CHP’de ‘işgal’ tartışması: Özgür Özel genel merkezi terk edecek mi?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38’inci Olağan Kurultay’a ilişkin dava, siyaseti sarsan bir kararla sonuçlandı. Mahkeme “mutlak butlan” hükmü vererek kurultayı geçersiz sayarken, mevcut yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırdı. Uzmanlar süreci “siyasi ve hukuki kırılma noktası” olarak değerlendirirken, son kulis bilgileri ve kritik analizler A Haber ekranlarında masaya yatırılıyor.
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan davada kritik bir eşik aşıldı. Mahkeme "mutlak butlan" kararı vererek kurultayı iptal etti, parti yönetimi tartışmalı hale geldi. Peki şimdi süreç nasıl işleyecek, siyasi dengeler nasıl değişecek?
A Haber canlı yayınında konuşan uzman isimler, yaşanan gelişmenin yalnızca hukuki değil aynı zamanda derin siyasi sonuçlar doğuracağını vurgulayarak süreci "kritik bir kırılma anı" olarak değerlendirdi; son kulis bilgileri ve olası senaryolar tek tek masaya yatırıldı.
6 saat 13dk önce
TAHLİYE GERGİNLİĞİ TIRMANIYOR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel taraftarları arasında yaşanan tahliye gerginliği tırmanmaya devam ediyor. Mahkeme kararıyla atanan görevlilerin binaya girişi sırasında çıkan arbede ve partideki yetki karmaşası, hukuki bir krize dönüştü. Konuyu A Haber ekranlarında değerlendiren Hukukçu Uğur Çağlar, mahkeme kararlarının uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu ve engellenmesi durumunda kolluk kuvvetlerinin devreye girebileceğini belirtti.
TAHLİYE DEĞİL GÖREVİN ENGELLENMESİ
Genel merkez önündeki hareketliliği yorumlayan Uğur Çağlar, "Burada aslında teknik anlamda bir binanın boşaltılması yani tahliye işlemi değil, mahkeme kararıyla görevlendirilmiş kişilerin görevinin engellenmesine ilişkin bir durum söz konusu. Bu görevlilerin işlerini yapmasının önüne geçilmesi, hukuki bir sorunu beraberinde getirir" ifadelerini kullandı.
POLİSİN MÜDAHALESİ GÜNDEMDE Mİ?
Gerginliğin artması durumunda izlenecek yola değinen Çağlar, "Eğer görevlendirilen heyet can güvenliği riski görürse veya görevini ifa etmesi engellenirse kolluk kuvvetlerinden yardım talep edebilir. Bu noktada 'cebri icra' dediğimiz kavram devreye girer. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesi olmazsa çok daha büyük sıkıntılar çıkabilir" sözleriyle uyarıda bulundu.
ÖZGÜR ÖZEL’İN "GRUP BAŞKANI" HAMLESİ
Özgür Özel’in meclisteki pozisyonu üzerinden hukuki durumu değerlendiren Uğur Çağlar, "Özgür Özel’in grup başkanı olarak meclis toplantılarını yönetme isteği, aslında mevcut hukuki durumu bir noktada kabullendiğinin göstergesidir. Siyasi Partiler Kanunu’na göre, genel başkan milletvekili değilse bir grup başkanı atanması gerekir. Ancak genel başkanın temsil yetkisi her zaman bakidir" dedi.
KARMAŞIK HUKUKİ SÜREÇ: İTİRAZLAR VE AZİLLER
Yargıdaki süreci özetleyen Çağlar, "Taraflar arasında hem siyasi hem de hukuki bir savaş yaşanıyor. Yargıtay ve Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan itirazlar, avukatların azledilmesi ve yeniden başvurulması gibi süreçler durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Ancak nihayetinde mahkeme bir hüküm kurmuştur ve bu hükmün uygulanması esastır" ifadelerini kullandı.
23.05.2026 22:37
“KILIÇDAROĞLU BİR SÜRE SONRA ‘KENARA ÇEKİL KARDEŞİM’ DİYECEK”
A Haber’de konuşan Gazeteci Ekrem Yeşiltaş, mutlak butlan kararıyla başlayan ve Özel’in tanımıyorum çıkışının yarattığı çift başlılığa Kemal Kılıçdaroğlu’nun izin vermeyeceğini belirterek, “Birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi. Kılıçdaroğlu günün sonunda partinin yönetimini eline aldığında ‘kenara çekil kardeşim’ diyecek” diye konuştu.
CHP’DE KÜRSÜ SAVAŞI! “GERÇEK GENEL BAŞKAN KİM?” TARTIŞMASI BÜYÜYOR
“CHP’DE AYRIŞMA VAR, EŞ GÜDÜM YOK”
A Haber Muhabiri İlter Yeşiltaş ise CHP’de yaşanan tabloyu değerlendirirken parti içinde bir uyum değil ciddi bir ayrışma bulunduğunu belirtti. Yeşiltaş, “Eş güdüm halinde bir parti yönetmek durumu söz konusu değil. Bir ayrışma var aslında. Çift başlılık derken bölünmüş bir tablo var.” sözleriyle CHP’deki kırılmayı gözler önüne serdiğini aktardı.
Yeşiltaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu anda CHP Genel Merkezi’nde bulunmasa bile hukuken CHP Genel Başkanı konumunda olduğunu vurgulayarak, bu gerçeklik üzerinden yeni siyasi hesapların yapıldığını ifade etti.
ÖZGÜR ÖZEL’DEN “GRUP BAŞKANLIĞI” HAMLESİ
CHP’de yaşanan krizin yalnızca parti genel merkeziyle sınırlı olmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ayağının da bulunduğu belirtildi. İlter Yeşiltaş, Özgür Özel’in grup başkanlığı seçimini özellikle bu nedenle gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Bir grup başkanı olarak grup toplantılarında yine kürsüde olmak istiyor haliyle Özgür Özel.” şeklinde konuştu.
Bu gelişmeyle birlikte Ankara kulislerinde yeni bir tartışma başladı. CHP’de bir tarafta hukuken genel başkan kabul edilen Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise TBMM’de grup başkanı seçilen Özgür Özel bulunuyor. Parti içinde şimdi herkes aynı soruyu soruyor: “Grup toplantısında kürsüye kim çıkacak?”
Özgür Özel cephesi, grup başkanının kendileri olduğunu ve Meclis kürsüsünde doğal olarak Özgür Özel’in olması gerektiğini savunurken, Kemal Kılıçdaroğlu tarafı ise “Bu partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur, bu nedenle kürsüde olması gereken isim de odur.” görüşünü dile getiriyor.
“GENEL BAŞKAN AYNI ZAMANDA GRUP BAŞKANIDIR”
Canlı yayında yöneltilen “Grup başkanı ve grup başkanvekili kavramları ne anlama geliyor?” sorusuna yanıt veren İlter Yeşiltaş, CHP’deki mevcut karmaşık yapıyı detaylarıyla anlattı. Yeşiltaş, “Genel başkan aynı zamanda partinin grup başkanı oluyor Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve milletvekili olduğu için doğrudan grup başkanı oluyor.” ifadelerini kullandı.
Mutlak butlan kararı öncesinde Özgür Özel’in hem genel başkan hem de milletvekili olması nedeniyle doğal olarak grup başkanı sıfatını taşıdığını belirten Yeşiltaş, mahkeme kararının ardından hukuki zeminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı haline geldiğini söyledi.
Ancak burada dikkat çeken kritik ayrıntı ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olmaması nedeniyle grup başkanlığı görevini üstlenememesi oldu. Bu nedenle Özgür Özel için ayrıca grup başkanlığı seçimi yapıldığı aktarıldı.
“KILIÇDAROĞLU TEPKİ ÇEKMEMEK İÇİN Mİ GERİDE DURUYOR?”
CHP kulislerinde konuşulan en dikkat çekici iddialardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilinçli şekilde geri planda kaldığı yönünde oldu. Gazeteci Ekrem Kızıltaş’ın, “Kemal Kılıçdaroğlu bilerek yaptı bu hamleyi ki vitrin önündeki isim Özgür Özel olmaya devam etsin, tepkiyi kendisi almasın.” şeklindeki değerlendirmesi gündeme damga vurdu.
Bu iddiaya ilişkin konuşan İlter Yeşiltaş ise Özgür Özel kanadının böyle bir uzlaşma olduğu yönündeki tüm iddiaları kesin bir dille reddettiğini söyledi. Yeşiltaş, Özgür Özel’in, “Uzlaştılar, biri genel başkan olacak, biri grup başkanı olacak, böyle bir uzlaşı yok.” sözlerini aktardı.
Özgür Özel’in, “Biz zaten bu butlan kararını tanımadığımız için bu kararla uzlaşacak halimiz yok.” ifadelerini kullandığını belirten Yeşiltaş, CHP içinde dillendirilen senaryoların parti yönetimi tarafından kabul edilmediğini vurguladı.
“KILIÇDAROĞLU GÜNÜN SONUNDA ÖZEL’E “KENARA ÇEKİL KARDEŞİM” DİYECEK”
Programda konuşan Gazeteci Ekrem Kızıltaş ise CHP’deki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi.” değerlendirmesinde bulundu. Kızıltaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreç içerisinde parti yönetimini tamamen eline almak isteyeceğini söyleyerek konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi senin tecrübene bakarak eninde sonunda bir partinin genel başkanı ve o partinin, genel başkanı milletvekili olmadığı için grup başkanı eyvallah seçilecek ama eninde sonunda birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi. Normal şartlar altında Kemal Bey, butlan davasının doğrudan tarafı değildi ama netice olarak bu davanın, sonunda kazanan kişi olarak ortada o var. Herhalde normal şartlar altında Özgür Özel'le grup başkanı olarak çalışMayısı düşünmeyeceği çok açık ve partinin yönetimini ciddi manada eline aldığında büyük ihtimalle Özgür Özel'e, "Kenara çekil kardeşim." diyecek. “
Bu değerlendirmeye yanıt veren İlter Yeşiltaş ise Kılıçdaroğlu cephesinden aldığı mesajların son derece net olduğunu ifade etti. Yeşiltaş, “Bu çift başlılığa izin vermez.” sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde iki merkezli yönetime kesinlikle sıcak bakmadığını belirtti.
Yeşiltaş ayrıca, mutlak butlan kararı öncesinde de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu hattındaki siyasi işleyişten rahatsızlık duyduğunu söyledi. CHP’de bazı tecrübeli isimlerin Özgür Özel’e, “Ekrem İmamoğlu’yla yollarını ayır, sen bu partinin genel başkanısın.” mesajı verdiğinin de kulislerde konuşulduğunu aktardı.
“BUTLAN KARARINI TANIMIYORUZ” DERKEN PEŞ PEŞE HAMLELER GELDİ
Canlı yayında dikkat çeken bir başka başlık ise Özgür Özel’in hukuki sürece yönelik tavrı oldu. Gazeteci Ekrem Yeşiltaş, “Butlan kararını kabul etmiyorum diyen bir genel başkanın, karar çıkar çıkmaz YSK’ya ve Yargıtay’a başvurması, ardından da kendisini grup başkanı seçtirmesi aslında kararı tanıdığını mı gösteriyor?” sorusunu yöneltti.
İlter Yeşiltaş ise bu soruya çok net yanıt verdi. Yeşiltaş, “Kesinlikle. Gerçek, hukuki bir gerçeklik var ortada.” ifadelerini kullanarak CHP yönetiminin söylem düzeyinde kararı reddetse de fiili olarak yeni hukuki tabloya göre hareket ettiğini söyledi.
Yeşiltaş, “Tanımıyoruz derken bir yandan da başka planlar masada olması bu hukuki gerçeklikle aslında Özgür Özel ve yol arkadaşlarının yüzleştiği anlamına geliyor.” sözleriyle CHP’de alternatif senaryoların konuşulmasının bile yeni dönemin kabul edildiğini gösterdiğini belirtti.
“MECLİS’TEKİ MAKAMIMDA DİRENİŞİMİ SÜRDÜRECEĞİM”
CHP’de kapalı grup toplantısında konuşulan detaylar da dikkat çekti. İlter Yeşiltaş’ın aktardığı kulis bilgisine göre Özgür Özel milletvekillerine yaptığı değerlendirmede, “Eğer buradan ayrılmak zorunda kalırsak biz ne yapacağız? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde makamımda bu direnişimi sürdüreceğim.” mesajını verdi.
Bu ifadeler CHP’de yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi ve psikolojik bir kırılmanın yaşandığını ortaya koydu. Parti yönetiminin önümüzdeki günlerde çok daha sert bir iç hesaplaşmaya sahne olabileceği belirtilirken, Ankara kulislerinde artık “CHP’de kriz derinleşiyor” yorumları yüksek sesle yapılmaya başlandı.
23.05.2026 19:05
CHP’DE KAZAN KAYNIYOR! KILIÇDAROĞLU VE ÖZGÜR ÖZEL ARASINDA KURULTAY SAVAŞI
Ana muhalefet partisi CHP’de sular durulmuyor; genel merkez koridorlarından yükselen tansiyon, yerini sıcak bir çatışmaya bıraktı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun "etik ve ahlaki değerler" çıkışına, Özgür Özel’in "40 gün içinde kurultay" restiyle karşılık vermesi partiyi adeta bir siyasi depremin eşiğine getirdi. Akademisyen Doç. Dr. Berat Akıncı, A Haber ekranlarında CHP’de yaşanan bu tarihi kırılmayı, tarafların stratejik hamlelerini ve partinin içine düştüğü derin belirsizliği tüm çıplaklığıyla analiz etti.
"CHP DERİN BİR BİLMEZİN İÇİNDE"
Yaşanan bu sıcak gelişmeleri A Haber ekranlarında yorumlayan Doç. Dr. Berat Akıncı, partinin içinde bulunduğu durumu "tam bir kördüğüm" olarak tanımladı. Berat Akıncı, "CHP son derece bir bilmezin içerisine girdi. Hukuken süreçler ilerledikçe boyutu netleşiyor ancak parti içi güç dengesi ve toplumsal siyasal algı henüz bir netlik kazanmadı" şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu’nun hukuki ve siyasi açıdan meşruiyetini sağlama bağlamında önünde katedilmesi gereken uzun bir mesafe olduğunu vurgulayan Akıncı, "Kılıçdaroğlu, hukuki meşruiyeti sağladıktan sonra parti içi güç dengesini ve seçmen tabanına yönelik algıyı da yönetmek zorunda" sözleriyle sürecin zorluğuna dikkat çekti.
"ARINMA OLMADAN KURULTAY ZOR"
Kurultay takvimi konusundaki görüş ayrılıklarını irdeleyen Akıncı, Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki strateji farkını şu sözlerle aktardı: "Sayın Kılıçdaroğlu 'en uygun zamanda gideriz' diyor ancak Özgür Özel'e göre en uygun zaman en kısa zamandır. Bu bir zıtlaşmadır." Akıncı, Kılıçdaroğlu’nun partide bir "arınma" hedeflediğini belirterek, "Bu arınma süreci tamamlanmadan 40 gün gibi bir sürede kurultaya gidileceğini düşünmüyorum. Kılıçdaroğlu, partideki sıkıntılı isimlerle ilgili bir süreç başlatmak istiyor" ifadelerini kullandı. Özellikle parti tüzüğündeki üyelikten çıkarma ve geçici ihraç gibi mekanizmaların önümüzdeki günlerde belediye başkanları ve parti yöneticileri için devreye alınabileceğini işaret etti.
FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ VURGUSU
Kılıçdaroğlu’nun mesajlarının kodlarını çözen Akıncı, "ahlaki değerler" vurgusunun altını çizdi. Kılıçdaroğlu’nun "CHP ahlaki değerlerin üstünlüğünü korumak zorundadır, partiyi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız" sözlerini hatırlatan Akıncı, "Kılıçdaroğlu çok net bir şey söylüyor; parti şu an ahlaki bir çöküş içerisinde. Bu durum zaten yargı süreçlerine de yansımış durumda. CHP'nin bu ağırlıklarından kurtulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Akıncı, "Fabrika ayarlarına dönmekten kasıt, Atatürk'ün kurduğu kurucu partinin temel özelliklerini yeniden kazanmasıdır" sözleriyle Kılıçdaroğlu’nun tasfiye operasyonuna ideolojik bir kılıf hazırladığını belirtti.
YENİ PARTİ Mİ, MECLİS’TE SAVAŞ MI?
Özgür Özel’in grup başkanlığı kartını kullanarak Meclis üzerinden bir hakimiyet kurmaya çalıştığını ifade eden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Genel başkanlığı kaybetmiş bir Özgür Özel, şu an milletvekilleri üzerinde hakimiyet kurabilmek için grup başkanlığı kartını kullanıyor. Kurultayın hızla yapılmasını isteyerek kaybettiği imajını telafi etmek istiyor" dedi. Yeni bir parti kurulup kurulmayacağı tartışmalarına da değinen Akıncı, bu yolun daha önce denendiğini ve başarısız olduğunu hatırlatarak, "Muharrem İnce örneğinde olduğu gibi yeni bir partiyle yol alma noktasında bir kanaat olduğunu sanmıyorum. Ne CHP seçmeni ne de Özgür Özel’i destekleyen milletvekilleri yeni bir macera istemiyor" ifadelerini kullandı.
CHP SEÇMENİNDE BÜYÜK HUZURSUZLUK
Parti içindeki bu taht kavgasının seçmen nezdindeki yansımasını da değerlendiren Akıncı, tabanın mevcut tablodan son derece rahatsız olduğunu belirtti. "Sanki bütün CHP seçmeni mevcut yönetimden mutluymuş gibi bir algı yürütülüyor ama basın ve yargıya yansıyan konulardan dolayı seçmen çok huzursuz" diyen Akıncı, tabanın beklentisini "CHP seçmeni partinin arınmasını ve kurucu kodlarına dönerek yoluna devam etmesini talep ediyor" sözleriyle özetledi. CHP’de kurultay delegeleri üzerinden yürütülen imza toplama yarışı ve 1320 delege üzerindeki güç mücadelesinin, partiyi önümüzdeki günlerde daha büyük bir hukuk ve siyaset savaşına sürükleyeceği öngörülüyor.
23.05.2026 16:32
KURULTAY SAVAŞI: “EN UYGUN ZAMAN” MI “EN KISA ZAMAN” MI?
Ankara’da hava sıcaklığının aniden düşmesine rağmen siyaset gündemi Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşüyle ısındı. CHP’nin 38. Kurultay iptal davasında istinafın verdiği "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu, icra memurları tarafından kendisine tebliğ edilen görevi resmen kabul ederek yeniden CHP Genel Başkanı oldu. Göreve gelmesiyle birlikte vakit kaybetmeden hamlelerini yapan Kılıçdaroğlu, "CHP’yi yeniden kuruluş kodlarına kavuşturacağız" mesajını verirken, partideki ahlaki değerlerin önemine dikkat çekerek, "Partinin ahlaki değerlerine vurgu yapmamız gerekiyor ve ayrılıkçı söylemlerden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.
İLK İCRAAT: GÖREVDEN ALMA OPERASYONU
Kılıçdaroğlu’nun genel merkez koltuğuna dönmesiyle birlikte partideki değişim rüzgarı görevden almalarla başladı. İki gündür süreci yakından takip eden Kılıçdaroğlu, ilk icraat olarak Genel Merkez’deki üç avukatı görevinden azletti. Hemen ardından ikinci bir hamle yapan Kılıçdaroğlu, YSK temsilcisini de görevden alarak idari kadroda kontrolü eline aldı. Kılıçdaroğlu’nun ne zaman genel merkeze geçeceği merak konusu olurken, çalışma ofisinde yeni yol haritası üzerindeki mesaisine devam ettiği öğrenildi.
“EN UYGUN ZAMAN” MI “EN KISA ZAMAN” MI?
ÖZGÜR ÖZEL’DEN KARARA REST: "TANIMIYORUZ"
Diğer yanda ise Özgür Özel cephesinde hareketlilik hakim. CHP Grubu’nun kapalı toplantısında Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, mahkemenin verdiği iptal kararına sert tepki gösterdi. Hukuki süreci kabul etmediklerini belirten Özgür Özel, "Bu kararı tanımıyoruz ve partinin en geç 40 gün içerisinde kurultaya götürülmesi gerekiyor" sözleriyle Kılıçdaroğlu yönetimine rest çekti. Kılıçdaroğlu’nun danışmanları aracılığıyla kurultay için "en uygun zaman" vurgusu yapmasına karşılık Özgür Özel, "Kurultay için en uygun zaman, en kısa zamandır" ifadelerini kullanarak uzlaşma kapılarını kapattı.
CHP’DE ÇİFT BAŞLILIK KRİZİ VE BELİRSİZLİK
Parti içerisinde bir yanda Kılıçdaroğlu’na destek ziyaretleri sürerken, diğer yanda Özgür Özel’in 36. Hukuk Dairesi ve YSK’ya yaptığı itirazların reddedilmesi krizi derinleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in Grup Başkanı seçilmesini kutlayarak, "Özgür Özel’i tebrik ediyor, yeni görevinin hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde nezaket mesajı verse de, kurultay takvimi konusunda iki isim arasında tam bir görüş ayrılığı yaşanıyor. Siyasi kulislerde Kılıçdaroğlu’nun diğer muhalefet partileriyle iletişime geçip geçmeyeceği ve genel merkezdeki yetkilerini nasıl kullanacağı ise merakla bekleniyor.
23.05.2026 15:54
“YARGITAY SÜRECİ BİTMEDEN KİMSE KURULTAY YAPAMAZ!”
CHP'nin son kurultayında yaşanan usulsüzlükler yargıya taşındı ve hukukçulardan peş peşe çarpıcı açıklamalar geldi. Hukukçu Av. Yurdal Kılıçer, "Bu mahkeme kararı diyor ki; 38. Genel Kurul hukuka aykırıdır, yok hükmündedir. Yani Özgür Özel ve yönetiminin yaptığı hiçbir eylem ve işlem hukuka uygun değildir, kesinlikle hükümsüzdür" ifadelerini kullanarak mevcut yönetimin yasal bir dayanağı kalmadığını vurguladı. Kılıçer, "Ortada kesinleşmiş bir karar olmasa da Yargıtay süreci boyunca kimse CHP'de genel kurul yapamaz, yapsa da boşuna uğraşmış olur" sözleriyle partinin içine düştüğü hukuki çıkmazı özetledi.
ÖZGÜR ÖZEL'İN "BRAD PITT" BENZETMESİNE SERT TEPKİ
Özgür Özel’in mahkeme kararını tanımayarak grup toplantılarını kendisinin yöneteceğini söylemesi, Ankara kulislerinde tepkiyle karşılandı. TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Özel’in meşruiyet iddiasını sert bir dille eleştirerek, "Özgür Özel bu taktiği denedi ama olmuyor. Eğer 1.73 boyla bu iş oluyorsa ben de Brad Pitt’im o zaman, böyle bir şey olabilir mi?" sözleriyle mevcut yönetimin içine düştüğü durumu tiye aldı. Yiğitel ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin yolsuzluk ve hırsızlık iddialarıyla anılmasından dolayı çok rahatsız olduğunu belirterek, "Kemal Bey’in gidişi çok trajik oldu. CHP’nin bu meselelerle anılması onu ciddi şekilde yaralıyor" açıklamasında bulundu.
ÖZGÜR ÖZEL’İN 40 GÜN PLANI HAYAL OLDU
20 SAYFALIK KARARDA ŞOK DETAYLAR: KİRLİ PARA TRAFİĞİ
Mahkeme tutanaklarına yansıyan iddialar, kurultay sürecinde delegelerin iradesinin nasıl etkilendiğini de gözler önüne seriyor. Moderatör Merve Tepe, "Mahkeme kararında 20 sayfada bunlar açık açık yazıyor. İnsanlara ev ve araba verildiği, soğuk cüzdanlarla paraların aktarıldığı iddiaları kararın gerekçesini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Bu duruma dikkat çeken Av. Yurdal Kılıçer ise, "Hukukta iradenin fesadı; tehdit, maddi veya manevi çıkarla olur. İtirafçıların beyanları, dekontlar ve kamera kayıtlarıyla ortaya konulan bir yerde 'YSK onayladı' diyerek hukuk manipülasyonu yapmak CHP'yi bu kaostan kurtarmaz" şeklinde konuştu.
ADLİ TATİL VE KONGRE TAKVİMİ ÇIKMAZI
CHP yönetiminin 40 gün içinde kurultay planlaması, hukukçular tarafından gerçekçi bulunmuyor. Adli tatil sürecinin yaklaştığını hatırlatan Av. Yurdal Kılıçer, "20 Temmuz - 1 Eylül arası adli tatildir. Bu süreçte acil işler dışında işlem yapılamaz. İstanbul'un yarısının boşaldığı yaz aylarında hangi ortamda mahalle ve ilçe seçimleri yapacaksınız? Bu hayatın olağan akışına uygun değil" sözleriyle Özgür Özel yönetiminin önündeki engelleri sıraladı. CHP’de şimdi gözler, Yargıtay’ın vereceği nihai karara ve Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında gerçekleşmesi beklenen kritik görüşmeye çevrildi.
23.05.2026 14:56
CHP ANKARA KULİSLERİNDE "ERGEN TAVRI" TARTIŞMASI
CHP Genel Merkezi'nde yaşanan telefon trafiği krizine değinen Okan Müderrisoğlu, "İki taraf arasında mekik diplomasisi yürüten arabulucular henüz sonuç üretemedi. 'Aradım açmadı, telefonu kapalıydı' gibi gerekçeler siyaseten ergen tavırlar olarak nitelendirilebilir ve hiç de ikna edici değil" ifadelerini kullandı. Müderrisoğlu, Özgür Özel’in 2021 yılındaki Saraçhane sürecine benzer bir direniş gösterdiğini belirterek, "Özgür Özel, Genel Merkez önüne seçim otobüslerini çekerek ve her akşam miting düzenleyerek direneceğini ifade ediyor. Ancak hukuken değilse de siyaseten mutlak bir buhranın içindeler" sözleriyle aktardı.
KURULTAY TARİHİNDE "ANLAYIŞ" UÇURUMU
Parti içindeki kurultay sancısının temelinde takvim kavgası olduğunu vurgulayan Müderrisoğlu, "Kemal Kılıçdaroğlu ve çizgisi uygun zamanda bir kurultay beklerken, Özgür Özel ve ekibi bir an önce kurultay yapılmasını istiyor. Bu durum sadece bir takvim farkı değil, aynı zamanda derin bir felsefe farkını da ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu’nun "etik kodlar" çıkışını yorumlayan Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu'nun partiyi kurucu kodlarına oturtma ifadesi, aslında yakın zamanda bir kurultay toplama niyetinin olmadığını net bir şekilde gösteriyor" dedi.
CHP ANKARA KULİSLERİNDE “ERGEN TAVRI” TARTIŞMASI
PERDE ARKASINDA "TASFİYE" PAZARLIĞI
Genel Merkez koridorlarında konuşulan gizli pazarlıklara dikkat çeken Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu, belli isimlerin tasfiyesi noktasında Özgür Özel’in inisiyatif almasını bekliyor. Aksi takdirde bu işlemleri bir etik kurul marifetiyle kendisi yapacak. Kılıçdaroğlu’nun kasım ayından bahar aylarına kadar sürecek bir temizlenme ve arınma çağrısı var" ifadelerini kullandı. Özgür Özel’in ise bu pazarlıklara kapalı olduğunu belirten Müderrisoğlu, "Özel, bir anlamda 'korsan' grup toplantısıyla kendisini başkan seçtirerek Kılıçdaroğlu ile sonuna kadar mücadele etme stratejisini benimsemiş gözüküyor" değerlendirmesinde bulundu.
KILIÇDAROĞLU’NUN "ZAMANA YAYMA" PLANI
Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceğine ilişkin öngörülerini paylaşan Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu’nun siyaset tarzı; kriz anlarında soğukkanlı kalmak, meseleyi zamana yaymak, aktörleri bölmek ve bazılarını uyutup bazılarını ertelemek üzerine kurulu. Kılıçdaroğlu, CHP’yi Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çizgisinden bütünüyle ayrıştırarak kendi belirlediği çizgiye oturtmak istiyor" sözlerini kaydetti. Müderrisoğlu, CHP tabanının bu kavgayı sabırla izlediğini belirterek, "Bayram arasının girmesiyle tansiyon düşebilir ancak Kılıçdaroğlu kendi stratejisini adım adım hayata geçirmeyi başaracak gibi görünüyor" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
23.05.2026 11:51
ÖZEL'İN GEÇMİŞTE ALDIĞI TÜM KARARLAR İPTAL Mİ?
Cumhuriyet Halk Partisi'nde Mutlak Butlan kararıyla 2023 yönetimine geri dönüldü. Geçtiğimiz 2 buçuk yıl içerisinde Manisa Milletvekili Özgür Özel'in aldığı kararlar nedeniyle gerçekleşen ihraçlar geri alınabilecek mi? Yeniden seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, eski ekibiyle mi devam edecek?
Hukukçu Mehmet Yılmazer ve Gazeteci Ekrem Kızıltaş A Haber ekranlarında değerlendirdi.
CHP'DE KİM KİMİ SAF DIŞI BIRAKACAK?
23.05.2026 10:36
"YEDEK PARTİ, CHP'DEN PARÇA KOPARMAK VE KILIÇDAROĞLU'NU SAF DIŞI BIRAKMAK İÇİN KURULDU"
CHP tabanında yaşanan büyük güven kırılmasına dikkat çeken Tayiz, "Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi Türkiye siyasi tarihinde hiç bu kadar net yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalmamıştı. Muhittin Böcek’in itirafları, çantalarla gelen paralar ve bizzat belediye başkanlarının itiraf ettiği o rüşvet çarkı net şekilde ortaya çıktı. Utanmadan balya balya rüşvet almışsınız, sonra çıkıp mağduriyet edebiyatı yapıyorsunuz. Bunun toplumda ve CHP tabanında bir karşılığı yok" sözleriyle partideki çürümeyi aktardı.
KILIÇDAROĞLU BU KEZ DAHA CESUR VE KARARLI
Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüş stratejisini yorumlayan Kurtuluş Tayiz, "Kemal Kılıçdaroğlu geçmişte düştüğü hatalara, yani kendisini arkasından hançerleten hatalara tekrar düşmeyecektir. Artık daha cesur ve daha kararlı. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan hareket edeceğini düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun en büyük misyonu, bu rüşvet ve akçeli işlerin döndüğü dönemi kapatmaktır. Uzlaşma ve suhulet laflarına bakmayın, karşısındakilerin ne kadar militan olduğunu bizzat genel başkanın fotoğrafının ayaklar altına alınmasından biliyor" dedi.
HANÇERLİ TROYKA ÇÖKÜYOR: “BALYA BALYA RÜŞVET ALANLAR ŞİMDİ MAĞDURİYET AJİTASYONU YAPIYOR”
CHP MİTİNGLERİNDE DİĞER ÖRGÜTLERİN BAYRAKLARI SALLANIYOR
Partideki militanlaşma tehlikesine işaret eden Tayiz, "Genel merkez önündeki mitinglere baktığınızda CHP bayraklarından çok farklı grupların, yan kuruluşların bayraklarını görüyoruz. Bu, CHP kültürünün nasıl değiştiğini ve militanlaştığını gösteriyor. Özgür Özel şu an partiyi işgal etmeye devam ediyor ama CHP sokağı bu kavgaya mesafeli duruyor. Çünkü taban, yukarıdaki bu kavganın bir ikbal ve rant kavgası olduğunu görüyor" ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN YEDEK PARTİ PLANI: İNSANLARIN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR
Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurma girişimlerini de deşifre eden Kurtuluş Tayiz, "Özgür Özel bir yedek parti kurmuş, sanki CHP aleyhinde bir kapatma davası varmış gibi 'biz kapatmaya karşı kurmuştuk' diyor. Hangi kapatma davasına karşı kurdun sen bu partiyi? Gündüz gözüyle insanların yüzüne baka baka yalan söylüyorlar. Tek amaçları CHP’den ne kadar parça koparabiliriz derdine düşmek. Ancak Kılıçdaroğlu’nun bu troykayı tasfiye etmek için her türlü disiplin ve hukuk yolunu işleteceği açıkça görülüyor" değerlendirmesinde bulundu.
DELEGE KRİZİ: TUTUKLU DELEGELERLE KURULTAY OLUR MU?
Kurultay takvimiyle ilgili teknik açmazları dile getiren Tayiz, "Özgür Özel hemen kurultaya gidelim diyor ama bu o kadar kolay değil. 38. kurultay delegelerinin bir kısmı şu an tutuklu veya hüküm giymek üzere olan isimler. Fiziki olarak oy kullanmaları mümkün olmayan bir delege yapısıyla karşı karşıyayız. Kılıçdaroğlu’nun bu süreci hemen başlatacağını sanmıyorum; önce partiyi arındıracak, sonra kurultaya gidecektir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.
23.05.2026 09:55
İMAMOĞLU İPOTEĞİ ÇATIRDIYOR: PARA TRAFİĞİ KİMİN ELİNE GEÇTİ?
Sürecin çok hızlı ilerlediğini belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, "Teknik ve hukuki adımları atıyorlar zaten, bunlar hızlı bir şekilde ikmal edilir ama bundan sonrası için en önemli husus fiziki olarak genel merkezlerini ele geçirmeleri ve grup hakimiyetini tesis etmeleri meselesidir," ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun sessizliğini bozarak sahaya inmesini değerlendiren Avşar, "Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir stratejik sabrı var, bu stratejik sabrını şu ana kadar kararlı bir şekilde ortaya koydu ve bundan sonra da bu adımları atacaktır," sözleriyle partideki yeni dönemin işaretlerini verdi.
"ARINMA" OPERASYONU VE BÖLÜNME RİSKİ
Kılıçdaroğlu’nun partide büyük bir temizlik yapacağını öngören Avşar, "Kılıçdaroğlu’nun topluma ve parti tabanına vermiş olduğu bir arınma sözü var; bu arınmayı gerçekleştirmesi gerekiyor," dedi. Bu operasyonun risklerine de dikkat çeken Avşar, "Arınma çabasına girdiği andan itibaren bir kısım insanın partiden ayrılacağı açık ancak önündeki en büyük problem partinin bölünmemesini sağlamaktır," ifadeleriyle CHP’yi bekleyen zorlu süreci aktardı.,
“KILIÇDAROĞLU TOPLUMA VERDİĞİ ARINMA SÖZÜNÜ TUTACAK”
HANÇERLENMEME STRATEJİSİ VE DELEGE ÇIKMAZI
Yeni bir kurultayın kaçınılmaz olduğunu ancak Kılıçdaroğlu’nun aynı hataya düşmek istemediğini belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, "Bu kurultayda yeniden hançerlenmemek ve partiyi kaptırmamak gibi bir durum söz konusu; Kılıçdaroğlu’nun önündeki yol haritasında genel merkez binasına yerleşmek artık tali bir mesele haline gelmiştir," dedi. Delege yapısındaki karmaşaya değinen Avşar, "38. Kurultay delegeleriyle gidilecek ama bu delegelerin bir kısmı şu an tutuklu veya hüküm giyecek durumda; fiziken oy kullanmaları mümkün olmayabilir," sözleriyle delege krizinin boyutlarını gözler önüne serdi.
İMAMOĞLU İPOTEĞİ VE PARA TRAFİĞİ
Özgür Özel’in mesajlarındaki İmamoğlu etkisine vurgu yapan Avşar, "Özgür Özel’in mesajlarına bakıyorsunuz, tamamen İmamoğlu yüklü; 'Ekrem’i terk etmedik, başımıza bunlar geldi' gibi ifadeler kullanıyorlar ancak buradaki para trafiğini sağlayan güç artık Özel veya İmamoğlu’nun kontrolünde değil," dedi. Kılıçdaroğlu’nun bu yapıyı kırmak için hazırlık yaptığını söyleyen Avşar, "Kılıçdaroğlu aynı tuzağa düşmemek için azami çaba gösterecektir, İmamoğlu ipoteğini nasıl kıracakları bu sürecin en kritik sorusudur," ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU FİİLEN GENEL BAŞKANLIK KOLTUĞUNDA
Hukuki kararın pratikteki karşılığını değerlendiren Prof. Dr. Zakir Avşar, "Bir tedbir kararı vardır ve bu karar kesinleşmiş gibi bir davranışı beraberinde getirir; şu an fiili ve fiziki olarak genel başkan Sayın Kılıçdaroğlu’dur," dedi. Partinin eski haline döndüğünü belirten Avşar, "Kılıçdaroğlu nasıl 4-5 Kasım öncesinde yönetiyorsa şimdi de aynı şekilde yönetmesi, disiplin kurullarını işletmesi ve yolsuzluğa bulaşanlarla ilgili irade gösterme hakkı bulunmaktadır," sözleriyle Kılıçdaroğlu’nun tam yetkiyle sahada olduğunu vurguladı.
23.05.2026 09:45
MAHKEMEDEN TARİHİ KARAR: "PARTİ KILIÇDAROĞLU'NA EMANET"
Yargıdan gelen son dakika haberi CHP genel merkezinde deprem etkisi yarattı. Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin oy birliğiyle aldığı kararı değerlendiren Hukukçu Eyüphan Korkmaz, "İlk derece mahkemesi süreciyle başlayan bir süreç vardı, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde devam etti. BAM 36. Hukuk Dairesi oy birliğiyle bir karar verdi ve yürütmeyi durdurma kararı aldı" ifadelerini kullandı. Kararın partiyi kurultay öncesi döneme döndürdüğünü belirten Korkmaz, "4-5 Kasım 2023 tarihinden evvel yaklaşık 15 yıldır CHP’nin başında bulunan isme parti tekrar tevdi edildi" sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuki pozisyonuna dikkat çekti.
SKANDALIN MERKEZİNDE RÜŞVET VE İRADE FESADI VAR
Mahkemenin aldığı kararın gerekçeleri, parti içindeki kirli pazarlıkları da gün yüzüne çıkardı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya atıfta bulunan Eyüphan Korkmaz, "10 Şubat 2025 tarihli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlatmış olduğu soruşturma çok önemliydi. Seçimin sonucunu etkileyebilecek irade fesadına sebebiyet verecek rüşvet olguları ve kişisel menfaat temini sebebiyle oluşan bir olgu söz konusu" şeklinde konuştu. Korkmaz, bu durumun delege iradesini sakatladığını belirterek, "Burada fark 18 değil 180 olsaydı, 300-500 olsaydı ve arada 3-5 isim bu manada kişisel menfaat temin ettiği, irade fesadına uğradığı söz konusu olmuş olsaydı, YSK’nın birçok kararı var ve diyor ki bu sonuca etkili değildir" diyerek aradaki küçük farkın sonucu nasıl değiştirdiğini aktardı.
MAHKEMEDEN TARİHİ KARAR: “CHP KILIÇDAROĞLU'NA EMANET”
YSK’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E BİR ŞOK DAHA
Parti yönetiminin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı itirazdan da sonuç çıkmadı. Hukuki labirentte çıkış yolu arayan Özgür Özel yönetimi, YSK’nın ret kararıyla bir kez daha sarsıldı. Hukukçu Korkmaz bu süreci, "YSK’ya başvuru yolunun çok uygun olmadığını zaten bir hukukçu olarak ifade edeyim çünkü yolları birbirinden farklıdır. İlk derece mahkemesinde başlayan süreç Yargıtay ve duruma göre Anayasa Mahkemesi ile nihayete erer" ifadeleriyle değerlendirdi. Özel’in parti binasında kalma ısrarının hukuki karşılığını da yorumlayan Korkmaz, "Mahkemeler herkese bağlar. Bu nihai bir karar değil ama bulunduğu evre itibariyle tereddütsüz tüm tarafları bağlayan bir yaklaşım var" dedi.
CHP’DE ÇİFT BAŞLI KAOS: KILIÇDAROĞLU’NDAN "KURULTAY" RESTİ
Mahkeme kararı sonrası her iki ismin de kendisini "Genel Başkan" olarak tanımlaması partideki çift başlılığı zirveye taşıdı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabına "Genel Başkan" unvanını yeniden eklemesi ve Özgür Özel’e telefonda "Kurultaya gidelim" dediği iddiaları hakkında konuşan Eyüphan Korkmaz, "Çift başlı hiçbir sistem kabul etmez. Bu parti kendilerine de tereddütsüz zarar verir. Bir taraf bir an evvel olağan genel kurula götürmek istiyor, Kılıçdaroğlu ise bunu belli bir sükunetle götürmek istiyor" sözlerini kaydetti. Korkmaz, YSK’nın devreye gireceği delege listesi belirleme sürecinde yeni sürtüşmelerin yaşanabileceği uyarısında bulunarak, "Tertemiz bir seçimin yapılması herkes için olması gereken doğal bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum Yap