kapatılmış, duvarın dereden gelen bölümü ile deniz arasındaki dağ delinerek tünel yapılmıştır. Tünelin kapalı bölümü 130 metre uzunluğunda olup, açık alanıyla birlikte toplam 1380 metre uzunluğundadır. Genel olarak açık ve kapalı alanlarda tünelin yüksekliği 7 metre ve genişliği ise 6 metredir. Tünel Vespasian, Titus ve Antoninus Pius zamanlarında yapılmıştır. 2014 yılında tünel UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklenmiştir. Tünelin hemen yakınlarında halk arasında Beşikli Mağara olarak bilinen yapıda Kaya Mezarları yer almaktadır.
Habib–i Neccar Camii
Ana madde: Habib-i Neccar Camii
Antakya'da bulunan tarihî cami. Antakya şehrinin Müslüman Araplar tarafından fethedildiği 7. yüzyılda inşa edilmiş eski bir caminin yerinde 11. yüzyılda Memlüklüler döneminde inşa edilmiş; 19. yüzyılda Osmanlı mimarisi tarzında yenilenmiştir. Hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar tarafından da ziyaret edilen, ortak dinsel mekandır. Camii, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar almıştır.
İssos Antik Kenti (Epiphaneia)
Ana madde: İssos
Hatay’ın Erzin ilçesinde bulunan İssos Antik Kenti su kemerleri
Hatay'ın Erzin ilçesinde bulunan İssos Antik Kenti, MÖ 545 yılında dönemin önemli bir yerleşim merkezi olan İssos (Epiphaneia) birçok ulusa ev sahipliği yapmıştır. ticaret ve savaş konusunda stratejik bir bölge olan kent M.Ö 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender ile Pers Kralı Darius arasında geçen meşhur İssos Savaşları da bu bölgede gerçekleşmiş ve Büyük İskender'in zaferiyle sonuçlanmıştır.
5 bin yıllık köklü geçmişi bulunan kentte 7 metre yüksekliğe ve yüzlerce metre uzunluğa sahip olan su kemerlerinin ve bölgede yer alan höyük içerisinde müzik odası, amfitiyatro, tapınaklar, su sarnıçları, mezarlıklar, mozaikler ve hamam kalıntıları da yer almaktadır.
Günümüzde bir bölümü yıkılmış olan İssos Antik Kenti su kemerlerinin sadece 2 kilometrelik bir bölümü ayakta kalmayı başarabilmiştir. O dönemde su kemerlerinin yapılış amacı ise Amanos Dağları eteklerinden Akdeniz'e Cenevizli gemicilere su iletme projesi olduğu bilinmektedir.
Koz Kalesi (Kürşat Kalesi)
Altınözü ilçesinde, aynı adla anılan mahallenin yakınlarındadır. Eski çağlarda kullanılan ve Altınözü tarafından gelip Harbiye'den geçerek Antakya'ya giren Kuseyr yolu üzerindedir. Bu kalenin Antakya'nın güney bölgesini emniyet altına almak amacıyla Antakya Prensliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Antakya Latin Patriği'nin de ikamet ettiği yer olan kale 1268 yılında Baybars tarafından kuşatma sonucunda teslim alındı. Bir tepeyi içine alacak şekilde yapılan kalenin sadece büyük blok taşlarla inşa edilmiş olan yarım daire şeklindeki iki burcu ayakta olup, diğer kısımları harap ve belirsiz durumdadır.
Bakras Kalesi
Ana madde: Bakras Kalesi
Bakras Kalesi, Antakya-İskenderun yolunun 27. kilometresi üzerinde bulunan Bakras Köyü'nün üst tarafındadır.
Aynı adla anılan mahallenin hemen üst tarafındadır. Mahallenin yolu Antakya - İskenderun yolunun 27. km'sinde, yoldan 4 km kadar batısında sarp bir tepe üzerinde yapılmıştır. Strabon'un bu kaleden bahsettiğine bakılırsa, tarihi çok eski olmalıdır. Kale önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Selevkos başkentini koruma gayesine hizmet etti. Haçlılar döneminde de Antakya Prensliği'nin kuzeyde en önemli savunma noktasıydı. Birkaç defa el değiştirdikten sonra Tapınak Şövalyeleri'nin eline geçen kale 1268 yılında Baybars tarafından kuşatılarak zapt edildi. Birkaç katlı ve bir alay askeri barındıracak büyüklükte olan kale genel olarak harap olmaya yüz tutmuş olmakla birlikte, birçok mekanları sağlam durmaktadır. Günümüzde Bakras Kalesi Belen ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Payas Kalesi ve cin kulesi
Payas ilçesinde, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'nin batısındadır. Burada eskiden harap bir kale vardı. Sahilde inşa edilen Payas Limanı ile tersanesinin güvenliği için 1567 yılında kale ve hendeği tamamen sökülerek yeniden yapıldı, yapımı 1571 yılında tamamlandı. Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.
Cin kulesi, Kale ile liman arasında, hemen aşağıdaki limanı korumak için 1577 yılında inşa edilmiştir. Eskiden "İskele kalesi" adıyla anılan bu yapı 360 derecelik görüş alanına sahip bir karakol kulesidir.
Mancılık Kalesi
Payas - Dörtyol arasında, Amanos Dağları eteklerinde 700 metre kadar yüksekte, sarp bir tepe üzerinde yapılmıştır. Hâlen harabe halindedir. Rabat Köyü'nden Gürlevik Yaylası'na giden yolun 12. km'sinden ayrılan bir patika ile ulaşılabilen kale 1290 yılında yapılmıştır. Kale kalıntıları, sık ağaçlar arasında kaybolmuş haldedir.
Sarıseki Kalesi
İskenderun-Payas arasında eski anayol güzergâhı üzerindedir. Helenistik dönemde veya Haçlılar döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Harap haldeki kalenin Yavuz Sultan Selim döneminde yeniden yapımına başlandı, ancak inşaat Kanuni Sultan Süleyman döneminde tamamlanabildi. Kısmen ayakta olan kale hâlen askeri bölge içindedir.
Şalan Kalesi
Amanos Dağları üzerinden aşarak İskenderun Körfezi ile Kırıkhan Ovası'nı birbirine bağlayan eski dağ yolu üzerinde, Değirmendere yakınında sarp bir tepe üzerindedir. Harap halde ve sadece birkaç duvarı ayakta olan kalenin Haçlılar dönemine ait olduğu ve yolun güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığı sanılmaktadır. Kale Şuğlan, Çıvlan, Şıvlan gibi adlarla da anılmaktadır.
Arsuz Kalesi
Arsuz ilçesinin 30 km kadar güneyinde Kale köyünde Selçuklular zamanında yapıldığı tahmin edilen bir kale bulunmaktadır. Kale denize paralel olarak yüksekliği 10 metre olan bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. Kalenin hangi tarihte yapıldığına dair bilgi yoktur. Ancak köyün adından da anlaşıldığı gibi eski zamanlarda bu köyde bir kalenin olduğu bilinmektedir. Kalenin adının ise Arsuz Kalesi olduğu tahmin edilmektedir. Kale denizden gelebilecek saldırılara karşı büyük bir beton duvarla üstü kapatılmıştır. Günümüzde kale yıkılmış ve yok olmuş durumdadır. Ancak kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.
Darbısak Kalesi
Kırıkhan'ın kuzeyinde Alaybeyli Köyü'nün hemen önünde bir tepe üzerindedir. Bu kale Antakya Prensliği döneminde yörenin önemli kalelerinden biriydi. hem İskenderun Körfezi'nden gelen dağ yolunun doğu girişinin, hem de Belen Geçidi'nin kuzey girişinin güvenliğini sağlıyordu. 1268 yılında Baybars tarafından alındıktan sonra önemini yitiren kale uzun süre terk edilmiş halde kalmış, 19. yüzyıl sonlarında burada Karamürselzade Mustafa Şevki Paşa tarafından İslam evliyası Bayezid-i Bistami adına bir cami ve ziyaret yeri yaptırılmıştır. Kalenin bazı bölümleri kısmen ayaktadır. Cami ve Bayezid-i Bistami'nin makamı her yıl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilir.
Kültürel Çekim Unsurları
Hatay Mutfağı
Meşhur Hatay künefesi
Hatay mutfağı yüzyıllardır kullandığı mutfak araç gereçleri ve yöresel tariflerin korunarak nesilden nesle aktarımı açısından oldukça zengindir. Hatay'da yetişen zengin bitki türleri yemeklere baharat olarak lezzet katmakta ve Hatay mutfağının zenginleşmesinde önemli bir etkiye sahip olmaktadır.
Hatay'a özgü bazı yemekler; tepsi kebabı, Hatay döneri, oruk, aşur, fellah köfte, şiş börek çorbası, kabak borani, kaytaz böreği olarak sıralanırken, mezelerden bazıları ise; humus, abugannüş, sarmaiçi, cevizli biber, çökelek salatası, kekik salatasıdır. Tatlı denilince de Hatay ile özdeşleştirilen künefe akla gelir. Antakya Künefesi, 5 Eylül 2008 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır. Zengin mutfak kültürüne sahip olan Hatay, UNESCO tarafından “gastronomi şehri” ilan edilmiş ve bu alanda da önemli bir turizm potansiyelinin olduğu tescillenmiştir. Kabak tatlısı ve histilloz da Hatay'a özgü bilinen tatlılardandır.
Wikipedia.org
Hatay Yemekleri: Tadına Doyulmaz 30 Tarif
(2 oy, ortalama: 5 / 5)Paylaşmadan Gitme:

Yorumlar
Yorum Yap