Fon krizinde DDK dönemi: Yetkileri ne, süreç nasıl işleyecek, geçmişte hangi dosyalara baktı?
Fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu devreye girdi. DDK, sermaye piyasalarında son dönemde meydana gelen yatırım fonu işlemlerini kapsayan inceleme ve denetim sürecini başlattı. Kurulun yetkileri ise oldukça geniş: Bankalar dahil gerçek ve tüzel kişilerden bilgi ve belge isteyebiliyor, idari soruşturma yürütebiliyor, belirli şartlarda kamu görevlileri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulayabiliyor. Geçmişte Hrant Dink cinayetinden Turgut Özal'ın ölümüne, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasından Madımak olaylarına kadar Türkiye'nin kritik dosyalarını inceleyen DDK'nın fon dosyasında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu oldu. Peki DDK ne yapar, yetkileri neler, süreç nasıl ilerleyecek? İşte geçmişten bugüne Devlet Denetleme Kurulu'nun kritik dosyaları ve fon soruşturmasındaki yeni dönem...

Sermaye piyasalarında yürütülen fon soruşturmaları devam ederken Ankara'dan kritik bir adım geldi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 29 Eylül'de ekonomi kurmayları ve ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen eş güdüm toplantısında fon piyasalarında yaşanan son gelişmeler masaya yatırıldı.
Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulunun sermaye piyasalarında son dönemde meydana gelen yatırım fonu işlemlerini kapsayan inceleme ve denetim sürecini başlattığını duyurdu.
ERDOĞAN'DAN FON DOSYASINDA DDK TALİMATI
Toplantıda tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin çalışmalar da ayrıntılı şekilde ele alındı.
Erdoğan, sürecin titizlikle yürütülmesi, yatırımcıların haklarının sermaye piyasası kuralları çerçevesinde korunması ve ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu.
Sermaye Piyasası Kurulu da tasfiye kapsamındaki fonlarda mal varlığı ve likidite durumuna göre, hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin yol haritasını sundu.
Bir yandan yatırımcıların haklarına ve tasfiye sürecine ilişkin çalışmalar yürütülürken diğer yandan DDK'nın inceleme ve denetim mekanizması devreye sokuldu.
DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, yatırım fonu işlemleri ve denetim faaliyetlerine ilişkin çalışmaların başladığını açıkladı.
DDK BAŞKANI TANRIKULU: ÇALIŞMALAR BAŞLADI
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu da Erdoğan'ın talimatının ardından incelemelere başlandığını açıkladı.
Tanrıkulu, çalışmanın yatırım fonlarının işlemleri ile denetim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi ve gerekli idari ve hukuki tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla başlatıldığını bildirdi.
Dolayısıyla DDK incelemesi yalnızca belirli fonlardaki işlemlerin değil, bu işlemlere ilişkin denetim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğinin de incelenmesini kapsayacak.

DDK NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?
Devlet Denetleme Kurulu, Anayasa'nın 108'inci maddesi kapsamında Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren denetim organı.
Kurulun temel işlevi; idarenin hukuka uygun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla inceleme, araştırma ve denetim faaliyetleri yürütmek.
DDK'nın temelleri 1981 yılına dayanıyor. Devlet Denetleme Kuruluna ilişkin 2443 sayılı Kanun 1 Nisan 1981'de kabul edildi. Kurul daha sonra 1982 Anayasası ile anayasal statü kazandı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesinin ardından DDK'nın teşkilat yapısı ve çalışma usulleri 2018'de yeniden düzenlendi.

DENETİMİN KAPSAMI OLDUKÇA GENİŞ
DDK'nın görev alanı sadece klasik kamu kurumlarıyla sınırlı değil.
Kurul, mevzuatın çizdiği çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarında idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetim yapabiliyor. Ayrıca kamuya yararlı dernekler, vakıflar, kooperatifler ve birliklerle bunların ortaklık ve iştirakleri de belirli koşullarda DDK denetimine tabi olabiliyor.
Yargı organları ise Anayasa gereği DDK'nın denetim alanının dışında bulunuyor.

BANKALAR DAHİL BİLGİ VE BELGE İSTEYEBİLİYOR
Fon soruşturması açısından DDK'nın en dikkat çekici yetkilerinden biri bilgi ve belgeye erişim gücü.
2025'te yapılan yasal düzenlemeye göre DDK denetçileri, görevlendirildikleri konularla ilgili olarak kurum ve kuruluşlarla, bankalar dahil diğer gerçek ve tüzel kişilerle doğrudan yazışabiliyor.
Kurul denetçileri bu kişi ve kurumlardan bilgi, belge ve açıklama talep edebiliyor. Ayrıca denetim kapsamında yer alan kurumların teftiş ve denetim birimlerinin sahip olduğu görev ve yetkileri de kullanabiliyor.
Bu yetkiler fon dosyasında DDK'ya önemli bir inceleme alanı açıyor.
Kurul, görev kapsamına göre finansal işlemlere ilişkin kayıtların yanı sıra kurumların denetim süreçlerine ilişkin bilgi ve belgeleri de talep edebilecek.

DDK FON DOSYASINDA NELERE BAKACAK?
Resmî açıklamalara göre DDK'nın incelemesinin merkezinde iki ana başlık bulunuyor:
Yatırım fonlarının işlemleri ve bu işlemlere ilişkin denetim faaliyetleri.
Tanrıkulu'nun açıklaması da incelemenin özellikle bu faaliyetlerin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği üzerinde yoğunlaşacağını ortaya koydu.
Bu nedenle süreçte, ilgili kurumların gerçekleştirdiği denetimler, kurumlar arası bilgi akışı ve mevzuat kapsamında alınması gereken tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığı da DDK'nın inceleme alanına girebilir.
Ancak henüz DDK tarafından kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir görev programı bulunmadığı için hangi kurum veya hangi işlem hakkında ne yönde tespit yapılacağını söylemek mümkün değil.
Bunun çerçevesini kurulun toplayacağı bilgi ve belgeler ile hazırlanacak rapor belirleyecek.

KRİTİK YETKİ: GÖREVDEN UZAKLAŞTIRABİLİYOR
DDK'nın fon incelemesi açısından en dikkat çekici yetkilerinden biri de görevden uzaklaştırma tedbiri uygulama yetkisi.
Bu konuda mevzuat son yıllarda önemli bir değişiklik geçirdi.
Anayasa Mahkemesi, 2021 tarihli kararında 5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde DDK'ya tanınan doğrudan görevden uzaklaştırma yetkisini, konunun kanunla düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal etti.
Ancak TBMM'de 31 Ocak 2025'te kabul edilen 7539 sayılı Kanunla bu alan yeniden kanun düzeyinde düzenlendi.
Güncel mevzuata göre ilgili DDK üyesi veya denetçi;
- Denetimi güçleştiren veya engelleyen,
- görevde kalması halinde kamu zararını artıracağı anlaşılan,
- suç delillerini karartacağı değerlendirilen
- veya kamu hizmetinin gerekleri yönünden görevi başında kalmasında sakınca görülen
- görevliler hakkında görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasını yetkili makamlara önerebiliyor.
- Daha önemlisi, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında bu tedbiri doğrudan uygulayabiliyor.
Dolayısıyla fon incelemesinde bu şartların oluştuğu yönünde bir tespit yapılması halinde DDK'nın mevzuattan kaynaklanan bu yetkisi de gündeme gelebilir.

Yunus Akseki
Takvim.com.tr
Yorumlar
Yorum Yap