Coğrafya
Doğusunda İran ve güneyinde Irak ile komşu olan Hakkâri'nin batısında Şırnak, kuzeyinde ise Van illeri vardır. En yüksek noktası 4.150 metreye ulaşan Cilo Dağı, Hakkâri sınırları içerisindedir.
Yeryüzü şekilleri
Hakkâri il sınırları çok çetin ve zorlu coğrafi koşullara sahiptir. Yüzölçümünün çok büyük bir kısmı dağlık alandır. Bölgede Yüksekova ilçe merkezi dışında düzlük alan bulunmamaktadır. Dağların yükseltisi birçok yerde 3.000 metreyi geçebilmektedir. Ülkenin en yüksek ikinci noktası olan Cilo Dağı, Hakkâri il sınırları içerisindedir. Şehrin Irak ile sınır oluşturan Çukurca ve Şemdinli yöreleri kuzey kesime göre daha az yükseltiye sahiptir.
İklim
Yüksek rakım ve zorlu coğrafi koşullar, Hakkâri iklimini elverişsiz bir konuma getirmiş bulunmaktadır. Yazları sıcak ve kurak, kışları çok soğuk ve yağışlıdır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin en çok yağış alan yerlerinden biridir. En çok yağış ilkbaharda düşmekle beraber kışın kar örtüsü uzun süre yerde kalabilmektedir. İlkbaharda düşen yağışlar aylık olarak 100 mm'yi geçmektedir. Yıllık yağış yaklaşık 800 mm'dir. Yıllık sıcaklık ortalaması 10 °C'dir. Kış ve yaz ayları arasındaki sıcaklık farkı bir hayli fazladır.
Coğrafi Yapı
İLİMİZİN COĞRAFİ YAPISI
Hakkari Dağları
Üçüncü zaman yereyleri Alp-Himalayalar'ın ülkemizdeki bağlantı kuşağı durumundaki Torosların en heybetli bölümünü oluşturur Dış doğu Toroslar Bitlis sınırından sonra Hakkari dağları ismini alır. İran sınırına kadar devam eder. Dağlar Doğu-Batı doğrultulu uzanır. Ancak bu uzantılar, Kuzey-Güney doğrultulu derin vadilerle parçalanır.Ulaşım Bu Akarsu yatakları durumundaki vadi yamaçlarında, yer yer ise dağların zirvelerindeki geçişlerden Sağlanır.
Yükseltinin 1500 ile 2000 metre arasında yoğunluk kazandığı bu bölümde 30 'un üzerinde doruk 3000 metreyi aşar. Bunların en önemlilerinin ilçelere göre dağılımı aşağıdaki gibidir.
Bilim adamları, Hakkari ilimizin, henüz keşfedilmemiş bir bölge olduğunu söylerler. Son yıllarda, Hakkari bölgesindeki Sat dağları ile Yüksekova vadisinde yapılan bilimsel araştırmalar, çok ilginç sonuçlar vermiş, bu bölgedeki mağaralar ve mağara girişlerinde ilk çağlara ait kaya resimlerine rastlanmıştır. Resimler, daha çok bu bölgede sık sık görülen dağ keçilerini temsil ediyordu. Tarih öncesi insanlarının sert taslarla kayalara oyduğu bu resimler, av hayvanlarının kolayca yakalanabilmesi için yapılmıştı. Mağara devri insaninin inancına göre, resmi yapılan hayvan, kurulan tuzağa kolayca düşüyor ve avlanıyordu. Ayrıca, burada yetişen dağ keçilerinin midelerinde sert bir tas meydana geliyordu. Söylentilere göre bu tas, çeşitli hastalıklara, özellikle zehirlenmelere karşı ilaç olarak kullanılıyordu. Bugün de, bu inanç Hakkari bölgesinde yaşamaktadır.
Doğu Toroslar'ın İç-Doğu Toroslar ve Orta-Dağı Toroslar'dan en güneydeki üçüncü sırası olan Dış-Doğu Toroslar, batıdaki Amanus Sağları ve Misis Tepelikleri'yle başlayarak, Malatya'nın güneyindeki Ergani ve Bitlis'in çevresinde sıra dağlar sürer. Dış-Doğu Toroslar, buradan İran sınırına dek Hakkâri Dağları'nı oluşturdu .
Hakkâri dağları genellikle batı-doğu yönünde uzanır ve Orta İran Çöküntü Alanı'nı güneyden çevreler . Hakkâri Dağlarının il alanı içinde kalan kesimleri Habur, Zap, Avarobaşin vadileri ve Yüksekova Çöküntü Havası ile parçalanmıştır.
Botan, Habur ve Zap sularının su bölümü çizgisi boyunca , batı-doğu yönünde uzanan dağlar, çok yüksek bir kabartı oluşturur . Bu sıradağ doğuya doğru gidildikçe genişler. Deniz düzeyinden yüksek bir temel üzerinde yükselen dağların kimi kolları, kuzeye ve güneye uzanır.
Sıradağın Botan Havzası'na bakan bölümleri, il sınırları dışında kalmaktadır ve akarsuların oluşturduğu derin vadilerle parçalanmıştır. Bu çok yüksek yaylalarda, kışlar uzun ve sert geçtiğinden, yerleşik yaşam yok denecek denli azdır.
Sıradağın il alanı içinde kalan güney kesimleri ise , çok deha yüksektir. Dağların çoğunluğu 3.000m geçer. Habur ve Zap suları ile kolları, bol yağış alan bu yüksek dağlardan beslenmektedir. Sulara karşı direnci az olan şistler ve eosen kalkerleri içinde, eşine Türkiye'nin hiçbir yerinde rastlanmayan derinlikte ve sarplıkta, vadiler oyulmuştur.
Derin, bazen bir duvar gibi dik ve sarp yamaçlı vadilerin arasında kalan dağ kolları, ilin Zap Suyu'nun batısında kalan kesimini, kuzey-güney yönünde bölümlere ayırır. Bu dağ gruplarının en önemlileri, Habur Suyu ve Siirt il sınırı arasındaki 3.725m yükseltili Karadağ (Terma Dağı ),3.019m yükseltili İncebel Dağı, 3.752m yükseltili Karadağ, 3.264m yükseltili Türemiş Dağı, 3.253m yükseltili Altın Dağları ve 3.000m üzerindeki Konaklı Dağı'dır.
Bu dağların üzerinde , yaşam olanakları son derece kısıtlıdır . Dağların yamaçlarında yer alan platolar fazla engebeli olmamakla birlikte, yükselti nedeniyle yerleşik yaşam çok sınırlı olmaktadır. Vadiler dar ve derin olduğundan, tarım alanlarının genişliği, genellikle birkaç dönümü geçmemektedir.
Hakkâri Dağları'nın bu kesiminde iklim, yükseltiye bağlı olarak büyük değişimler göstermektedir. Yüksek bölümlerde kış hazirana denk sürerken, yamaçlarda iklim yumuşak, yazlar serin geçer, Vadi oluklarında, özelikle güneyde Irak sınırına yakın yerlerde sıcak iklim özellikle görünmeye başlar. Yükselti ve iklim çeşitliğine bağlı olarak, çok çeşitli, kültür bitkileri yetiştirme olanağı doğar. Güney deki vadi tabanlarında çeltik yetiştirilirken , daha kuzeyde mısır , buğday ,arpa ekilebilmektedir.
Doğal örtü, vadi tabanından dağları doruklarına iklim ve yükseltiye bağlı olarak, bağlı olarak, birbirinden kesin çizgilerle ayrılır. Vadi tabanları, sınırlı tarım alanları dışında , genellikle ceviz ve dut ağaçlarıyla örtülüdür . Vadi yamaçlarında başlayarak yaklaşık, 2.000m yükseltiye dek yer, yer meşenin egemen olduğu ormanlar vardır. 2.000m yükseltiye kuşağından sonra, bodur ağaçlar ve otsu bitkilerle kaplı bir kuşak gelir. Bunu karla örtülü kuşak izler.
Hakkâri il topraklarını ortadan bölen Zap Suyu Vadisi'nin doğusunda, Hakkâri Toroslarının ana kütlesi olan kuzeydoğu ve güneydoğu yönünde açılarak İran ve Irak sınırlarına dek uzanır.
Yörenin en yüksek tepesi, ülkenin de en yüksek dağlarından olan Cilo (buzul)Dağı'nda dır. Hakkâri il merkezi doğusunda, Zap Suyundan sonra, Sümbül(3.467 m ) ve Mere (3.200 m) Dağları ile birden bire yükselen Cilo kütlesinin temelini, kalkerli ve volkanik kayalar oluşturur. Batı-doğu yönünde uzanan bir kıvrım dağı olan bu kütle, doğuya gidildikçe yükselmektedir .Ana kütle, 3.000 m yüksekliğinde bir kabartı durumundadır. Sırtın sağında ve solunda genellikle çıplak, dik ve sarp çok sayıda doruk yükselir. Bunlar sırasıyla 3.500m yükseltili Kisara Dağı, 4.060m yükseltili Suppa Durek Dağı,3.700m yükseltili Köşedireği Dağı ve bütün Cilo kütlesinin en yüksek noktası olan 4.135m yükseltili Reşko(Gelyaşin ya da Uludoruk ) tepesidir, 3.850m yükseltili Maunseli Sivrisi ve 3.650m yükseltili Gelyano tepesi asıl kütleden ayrılarak kuzey yönünden uzanan bir kol üzerindedir.
Zap suyunun doğusunda Sümbül dağı ile başlayıp Gevar ovasının Güneyi boyunca İran sınırına dek uzanan bu yüksek sıra dağla, güneydeki Irak sınırı arasında kalan alan Şemdinli yöresinin en sarp kesimidir.Cilo ve Şemdinli yörelerindeki yüksek dağlardan çıkan ve güney yönünde akan akar sular , kalkerler ve volkanik kayaçlardan oluşan toprakların zamanla oymuş ve birtakım sarp bölmelere ayırmıştır. Cilo dağından güney batı yönünde Zap suyu dirseği içine doğru uzanan geniş dağ kütlesi, bu şekilde yontulmuş ve parçalanmıştır.Bu engebeli kütle üzerinde 3.000m'yi geçen çok sayıda doruk vardır.3.250m yükseltili Beridalo ve Yekboy dağları ,3.250m yükseltili Samur dağı,3.460m yükseltili Gare Dağı bunların başlıcalarıdır. Avarobaşın Çayı (Rubareşin) ile Şemdinli Çayı arasında ,geniş ölçüde volkanik kayalardan oluşan Sat Dağları (İkiyaka Dağları) uzanır.Kütlenin üzerinde 3.540m yükseltili Sat Dağı ile 3.356m yükseltili Gevaroki Dağı önemli doruklardır.
Şemdinli Çayı ile Hacıbey Dersi arasında uzanan Karadağ , doğuya doğru yönelerek İran-Türkiye sınır dağları ile birleşir.Hakkari İli'nde, Nehil Vadisi ile Şemdinli'nin doğusunu kaplayan dağlar, Zap, Nehil, Avarobaşin, Şemdinli ve Hacıbey sularının havzaları ile İran'daki Urmiye kapalı göl havzasının su bölümü çizgisini oluşturur. Türkiye-İran sınırı bu ara üzerinde geçmektedir.Güneyden kuzeye doğru 3.150m yükseltili Çimen Dağı , 2.954m yükseltili Karacadağı 3.008m yükseltili Beyazdağ ve 3.807m yükseltili Mordağ, en önemli doruklardandır.
Cilo Dağı'yla, Şemdinli yöresinin yüksek dorukları ve sınır dağlarının yüksek bölümleri ,derin çukurlar, irili ufaklı taşlar ve buzullarla kaplıdır.
Genellikle, çıplak olan bu dağların, yalnızca güneye bakan bölümlerinde ve yer yer vadi yamaçlarında meşe ve ceviz ağaçlarına rastlanır. Yüksek kesimler karlarla kaplıdır.
Hakkari Doğal Yapı
Hakkari İli, Doğu Anadolu Bölgesi'nin güneydoğu ucunda 42 10've 44 50' doğu boylamları ile 36 57 ve 37 48' kuzey enlemleri arasında yer alan bir sınır ilidir . İl merkezinin denizden yüksekliği 1.720 m' dır. 9.521 km2'lik il alanı , güneyden Irak, doğudan İran toprakları ; kuzeyden Van , batıdan Şırnak illeriyle çevrilidir .
İl topraklarını, doğudan İran sınır dağları; kuzeyden Başkale ovaları , Karadağ, Nordüz Platosu, Terma Dağı; batısında ise Tanin dağları gibi doğal sınırlar kuşatır. İlin güneyindeki doğal sınırı eski Arabistan kütlesinin kuzeye doğru sokulan oldukça dalgalı uçları oluşturur.
Yeryüzü şekillerinin yaklaşık %88'ini dağların oluşturduğu Hakkâri illinde toprakların %86'sı tarıma elverişlidir .Bununla birlikte ekili - dikili alanın il alanı içindeki payı ancak %1.4'tür .
Türkiye topraklarının %1.2'sini kaplayan ve 1980'de 155 000 kişinin yaşadığı ilde km2'ye 16 kişi düşmekteydi . Bu önemsiz nüfus varlığıyla ülke nüfusu içinde binde 3.5 gibi bir paya sahip olan Hakkâri Türkiye illeri arasında sondan bir önceki sırada bulunuyordu .
Hakkari Yer Yüzü Şekilleri
Van Gölü'nün güneydoğusuna düşen ve doğuda İran, Irak sınırına dek uzanan Hakkâri il alanı , Türkiye'nin en sarp ve dağlık yörelerinden biridir . 1941'de yapılan Birinci Coğrafya Kongresi'nde , "Hakkâri Bölgesi" olarak adlandırılan Doğu Anadolu'nun güneyindeki bu yöre Asya ve Avrupa dağlarının birbirine yaklaşması ve sıkışmasıyla yükselmiştir. Yüksek plato ve dağlar, genellikle kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanan havzalarla parçalanmış olmakla birlikte, vadilerin çok der , dik ve genç olması nedeniyle, ovalık alanlar son derece sınırlıdır.
Hakkari Platolar ve Yaylalar
Hakkari il alanının, %10,3'ü platolarla kaplıdır III. Zamanının sonlarında Avrupa ve Asya dağlarının birbirlerine yaklaşmasıyla yükselen bölgede kalkerli ana yapı ,iklim ve suyun etkisiyle kubbeleşmeye başlamıştır. Kubbeleşmenin başlamasıyla ,toprakların, suya buzul ve ısı farkına dayanıksız yerleri ,vadi ve çöküntü olukları şeklinde oyulmuştur.Böylece ,dar boğaz ve çöküntü alanlarıyla parçalanmış geniş plato düzlükleri ortaya çıkmıştır.Bunların en önemlileri Nordüz , Feraşin ,Mirgezer ve Mendin platolarıdır.
Nürdüz Platolasu
Botan Suyu'nun yayı içinde kalan ,çok geniş ve yüksek bir platosudur.Nordüz Platosu'nun çok küçük bölümü , Hakkâri İlinde kalmaktadır.Van'nın Çatak yöresinde başlayan plato Hakkari İl merkezinin kuzeyindeki Karadağ'a dek uzanır.Güneybatıda , Beytüşşebap yöresindeki Feraşin platosuyla birleşir.
Nordüz Platosunun , en alçak yeri 2.100m en yüksek yeri 2.750m dolayındadır.Çok yüksek olan platoda kışlar çok uzun ve sert geçer .Bazı kesimlerde kar örtüsü yedi ay kalır kimi kesimlerse ise on iki ay hiç kalkmaz.. Orman ağaçlarından tümünden yoksun olan platoda , bitki örtüsü açısında genellikle bir tek düzelik görülür.
Feraşin Platolasu
Botan Suyu ile Habur Suyu'nun su bölümü çizgisini oluşturan dağların güneye bakan bölümünde yer alan Feraşin Platosu çayır ve otlaklar bakımından Nordüz Platosu kadar zengin değildir. Beytüşşebap'a doğru eğilim olan platonun yüksekliği 2.000m'nin üstündedir. Bu platonun, çayırlarla kaplı yaylalık alanlarında , hayvancılık yapılmaktadır.
Mendin Platolasu
Mordağ'ın kuzey doğusunda yer alan Mendin Platosu, yükseltisi genellikle 2.000m üzerinde olan bir düzlüktür. İran topraklarına doğru eğimli olan bu platonun yüksek kesimlerinde kışlar çok sert geçmektedir. Bodur ağaç ve ağaçlıkları dışında önemli olan bir doğal örtüsü yoktur. Yükseltinin 2.000m'reye düştüğü yerlerde, çaylılarla kaplı yaylalık alanlar bulunur. Buralarda daha çok hayvancılık yapılır. Yer yer arpa ve buğday ekilmekte ise de, yazların çok kısa olması nedeniyle pek önemli boyutlarda değildir.
Bu önemli platoların dışında ha 'de özelikle Yüksekova yöresinde bulunan Gevar Platosu ekonomik etkinlikler açısından önemlidir. Bu platoda zengin çayırlarla kapalı, geniş yaylalara "Zoma " adı verilir. Bu kesimler ilde hayvancılık yapılan önemli yerlerdir.
Akarsular
Hakkari il toprakları, Dicle Havzası içersinde kalır. Dicle Irmağına katılan Büyük Zap ve Habur suları ile Büyük'a Zap karışan Avarobaşin, Şemdinli ve Hacıbey sularının havzaları da bu ana havza içinde kalmaktadır.
Dicle Havzası
Hakkari beylerinden Zahid Bey, beyliğini iki oğlu arasında paylaştırmıştı. Oğullarından Seyyid Mehmed, Vastan(Gevaş), Melik Dicle havzası, sadece Türkiye'nin değil, Ortadoğu 'unda en büyük havzalarından biridir. Havzanın ülke sınırları içinde, yaklaşık , 5.500km'lik su toplama alanı vardır. Yıllık ortalama su hacmi 18 milyar metre küpe ulaşmaktadır Dicle havzasının kuzey kenarını oluşturan Hakkâri yöresi engebeli ve yüksektir.Akarsular bol sulu olmalarına karşın, geniş tabanlı vadiler oluşturamamaktadır. Bu nedenle, bölge havzasının genellikle görülen olumlu gelişmelerden, genellikle yoksun kalmıştır.
Dicle Havzası
Van il topraklarında Haravil Dağı'nın kuzey yamaçlarından olan Büyük Zap Suyu güney batı yönünden akarak Albayrak İlçesi'nin doğusuna gelir. Albayraktan sonra güneye dönerek Başkale'nin doğusundan Hakkâri il sınırlarına girer. Mordağ'ın batı ucunda Nehil Suyu ile birleşmeye dek yatağı pek derin değildir. Başkale'ye dek vadisi de fazla geniş değildir. Hakkâri iline girinceye dek, çok geniş düzlükler oluşturan Başkale Ovaları'nın ortasından akar. Bu ovala il topraklarında, Bağışlı yöresine dek uzanır.
Büyük Zap Suyu Mordağ'ın batısından geldiğinde çok derin, dar, bir yarma vadiye sokulur ve yeniden güneybatıya yönelir. Yüksekova'nın kuzeydoğusundaki sınır dağlarından kaynaklanan Nehil Suyu ile birleşir.
Karadağ ile Cilo Dağı arasındaki dar vadi olduğundan akan Büyük Zap Suyu, Hakkâri il merkezinden sonra geniş bir yay çizerek Samur Dağı'nın çevresini, batı-güneydoğu yönünden geçer ve Çukurca yöresinden Irak sınırlarına girer. Büyük Zap Suyu'nun ülke sınırları içindeki uzunluğu 180-190 km'dir. Bunun, yaklaşık 100km'lik bölümü Hakkâri il alanında kalmaktadır. Besleme alanı, karlarla örtülü yüksek dağlarla çevrili olduğundan suyu her mevsim boldur.
Hakkâri'nin Şemdinli ve Dağlıca yörelerinin sularını toplayan Avarobaşin ve Şemdinli suları ile Hacıbey Deresi de Büyük Zap Suyu'nun kollarıdır.
Harbur Suyu
Nordüz ve Feraşin platolarından doğan Habur Suyu, önce güneybatı yönünden akarak Beytüşşebap'tan geçerek; sonra güneye dönerek
Tanin ve Altın dağları arasındaki çöküntü oluğundan geçip, Irak topraklarına girer. Irak'tan Zaho'yu geçtikten sonra ,yeniden, Türkiye il sınırlarını oluşturacak şekilde akar ve Siirt il sınırında Dicle'yle birleşir. Dicle ile birleşmeden önce Uludere yöresinden kaynağı alan ve Siirt'in Irak il sınırını oluşturacak şekilde akan Hezil Suyu'nu alır. Habur Suyu'nun Hakkâri il topraklarındaki bölümünün uzunluğu, yaklaşık 60km'dir.
Göller
Hakkâri'de özellikle Cilo, Sat ve Karadağ üzerinde buzul ve krater gölleri bulunmaktadır . Bu dağların yaklaşık 2.600m'den yüksek yerlerinde Özellikle kuzey yamaçlarında büyüklü, küçüklü buzul yalakları görülür. Buzul yalaklarından bazıları kapalı çanak biçimindedir. Bazıları sonradan akarsuların oyma ve aşındırması ile vadi ağzını bağlamış durumdadırlar. Çanaklaşmış buzul yalakları, zamanla buzul göllerine dönmüştür. Buzul göllerinin oluşumunu açıklanması bakımından, bunların en önemlisi Gelyana Gölü'dür.
Sert kayalarla oyulmuş bir buzul yalağından oluşmuş Gelyana Gölü, Reşko Buzulu'nun 3km kadar kuzeydoğusunda, 2.950m yüksekliğindedir. Eni ve boyu 250-300m boyunda olan güney ve doğu yamaçları çok diktir.
Gelyana Gölü dışında , Cilo-Sat dağlarının kuzey yamaçlarında , Yüksekova ilçe sınırları içinde kalan kesimlerde Sat Gölleri bulunmaktadır. Salt gölleri ve çevresinin hem oluşumları hem de görünümleri açısından ,yüksek bir turizm potansiyeli vardır.
Ayrıca, Karadağ eteklerinde de güzel görünümlü buzul gölleri bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Seyithan, Golaşin ve Golan gölleridir.
Hakkari'de, önemli sayıla bilecek baraj yoktur. Ancak, Merkez ilçeye 7km uzaklıkta ki Otluca Köyü'nde, Otluca Deresi üzerinde kurulan hidroelektrik santrali çalıştıran küçük bir baraj gölü bulunmaktadır.
Vadiler ve Ovalar
Hakkâri il alanı,Dicle Irmağı'nın kolları olan Zap ve Habur Suları havzaları üzerinde yer alır. Hakkâri yöresini örten Doğu Torosların yayı, neojen otlarından aşınmış, daha sonra şiddetli yükselmelere uğramış ve kubbeleşmiştir dağlardır. Yüksek yerlerde buzul oyma ve birikintileri ortaya çıkmıştır. Buzulların gerilmesinden sonra, akarsu oymaları sonucu, derin karstik vadiler oluşmuştur.
Zap Vadisi
Havaril Dağları'nın güney yamaçlarından başlayan, Zap Vadisinin başlangıçta fazla dar değildir. Başkale yakınlarında vadi daha da genişler.
Bu geniş taban üzerinde Başkale Vadileri oluşmuştur. Daha sonra Hakkâri il sınırları içine giren vadide bu düzlüklerdir, Vadi, Nehil Vadisi ile birleşinceye dek sınırda da olsa sürer. Zap Vadisi Cilo Dağı'nın kuzeyinde Nehil Vadisiyle birleştikten sonra güneybatıya döner. Genişçe bir yay çizerek Altın Dağlarıyla Samur Dağları arasında geçer ve Çukurca yöresinde Irak topraklarına girer.
Zap Vadisi, ülkenin en derin ve dar vadilerden biridir. Bunun iki nedeni vardır, Hakkâri Toroslarının temelinde, kretase ve neojen kalkerleri büyük bir yer tutmaktadır. Kalkerlerin suya karşı dirençleri az olduğundan, derin vadiler oluşmuştur. Ayrıca, neojen sonlarında yörede olan şiddetli yükselmelerden dolayı yapılanmada etkisi büyük olmuştur.
Zap Vadisi, yer yer yarma vadi, yer yer de henüz gelişim tamamlanmamış(u) vadi şeklindedir.Bu nedenle, vadinin hiçbir yerinde geniş tarım alanları yoktur. Vadi yamaçlarında, bölgenin yükseltme hareketleriyle uyumlu olarak şekiller oluşmuş ise de buralar çoğunlukla yüzeyin yontulması sonucu birikmiş taş ve molozlarla kaplıdır. Bu düzlüklerde tarım yapma olasılığı yoktur. Vadi yamaçlarının genişledikleri yerlerde, az da olsa küçük tarım alanları vardır. Tarım toprakları çok yetersiz kaldığından vadi tabanına yakın yamaçlarda, yapay taraçalar oluşturulmuştur.
Zap Vadisi'nde sınırlı tarım alanlarında, kuzeyde daha çok olmak üzere, buğday ve arpa ekilmektedir. Ayrıca elma ve dut üreticiliği başta olmak üzere, bağcılık yapılır.
Nehil Vadisi
Yüksekova'nın doğusundaki dağların güney yamaçlarından başlayan Nehil Vadisi, önce güneybatı, sonrada batı yönünden uzayarak geniş bir yay çizer.Başlangıçtan hemen sonra tabanı genişler ve geniş bir düzlük ortaya çıkar. Bu düzlüğe Gevar Ovası adı verilir. Ovanın, batı ucunda, vadi, yeniden daralır ve bir boğaz şeklini alarak Zap Vadisiyle birleşir.
Gever Ovası
Nehil Vadisi'nin geniş düzlüğünü oluşturduğu ovadır.Burası eskiden kapalı bir ova iken Nehil Suyu Vadisi'nin yatağı derinleşerek zamanla Zap Suyu Vadisi ile birleşmiştir. Çöküntü oluğu olması nedeniyle, Doğu Toroslar'ın en büyük düzlüğüdür. Nehil Suyu boyunca uzanan ovanın uzunluğu, yaklaşık30km'dir. Genişliği ise 5ile10km arası değişmektedir.
Ova genellikle düzdür, ama ortasından geçen Nehil Suyu'na yakın yerlerde eğim çok düzensizdir. Alüvyal topraklarla kaplı olan, ova, çok verimlidir.
Nehil Suyu'nda. ovada katılan derenin suyu çok fazladır. Mart sonlarında çevre dağlarının karlarının erimesiyle, ovanın büyük bir kesimi göl olur.Kısa bir süre sonra sular çekilir. Sular kesilince çok büyük çayırlar yetişir. Suların çekilmediği bazı bölgelerde yaz boyunca kalan sular bataklık oluşturur.
Yaklaşık 1.900m yükseltili Gevar Ovası'nda kışlar çok sert ve uzun geçmektedir. Yüksek dağlarla çevrili olduğundan ova üzerinde yoğun atmosfer hareketleri görülmez. Ağır soğuk hava, ova üstüne çöker Yükselti ve iklim koşullarının elverişsizliği, dolayısıyla Gevar Ovasında bütünüyle tarım yapılmaz. Büyük bir bölümü çayır ve mera durumundadır.
Gevar Ovasında, hayvancılık bitkisel üretiminden daha yatkındır. Koyun, sığır, manda ve keçi beslenmektedir.
Avarobaşin Vadisi
İl sınırları içinde uzunluğu fazla olmayan bu vadi, çok dar ve derindir. Salt Dağı ile Cilo Dağı arasındaki kalkerli ve volkanik alanda, genellikle boğaz şeklinde uzanan bir yağma vadidir.
Salt Dağı ile Cilo Dağı'nın birleştiği sırtın batı yamaçlarında başlayan vadi, çok geniş bir yay çizerek dağları aşar ve Irak topraklarına girer.
Dağlıca yöresi ile sınıra yakın yerlerde, küçük tarım alanları vardır. Burada biraz arpa, buğday,mısır ekilmekteyse de, daha çok hayvancılık yapılmaktadır.
Şemdinli Vadisi
Şemdinli yöresi, Hakkâri'nin en engebeli kesimlerinden biridir. Türkiye-İran sınır dağlarının batı yamaçlarından başlayan Şemdinli Vadisi gerçek bir yarma vadidir. Çok dar ve diktir. Yer yer vadi tabanı ile vadi yamacının en üst noktası arasında ki farkı 1.000m'yi bulur. Vadide, düşeye yakın diklikler gösteren uçurumlar az değildir. Hem yamaçlar hem de vadi, kopan ve yuvarlanan kayalarla, taş parçaları doludur. Bu kesemin volkanik ve kalkerli yapısı nedeniyle, vadide bir çok mağara oluşmuştur. Mağaralarının içlerinden, "kapan"adı verilen patikalar geçer. Şemdinli Vadisi'nin, il sınırlarında dek olan bölümünde tarım alanı yoktur.
Hacıbey Vadisi
Irak,İran ve Türkiye sınırların9ıjn birleştiği noktadan başlayan Hacıbey Vadisi, Karadağ'ın güneyinde Irak'la sınır oluşturacak şekilde, güney batı yönünde uzanır.
Hacıbey Vadisinin oluşturduğu havzaya, Gerdi adı verilir Bu yöre, Hakkâri bölgesinin en alçak kesimidir.İklim özellikleri öbür yörelerden oldukça farklıdır. Yazlar daha sıcak, kışlar daha yumuşak geçer. Bu nedenle, Hacıbey Vadisi'nin il sınırları içindeki bölümde bulunan tarım alanlarında, buğday, arpa, mısır ekimi yanında yaz sebzeciliği ve meyvecilik de yapılmaktadır.
Jeolojik Yapı
Hakkâri kütlesinin temelini, kuzeyde ve merkezde I.zaman kristalen şistleri, güneyde ve doğuda ise daha çok kretase eosen kalkeri oluşturur. Kütlenin güney batısı, oldukça kalın, Çimentolaşmış konglomeralar ve kırmızı kumtaşları kaplıdır.
Hakkâri Dağları, Alp kıvrım sisteminin balık pulu yapılı sıradağlarıdır. Kaba bir yaklaşımla Hakkâri Dağlarının temelini paleozoik kıvrımlı-kıvrıklı tabakalarla, yer yer kristalen şistlerin oluşturduğu söylene bilir. Araya, kretase-tersiyer oluşumları girmiş ve mezozoik-tersiyer tabakaları tortulaşmıştır. Bütün bu tabaka ve kültürlerin durumları, kıvrım aşamaları sırasında değişikliğe uğramış ve bugünkü halini almıştır.
Hakkâri Torosları'nın ana çatısını oluşturan Cilo Dağı ve çevresinin jeolik yapısı, tektonik hareketler ve aşınmalarla yakından ilgilidir. Bölgedeki yassı platolar, tersiyer tabanlarından oluşur. Sivri dorukların temeli sert volkanik oluşumlar, güneydeki basamakların temeli ise triyas tabakalarıdır. Cilo Dağı ve çevresinin kuzeyindeki, Yüksekova çöküntü alanı ile Büyük Zap oyulma ve boşalma alanları ortaya çıkmıştır
Yer Altı Zenginlikleri
Hakkâri, yer altı zenginlikleri bakımından zengin bir ildir. Hakkari'de Çinko, Kurşun, Bakır, Demir, Krom, Manganez, Asfaltit madeni yatakları mevcut olup; ülkemizin en büyük Çinko yatakları da Hakkari'de bulunmaktadır.
Toprak
Ülke genelinde etkili olan erozyon, Hakkâri il topraklarında da başta gelen sorundur. Erozyonla birlikte, ölçüsüz ve bilgisiz kullanım, ilde yaklaşık 129.000 hektar alanı çıplaklaştırılmış ve tarıma elverişsiz duruma sokulmuştur. 640.000 hektarlık tarım yapıla bilir toprakta yok olmak üzeredir.
İlde önemli toprak gruplarını şu şekilde sıralana bilinir:Kalkersiz Kahverengi Topraklar: Olgun topraklardan olan kalkersiz kahverengi topraklar, Hakkâri'de 400-750 mm arasında yağış alan yerlerde, kalkerli kumlu kil ve kumlu kil taşları üzerinde oluşmuştur. İlde yaklaşık 266.000 hektar alanı örtmektedir.Bu tür topraklar kahve ya da açık kahve renkli, dağılabilir üst ve soluk kırmızısı kahve renkli alt tabakalardan oluşur. Üst toprak, alt toprağa göre daha asitlidir. İlde kalkersiz kahverengi topraklar doğal bitki örtüsünü otlar ve çalılar oluşturur. Kahverengi Orman Toprakları: Yarı olgun topraklardan olan kahverengi orman toprakları, ilde ortalama yağışın 620-870mm olduğu kesimlerde yaklaşık 230.000 hektar alan örter. Toprağı oluşturan ana kaya genellikle, kireççe zengin kil topraklarıdır. Üst toprak iyi oluşmuştur. Gözenekli yada kırıntılı yapıdan oluşmuştur.Mineral madde ile organik madde iyice karışmış durumdadır.Alt toprak kırıntılı yapıda ve kahverengidir. Altta kalsiyum karbonat birikimi görülür. Derinliği 50-60cm aralığında değişmektedir.Kahverengi orman topraklarının doğal bitki örtüsü kışın yaprağını döken orman ağaçlar ve çalılardır.Kestane Renkli topraklar : Olgun topraklardan olankestane renkli topraklar, ilde yaklaşık yağışın 370-620mm arasında olduğu kesimlerde yaklaşık 212.000 hektar alan örter. Kestane renkli topraklar oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalardır. 30-50cm kalınlığında ve kırıntılı yapıdaki üst tabaka, orta derecede organik madde içerir. Organik madde minareleri ile iyice karışmış durumdadır.Alt toprağın rengi koyu kahve renklidir. Prizmatik yapıda bu tabaka kil gözükür.Alt kesimlerde, sertleşmiş halde kireç birikintisi vardır.Hakkâri’de kestane renkli toprakların doğal bitki örtüsü, kısa ve uzun otlar, çalılar ve seyrek ağaçlardır.Podzolik Topraklar: Olgunlaşmış topraklardan olan podzolik topraklar, ilde yıllık yağışın 500-1.200 mm olduğu alanlar üzerinde, yaklaşık 72.000 hektar alan örter. Podzolik toprakları oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalarla kum taşlarıdır. Gözenekli yapıda bir üst tabakada, organik madde ile mineral madde iyice karışmıştır. Alt toprak, yuvarlak köşeli, blok yapıda ve kil birikmesi gözükmektedir. Podzokil toprakların doğal bitki örtüsü, kışın yaprağı döken orman ağaları ile iğne yapraklı ağaçlardır.Alüvyal Topraklar: Akarsularca taşınarak yığılmış setimentlerin oluşturduğu genç topraklardır.Bu topraklar ilde, Zap, Habur, Şemdinli ve Nehil vadilerin tabanlarıyla, Hacıbey deresi çevresinde , yaklaşık 9.000 hektar alanı örter.Genç topraklar olmaları nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez. Bu topraklarda, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir. İlde, alüvyal topraklarla iç içe olmak üzere, sürekli su alan yada su sızan alanlarda hidromorfik alüvyal topraklar bulunur. 12.000 hektar alan örter. Yılın büyük bir bölümünde bataklık durumda olan bu topraklar, gerekli drenaj önlemleri alına bilinirse, çayır ve sulak yerlerle uygun ağaç türleri yerleştirilmesine elverişlidir.Kolüvyal topraklar: Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. İlde alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2’nin üstünde olan yamaçlarda, yaklaşık 1.200 hektar alan örter.Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir.İlde tarımın ana kaynağı olan topraklar, kullanma amaçları yönünden % 86 oranında tarıma uygunluk göstermektedir. Bu değer yaklaşık , % 94 olan ülke ortalamasının altındadır. Hakkâri’de tarla tarımı fazla önemli bir yer tutmaz. Tarımda hayvancılık başta gelen uğraştır. İlde çayır mera ve orman kullanımı altında bulunması gereken 6ve 7. sınıf toprakları (5. sınıf toprak yoktur.), yaklaşık 764.000 hektar alan kaplamakta ve il alanın % 80’ini oluşturmaktadır.bu oran, % 60 olan Türkiye ortalamasını çok üzerindedir. 1980’de, ilde fiilen çayır-mera ve orman funda kullanımına ayrılan alan 810.000 hektar dolayındaydı ve Hakkâri topraklarının yaklaşık % 85’ini örter. Hakkâri’de % 14 gibi yüksek bir orana ulaşan ve tarıma elverişsiz olan 130.000hektar alanın 129.00 hektarı, 8. yetenek sınıfına giren toprakları oluşturmaktadır.Kestane Renkli topraklar : Olgun topraklardan olan kestane renkli topraklar, ilde yaklaşık yağışın 370-620mm arasında olduğu kesimlerde yaklaşık 212.000 hektar alan örter. Kestane renkli topraklar oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalardır. 30-50cm kalınlığında ve kırıntılı yapıdaki üst tabaka, orta derecede organik madde içerir. Organik madde minareleri ile iyice karışmış durumdadır.Alt toprağın rengi koyu kahve renklidir. Prizmatik yapıda bu tabaka kil gözükür.Alt kesimlerde, sertleşmiş halde kireç birikintisi vardır. Hakkâri'de kestane renkli toprakların doğal bitki örtüsü, kısa ve uzun otlar, çalılar ve seyrek ağaçlardır. Podzolik Topraklar: Olgunlaşmış topraklardan olan podzolik topraklar, ilde yıllık yağışın 500-1.200 mm olduğu alanlar üzerinde, yaklaşık 72.000 hektar alan örter. Podzolik toprakları oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalarla kum taşlarıdır. Gözenekli yapıda bir üst tabakada, organik madde ile mineral madde iyice karışmıştır. Alt toprak, yuvarlak köşeli, blok yapıda ve kil birikmesi gözükmektedir. Podzokil toprakların doğal bitki örtüsü, kışın yaprağı döken orman ağaları ile iğne yapraklı ağaçlardır.Alüvyal Topraklar: Akarsularca taşınarak yığılmış setimentlerin oluşturduğu genç topraklardır.Bu topraklar ilde, Zap, Habur, Şemdinli ve Nehil vadilerin tabanlarıyla, Hacıbey deresi çevresinde , yaklaşık 9.000 hektar alanı örter.Genç topraklar olmaları nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez. Bu topraklarda, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir. İlde, alüvyal topraklarla iç içe olmak üzere, sürekli su alan yada su sızan alanlarda hidromorfik alüvyal topraklar bulunur. 12.000 hektar alan örter. Yılın büyük bir bölümünde bataklık durumda olan bu topraklar, gerekli drenaj önlemleri alına bilinirse, çayır ve sulak yerlerle uygun ağaç türleri yerleştirilmesine elverişlidir.Kolüvyal topraklar: Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. İlde alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2'nin üstünde olan yamaçlarda, yaklaşık 1.200 hektar alan örter.Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir.İlde tarımın ana kaynağı olan topraklar, kullanma amaçları yönünden % 86 oranında tarıma uygunluk göstermektedir. Bu değer yaklaşık , % 94 olan ülke ortalamasının altındadır. Hakkâri'de tarla tarımı fazla önemli bir yer tutmaz. Tarımda hayvancılık başta gelen uğraştır. İlde çayır mera ve orman kullanımı altında bulunması gereken 6ve 7. sınıf toprakları (5. sınıf toprak yoktur.), yaklaşık 764.000 hektar alan kaplamakta ve il alanın % 80'ini oluşturmaktadır.bu oran, % 60 olan Türkiye ortalamasını çok üzerindedir. 1980'de, ilde fiilen çayır-mera ve orman funda kullanımına ayrılan alan 810.000 hektar dolayındaydı ve Hakkâri topraklarının yaklaşık % 85'ini örter. Hakkâri'de % 14 gibi yüksek bir orana ulaşan ve tarıma elverişsiz olan 130.000hektar alanın 129.00 hektarı, 8. yetenek sınıfına giren toprakları oluşturmaktadır.
İçmeler ve Kaplıcalar
Hakkâri, içmeler ve kaplıcaların fazlaca olduğu bir il değildir. İlin tek şifalı su kaynağı, Beytüşşebap İlçesi'ne 4 km uzaklıktaki Ilıcak Köyü'nde yer alan Zümrüt Kaplıcalarıdır. Bileşiminde kükürt bulunan 36 derece sıcaklıktaki su, saniyede 1 lt kaynamaktadır. Mafsal romatizması ve kalp yetmezliği hastalıklarına yararlı olan kaplıca suyunun, kısırlığı tedavi edici bir özelliği olduğunu da söylenmektedir. Hakkâri'ye 136 km uzaklıktaki kaynağın yanında, banyolu ve ikisi açık biri kapalı 3 havuzu bulunan bir motel vardır.
İklim
Hakkâri İlinde iklim, yörelere göre de değişiklikler göstermektedir. İlin yüksek kesimlerinde Doğu Anadolu'nun sert karasal iklimine yakın bir iklim tipi egemenken, ildeki vadi tabanında Akdeniz ikliminin etkisi görülmektedir.bu iklim koşulları bitki örtüsünde de belirtilmekte, yüksek kesimlerdeki sert iklim, bitkilerin gelişimini engellememektedir.buna karşılık, ildeki vadi tabanında egemen olan Akdeniz iklimi, bu bölgelerde, susam, pirinç ve meyve yetişmesinde olanak vermektedir.
SICAKLIK: Hakkâri'ni yıllık sıcaklık ortalaması, Doğu Anadolu'daki bir çok il merkezinden daha yüksektir. Bunun nedeni, Doğu Anadolu'nun güney kesiminde kalan Hakkâri'nin Akdeniz İklimi'nin etkisinde kalmıştır. Merkez İlçenin yıllık sıcaklık ortalaması Hakkâri'de 9,9 derecedir.
YAĞIŞLAR: Hakkâri'ni yıllık sıcaklık ortalaması 791,7mm'dir. Doğu Anadolu'daki bir çok il merkezinden daha yüksek olan bu değer, komşu il merkezlerinden Van'da 384,0 mm, Siirt'te 756,2 mm, Mardin'de ise 713,4 mm'dir. Hakkâri'de en çok yağış mart ve nisan , en az yağış ise temmuz ve ağustos aylarında düşmektedir.
RÜZGARLAR:Ortalama rüzgar hızının 2,0 m/sn olduğu ilde, egemen rüzgar yönü güney-güneydoğudur (kıble -keşişleme). Bunu, kuzeybatı (karayel) ve güney-güneybatı (kıble-lodos) izlemektedir. İlde en hızlı esen rüzgar ise , saniyede 30 m hızla güney-güneybatıdır(kıble-lodos).
SAYILI GÜNLER: En yüksek sıcağın 27 Temmuz 1966'da 38,8 derece olarak,en düşük sıcaklığın ise 2Şubat 1967'de -22,6 derece ölçüldüğü ilde, yılın 134,8 günü açık, 17,3 günü bulutlu, 57,3 günü ise kapalı geçmektedir.Hakkâri İlinde yılın 35,8 günü kar yağmakta, il yine yılın 102,5günü kar örtüsü altında kalmaktadır. İlde yılın 9,5 günü sisli, 1,8 günü dolulu 29,8 günü ise kuraklı geçmektedir.
Bitki Örtüsü
Hakkâri Dağları'nda genellikle gür bir bitki örtüsü yoktur. Ancak, dağların kuzey ve güney yamaçlarıyla vadi etekleri yer yer, orman, funda ve çalılıklarla örtülüdür. Doğal bitki örtüsün azlığına karşın dağlar, sürekli kar altında kalan kuşağa dek bütünüyle doğal orman sınırı içinde kalır. Bölgede rastlanan ağaçlık, parçalarından bu ormanların yaylacılık, yamaçları dikliğe ve yakacak gereksimi gibi nedenlerle yok edildiği anlaşılmaktadır.
Hakkâri Dağları'nda doğal bitki örtüsünün, yer yüzü şekilleriyle çok yakın ilişkisi vardır. Ağaçlıklar, derin vadilerden dağların yüksek yamaçlarına doğru sokulur. Buna karşılık, dik yamaçlarda, kar ve buzul süpürmesi nedeniyle, doğal örtü hızla gerilemiş durumdadır.
İlde, doğal örtüyü oluşturan, bitki türleri de çok çeşitli değildir. En çok rastlanan ağaç meşedir. Bunlar yamaçlarda, seyrek ve kısa boylu, vadi tabanlarına yakın yerlerde ise, sık ve yüksek oranda gelişmektedir. Meşe yetişen kesimlerde yabanıl meyve ağaçlarıyla, alıç ve ardıç da bulunmaktadır. Cilo Dağı'nın Büyük Zap Vadisi'ne bakan yamaçlarıyla, Çukurca, Şemdinli ve Beytüşşebap yörelerinde, ardıç ve söğütten oluşan bozuk korular ve meşeden oluşan baltalık ormanlar vardır.
Ağaçlıklar arasında, doğal örtüyü oluşturan otlar, çalılar ve fundalar yer alır. Yükseklere çıkıldıkça gevenlerle, çok yıllık otsu bitkiler artar. Çok dikenli türler olan gevenler, yükseltili ve iklim özelliklerine bağlı olarak çalı süpürgesi, ya da şemsiye biçiminde olurlar. 25-30 cm boyunda cüce dikenlikler, kimi yerlerde bir metrenin üzerinde boylanan, içine girilmesi zor bir örtü oluşturur.Sürekli kar altında bulunan kuşağa yakın kesimlerde, her zaman ıslak olan yerlerdeki gevenlikler, yaz mevsiminde yeşil kalır ve çayır görünümü alır. Burada gevenlerle karışık olarak çalılıklar ve yüksek otlar bulunur.
Dağlarda, 3.000 metreden sonra doğal bitki örtüsü ortadan kalkmaya başlar. 3.500 metreye dek kayalıklar dışında kalan yerlerde, cılız bitkilerle örtülü moloz alanları uzanır. 3.500 metreden sonra, sürekli kar kuşağına girilir. Bu kuşakta yer yer, yere yapışmış gibi duran Alp bitkileri soyundan yosunlara rastlanır.
Hakkâri'de genellikle kuzey-güney doğrultusunda uzanan vadi tabanındaki dağal örtü, dağlarda ve dağ yamaçlarındakinden daha gürdür. Bunların en güzel örnekleri Zap, Habur, Şemdinli vadilerinde görülebilir. Doğal örtüyü oluşturan ağaçlar arasında, çınar, söğüt, ahlat, kavak, dişbudak,alıç, meşe ve ardıç başta gelmektedir. Ayrıca, kendi haline bırakıldığından yabanıllaşmış durumdaki ceviz, elma ve üzüm bağları önemli yer tutmaktadır.
Hayvan Türleri
İl yaban hayvanları bakımından son derece zengindir. Ancak, son yıllarda yapılan düzensiz avlanmalar sonucu, Hakkâri'deki kimi hayvan türlerinin sayısı azalmıştır.
İlde en çok rastlanan hayvanlar; dağ keçisi, dağ koyunu, ayı, kurt, vasak, porsuk, sansar, tilki, tavşan, keklik, ördek, kaz, turaç, toy, angut, turna ve bıldırcındır.Bunların kuş türleri genellikle Yüksekova İlçesi'nde, dağ keçisi Merkez İlçe ve Çukurca İlçemsi çevresinde, dağ koyunu ve Karadağ yöresinde, ayı ise Şemdinli ve Çukurca'da görülmektedir.
hakkari.gov.tr
GEZİLECEK YERLER
BERÇELAN YAYLASI
MEYDAN MEDRESESİ
NEHRİ TAŞ KÖPRÜ
KAYME SARAYI
CENNET CEHENNEM VADİSİ
ZAP SUYU VADİSİ
KAVAL ŞELALESİ
ÇUKURCA TARİHİ TAŞ EVLER
AVA ORE ŞELALESİ
kulturportali.gov.tr
Hakkari’de Gezilecek Yerler
31 Aralık 2025

Birbirinden eşsiz güzellikleriyle Türkiye’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal zenginliklerine doğru bir yolculuğa ne dersin? Millî parkları, buzul gölleri, engin dağları, hayvancılıkla uğraşan halkın gözü gibi baktığı yaylaları ve derin vadileriyle benzersiz bir tatil vadeden Hakkari, âdeta bir cazibe merkezi.
Hakkari’yi keşfederken rotana ekleyebileceğin en özel durakları bu yazıda bir araya getirdik. Geriye sadece valizini hazırlayıp yola çıkmak kalıyor!
İçindekiler
Cilo ve Sat Dağları Millî Parkı
Doğasıyla insanı büyüleyen Cilo ve Sat Dağları’nın içinde bulunduğu alan 2020 yılında millî park ilan edildi. Yaklaşık 27 bin 500 hektarlık bir alana yayılan parkta derin buzul vadileri, madenler ve göller bulunuyor. Bazı buzullar erime sürecinde olsa da görülmeye değer bir manzara vadediyor. Türkiye’nin en yüksek zirvelerinden Uludoruk da Cilo Dağı’nda bulunuyor. Dilersen sen de rehber eşliğinde dağa tırmanmayı deneyip bu harika rotanın tadını yükseklerde çıkarabilirsin.
Mergan Yaylası’na yürüyebilir ya da at üzerinde gidebilir, sonra buzul göllerini seyrederek mola verebilirsin. Zaman zaman coşkulu etkinliklere de sahne olan millî parkta belki sen de bir halaya denk gelir, yöre halkıyla birlikte eğlenmenin tadına varabilirsin.
Fotoğraf makineni yanına aldıysan buzulları, dağ göllerini ve o eşsiz dağ manzaralarını kaydetme zamanı! Bir de kuşlar var ki… Bu bölgede altın kartal, akbaba gibi kuşları fotoğraflayabilirsin. Endemik türlerden benekli mavi kelebekleri bile görmen mümkün. Parkta kilise kalıntıları ve kaya resimleri de bulunuyor. Dikkatli olursan bu güzelim doğanın içinde tarihe de şahit olabilirsin.
Cilo Buzulları
Türkiye’nin en büyük buzul alanlarından sayılan Cilo Buzulları’na genelde Cilo Sat Dağları Millî Parkı’ndan geçiş yapılıyor. Burada yaz aylarında doğa yürüyüşü yapabilir, göllerin çevresinde kamp kurabilirsin. Buzul göllerinin ve derin vadilerin fotoğraflarını çekebilirsin. Buzulların bugün görülüp görülemediğine gelirsek evet, görülebiliyor. 20-30 yıl öncesine göre küçülmüş olsalar da yazın bile bu buzulları görebilmen mümkün. Özellikle İkiyaka Buzulları’nı görmeden dönme deriz.
Sat Dağları ve Gölleri
Sat Dağları, Cilo-Sat Dağları’nın bir parçası. 3000 metrenin üzerinde pek çok zirveye sahip olan dağlarda buzul gölleri de mevcut. Yaklaşık 22 adet buzul gölü olduğu bilinen dağlarda özellikle Samdi Gölü ve Kırmızıtaş Gölü dikkat çekiyor. Bu göller çok yüksek rakımlarda bulunuyor. Buralarda pek çok doğa sporu festivali düzenleniyor. Denk gelirsen sen de kano, yürüyüş veya dağ bisikleti etkinliklerine katılabilirsin. Adrenalin tutkunuysan İkiyaka Dağları’na tırmanabilir, kayak yapabilirsin.
Seyithan Gölü
Hakkari’nin doğal güzellikleri arasında dikkat çeken ve masmavi rengiyle görenleri kendine hayran bırakan Seyithan Gölü, Berçelan Yaylası’nın sınırlarında yer alıyor. Kar ve pınar sularının birikmesiyle oluşan bu göl de aslında bir buzul gölü ve rakımı yaklaşık 3300 metre. Doğa yürüyüşü için sık sık tercih edilen gölün çevresinde dilersen kamp da kurabilirsin. Yaz veya ilkbahar mevsimlerindeyse çevresindeki çiçeklerle muhteşem bir manzara oluşturan göl, tam kartpostallık manzaralar sunuyor.
Meydan Medresesi
Giriş kapısındaki kitabeye göre 1700 yılında inşa edilmiş olan medrese iki katlı ve iki kanatlı. Başta eğitim kurumu olarak hizmet veren medrese bir dönem cezaevi olarak da kullanılmış. Medrese düzgün kesme taş işçiliğiyle, planıyla, iki katlı revaklı avlusuyla, mescidiyle ve odalarıyla dikkat çekiyor. Kapısındaki süslemelerle misafirlerini içeri davet eden medrese orijinal yapısını büyük ölçüde korumuş ve bu özelliğiyle de Hakkari’nin tek sağlam anıtsal yapısı olarak biliniyor.

Cennet Cehennem Vadisi
Cennet Cehennem Vadisi’nin ününü mutlaka duymuşsundur! Bu vadi ikiye ayrılıyor: Yemyeşil yaylaları, rengârenk çiçekleriyle insanın içini açan kısma Cennet deniyor. Cehennem kısmıysa buzullardan, kar sularının meydana getirdiği akarsulardan ve derin vadilerden oluşuyor. Bazı kaynaklara göre vadideki buzulların bir kısmı 20 bin yıllık. Kışla yazı âdeta aynı anda yaşatan vadide kendini doğayla iç içe hissedeceksin. Dilersen o tezatı fotoğraflayıp sevdiklerine de gösterebilirsin.

Merga Bütan Kayak Merkezi
Şehir merkezine yaklaşık 12 kilometre mesafedeki kayak merkezinin rakımı 2800 metre. Karın uzun süre şehri terk etmediği Hakkari, kış sporları için oldukça avantajlı. 5 pistin bulunduğu kayak merkezinde kar kalınlığı yer yer 136 santimetreye kadar çıkıyor. Kayak sezonu genelde kasımdan nisana kadar sürebiliyor. Kar festivali gibi etkinliklere de sahne olan kayak merkezinde ister başlangıç seviyesinde ister ileri düzeyde kayak tutkunu ol, eğlenmen mümkün. Burada kayak ve snowboard yapabileceğin gibi kızakla da kayabilirsin.
Durankaya Yaylası
Kampçılar ve doğaseverler için ideal bir rota olan Durankaya Yaylası’nın rakımı yaklaşık 2500 metre. Yemyeşil doğası ve tertemiz havasıyla misafirlerine ferah bir gün vadeden yayla, yöre halkı tarafından hayvancılık için kullanılıyor. Turistlerse burayı doğada bir kaçamak için tercih ediyor. Burada yürüyüş yapabilir, kamp kurabilirsin. Dağ bisikletiyle egzersiz yaparken tertemiz havayı ciğerlerine çekmeyi unutma! Yaylalar biraz serin olduğundan üzerine seni sıcak tutacak bir şeyler almanı tavsiye ederiz.
Berçelan Yaylası
Yaklaşık 3300 metre rakıma sahip Berçelan Yaylası’nda geleneksel bir göçer yaşama şahit olman mümkün. Yaz aylarında göçerler hayvanlarını otlatmak için buraya getirip çadırlarda konaklıyor. Çevresinde buzul gölleri, dağ bitkileri, temiz su kaynakları bulunan yayla her daim serin. Yaylada yapabileceğin aktivitelerse oldukça zengin:
- Trekking yapıp manzaranın tadını çıkarabilir,
- Çevredeki zirvelere tırmanarak dağcılık yapabilir,
- Civarda yer alan Lis Gölü gibi göllerde kano yapabilir,
- Atla gezebilir,
- Göl manzarasını gören bir noktada kamp yapabilir,
- Off-road araçlarıyla maceraya atılabilir,
- Göçer yaşamı gözlemleyip bu geleneksel hayata dair fikir edinebilirsin.
Şemdinli Taş Köprüsü
Hakkari’nin tarihî yerleri düşünüldüğünde akla gelen noktalardan biri Şemdinli Taş Köprüsü. Şemdinli’de 1898 yılında inşa edilen köprü derin bir vadide konumlanıyor. Tek gözlü olmasıyla ve kayalıklara oturarak elde ettiği doğal görünümle dikkat çekiyor. Oyma taş işçiliğiyle yapılan köprü dolgu duvarları ve nişlerle süslenmiş kesimleriyle mimari açıdan oldukça kıymetli. Nehri Taş Köprü olarak da anılan Şemdinli Taş Köprüsü fotoğrafçılar için muazzam kareler vadediyor.

Zap Vadisi
Hakkari’nin en büyük akarsularından biri olan Zap Suyu yaklaşık 189 kilometre boyunca uzanıyor. Suyun yer aldığı Zap Vadisi’yse ekolojik zenginliğiyle dikkat çekiyor. Yüksek dağlarla çevrili vadi yer yer tarımsal olarak da kullanılıyor. Burada nar ve susam gibi ürünler yetiştiriliyor. Zap Vadisi’nde su debisini dikkate alarak nehir kayağı, kano veya rafting yapabilirsin.
Sarp olması dolayısıyla bir rehber eşliğinde doğa yürüyüşüne çıkabilirsin. Bisiklet turlarına denk gelirsen sen de katılabilir, doğanın içinde yol almanın tadını çıkarabilirsin. Bol bol fotoğraf çekebilir, vadide keşfedilen mağaralara gidebilirsin. Görmen gereken bir yer daha var: “Şeytan Köprüleri” olarak adlandırılan kaya oluşumları.
Hakkari Kilim Müzesi
2008 yılında kurulan müzede çeşit çeşit kilimler sergileniyor. Yöredeki yün ve bitkisel boyalarla dokunan birbirinden güzel kilimlerin üzerlerindeki motifler de farklı anlamlar taşıyor. Dilersen birbirinden farklı duyguları simgeleyen motifleri detaylıca inceleyebilir, en popüler kilim türlerini görebilirsin. Üç atölyesi bulunan müzede atölyeleri ziyaret edip dokuma sürecine dair bilgi alabilirsin. Hatta beğendiğin kilimler olursa burada alışveriş yapman da mümkün!
Sümbül Dağı
3487 metre rakıma sahip Sümbül Dağı, dağ tırmanışı için oldukça popüler noktalardan. Deneyimli dağcılar için oldukça zorlu olan bu rotada yer yer kamp alanları ve doğal geçitler bulunuyor. Kamp kurarak 1-2 günde tırmanmak mümkün. Bir de Sümbül Dağı’nda keşfedilmiş bir mağara mevcut. Mağara dağcılar ve doğaseverler tarafından büyük ilgi görüyor.
Yaklaşık 500 metre uzunluğundaki mağarada dağcılar iple iniş, yer yer sürünme gibi zorlu geçiş faaliyetlerinde bulunabiliyor. Her yıl burada tırmanış etkinlikleri de düzenleniyor! Dilersen sen de bu etkinliklere katılabilir ya da mağarayı ziyaret edip içindeki sarkıt, dikit ve sütunları o ışık kontrastıyla birlikte fotoğraflayabilirsin.
Peribacaları
Peribacaları yalnızca Kapadokya’da var sanıyorsan yanılıyorsun. Hakkari de benzer bir doğal güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki volkanik kayaçların binlerce yıl boyunca rüzgâr ve su tarafından aşındırılmasıyla meydana gelen peribacaları, Hakkari Kapadokyası olarak da anılıyor. Kışın karlarla örtülüp masalsı bir atmosfere kavuşan peribacaları fotoğrafçılar arasında oldukça popüler. Özellikle gün doğumunda ve gün batımında muhteşem kareler vadeden peribacaları, zaman zaman tanıtım ve etkinliklere de sahne oluyor. Denk gelirsen sen de bu etkinliklere katılabilirsin. Dilersen bu doğal kaya oluşumlarını yürüyerek keşfedebilirsin. Peribacalarının arasında küçük mağara veya sığınak şeklinde boşluklara denk gelebilirsin. Bunların erken dönem yerleşimlerin izi olduğu düşünülüyor.
Nasturi Kilisesi
Hakkari’de uzun süre yaşamlarını sürdüren Nasturiler, Doğu Süryani geleneğinden gelen Hristiyan bir cemaat. Koçanis (Konak) Nasturi Kilisesi mezhebin bölgedeki kutsal mekânlarından biri. Kesme taşlardan yapılan ve duvarlarında özel desenler barındıran kilise bir ormanın içerisinde yer alıyor. Dinî önemiyle inanç turizmi rotalarında da kendine yer bulan kilisede hem Nasturi topluluğunu tanıyabilir hem büyüleyici manzarayla kiliseyi birlikte fotoğraflayabilirsin. Yerel rehberlerle konuşarak bu mezhebin kültürünü ve geleneklerini yakından tanıman da mümkün.
Ore Şelalesi (Ava Ore)
Hakkari’nin en önemli şelalelerinden olan Ore Şelalesi merkeze yaklaşık 15 kilometrelik bir mesafede konumlanıyor. Kış aylarında donan şelalede buz sarkıtları oluşuyor. İşte bu donmuş hâl fotoğrafçılar ve doğa tutkunları için görsel bir şölen vadediyor. Yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüş rotasıyla ulaşılan şelaleye giderken rotadaki etkileyici manzaraları fotoğraflayabilirsin. Yemyeşil ormanda yürürken su sesine kulak kabartabilir, alt kısmındaki küçük göletleri ve doğal havuzları inceleyebilirsin.
Mergan Vadisi
Cilo-Sat Dağları Millî Parkı’na yakın konumlanan vadi geleneksel olarak hayvancılık için kullanılıyor. Serin ve berrak suyuyla dikkat çeken vadi yeşilin çeşit çeşit tonlarına sahne oluyor. Baharda açan çiçeklerle bambaşka bir manzaraya dönüşen Mergan Vadisi’nde kamp yapabilirsin. Yüksek rakımlı vadiden gökyüzünü izleyebilir, yıldızları bütün parlaklıklarıyla görmenin keyfini çıkarabilirsin. Yaban hayatı gözlemleyebilir, eşsiz bitkilerin fotoğraflarını çekebilirsin. Yürüyüş ve kamp için gelmeyi düşünüyorsan yaz aylarını tercih etmeni tavsiye ederiz. Yanına güneş koruyucu, su ve atıştırmalık almayı da unutmamalısın.
Kayme Sarayı
1909-1911 yılları arasında inşa edildiği düşünülen Kayme Sarayı iki katlı bir yapı. Günümüzde çatısı tamamen yıkılmış olan sarayın kuzey ve batı duvarları iyi korunmuş olsa da doğu ve güney duvarlarında yıpranmalar söz konusu. Bazı kaynaklarda dergâh/tekke olarak da geçen Kayme Sarayı, taş işçiliği, kemerli kapı açıklığı ve kitabeleriyle dikkat çekiyor. İçerisinde haremlik, selamlık, servis gibi klasik saray bölümleri bulunmuyor. Bu nedenle yerel bir konak olarak değerlendiriliyor.

Mar Abdişo Manastırı
Hakkari’nin Oğul Vadisi’nde yer alan manastır yaklaşık 82 metre uzunluğunda. Mar Abdişo, Süryani Hristiyan geleneğinde bir aziz olarak biliniyor. Manastırın tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmiyor fakat 13. ve 15. yüzyıl civarında inşa edildiği düşünülüyor. Süryani Hristiyan keşişler tarafından ibadet, eğitim ve inziva yeri olarak kullanılan manastır, manevi ve kültürel açıdan önem taşıyor.
Doğal kaya girintilerinin kullanılmasıyla yapılan manastırda sıralı moloz taş ve kireç harcı kullanılmış. Duvarlar sağlamlığıyla dikkat çekiyor. İçerisinde bir kutsal su kaynağı da bulunuyor. Sen de mistik bir atmosfer sunan manastırın büyüleyici mimarisini görmeye gelebilir, benzersiz mimari detaylarını inceleyebilirsin.
Çukurca Emir Şaban Camii
Medrese üniteleriyle birlikte kompleks bir yapı oluşturan Çukurca Emir Şaban Camii’ne adını veren Emir Şaban’ın kim olduğu tam olarak bilinmiyor. 18. yüzyılda yapılmış olabileceği düşünülen caminin doğu tarafındaki mezarlıkta onun adına bir türbe bulunuyor. Hem ibadet yeri hem medrese olarak kullanılan caminin işçiliğini inceleyebilirsin. Medrese bölümünü görüp eğitim tarihine dair bilgi edinebilirsin.
Zeynel Bey Medresesi
Hakkari Beyi Zeynel Bey tarafından yaptırılan medresenin inşasında moloz taş ve kaba yonu taş kullanılmış. 1480 yılında yaptırıldığı düşünülen medrese bölgedeki en eski ve tarihî öneme sahip yapılar arasında yer alıyor. İçerisinde Zeynel Bey’in mezarının da bulunduğu düşünülen medrese keşfedildiğinde büyük ölçüde yıkılmış durumdaymış. Kalıntılarının gün yüzüne çıkarılmasıyla tanınan ve Hakkari’nin en eski eğitim kurumlarından biri ünvanını kazanan medrese restorasyon sürecinde.
Kavalköy Şelalesi
Kato Dağı eteğinde konumlanan Kavalköy Şelalesi yaklaşık 20 metre yükseklikten akıyor. Şelalenin çevresi yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı. Berrak suyuyla dikkat çeken şelalede yazın yüzülebiliyor! Dilersen şelale kenarında piknik de yapabilir, gölgede serinlerken suyun sesine kulak verebilirsin. Özellikle ilkbaharda suyun o coşkulu akışını dinleyebilir, şelaleyi ve çevresindeki muhteşem manzaraları seyre dalabilirsin.
Kelat Sarayı
Üç katlı olan Kelat Sarayı ne yazık ki günümüze ancak iki kemer ve bir duvar kalıntısıyla ulaşabilmiş. Kim tarafından yapıldığı bilinmeyen saray, kapı kemerleriyle dikkat çekiyor. 1990’da koruma altına alınan yapının taş işçiliği de görenleri etkiliyor. Bazı kaynaklara göre bir zamanlar içerisinde medrese, aşevi ve şifahane gibi bölümler bulunduran Kelat Sarayı’nın restorasyonu için çalışmalar sürüyor. Sen de gelip yapının bugünkü hâlini fotoğraflayabilir, kalıntılara bakarak geçmişteki görkemini hayal edebilirsin.
Tarihî Taş Evler
Hakkari’nin neyi meşhur, diye soruyorsan tarihî taş evlerinden söz etme vakti gelmiş demektir! Hakkari’nin şehir merkezinde ve özellikle Eski Hakkari Mahallesi’nde yoğunlaşan taş evler genelde 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş. Aralarında daha eskilerinin de olması muhtemel bu evlerin yapımında yerel taş ve moloz taş kullanılmış. Kalın ve sağlam duvarlarıyla dikkat çeken evler köy yaşamını başarıyla yansıtıyor. Avlu ve ahır gibi alanları da olan evlerin bazıları sırlı taş işçiliği ve taş oyma motifleriyle görenleri etkiliyor. Bazı kaynaklara göre bu evler “savunma amaçlı küçük kaleler” şeklinde planlanmış. Bu sebeple duvarları yüksek ve pencereleri dar. Yerel aileler tarafından nesiller boyunca korunan bu güzel evleri fotoğraflayabilirsin. Köyleri gezerek yöre halkı ile tanışabilir, evlerin tarihine dair ilk elden bilgi edinebilirsin.
Hakkari hâlâ keşfedilmekte olan tarihî noktaları ve insanı büyüleyen doğal güzellikleriyle muhteşem bir rota vadediyor. Dilersen Etstur’dan Hakkari uçak biletini alıp gezine hızla başlayabilirsin. Manzaraları seyrederek yolculuk etmeyi seviyorsan Hakkari otobüs biletini de yine Etstur üzerinden alabilirsin.
Hakkari otelleri arasından sana uygun olanı seçip yerini ayırtabilirsin. Dilersen Hakkari Yüksekova otellerinden birinde yer ayırtıp seyahatine hemen başlayabilirsin. Etstur’un kullanıcı dostu arayüzünden konaklama ve ulaşım planlamanı yaptıysan gezi için artık hazırsın. Hakkari tüm güzellikleri ile keşfedilmeyi bekliyor!



Hakkari’de Ne Yenir? – İşte Size Hakkari Mutfağının En Lezzetli 19 Yemeği
25 Ocak 2021 yazar Fatih
Hakkâri Mutfak Kültürü
Coğrafi konumu itibariyle birçok kültüre ve medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir olan Hakkâri, köklü bir geçmişe sahiptir. Bu köklü geçmişten Hakkâri’nin yemek kültürü de etkilenmiştir ve ortaya zengin bir mutfak çıkmıştır. Doğası gereği hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı ve halkın büyük bir bölümünün geçim kaynağı olduğu şehirde, et yemeklerinin sıkça tüketilmektedir. Aynı zamanda çorbaları, hamur işleri ve tatlıları ile de fark yaratan Hakkâri yöresel yemekleri iştahınızı kabartan türden.
Hakkâri mutfağında ana yemeklerde genel olarak et kullanılır. Çorbalar ise yoğurt, buğday ve yöresel otlar kullanılarak yapılır. Gulul çorbası, kemikli kavurma, Yüksekova kebabı, kepaye, aside tatlısı, çevirmeli pilav, cembeli tatlısı Hakkâri mutfağının yöresel yemeklerinin başında gelir. Görüntüsü ile iştah açan, lezzetiyle tadı damaklarda kalan Hakkâri yemekleri ile ilgili tüm bilgileri yazımızda bulabilirsiniz.
- Hakkari Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım Rehberi
- Hakkâri Gezilecek Yerler
- Hakkâri Tarihi Yerleri
Pratik Bilgiler
Hakkâri’den Alınabilecek Yiyecekler: Hakkâri şehir merkezinde kahvaltılık ve yemeklik meze, baharat, kurutulmuş biber ve patlıcan, reçel, pekmez, bal ve tandır ekmeği gibi yiyecekleri satın alabilirsiniz.
Hakkâri’nin En Meşhur Tatlısı: Lalaped tatlısı buranın meşhur lezzetlerinden biridir. Şehir merkezindeki pastane ve tatlıcılarında bulabilir hatta paket yaptırabilirsiniz. Bunun yanı sıra Çukurca tahini de hem şehir merkezinde tadabileceğiniz hem de satın alıp yanınızda götürebileceğiniz tatlı türüdür. Yöreye özgü olmayıp diğer tatlı çeşitlerini de yemek isterseniz hem Hakkâri şehir merkezinde hem de ilçe merkezlerindeki pastane ve tatlıcılarına gidebilirsiniz.
Hakkâri’den Alınabilecek Doğal Ürünler: Hakkâri ilçe köylerinde yaşayan yerel halk doğal ev yapımı süt ve süt ürünlerinden tarhanaya, pekmezden reçele kadar çeşitli ürünlerini getirerek merkezde satmaktadır. Hakkâri’ye yapacağınız bir seyahatte gerek şehir merkezinde gerekse ilçe merkezindeki tezgâhlarda bu ürünleri bulabilirsiniz. Hakkâri şehir merkezinde Şemdinli süzme bal, peynir, tereyağı, salça, tarhana, erişte, kurutulmuş dolmalık biber ve patlıcan ve pekmez gibi doğal ürünleri satın alabilirsiniz.
Hakkâri Yöresel Yemekleri
Kemikli Kavurma

Hayvancılığın oldukça yaygın olduğu Hakkâri sofralarından et yemekleri eksik olmaz. Et yemekleri arasında en sevilen lezzet ise, kemikli kavurma. Etin kendi yağıyla kavrularak pişirilen yumuşacık et pirinç pilavı ile ve yanında ayranla servis edilir. Ortaya damakları şenlendiren bir lezzet çıkar.
Hakkâri’de kurban bayramlarının vazgeçilmez yemeği olan kemikli kavurma, kalabalık bayram sofralarını süsler. En makbulünün koyun ya da kuzu etinden yapılanı olan kemikli kavurma, kemiğin suyu ile pişirilir ve lezzetli olmasının yanında oldukça da sağlıklı olur. Çoluk çocuk herkesin severek tükettiği bu lezzetin pişerken etrafa yaydığı koku herkesin iştahını açar. Hakkâri’de denemeniz gereken lezzetlerden biri olan kemikli kavurmayı tatmadan şehirden ayrılmayın.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan kemikli kavurma yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Parmak Kebabı

Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine özgü bu yemek adını parmak şeklinde kesilen sebzelerden alır. Ana malzemesi patlıcan olan bu yemek yeşilbiber, domates, kuru soğan, patates, salça ile lezzetlendirilir. Karışıma eklenen kuşbaşı et ve baharatlar ise yemeğin lezzetine lezzet katar. Yapımı oldukça kolay olan ama lezzetiyle efsane olan parmak kebabı, Hakkâri sofralarında sık sık yerini alır.
Kuşbaşı etler tencerede kavrulur, üzerine küçük doğranmış domatesler ve soğanlar eklenir. Bir taraftan da parmak şeklinde kesilen patates ve patlıcanlar kızartılır. Etli karışımla birleştirilerek fırına verilir. Bol malzemeli, oldukça da bereketli olan yemek, kalabalık misafir sofralarının en çok tercih edilen yemeğidir. Hakkâri’de bir eve misafir olursanız bu yemeği yeme ihtimaliniz oldukça yüksektir.
- Nerede Yenir: Derya Kebap Lokantası
- Fiyat Aralığı: Orta Seviye
- Adres: Bulak Mah., Öğretmen Evi Karşısı, İş Bankası Yanı, Merkez
- Çalışma Saatleri: Haftanın tüm günü 05:00 – 23:00 saatleri arasında açıktır.
- Telefon: 0438 211 65 92
- Yol Tarifi Al >
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
- Gitmişken Başka Ne Yemeliyim: Buranın ciğer şişi de meşhurdur. Ayrıca yemek öncesi başlangıç olarak lezzetli çorbalarını da deneyebilirsiniz.
Keşkek

Geçmişten günümüze Anadolu’nun her köşesinde düğünlerin, bayramların, kalabalık yemeklerin olmazsa olmazı olan keşkek ülkemizin geleneksel yemeklerinin başında gelir. Trakya, Karadeniz, Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesinin birçok şehrinde yöresel yemekler listesinde yer alan keşkek yapımı zahmetli ama uzun süren, lezzeti ise unutulmayan bir yemek.
Ana malzemesi buğday olan, nohut, tavuk eti veya kırmızı et ile yapılan keşkek, Hakkâri’de tercihen koyun eti ile yapılıyor. Lezzetini de Hakkâri’nin dağlarında otlayan hayvanların etlerinden alıyor. Türk gastronomi kültürünü öne çıkaran geleneksel lezzetlerden biri olan keşkek, Hakkâri’de yöresel yemeklerin yapıldığı tüm lokantalarda bulunabilir. Hakkâri usulü keşkeğin tadına bakmadan şehirden ayrılmayın.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan keşkeğin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Tandır Ekmeği

Tandır ekmeği geleneği asırlardır ülkemizde varlığını korumaktadır ve özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde hala sofra kültüründe yerini korumaktadır. Birçok şehirde özlenen lezzetler arasında yer alan ancak Hakkâri’de hem köy evlerinde tandırlarda pişirilen hem de paketlenmiş halde marketlerde ve fırınlarda bulunabilen tandır ekmeği, Hakkâri sofralarında özellikle de et yemeklerinin yanında çok sevilir.
Özel hazırlanmış tandır fırınlarında odun ateşinde pişirilen tandır ekmekleri uzun süre tazeliğini korumasıyla ünlüdür. Böylece yazın yapılan ekmekler uzun ve soğuk kış günlerinde sadece sobanın üzerinde ısıtılarak tüketilebilir. Size bildiğiniz bütün ekmekleri unutturacak, yumuşacık dokusu ve eşsiz lezzetiyle çok seveceğiniz tandır ekmeğini mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan tandır ekmeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz. Tandır ekmeğini Hakkâri şehir merkezinde bazı fırınlarda da bulabilmeniz mümkündür.
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Yüksekova Kebabı

Yüksekova’nın simgesi haline gelmiş Yüksekova kebabı, yörenin meşhur yemeklerinden bir tanesidir. Tattığınız kebaplardan oldukça farklı olan Yüksekova kebabı, Hakkâri’de mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden bir tanesidir. İçerisinde kıyma, biber, maydanoz ve çeşitli baharatlar bulunan Yüksekova kebabının sırrı içerisindeki kuyruk yağında saklı. Yöre halkı tarafından sevilerek tüketilen kebap, isteğe göre tavada ya da tepside fırında pişirilebilir.
Ülkemizde kebap kültürünün önemli bir yeri vardır ve Yüksekova kebabı da bu kültürün bir parçasıdır. Hem yöre halkı hem de yöreye gelen ziyaretçileri tarafından sevilerek tüketilen Yüksekova kebabı, hem Hakkâri merkezde hem de Yüksekova’da birçok lokanta ve restoranda bulunabilir. Çok seveceğiniz bu farklı kebabı mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: https://www.instagram.com/ozdamakrestaurant/
- Fiyat Aralığı: Yüksek Seviye
- Adres: Bulvar Cad., Ertunç İş Hanı, Kat: 2, Merkez
- Çalışma Saatleri: Haftanın tüm günü 09:00 – 21:30 saatleri arasında açıktır.
- Telefon: 0438 351 00 83 – 0536 566 06 52
- Yol Tarifi Al >
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
- Gitmişken Başka Ne Yemeliyim: Kebabın yanına salata ve mezelerden alabilir, yemeğinizin üzerine tatlı çeşitlerinden birini yiyebilirsiniz.
Jajik

Herkesin bildiği ve sıklıkla tükettiği cacığın otlu hali Hakkâri’de jajik olarak adlandırılıyor. Hakkâri’nin etli yemeklerinin yanına çok yakışan jajik, özellikle sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek. Görüntüsü ile haydariye benzeyen, jajik, yoğurt, bol rendelenmiş salatalık, Hakkâri usulü otlar ve bol sarımsakla hazırlanıyor.
Yapımı oldukça kolay olan bu lezzet, ister yemeğin yanında, ister meze olarak, ister tek başına bir aperatif olarak tüketilebilir. Hakkâri kebapçılarında yemekten önce iştah açmak için masalarda yerini alan jajik mutlaka denemeniz gereken lezzetlerden biri.
- Nerede Yenir: Hakkâri genelindeki tüm lokantalarda yemeğinizin yanına isteyebilirsiniz.
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Sengeser

Hakkâri ve Van yöresel yemekleri listesinde yerini alan sengeser, sevilen et yemeklerinden bir tanesidir. İki şehir ve çevresinde sıklıkla görülen bu geleneksel yemek, özellikle soğuk geçen kış aylarında çok sık tüketilir. Kuşbaşı et, kurut, mercimek, soğan, yağ ve bol salça ve baharatla yapılan yemek, besleyici ve doyurucu olması nedeniyle bölge halkı tarafından çok sevilir.
Kuşbaşı et ve yeşil mercimek ayrı ayrı haşlanır. Halka şeklinde doğranan soğanlar zeytinyağı ile kavrulur. İçerisine haşlanan yeşil mercimekleri ve kuşbaşı et eklenir. Bir süre daha pişirilir ve servis tabaklarına alınır. Üzerine de kurut ve çökelek eklenerek servis edilir. Hem Hakkâri halkının hem de Hakkâri’ye giden misafirlerin severek tükettiği bu lezzeti daha önce denemediyseniz mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan sengeser yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Corti Aşı

Corti küçük küçük doğranmış lahana turşusuna Hakkâri’de verilen addır. Cortiden yapılan yemek de Hakkâri mutfağında corti aşı olarak adlandırılır. Aşurelik buğday, corti, sarımsak, acı biber turşusu ve kemikli etlerden hazırlanan corti, hem besleyici hem de lezzetli bir yemek.
Büyük bir tencereye konulan kemikli ve yağlı etler haşlanır. Piştikten sonra buğday, corti, sarımsak ve baharatlar eklenerek bir süre daha pişirilir ve servise hazır hale getirilir. Pişerken kokusu ile insanın iştahını açan bu yemek içerisinde bulunan kemik suyu ile oldukça sağlıklı bir yemek. Manzarasıyla, tarihiyle sizi büyüleyecek bir şehir olan Hakkâri’ye yolunuz düşerse mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan corti aşı yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Doleme

Doleme, Hakkâri’ye özgü bal kabağıyla yapılan bir çeşit kıymalı yemektir. Bal kabağı denilince insanın aklına kabak tatlısı gelse de bu yemek ezberleri bozuyor. Bol bal kabağı, kırık pirinç ve kıyma ile yapılan yemek hem görüntüsüyle hem de lezzetiyle oldukça farklı. Doleme, ana malzemelerin tereyağı, domates, biber salçası, nane, kekik, pul biber, şeker, tuz ve çeşitli baharatlarla lezzetlendirilmesi ile hazırlanır.
Pirinç, kıyma ve baharatlar karıştırılarak büyük yuvarlak köfteler elde edilir. Hazırlanan köfteler ve iri iri doğranan kabaklar kabın içine yerleştirilir. Üzerine şeker ve tuz ilave edilerek pişmeye bırakılır v ortaya leziz bir sulu yemek çıkar. Yapımı zahmetli olan ve zaman alan yemek yöre halkı tarafından çok sık tüketilir. Siz de şehirde yöresel yemek yapan lokantalarda bu lezzeti deneyebilirsiniz.
- Nerede Yenir: Dolemeyi şehir merkezinde yöresel yemekler menüsüne sahip lokantalarda bulabilmeniz mümkündür.
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
İçli Köfte

Türk mutfak kültüründe önemli bir yeri olan içli köfte, ülkemizin hemen hemen her yöresinde uzun yıllardır sevilerek yapılmaktadır. Birçok ilin yöresel yemekleri listesinde yerini alan içli köfte, Hakkâri geleneksel mutfağında da önemli bir yere sahiptir. Hakkâri halkının vazgeçilmez yemeklerinden biri olan özellikle misafir sofralarından eksik olmayan yemek akşam yemeği sofralarını süsler.
Yapımı oldukça zahmetlidir ancak piştikten sonra karşılığını fazlasıyla verir. Köftelik bulgur ile iyice yoğrulan hamur incecik açılarak içerisine kıymalı, salçalı, cevizli harç eklenir ve yumurta şeklinde kapatılır. Daha sonra ister kızartarak ister haşlanarak tüketilir. Yapımız zahmetli olan ve el becerisi isteyen bu yemek Hakkâri şehir merkezinde birçok kebapçıda bulunabilir.
- Nerede Yenir: Hacı Baba Kebap Salonu
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Adres: Bulak, Bulvar Cad., No: 1, Merkez
- Çalışma Saatleri: Haftanın tüm günü 06:00 – 23:00 saatleri arasında açıktır.
- Telefon: 0438 211 30 03
- Yol Tarifi Al >
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
- Gitmişken Başka Ne Yemeliyim: Burada lahmacun ve kebap türü yemekler de yiyebilirsiniz.
Doğaba

Hakkâri’nin yöresel yemekleri listesinde önemli bir yer tutan doğaba, yapımı oldukça meşakkatli olan bir yemek. Yapımı zor olsa da birçok malzemeyi bir arada bulunduran yemek, tüm uğraşlara değer nitelikte bir lezzete sahip. İçerisinde aşurelik buğday, süzme yoğurt, kıyma, kemikli et, un ve bulgur olan doğaba, Hakkâri halkı tarafından sevilerek tüketilmektedir.
İlk olarak köfte hazırlanır. Aşurelik buğday bir tencerede kaynatılır ve kaynadıktan sonra üzerine kemikli et eklenerek pişirmeye devam edilir. Ayrı bir yerde un, yoğurt ve yumurta iyice çırpılarak pişirilir. İçerisine et ve buğday karışımı ve köfte eklenir. Bir süre daha kaynatıldıktan sonra altı kapatılır ve servis edilir. Yapımı biraz uğraştırıcı olsa da yöre halkının ve misafirlerin çok severek tükettiği yemeği mutlaka deneyin.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan doğaba yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Kepaye

Hakkâri mutfağının vazgeçilmezi olan ama pek çok kişinin ön yargı ile yaklaştığı bir yemek olan kepaye, bağırsak ve işkembeden hazırlanan bir yemektir. Bağırsak ve işkembenin iyice temizlendikten sonra içerisine lezzetli bir harç doldurularak yapılır.
Önceden hazırlanan kıyma, salça, maydanoz ve pirinçli harç temizlenen ve bir süre beklenen bağırsakların içine doldurulur ve bağırsağın iki ucu da iğne ile dikilir. Daha sonra tencerede haşlanarak sulu yemek olarak sofralarda yerini alır. Yapımı oldukça zahmetli olan yemek, birçok kişi tarafından tercih edilmese de sakatat yemeklerinin en lezzetli halidir. Sakatat seviyorsanız favoriniz olacak bu yemeği mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan kepaye yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Keledoş

Yüzyıllar öncesinden günümüze gelmiş bir lezzet olan Keledoş, Doğu Anadolu mutfağının yöresel yemekleri arasında yerini almıştır. Hakkâri’nin tescillenmiş yemeklerinden biri olan keledoş, yazın toplanarak kurutulan otlarla hazırlanıyor. Tercihen hiç doğum yapmamış koyun eti kullanılan yemeğin lezzetini de buradan aldığı söyleniyor.
İçerisinde tandır ekmeği, ceviz, yoğurt, sarımsak, salça, yağ ve biber bulunan yemeğin yapımı oldukça kolay ama lezzeti de bir o kadar efsane. Küçük küçük doğranan Hakkâri’ye özgü tandır ekmeğinin üzerine ceviz serpilir. Yoğurdun içine tuz ve sarımsak eklenerek pişmeye bırakılır ve yağ, biber, salça eklenir. Karışım tandır ekmeklerinin üzerine dökülür ve böylece yemek hazır olur. Başka şehirlerde bulmanızın zor olduğu bu lezzeti mutlaka deneyin.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan keledoş yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Çevirmeli Pilav

Hakkâri’nin yöresel yemeklerinden biri olan çevirmeli pilav, hem doyurucu hem de nefis bir yemek isteyenler için önerilen lezzetlerden biri. Görüntüsüyle bile insanın iştahını kabartan çevirmeli pilav, davet sofralarına çok yakışan bir yemek. Yapımı zahmetli olmasına rağmen özel misafirlere mutlaka yapılan yemek Hakkâri halkı tarafından da çok seviliyor.
Yemeğin içerisinde pirinç, et, sivri biber, patlıcan, sıvı yağ, tuz ve karabiber bulunuyor. İlk olarak etler bir tencereye alınarak pişmeye bırakılıyor. Patlıcan ve biberler küp şeklinde doğranarak kızartılıyor. Daha sonra pirinçler yağda bir süre piştikten sonra üzerine sırasıyla et, patlıcan ve biberler eklenerek iyice bastırılıyor. Tavuğun suyu da eklenerek yemek pişmeye bırakılıyor. Piştikten sonra bir tepsiye ters çevriliyor ve ortaya tam bir görsel şölen çıkıyor.
- Nerede Yenir: Derya Kebap Lokantası
- Fiyat Aralığı: Orta Seviye
- Adres: Bulak Mah., Öğretmen Evi Karşısı, İş Bankası Yanı, Merkez
- Çalışma Saatleri: Haftanın tüm günü 05:00 – 23:00 saatleri arasında açıktır.
- Telefon: 0438 211 65 92
- Yol Tarifi Al >
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
- Gitmişken Başka Ne Yemeliyim: Yemek öncesi yöreye özgü çorbalardan biriyle başlangıç yapabilir, pilav yanına yine yöresel yemeklerden birini tercih edebilirsiniz.
Köftesir

Hakkâri mutfağında etsiz yemek olmadığını yazımızın başlarında söylemiştik. Hakkâri’nin simgesi haline gelmiş olan köftesir, Hakkâri yöresel yemekleri listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Hem Hakkâri yemeklerinin vazgeçilmezi olan et, hem de Hakkâri dağlarında yetişen yöresel otları içerisinde barındıran bu yemek tam anlamıyla Hakkâri mutfak kültürünü yansıtmaktadır.
Hazırlanan köftelerin üzerine doğal otlarla karıştırılmış sarımsaklı yoğurt dökülür. Üzerine de ayrı bir yerde kavrulan et gezdirilir ve servise hazır hale getirilir. Özellikle de akşam yemeği sofralarına çok yakışan yemek lezzetiyle doyuruculuğuyla ve besleyiciliğiyle Hakkâri halkı tarafından çok seviliyor. Şehre giden ziyaretçilerin denemeleri gereken ilk lezzetlerden biri olan yemek sizin de favoriniz olacak.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan köftesir yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Kiriş

Fotoğraf: Kübrella Tube
Hakkâri halkı için et yemeklerinin önemli bir yeri vardır. Hakkâri yöresel yemekleri listesinin neredeyse tamamını oluşturan et yemeklerinden biri olan Kiriş, yöre halkının çok sevdiği bir yemektir. İçerisindeki malzemeleri duyanların ön yargı ile yaklaştığı ancak lezzetini alanların tekrar denemek isteyecekleri bu yemek, farklılığı ile öne çıkıyor.
Kemikli et, Besni üzümü, soğan, tereyağı, sıvıyağ, nohut, domates salçası, ceviz, sumak, köfte ve çeşitli baharatlar bulunan yemek yapımı oldukça uğraştırıcı olan ama lezzetiyle efsane olan yemeklerden biri. Şehirde bulunan bazı lokantalarda haftanın belirli günleri özel olarak yapılan ve misafirlere sunulan yemeği tatmadan şehirden ayrılmamalısınız.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan kiriş yemeğinin tarifini alarak sizler de evlerde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Otlu Peynir

Bahar aylarıyla birlikte dağlardan toplanan otlarla yapılan Hakkâri otlu peyniri Hakkâri yöresinin nefis peynirlerinden bir tanesidir. Otlu peynirin tarihi oldukça eskilere dayanır. Zamanında Hakkâri aşiretleri tarafından yapılan ve zamanla yaygınlaşan otlu peynir, günümüzde ününü tüm ülkeye duyurmuştur.
İlkbaharın gelmesi ile taze olarak elde edilen peynirler, yaz boyunca küplere doldurularak saklanır ev kışa kadar hazır olur. Ocak ayının gelmesi ile beraber piyasaya sürülür. Ülkemizin neredeyse tüm illerinde satışı yapılsa da asıl otlu peynir Hakkâri’de bulunur. Kahvaltıların vazgeçilmesi olan, hamur işlerinin iç harcı olarak kullanılan peyniri mutlaka Hakkâri köylerinde denemelisiniz.
- Nerede Yenir: https://www.instagram.com/emirsultanparki/
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Adres: Bulak, Şehit Mehmet Ceyhan Cad., No: 14, Merkez
- Çalışma Saatleri: Haftanın tüm günü 07:30 – 21:30 saatleri arasında açıktır.
- Telefon: 0438 211 69 11
- Yol Tarifi Al >
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
- Gitmişken Başka Ne Yemeliyim: Burada otlu peynir yanında diğer kahvaltılık ürünleri de içeren zengin bir kahvaltı menüsü ile güne başlangıç yapabilirsiniz.
Hakkâri Yöresel Çorbaları
Maşin Çorbası

Soğuk geçen Hakkâri kış mevsimlerinde içinizi ısıtacak bir çorba. İçerisinde bulunan bol miktarda nohut ve buğday ile oldukça doyurucu ve besleyici olan maşin çorbası, yöre halkının en sevdiği çorbalardan biri. Hakkâri’de her evde pişen özellikle de ramazan sofralarından eksik olmayan maşin çorbası, yöreye gelen misafirlerin de çok sevdiği çorbalardan biri.
Maşin çorbasını şehir merkezinde birçok lokantada bulabilirsiniz. Ancak dikkat edin çok fazla yemeyin çünkü oldukça tok tutan bu çorbayı içtikten sonra Hakkâri’nin şahane yemekleri için yeriniz kalmaz. Siz yine de denemeden şehirden ayrılmayın.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan maşin çorbasının tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Gulul Çorbası

Sıcak içilen çorbalara alternatif arayanlar için efsane bir lezzet. Sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek bir çorba istiyorsanız bu çorba tam size göre. Bir çeşit yoğurt çorbası olan gulul çorbası, yeşil mercimek, pirinç, yumurta, buğday ve hamur ile yapılıyor. Ayrıca Hakkâri topraklarında yetişen çeşitli yöresel otlarda eklenerek çorbanın lezzetine lezzet katılıyor.
İlk olarak pirinç, buğday, yumurta, un ve tuz pişirilir. Üzerine yoğurt eklenerek soğuk bir şekilde servis edilir. Hem serinletici olması, hem doyurucu olması hem de lezzetiyle fark yaratması nedeniyle Hakkâri mutfaklarında sıklıkla yerini alan bu çorbayı özellikle sıcak yaz akşamlarında tercih etmelisiniz.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan gulul çorbasının tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Hakkâri Tatlıları
Lalaped

Hakkâri usulü hamurlu bir tatlı olan Lalaped, görüntü olarak lokmaya benzese de aslında çok farklı. Hakkâri’nin lezzetli yemeklerinden sonra damakları tatlandırmak için çabucak yapılabilen bu tatlı özellikle Ramazan aylarında Hakkâri merkezde bulunan fırınlarda sıklıkla görülüyor ve İftar yemeklerinden sonra çayın yanında harika gidiyor.
Tereyağı, yumurta, yoğurt ve süt gibi malzemelerden hazırlanan lalaped, önce şekil verilerek kızgın yağda kızartılıyor ve daha sonra şerbetleniyor. Üzerine çekilmiş ceviz eklenerek servis ediliyor. Özellikle ramazan aylarında Hakkâri’ye yolunuz düşerse birçok fırında bulabileceğiniz bu tatlıyı lokma tatlısını seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.
- Nerede Yenir: Lalaped tatlısını şehir merkezinde pastane ve tatlıcılarda bulabilmeniz mümkündür.
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Çukurca Tahini

Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde yetişen susamların kısık ateşte kavrulmasıyla elde edilen çukurca tahininin ünü tüm ülkeye yayılmış durumda. Özel bir aromaya sahip olan, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan yapıla Çukurca tahini, köylerde asırlık değirmenlerde yapılıyor. Hakkâri topraklarında yetişen tahinler asırlık değirmenlerde öğütülüyor.
Ülkenin birçok yerinden yetiştirdiği susamları öğütmek için Çukurca’ya gelenler bile var. Doğallığını bilen herkesin ilk tercihi olan çukurca tahinini, Türkiye’nin birçok yerine gönderiliyor ancak siparişlere yetişmek pek mümkün olmuyor. Tahin üretimi oldukça meşakkatli olmasına rağmen yöre halkı bu işi severek yapıyor. Kahvaltı sofralarında pekmezin olmazsa olmazı olan, birçok tatlının lezzetine lezzet katan tahinin en güzel hali olan Çukurca tahini birçok insanın bölgeyi ziyaret etme nedeni olmaktadır.
- Nerede Yenir: Çukurca tahinini şehir merkezinde yöresel ürünler ve kahvaltılık ürünler satan dükkânlarda bulabilmeniz mümkündür.
- Fiyat Aralığı: Düşük Seviye
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Cembeli Tatlısı
Hakkâri’nin muhteşem yemeklerinden sonra sıra geldi tatlılarına. Pekmezli tatlıların Hakkâri mutfağında ayrı bir yeri vardır. Hakkâri’ye özgü bu yöresel tatlının malzemeleri bayat ekmek, tereyağı ve pekmezdir. Bayat ekmekleri değerlendirmenin en lezzetli yolu olan cembeli tatlısı, yapımı oldukça basit ama lezzetiyle efsane olan bir tatlı.
Küçük parçalara ayrılan bayat ekmekler tereyağında kızartılır. Üzerine pekmez eklenerek bir süre daha pişirilir. Tadı damaklarda bırakan bu lezzet servise hazır hale gelir. Üzerine çekilmiş ceviz eklenirse de tadından yenmez. Yöre halkı tarafından çok sevilen cembeli tatlısı bölgeye gelen ziyaretçilerin tatması gereken lezzetler arasında yer alıyor.
- Nerede Yenir: Çoğunlukla evlerde yapılan cembeli tatlısının tarifini alarak sizler de evlerinizde yapabilirsiniz.
- Nasıl Yapılır: Tarife Git
Hakkari’nin yöresel yemekleri denince akla bol etli ve baharatlı yemekler geliyor. Bölgede tarım ve hayvancılığın da gelişmesi yemek kültürüne yön veriyor. Et yemekleri genellikle yağlı bir yapıda. Bu yağ hayvanın kendi iç yağıdır. Böylelikle yemeklerin tadı da farklı oluyor. Hakkari’nin yöresel yemekleri listemizde yer alan tüm yemekler iştahınızı kabartacak türden.




.jpg)








%20kopya.jpg?format=jpg&quality=50)
%20kopya.jpg?format=jpg&quality=50)

Yorumlar
Yorum Yap