Dijital dünyayı esir alan Siyonist kuşatma: Küresel medya ve yapay zeka kimin kontrolünde?

Dünyayı bir ağ gibi saran sosyal medya platformları, arama motorları ve yapay zekâ sistemleri artık sadece birer iletişim aracı değil, küresel birer silah niteliği taşıyor. Her adımımızın veriye, verilerin ise küresel bir güce dönüştürüldüğü bu kirli düzende, insan psikolojisi algoritmalar aracılığıyla Siyonist lobilerin kontrolüne hapsediliyor. Facebook’tan X’e, Google’dan ChatGPT’ye kadar uzanan devasa yapının arkasındaki üst akıl ve İsrail’in çıkarlarını korumak için kurulan sansür mekanizmaları tek tek deşifre edildi.
Küresel medya hegemonyasının en büyük ayaklarından biri olan Meta, Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi milyarlarca insanın kullandığı uygulamaları elinde bulunduruyor.
Bu dev yapının başındaki isim olan milyarder Mark Zuckerberg'in Yahudi kimliği, platformda alınan kararların rengini de belli ediyor. Ancak asıl dikkat çekici detay, Meta bünyesinde doğrudan İsrail'in çıkarlarını korumak için çalışan özel bir birimin varlığı.
DÜNYAYI KUŞATAN DİJİTAL PRANGA
META ÇATISI ALTINDAKİ SİYONİST SANSÜR BİRİMİ
2016 yılından bu yana Meta Platforms bünyesinde İsrail Kamu Politikaları Direktörü olarak görev yapan Jordana Cutler'ın yetki alanı, 2020 yılında Yahudi diasporasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Özellikle Ekim 2023'te başlayan İsrail'in Gazze'deki soykırım saldırıları sırasında, Filistin yanlısı içeriklerin sansürlenmesi ve dijital bir karartma uygulanması, bizzat bu ekip tarafından yönetildi.
ELON MUSK VE X PLATFORMUNDAKİ ALGORİTMİK TUZAK
Eski adı Twitter olan X platformunu satın alırken "ifade özgürlüğü" naraları atan Elon Musk'ın, koltuğa oturduktan sonra Siyonist lobilerle nasıl bir iş birliğine girdiği gözlerden kaçmıyor.
Elon Musk, platformdaki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, "Yaptığımız dış denetimler, en azından yaptıklarımız, X'te en az düzeyde antisemitizm olduğunu gösteriyor. Diğer tüm sosyal medya uygulamalarına bakarsanız sıfır olması asla mümkün değil. Platformlarda 600 milyon insan varken sıfır olması son derece düşük bir ihtimal" ifadelerini kullandı.
Ancak sahadaki gerçekler, Musk'ın bu sözlerinden çok daha farklı bir boyutta seyrediyor.

YAHUDİ LOBİSİNİN X ÜZERİNDEKİ HAKİMİYETİ
Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, X platformundaki bu dönüşümü ve Siyonist ideolojinin nasıl ön plana çıkarıldığını çarpıcı detaylarla aktardı.
Prof. Dr. Kırık, "Elon Musk Yahudi lobisini daha aktif hale getirdi. Siyonist düşünce ve ideolojiyi şu an X'te başköşeye koydu diyebiliriz. Algoritmik yönlendirmelerle belli düşünce ve ideoloji kalıplarını, Amerikan ideolojisini yaymaya başladılar. Aynı zamanda Yahudileri ve Siyonizm'i ön plana çıkartan, algoritmik yönlendirme sağlayan ve o 'sana özel' dediğimiz kısımda sürekli Netanyahu'nun paylaşımlarını, İsrail'in lehine hareket eden içerikleri ve mesajları ön plana çıkarttılar" sözleriyle dijital manipülasyonun boyutlarını gözler önüne serdi.
Elon Musk'ın ise bu tabloyu destekleyen, "Arkadaşların üçte ikisi Yahudi. Yahudi olmayan arkadaşlarımdan iki kat daha fazla Yahudi arkadaşım var. Yahudiliği sadece bağlantı yoluyla ediniyorum. Yahudi olmayı arzuluyorum" şeklindeki sözleri, platformun neden İsrail yanlısı bir tavır sergilediğini kanıtlar nitelikte.
ALPHABET VE GOOGLE: DÜNYANIN VERİSİ SİYONİST KURUCULARIN ELİNDE
Google, YouTube, Android ve Gmail gibi hayatın merkezine yerleşen sistemlerin çatı kuruluşu olan Alphabet, veri sömürgeciliğinin merkez üssü konumunda.
Her ikisi de Yahudi olan Larry Page ve Sergey Brin tarafından yönetilen bu devasa yapı, sadece bir teknoloji şirketi değil, dünyayı yönlendiren bir manipülasyon aygıtı olarak çalışıyor. Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Alphabet'in gücünü, "Alphabet Google'ın çatı şirketi ve dikkat ederseniz şu an dünyanın verisi burada. Her şeyi oraya soruyoruz. Arama motoru olarak Google'ı kullanırken aslında sadece bir arama motorunu değil, navigasyon olarak kullandığınız uydu sistemini de elinde bulunduran bir şirketten bahsediyoruz. Bütün dünya reklamlarını şu an Google yönetiyor. Sponsorlu reklamlar ve algoritmalar üzerinden ciddi bir manipülasyon sağlayabiliyorlar. Görsel ve içerikleri istedikleri gibi sıraya koyup, istedikleri içeriği bertaraf edebiliyorlar" ifadeleriyle aktardı.
Bu durum, milyarlarca dolarlık reklam pastasından elde edilen gelirin ötesinde, bilginin kimin elinde ve hangi amaçla filtrelendiğini bir kez daha sorgulatıyor.

YAPAY ZEKA SİLAHINDAKİ İSRAİL PROGRAMI
Günümüzün en büyük teknolojik devrimi olarak nitelendirilen yapay zekâ, aynı zamanda veri emperyalizminin en yeni silahı haline gelmiş durumda. ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI ve Google'ın Gemini modeli, tarafsızlık maskesi altında Siyonist çıkarlara hizmet ediyor.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekâdaki tehlikeli yönlendirmeyi, "Geçmişte Musk'ın ortaklarından olan, daha sonra CEO'su Sam Altman olan OpenAI firması, yani ChatGPT'nin çatı şirketi... Bugün Amerika veya İsrail aleyhine bir soru sorduğunuzda yapay zekâdan aleyhte bir cevap alma şansınız yok. Çünkü algoritma ona göre programlanmıştır, ona göre yönlendirilmiştir. Bu durum her geçen gün kanayan bir yara halini alıyor. İnsanları yanlış yönlendiren, verilerini alıp veri emperyalizmi sağlayan ve bunun üzerinden tahakküm kuran şirketlerin altında maalesef hep Yahudilerin ve Siyonizm'in imzasını görüyoruz" sözleriyle dile getirdi.
NETANYAHU'NUN TIKTOK İTİRAFI VE İFŞA OLAN KİRLİ PLAN
ABD merkezli sosyal medya devlerinin hegemonyasını sarsan Çin menşeili TikTok, İsrail yönetimi için de en büyük "tehdit" ve "hedef" haline gelmiş durumda.
Katil Netanyahu'nun bir toplantıda yaptığı açıklamalar, aslında küresel dijital düzenin nasıl bir savaş alanı olduğunu itiraf eder nitelikte. Netanyahu, "Savaşın araçlarını kullanmak zorundayız. Silahlar zamanla değişir; bugün kılıçlarla veya süvarilerle savaşamazsınız. Bulunduğumuz mücadeleye uygun silahlarla savaşmalıyız. En önemlileri sosyal medya. Şu anda devam eden en önemli satın alma TikTok. TikTok bir numara ve umarım gerçekleşir çünkü çok önemli olabilir. Diğer en önemlisi X'tir. Elon'la konuşmalıyız, o bir düşman değil, o bir dost. Eğer bu iki şeyi elde edebilirsek çok şey kazanırız" ifadelerini kullanarak dijital mecraları birer mühimmat olarak gördüğünü kanıtladı.
YENİ NESİL SÖMÜRGECİLİK: VERİ EMPERYALİZMİ
Katil Netanyahu'nun bu sözleri, aslında bir ifşaat niteliği taşıyor. Batı merkezli platformların zaten kontrolleri altında olduğunu, ancak TikTok gibi farklı odaklı mecraların da ele geçirilmesi gerektiğini savunan bu zihniyet, tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Bugün gelinen noktada, insanlık "veri sömürgeciliği" adı verilen yeni nesil bir esaret düzeniyle karşı karşıya. Küresel hegemonyanın İsrail'in çıkarlarından başka bir şeye hizmet etmemesi için kurgulanan bu sistem, sosyal medyadan yapay zekâya kadar her koldan insanlığı kuşatmış durumda.

Yorumlar
Yorum Yap