Dünya

MESELE URANYUM DEĞİL

İRAN'IN SİSTEMİNİ ÇÖKERTMEK

MESELE URANYUM DEĞİL

CANLI| Hürmüz Boğazı'nda bilek güreşi: "Hava harekatı ABD'ye mezar olur"

 

CANLI| Hürmüz Boğazı'nda bilek güreşi: "Hava harekatı ABD'ye mezar olur"

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükseldi. Tahran yönetimi Tel Aviv’e peş peşe misilleme saldırıları düzenlerken, ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan kritik Bazan Rafinerisi’nin vurulmasıyla İsrail ekonomisi ağır darbe aldı. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD’nin İran iç bölgelerine yönelik hava indirme senaryolarının sahada büyük bir hüsranla sonuçlanacağını vurgulayarak, operasyonun ‘ABD için mezar olur’ dedi.

ABD ve İsrail ile İran arasında artan gerilim Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti. Karşılıklı saldırı ve misilleme açıklamaları dikkat çekerken, bölgede askeri hareketlilik hız kazandı. İran'ın Tel Aviv'e yönelik füze hamleleri sonrası gelişmeler yakından takip ediliyor. Bölgedeki son durumu A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu İsrail'den, A Haber muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran'dan aktarırken, uzman isimler yaşananları değerlendiriyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

AHaberCANLI YAYIN

 

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

ABD-İsrail-İran savaşında tansiyon zirvede! 

ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞINDA TANSİYON ZİRVEDE!

CANLI ANLATIM

51dk önce

ABD BASINI: KARA HAREKATI AN MESELESİ!

Körfez’de tansiyon her geçen dakika yükselirken, Hürmüz Boğazı üzerinden gelen “güvenli geçişi biz sağlarız” açıklaması uluslararası arenada yeni bir cepheyi işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın sert çıkışlarının ardından Avrupa ve Asya’dan gelen ortak mesaj, askeri mi yoksa diplomatik bir hamle mi sorusunu gündeme taşırken A Haber’de konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Amerikan basınında yer alan “kara harekâtı an meselesi” iddiasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

 

HÜRMÜZ’DE KRİTİK KIRILMA! “GÜVENLİ GEÇİŞ” ÇIKIŞINDA YENİ CEPHE

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ORTAK MESAJ: GÜVENLİĞİ BİZ SAĞLARIZ

İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya’dan gelen dikkat çekici açıklama uluslararası dengeleri sarstı. Bu ülkeler, dünyanın enerji damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi sağlayabileceklerini duyurdu.

Ancak bu çıkışın perde arkasında çok daha karmaşık bir denklem yatıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, bu açıklamaların sahadaki gerçeklikle örtüşüp örtüşmeyeceğine dair ciddi soru işaretleri olduğunu vurguladı. Ülger, “İran tabii ki Hürmüz üzerindeki kontrolünü bırakmayacak. Bu açıklamalar Trump’ın baskısıyla yapılmış gibi görünüyor. Pratikte sahaya nasıl yansıyacak, bunu göreceğiz” ifadelerini kullandı.

KOALİSYON GENİŞLETME ÇABASI MI?

ABD’nin bölgede tek başına istediği sonucu elde edemediğini belirten Ülger, Donald Trump’ın yeni bir strateji izlediğini dile getirdi. Ülger, “Trump daha önce Amerikan donanmasının tankerlere refakat edeceğini söylemişti. Donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük bir bölümünü bölgeye yığdı ama tek başına netice alamadı. Şimdi koalisyonu genişletmek istiyor” sözleriyle süreci değerlendirdi.

Bu noktada Körfez ülkelerine de baskı yapıldığını belirten Ülger, enerji hatlarının önemine dikkat çekerek, “Buradan sadece İran’ın değil, Körfez ülkelerinin petrolü ve doğalgazı da geçiyor. Bu nedenle onları da sürece dahil etmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

SAHADA NE OLACAK? GEMİ Mİ, ASKER Mİ?

Açıklamaların en kritik noktası ise bu ülkelerin sahada nasıl bir rol üstleneceği. Ülger bu soruya net bir cevap verilemediğini belirterek, “Bu ülkeler buraya gemi mi gönderecek, asker mi gönderecek? Katkının boyutu belirsiz” dedi.

Özellikle Almanya’nın mesafeli duruşu, İngiltere’nin üslerini açmaması ve İtalya’nın sert çıkışları koalisyon içinde tam bir uyum olmadığını ortaya koyuyor.

ABD BASINI DUYURDU: KARA HAREKÂTI AN MESELESİ

Sahadaki diplomatik hareketlilik sürerken, Amerikan basınından gelen son dakika bilgileri adeta ateşe benzin döktü. CBS ve Axios kaynaklı haberlerde ABD ordusunun kara harekâtına hazırlandığı öne sürüldü.

İddialara göre hedefte İran’a ait kritik noktalar ve özellikle Hark Adası bulunuyor. Bu gelişme, bölgede sıcak temas ihtimalini bir anda en üst seviyeye taşıdı.

“TUTUNAMAZLAR, AĞIR KAYIP VERİRLER”

Ancak uzmanlara göre bu tür bir operasyon sahada karşılık bulmayabilir. Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, olası bir çıkarma senaryosunu sert sözlerle değerlendirdi. Ülger, “Tutunamazlar, ağır kayıplar verirler. Hark Adası’nda da Hürmüz’de de kalıcı kontrol sağlayamazlar. İran’ın kara kuvvetleri ve topçu birlikleri buna izin vermez” ifadelerini kullandı.

HARK ADASI: KRİTİK ENERJİ ÜSSÜ

Sadece 20 kilometrekarelik bir alana sahip olan Hark Adası, İran’ın enerji ihracatının kalbi konumunda. Günde yaklaşık 7 milyon varil petrol yüklemesi yapılabilen bu ada, İran’ın ihracatının yüzde 90’ını karşılıyor.

Ülger, bu noktaya yönelik bir saldırının sadece askeri değil, küresel ekonomik sonuçlar doğuracağını belirterek, “Burası kesilirse mesele askeri olmaktan çıkar, pazarlık masasına dönüşür” dedi.

İRAN’DAN SERT UYARI: BEDELİ AĞIR OLUR

İran’ın daha önce yaptığı açıklamalara dikkat çeken Ülger, olası bir saldırının zincirleme reaksiyon yaratacağını vurguladı. Ülger, “İran açıkça söyledi; Hark Adası’na saldırı olursa Körfez’deki tüm petrol ve doğalgaz platformlarını hedef alırız dedi” şeklinde konuştu.

Bu açıklama, bölgedeki kırılgan dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

COĞRAFYA ENGELİ: BENDER ABBAS GERÇEĞİ

Olası bir kara harekâtının önündeki bir diğer engel ise bölgenin zorlu coğrafyası. Ülger, “Bender Abbas bölgesi dağlarla çevrili. Amfibi harekât yapsanız bile orada tutunamazsınız. Arkasından güçlü bir kara desteği gelmezse bu operasyon başarısız olur” dedi.

IRAK ÖRNEĞİ: 500 BİN ASKERLİK OPERASYON

ABD’nin geçmiş operasyonlarına atıfta bulunan Ülger, Irak işgalini örnek gösterdi. Ülger, “Irak operasyonunda 500 bin asker vardı ve Suudi Arabistan’dan yönetiliyordu. Böyle bir hazırlık şu an var mı? Ben olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

“FANTEZİ SENARYOLAR” VE PAZARLIK İHTİMALİ

Tüm bu gelişmeleri değerlendiren Ülger, sahada konuşulan birçok senaryonun gerçeklikten uzak olduğunu belirtti. Ülger, “Şu an konuşulanlar büyük ölçüde fantezi. Ama bir tehdit oluşturup İran’ı masaya çekmek isteyebilirler” dedi.

TRUMP’IN NİHAİ HEDEFİ NE?

Sürecin en kritik sorusu ise Donald Trump’ın nihai hedefi. Rejim değişikliği beklentisinin gerçekleşmemesi sonrası yeni bir stratejiye geçildiği değerlendiriliyor.

Ülger, bu noktada “Başta rejim değişikliği hedeflendi, bu olmadı. Şimdi Trump bir pazarlıkla geri çekilmenin yollarını arıyor” ifadelerini kullandı.

“KÖR ÖFKE OPERASYONU”

İngiliz The Economist dergisinin kapağı da tartışmaları alevlendirdi. Dergi, ABD’nin olası hamlesini “kör öfke operasyonu” olarak nitelendirirken, Trump’ın askeri bir refleksle hareket ettiğini öne sürdü.

ATEŞ HATTI GENİŞLİYOR

Hürmüz Boğazı’ndan gelen açıklamalar, ABD basınındaki kara harekâtı iddiaları ve İran’ın sert uyarıları… Tüm bu gelişmeler bölgenin yeni bir kırılma noktasına sürüklendiğini gösteriyor.

Diplomasi ile askeri hamleler arasındaki ince çizgide ilerleyen süreçte, dünyanın gözü artık Körfez’de. Ateş hattı genişlerken, bir kıvılcımın küresel krize dönüşme ihtimali her zamankinden daha güçlü.

 

1 saat 42dk önce

İSFAHAN VE TAHRAN'DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR

Orta Doğu’da tansiyon bir an olsun düşmezken, İran’dan gelen peş peşe patlama haberleri dünyayı ayağa kaldırdı. Nevruz ve Bayram coşkusunun yaşandığı bir dönemde, İsrail ve ABD ile gerilimin tırmandığı Tahran ve İsfahan’da meydana gelen patlamalar, bölgeyi adeta bir ateş topuna çevirdi. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, sıcak bölgedeki tarihi tanıklığını ve İran’ın savunma gücüne dair çarpıcı detayları, "kara harekatı" iddialarının gölgesinde canlı yayında aktardı.

 

İRAN ATEŞ ÇEMBERİNDE! İSFAHAN VE TAHRAN'DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR


İRAN’DA ÜÇ BAYRAM BİR ARADA: NEVRUZ, YILBAŞI VE RAMAZAN
İran halkının kutsal günlere hazırlandığı bir dönemde yaşanan askeri hareketlilik, bölgedeki atmosferi iyice gerdi. Ekber Karabağ, "İran’da hem yarın bayram, hem Nevruz, hem de yılbaşı. İran için yarın çok önemli bir gün. Türkçe konuşan pek çok İranlı ve Türk vatandaşı bizi izliyor, hepsinin bayramını tebrik ediyoruz" ifadelerini kullanarak bölgedeki sosyal ve kültürel iklimin altını çizdi. Ancak bu huzur ortamı, yaklaşan savaş tamtamlarının gölgesinde kaldı.

ABD’YE "GEL GEL" MESAJI: KARA HAREKATI RİSKİ VE İRAN’IN GÜCÜ
Bölgede konuşulan en sıcak başlıklardan biri olan olası bir kara operasyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Karabağ, İran’ın bu konudaki özgüvenine dikkat çekti. Ekber Karabağ, "İranlılar ABD’ye adeta 'gel gel' yapıyorlar. Eğer bir kara harekatı söz konusu olursa, İran’ın kara gücü oldukça dirençli ve karşılık verecek güçtedir. Bu süreçte İran’ın zayıf ve güçlü olduğu noktaları net bir şekilde görebiliyoruz" şeklinde konuştu. Kara gücünün bugüne kadar tam olarak sınanmadığını belirten Karabağ, buna rağmen İran’ın kara ordusunun caydırıcılığının herkes tarafından kabul edildiğini vurguladı.

FÜZE VE İHA GÜCÜYLE SAVUNMA HATTI: KADİR, HAYBER-ŞEKEN VE ZÜLFİKAR
İran’ın askeri kapasitesine dair teknik detayları paylaşan Karabağ, Tahran’ın füze teknolojisindeki ilerlemesine değindi. Karabağ, "İran’ın savunma sanayiinde füzeler ve insansız hava araçları (İHA) oldukça gelişmiş durumda. Kadir, Hayber-Şehen, Zülfikar ve Kıyam gibi füzeler bu savunmanın önemli bir parçasını oluşturuyor" sözleriyle İran’ın cephaneliğindeki kritik silahları sıraladı.

HAVA SAVUNMASINDA KRİTİK EKSİKLİKLER VE F-35 İDDİASI
Savunma hattındaki gediklere de değinen Karabağ, İran hava savunmasının durumuna ilişkin çarpıcı bir bilgiyi paylaştı. Ekber Karabağ, "İran hava savunma konusunda bazı yetersizlikler yaşasa da dün akşam bir F-35’in vurulduğuna dair Tahran’dan bir açıklama geldi ve ABD de bunu onayladı. Bu durum İran hava savunmasının henüz tam anlamıyla yok olmadığını, sıcak temas anında direnç gösterebildiğini kanıtlıyor" ifadelerini kullandı.

 İSFAHAN VE TAHRAN’DA ŞİDDETLİ PATLAMALAR!
Canlı yayın sırasında ulaşan sıcak bilgilerle bölgedeki dehşet anları daha da somutlaştı. İran’ın kalbi konumundaki noktaların hedef alındığını belirten Karabağ, "İran’ın merkezinde yer alan İsfahan’da şiddetli patlamalar yaşandığı bilgisi ulaştı. Ayrıca yayına başladığımız dakikalarda Tahran’ın doğu bölgelerinden de patlama sesleri yükseldi. Bu patlamalar artık hayatımızın bir parçası haline geldi; bir-iki saatte bir farklı noktalardan patlama sesleri duyabiliyoruz" diyerek ateş hattındaki günlük rutini dramatik bir dille aktardı.

69. DALGA VE HEDEFTEKİ ŞEHİRLER: TEL AVİV, HAYFA VE AKKA
Operasyonun boyutu ve İran’ın misilleme stratejisine dair notlarını aktaran Karabağ, "İran Devrim Muhafızları’nın 69. dalgayı başlattığı ifade ediliyor. Nevruz dolayısıyla İranlıların kullandığı özel dualarla bu harekatı adlandırdılar. Özellikle Tel Aviv, Hayfa ve Akka şehirlerinin yanı sıra ABD’nin bölgedeki üslerinin bu dalga kapsamında hedef alındığı belirtiliyor" şeklinde konuştu.

İSRAİL’İN SUİKAST TİMİ VE TAHRAN’DAKİ KANLI SABAH
Bölgedeki operasyonların arkasındaki faili ve stratejik suikastları değerlendiren Karabağ, İsrail’in doğrudan müdahalesine dikkat çekti. Ekber Karabağ, "Tahran’a yönelik yapılan saldırılar genellikle İsrail savaş uçakları tarafından gerçekleştiriliyor. Bugün sabah saatlerinde İran Devrim Muhafızları sözcüsünün öldürüldüğü bir suikast daha yapıldı. Bugüne kadar Tahran’da gerçekleştirilen suikastların ve saldırıların büyük çoğunluğunun arkasında İsrail bulunuyor" diyerek bölgedeki kanlı hesaplaşmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

 

2 saat 7dk önce

HAYFA’DA STRATEJİK TESİSLER VURULDU! DEMİR KUBBE’DE CASUSLUK SKANDALI!

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmiyor, bölge adeta bir ateş çemberinden geçiyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik kara operasyonu planları derinleşirken, İran ile karşılıklı enerji tesislerini hedef alan "stratejik savaş" yeni bir boyuta evrildi. A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, çatışmaların kalbi Tel Aviv’den bildirdi; Hayfa’daki dev rafineri saldırısının yıkıcı etkilerini, İsrail’i bekleyen enerji krizini ve hava savunma sistemi Demir Kubbe’nin içeriden nasıl hançerlendiğini tüm detaylarıyla aktardı.

 

HAYFA’DA STRATEJİK TESİSLER VURULDU! DEMİR KUBBE’DE CASUSLUK ALARMI

LÜBNAN SINIRINDA KARA HAREKATI GENİŞLİYOR
Sıcak bölgedeki son durumu değerlendiren Emine Kavasoğlu, "İran’a yönelik olası bir kara harekatı için şu an basına sızan net bir bilgi yok ancak IDF sözcüsü kısa süre önce Lübnan’a yönelik kara harekatının biraz daha genişletilmesi konusunda kritik bir açıklama yaptı" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri hareketliliğin Lübnan sınırına yoğunlaştığını belirten Kavasoğlu, "İsrail şu an için kara harekatı açısından Lübnan’a daha fazla odaklanmış durumda. Başbakan Netanyahu da bir kara operasyonunun şart olduğunu net bir şekilde ifade etmişti" şeklinde konuştu.

STRATEJİK HEDEF: ENERJİ TESİSLERİ VE HAYFA’DAKİ PATLAMALAR
Savaşın seyrinin enerji altyapılarına kaydığına dikkat çeken Emine Kavasoğlu, "İsrail’in saldırılarının ardından İran kanadından da 'eğer altyapılarımız hedef alınırsa sınır tanımadan vurmaya devam edeceğiz' açıklaması geldi. Nitekim dün akşam saatlerinde Hayfa’da yaşananlar tam da bu yöndeydi" dedi. Hayfa’daki petrol işletme tesisinin İsrail için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kavasoğlu, "Vurulan bu tesis, İsrail’in enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ını tek başına karşılıyor. Günlük 197 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip olan bu devasa komplekste, dün geceki saldırıların ardından iki binanın hasar gördüğü açıklandı. Hemen ardından ek binaların da vurulduğu bilgisi paylaşıldı" sözleriyle dehşetin boyutunu gözler önüne serdi.

İSRAİL KARANLIĞA MI GÖMÜLÜYOR?
Hayfa’daki rafineri saldırısının ardından bölgede olağanüstü önlemler alındığını belirten Emine Kavasoğlu, "Olası bir kimyasal sızıntı ihtimaline karşı yoğun güvenlik önlemleri devrede. Ayrıca Çevre ve Altyapı Bakanlığı, bölgede patlamamış mühimmat olabileceği ve kontrollü patlatmalar yapılacağı konusunda halkı uyardı" dedi. Yakıt krizinin kapıda olduğunu işaret eden Kavasoğlu, "İsrail’in sadece iki ana petrol işleme tesisi var; biri Hayfa’da diğeri Aşdod’da. Hayfa tesisi yıllık 9 milyon ton ham petrol üretiyor ve enerji ihtiyacının büyük kısmını sırtlıyor. Eğer İsrail böylesine büyük bir hasarı resmen kabul ettiyse, gerçek durum anlatılandan çok daha vahim olabilir. Zira dün gece pek çok noktada uzun süreli elektrik kesintileri yaşandı" ifadelerini kullandı.

DEMİR KUBBE’DE İHANET: İÇERİDEN BİLGİ SIZDIRILDI
İsrail’in en güvendiği savunma kalkanı Demir Kubbe ile ilgili ortaya atılan casusluk iddiası ise gündeme bomba gibi düştü. Skandalın detaylarını paylaşan Emine Kavasoğlu, "Demir Kubbe ekibinde görev yapan yedek bir askerin, İran’a para karşılığı gizli bilgiler sızdırdığı iddiasıyla ilgili çok sert bir iddianame hazırlandı. Soruşturma, savaşın ilk başladığı 28 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasındaki süreci kapsıyor" dedi. İhanetin derinliğini aktaran Kavasoğlu, "Söz konusu askerin Şin-Bet tarafından sorgulandığı ve takibe alındığı belirtiliyor. Şimdi akıllardaki soru şu: Demir Kubbe ekibinde bu askerden başka sızıntı yapan isimler var mı? İsrail ordusu içerisinde şu an çok büyük bir soruşturma yürütülüyor" şeklinde konuştu.

SICAK TEMAS VE AMFİBİ GEMİLER YOLDA
Bölgedeki askeri yığınağın sadece kara birlikleriyle sınırlı olmadığını belirten Emine Kavasoğlu, "Amerika Birleşik Devletleri’ne ait amfibi gemilerin yolda olduğunu biliyoruz. Hark Adası ile ilgili çıkarma iddiaları da çok güçlü bir şekilde dile getiriliyor" dedi. Lübnan sınırındaki operasyon derinliğinin ilk etapta 9 ila 13 kilometre olarak hesaplandığını ancak bu planın artık çok daha geniş bir alanı kapsayacak şekilde güncellendiğini aktaran Kavasoğlu, Tel Aviv ve çevresindeki saldırıların son 24 saatte hiç beklenmedik bir yoğunluğa ulaştığını vurgulayarak bölgedeki ateş hattının her an daha da ısınabileceği uyarısında bulundu.

 

 

Play Video

 

2 saat 18dk önce

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA BİLEK GÜREŞİ: "AMERİKA'YA MEZAR OLUR!"

Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası harekat planlarını, stratejik hamlelerini ve bölgedeki kanlı senaryoları A Haber ekranlarında tek tek deşifre etti.

Hürmüz Boğazı'nın dar sularından İran'ın geçit vermeyen heybetli dağlarına kadar uzanan o kritik denklemin perde arkasını aralayan Başbuğ, Washington’ın "hava indirme" hayallerinin sahada nasıl bir tabut kuyruğuna dönüşeceğini çarpıcı sözlerle anlattı.

İsrail’in 450 bin askerlik yığınağının ardındaki kirli Lübnan planından, Devrim Muhafızları’nın asimetrik bot pusularına kadar her detayın masaya yatırıldığı o tarihi açıklamalarda, bölgeyi bekleyen büyük felaketin şifreleri verildi.

 

ORTA DOĞU'DA BİLEK GÜREŞİ

İRAN DERİNLİKLERİNDE TABUT KUYRUĞU: "İNDİRİRSİN AMA BİNDİREMEZSİN!"

Sıcak bölgedeki askeri hareketliliği değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD’nin İran derinliklerine yönelik hava indirme senaryolarının sahada büyük bir hüsranla sonuçlanacağını vurguladı. Başbuğ, “Askerler buraya indirildi, gözü kararttın ve bunu gerçekleştirdin. Peki nereye? İran’ın derinliklerine. Hava indirme operasyonunu başardın, ancak nasıl geri bindireceksin? İran orada elini açmış beklemiyor. Eğer içeride ihanet yoksa, Amerika bunu ancak film setlerinde yapabilir” ifadelerini kullandı.

Harekatın risklerine dikkat çeken Başbuğ, Washington’a adeta meydan okurcasına, “Buradaki birliği gözden çıkardıysan ve Amerika cenazelere yüzlerce tabut gönderecek kadar örnek erişebileceğini düşünüyorsa, buyur, indir” dedi.

COĞRAFYA SAVUNMA İÇİN YARATILMIŞ: ELBURZ VE ZAGROS DUVARI

İran’ın fiziki yapısının herhangi bir kara harekatı için devasa bir engel oluşturduğunu belirten Başbuğ, “Diyelim ki 50 veya 100 kişilik bir indirme yapacaksın, bu İran’ın derinliklerinde mümkün değil. İran, stratejik bir ülke; derin dağlar ve yer yer çöllerden oluşuyor. Elburz Dağları yukarıda, Zagros Dağları aşağıda. İran’ın coğrafyası savunma amaçlı yaratılmış bir alan; ideal bir savunma bölgesi ve taarruz edenler için büyük bir handikap. Amerika ve İsrail bile burada lafını etmiyor” dedi.

HÜRMÜZ’DE ASİMETRİK PUSU

Dünya enerji koridorunun kalbi olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak bir çatışmanın denizdeki dengeleri sarsacağını belirten Başbuğ, “Hürmüz’e karadan, denizden ve havadan operasyon planlayabilirsin. Hava konusunda sıkıntı yok; İran’ın hava savunma sistemi oldukça sınırlı. Ancak deniz kuvvetlerinde gemilerini getirip gözünü kararttığında işin zorlaşıyor. Amerika bir ara buraya donanmayı yığar, güvenliği sağlar ve diğer ülkeler geçer diye açıklama yaptı. Biz de buna güldük” dedi.

İran’ın denizdeki gücüne dikkat çeken Başbuğ, “İran, özellikle Basra Körfezi’ne yönelik önlemler aldı. Devrim Muhafızları’nın deniz kuvvetlerine bağlı hücum botları, küçük ama inanılmaz manevra kabiliyetine sahip. 12-19’luk makineli tüfekler ve kısa menzilli füzelerle asimetrik taktikler uygulayabiliyorlar. Bu botlar, en kötü senaryoya göre ‘Bize gelirse ne yaparız?’ mantığıyla konuşlandırıldı. Bu da dar alanlarda hareket kabiliyetini kısıtlıyor, çünkü burası açık deniz değil” ifadelerini kullandı.

DÜĞÜM NOKTASI 38 KİLOMETRE: STRATEJİK HAKİMİYET SAVAŞI

Hürmüz Boğazı’nın en dar noktasında yaşanacak bir tıkanmanın küresel dengeleri sarsacağını belirten Başbuğ, “Boğazın en dar alanı 38 kilometre. Tüm gemiler buradan geçiyor. Asıl kullanılan alan ise derin ve dar olan Umman açıkları. Amerika, enerjinin kontrolünü sağlayacağını açıkladı. Bu noktada boğazı tutmak esas handikap” dedi.

Trump yönetiminin bölgeye gönderdiği 5 bin deniz piyadesi ve olası görev yerlerini değerlendiren Başbuğ, bu sayının büyük bir kara harekatı için yetersiz olduğunu belirterek, “Eğer bu askerler Hürmüz veya Keşm Adası için geliyorsa fazla; ama İran için yetersiz. 5000 kişiyle büyük bir kara harekatını kıyıdan başlatamazsın. Zorlayarak senaryo üretmek istersek, Keşm Adası ve Umman kıyılarına yerleştirilen piyadeler iki taraflı kontrol sağlar, ama bu çok büyük bir risktir” dedi.

İRAN İÇİNDEKİ PARALEL YAPI VE İHANET TEHLİKESİ

İran’ın iç dinamiklerindeki tehlikelere de dikkat çeken Başbuğ, ülke içindeki kutuplaşmaya vurgu yaparak şunları kaydetti:

“İran’da İsrail ile iş birliği olan bir paralel yapı var. Bunun yanı sıra İran’ı önceleyen ve sahadaki tehditlere karşı mücadele eden aktif bir yapı mevcut. Bu stratejik araziler, bir kez kaybedilirse geri alınamaz.”

İSRAİL’İN ÜÇ AŞAMALI KİRLİ PLANI: HEDEF İRAN DEĞİL LÜBNAN!

İsrail’in 450 bin yedek askeri silah altına alma kararını değerlendiren Başbuğ, asıl hedefin İran değil Lübnan olduğunu belirterek, “Lübnan’da üç safhalı bir plan var: iç savaş, işgal ve ilhak. İsrail’in sayısal gücü yanıltıcı olabilir. Coğrafya, koşullar, asker sayısı ve inancı başarıyı belirler. 450 bin askeri sahaya sürmek zordur; yüzde yüz kullanamazsın” dedi.

 

2 saat 47dk önce

ABD’DEN İRAN’A HEM AMBARGO DARBESİ HEM DE SÜRPRİZ PETROL HAMLESİ!

Ortadoğu'da tansiyon her geçen gün yükselirken, sıcak temasların ve perde arkasındaki pazarlıkların gölgesinde dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Yıllardır süren ambargoların yanı sıra ABD Hazine Bakanlığı’ndan gelen “yasak kalkıyor” açıklaması, Washington–Tahran hattındaki süreci yeniden gündeme taşıdı. Eray Güçlüer gelişmeleri A Haber ekranlarında değerlendirirken, bölgedeki son durumu İrfan Sapmaz aktardı.
 

 

ORTADOĞU ALEV ALEV! ABD’DEN İRAN’A AMBARGO


STRATEJİK ANALİZ: 140 MİLYON VARİL PETROL NEREYE GİDECEK?
İran’ın devasa petrol rezervlerinin dünya piyasasına nasıl sürüleceği konusu, askeri stratejinin bir parçası haline gelmiş durumda. Dr. Eray Güçlüler, "İran’ın 140 milyon varil petrolü nereye gitmeyecek? Muhtemelen Çin ve Uzak Doğu Asya’ya gönderilmeyecek. Şu an zaten bir petrol krizi var, bu petrol muhtemelen Avrupa’ya gönderilecek. İkinci olarak, bu petrolün parası İran’a gelebilecek mi? ABD’lilerin açıklamalarına her zaman ihtiyatlı bakmak lazım, arkasında nasıl bir oyun olduğunu görmek gerekiyor," şeklinde konuştu.

ZAGROS DAĞLARI’NDA SESSİZ BEKLEYİŞ: ADALARA ÇIKARMA YAPMAK MÜMKÜN MÜ?
Pentagon ve Beyaz Saray arasındaki görüş ayrılıkları, olası bir kara harekatının önündeki en büyük engel olarak duruyor. Dr. Eray Güçlüler, "Hürmüz Boğazı’na çıkarma yapacaklarını söylemişlerdi, bunun olamayacağını daha önce de belirttik. İran’ın füze atma kapasitesi baskılanmadan, özellikle adaların hemen karşısında sahile dik uzanan Zagros Dağları’ndaki kısa menzilli bataryalar susturulmadan bu adalara çıkarma yapamazlar, vurulurlar. ABD ordusunun siyasi karar vericilerle arasında ciddi bir mesafe var. Pentagon 'yaparım ama iki ay sonra yapabilirim' diyor. Güney Kore’deki amfibi unsurların buraya gelmesi bile 12 gün sürer," sözleriyle askeri gerçekliği ortaya koydu.

DEHŞET ANLARI: F-35’LER NASIL HEDEF ALINDI?
Gökyüzünün en ileri teknolojisi olarak kabul edilen F-35 uçaklarının İran hava savunma ağında yaşadığı zafiyet, askeri çevrelerde bomba etkisi yarattı. A Haber muhabiri İrfan Spmnaz, "Düşük görünürlüğe sahip F-35’in başarıyla hedef alınması çatışmada kritik bir eşik olarak tanımlanıyor. Uçak gelişmiş radar görünmezliğine sahip olsa da, pasif elektro-optik ve kızılötesi sensörler kullanan bir hava savunma sistemi tarafından vurulduğu belirlendi. Bu sistemler radar sinyali yaymadığı için F-35’in elektronik harp uyarı sistemlerini tetiklemiyor ve bu da onları ölümcül bir tehdit haline getiriyor," ifadeleriyle teknik detayı aktardı.

PENTAGON VE BEYAZ SARAY HATTINDA 'AŞIRI GÜVEN' KRİZİ
ABD askeri kanadında yaşanan pilot yorgunluğu ve İran’ın kapasitesini küçümseme hatası, operasyonun seyrini değiştirebilir. İrfan, "Askeri ve istihbarat çevreleri, pilot yorgunluğu ve İran hava savunmasının etkisiz hale getirildiği iddialarından kaynaklanan 'aşırı güven' duygusunun, İran güçlerine bir fırsat yaratmış olabileceğini belirtiyor. Pentagon ve istihbarat topluluğu profesyonel şekilde hareket ederken, Trump geleneksel diplomasiyi yıktığı için kendi bildiğini okumaya devam ediyor," şeklinde konuştu.

TRUMP’IN 12 MİLYAR DOLARLIK PAZARLIĞI VE 'ZAFER' FOTOĞRAFI ARAYIŞI
ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol hamlesinin arkasında, yaklaşan seçimler ve ekonomik çıkarların olduğu iddia ediliyor. İrfan, "Donald Trump bu savaşı bitirmek istediğinin mesajını veriyor. 140 milyon varillik petrolü yaklaşık 12 milyar dolara satın alarak Tahran yönetimiyle masaya oturmayı planlıyor. Trump, 'Savaşı kazandım, petrol krizini çözdüm' diyerek bir zafer fotoğrafıyla ortaya çıkmaya çalışıyor. Ayrıca Çin’e giden petrolün önünü keserek bir anlamda intikam alıyor," sözleriyle kirli pazarlığın detaylarını paylaştı.

BEYAZ SARAY’DA BUZ KESTİREN PEARL HARBOR ÇIKIŞI!
Diplomasi tarihinde eşine az rastlanır bir olay, Japonya Başbakanı ile Trump arasındaki görüşmede yaşandı. Trump’ın müttefiklerine haber vermeden gerçekleştirdiği saldırı sonrası verdiği cevap hafızalardan silinecek gibi değil. Trump, bir Japon gazetecinin "Neden müttefiklerinize haber vermediniz?" sorusuna, "Sürpriz olsun istedik. Sürpriz meselesini Japonya’dan daha iyi kim bilebilir ki? Peki siz bana neden Pearl Harbor’dan bahsetmediniz?" yanıtını verdi. Bu sözlerin ardından Japonya Başbakanı’nın yaşadığı şaşkınlık ve huzursuzluk tüm dünyanın tanıklık ettiği tarihi bir an olarak kayıtlara geçti.

TARİHİ TANIKLIK: 1941’DEN BUGÜNE DEĞİŞMEYEN SAVAŞ DİNAMİKLERİ
Trump’ın Pearl Harbor hatırlatması, tarihin en kanlı sayfalarından birini tekrar gündeme taşıdı. 7 Aralık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor adasındaki ABD kuvvetlerine düzenlediği sürpriz saldırıda 2400 Amerikalı hayatını kaybetmiş, 180’den fazla uçak yok edilmişti. Bugün ise Trump, İran’a karşı yürüttüğü operasyonları bu tarihi olayla kıyaslayarak müttefiklerini şoke etmeye devam ediyor. A Haber, sıcak bölgedeki bu akılalmaz strateji savaşlarını tüm detaylarıyla takip etmeyi sürdürüyor.

 

 

5 saat 10dk önce

ABD’NİN GÖRÜNMEZ DEVİ F-35 VURULDU! PETROL SAVAŞLARI DÜNYAYI KUŞATTI!

Savaşın 21. gününde ateş hattından gelen haberler dünyayı sarstı. İran’ın, ABD’nin "dokunulmaz" gözüyle bakılan gururu F-35 savaş uçağını vurduğu iddiası gündeme bomba gibi düşerken, Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e uzanan çatışma halkası küresel ekonomiyi uçurumun eşiğine getirdi. ABD ve İsrail’in İran hava sahasına yönelik hamlelerine Tahran’dan gelen sert yanıtlar, Trump yönetimindeki iç çatlaklar ve stratejik suikastlar, "Büyük Savaş"ın fitilini ateşleyen tarihi bir dönüm noktasını işaret ediyor.

 

ABD’NİN F-35 VURULDU! PETROL SAVAŞLARI DÜNYAYI KUŞATTI


GÖKYÜZÜNDE SICAK TEMAS: F-35 VURULDU MU?
Savaşın seyrini değiştirecek en kritik iddia İran cephesinden geldi. İran, ABD’nin 5. nesil savaş uçağı F-35’i vurduğunu öne sürerken, görüntüler dünya kamuoyuna servis edildi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, "F-35 olayı, Trump’ın İran hava sahasını küçümseyen, 'istediğimiz gibi geziyoruz' diyen açıklamalarından sonra patlak verdi. Bu, düşmanını çok fazla zayıf görüp küçümsedikten sonra yaşanan çok dikkat çekici bir gelişme" ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) ise uçağın bir saldırıya uğradığını yalanlamazken, uçağın Ortadoğu’daki bir üsse iniş yaptığını ve pilotun durumunun stabil olduğunu açıklayarak adeta bir itiraf niteliğinde bilgi paylaştı.

GÖRÜNMEZ TEKNOLOJİYE ISI GÜDÜMLÜ DARBE
F-35’in nasıl vurulmuş olabileceğine dair teknik detaylar askeri uzmanlar arasında büyük tartışma başlattı. Dr. Anar Ali, "Bu uçağın radar güdümlü sistemlerle vurulması zor çünkü radar görünürlüğü düşük. Ancak ısıya duyarlı hava savunma sistemlerinin artık İran’ın envanterinde olduğu söyleniyor. Egzozundan vurulan uçağın gövdesinden de vurulabileceği değerlendiriliyor" sözleriyle bölgedeki teknolojik üstünlüğün el değiştirdiğine dikkat çekti. Bu durumun savaşın gidişatını psikolojik anlamda da kökten değiştirebileceğini belirten Ali, "ABD’nin en önemli propaganda araçlarından biri olan F-35’lerin zayiata uğraması ve CENTCOM’un bunu kabul etmesi çok önemli bir kırılma noktası" şeklinde konuştu.

RUSYA VE ÇİN DESTEĞİ: TEHRAN’IN STRATEJİK ARKASI
İran’ın bu direncinin arkasındaki küresel güç birliği de netleşmeye başladı. Abbas Arakçi’nin Çin ve Rusya ile iş birliğinin devam ettiğine dair mesajlarını hatırlatan Dr. Anar Ali, "Bu uçağın zarar görmesinde Çin ve Rusya’nın bir desteği olmuş mudur sorusu akıllara geliyor. İran’ın elinde bu kapasiteye ulaşan bir teknoloji var" değerlendirmesinde bulundu. Hemen ardından İsrail’in İran’ın kuzeyindeki Mazandaran ve Gilan eyaletlerini hedef almasının tesadüf olmadığını belirten Ali, "Buralar İran’ın Rusya’ya açılan kapısı, askeri lojistik desteğin ve ticaretin devam ettiği limanlar. İsrail, Tahran’ı besleyen stratejik arka kapıyı kesmek istiyor" dedi.

KARA HAREKATI KAPIDA MI? 5 BİN NAVY SEAL BÖLGEDE
Donald Trump’ın "Asker göndermeyi düşünmüyorum ama gönderecek olsam da size söylemezdim" şeklindeki muğlak açıklamaları, bölgedeki kara operasyonu hazırlıklarını daha da gizemli hale getirdi. Bölgeye 5 bin civarında Navy SEAL komandosunun sevk edildiği iddiaları sıcaklığını korurken, Dr. Anar Ali, "Hürmüz Boğazı hattındaki Ebu Musa, Küçük Tunb ve Büyük Tunb adalarına bir çıkarma yapılabilir mi? Bu adalar Birleşik Arap Emirlikleri ile ihtilaflı ama İran burayı toprağı olarak görüyor. Buralara yapılacak bir çıkarma, Hürmüz’deki geçişi kontrol altına alma çabasıdır" dedi. Ali ayrıca, İran’ın kara harekatına karşı "Gel gel" stratejisi izlediğini belirterek, "İran azdan az, çoktan çok gider diyor. Kara harekatı İran’ın lehine olabilir çünkü elindeki imkanlarla ABD ordusuna ciddi zayiat verebilir" ifadelerini kullandı.

EKONOMİDE MANİPÜLASYON SAVAŞLARI: ALTIN DÜŞERKEN PETROL FIRLIYOR
Savaşın ekonomik cephesinde ise tam bir kaos hakim. Finans Analisti İslam Memiş, "Petrol yükselirken altın fiyatlarının düşmesinin temel sebebi, Körfez ülkelerinin enerji ihracatı yapamamasıdır. Petrolü satamayınca nakit ihtiyacı doğuyor, bu yüzden ellerindeki altın ve gümüşü satmak zorunda kalıyorlar" sözleriyle piyasalardaki ters köşe hareketin nedenini açıkladı. Memiş ayrıca, "Merkez bankalarının faiz indirim süreçleri bu savaşla beraber rafa kalktı. Yatırımcılara 2026 yılına kadar sürecek bir manipülasyon fiyatlamasına hazır olmaları uyarısını yapıyoruz" dedi.

GRAM ALTINDA 10 BİN TL HEDEFİ
Gelecek dönem fiyat beklentilerini de paylaşan İslam Memiş, "Ons altın tarafında 6 bin dolar, gram altın tarafında ise 10 bin lira seviyeleriyle alakalı ana trend çizgimizde bir revize yok. Bu düşüşler, düğün yapacaklar veya altın borcu olanlar için büyük bir fırsattır. Fiyata değil miktara odaklanmak lazım" şeklinde konuştu.

HARK ADASI: İRAN’IN CAN DAMARI HEDEFTE
İran’ın petrol sevkiyatının %90’ının yapıldığı Hark Adası, savaşın en kritik ekonomik hedefi haline geldi. Dr. Anar Ali, "Hark Adası’nda devasa askeri tesisler yok ama İran ekonomisini besleyen can damarı burası. Trump, buradaki tesisleri ileride İran’la ortak işletebiliriz düşüncesiyle çok fazla tahrip etmek istemiyor ama boru hatlarının durdurulduğunu bizzat açıkladı" dedi. Ali, İran’ın bu baskıya karşı alternatif terminaller üzerinde çalıştığını ve gerekirse bu tesisleri gözden çıkardığını ifade etti.

ABD KABİNESİNDE İRAN ÇATLAĞI VE İSTİFALAR
Savaşın şiddeti ABD iç siyasetini de parçaladı. Trump kabinesinden Joe Kent’in istifası büyük bir sarsıntı yarattı. Dr. Anar Ali, "Joe Kent’in istifası, Trump kabinesindeki İran savaşı sebebiyle yaşanan ilk büyük çatlak. Demokratlar ve Tucker Carlson gibi MAGA’cılar bu durumun üzerine gidiyor. Amerikalıların vergilerinin İsrail’in savaş politikalarına harcanmasını istemeyen ciddi bir kesim var" dedi. Ali ayrıca, JD Vance ve Marco Rubio gibi isimlerin bu konudaki sessizliğine veya farklı odak noktalarına dikkat çekti.

STRATEJİK SUİKASTLAR: DİALOG KÖPRÜLERİ YIKILIYOR
İsrail’in bölgedeki suikast zincirine Ali Laricani’nin de eklenmesi, barış umutlarına vurulmuş bir darbe olarak nitelendirildi. Dr. Anar Ali, "Ali Laricani, ABD ile oturup konuşabilecek, diyalog kurabilecek bir isimdi. İsrail, Amerika’nın diyalog kurabileceği kim varsa onlara yönelik nokta atışı operasyonlar yapıyor. Laricani, şahin kanatla ılımlı kanat arasında bir köprüydü" sözleriyle İsrail’in stratejisinin "mutlak yok etme" olduğunu vurguladı.

ENERJİ SAVAŞI: 700 TANKER HAPSOLDU, KIZILDENİZ YANIYOR
Hürmüz Boğazı’nın kilitlenmesiyle dünya genelinde enerji krizi kapıya dayandı. Dr. Anar Ali, "700’den fazla tanker şu an bölgede sıkışmış durumda. İran kendi petrolünü Çin’e satmaya devam ediyor ama Körfez ülkeleri için tek çıkış yolu olan Suudi Arabistan’ın Yanbu Limanı hedef alındı. Husiler 'buradayız' mesajı veriyor. Eğer Kızıldeniz’de de bir kriz çıkarsa Körfez’in tüm enerji hatları kesilmiş olacak" uyarısında bulundu. Katar’ın 25 milyar dolarlık zayiat yaşadığını ve bazı ülkelerle LNG anlaşmalarını iptal etme noktasına geldiğini belirten Ali, "Bu savaşın bedelini İsrail’den çok bölge ülkeleri ödüyor. İran şu an savaşın durdurulması için fiyatını belirlemiş durumda: Net bir garantörlük istiyor" ifadelerini kullandı.

SONUÇ: BARIŞIN BAŞKANI SAVAŞIN MERKEZİNDE
Programın sonunda Dr. Anar Ali, gelinen noktayı şu sözlerle özetledi: "İran Haziran’da yaptığı hatayı yapmıyor, çatışMayısı dikey olarak tırmandırıyor. Bir taraf savunma yaparken diğer taraf işgal gerçekleştiriyor. Nobel Barış Ödülü beklenen Trump, belki de tarihin en büyük savaşlarından birinin tam ortasında kaldı."

 

7 saat 22dk önce

İRAN'DAN İSRAİL'İN KALBİNE 'NASRALLAH' FÜZESİ

İsrail'in suikastları hız kesmeden devam ederken, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Muhammed Ali Naini düzenlenen suikast sonucu öldürüldü. İsrail'i "Nasrallah" adı verilen yeni nesil gelişmiş bir füzeyle vuran Tahran yönetiminden, ABD ve İngiltere'ye ise dünyayı ayağa kaldıracak çok sert tehditler peş peşe geldi. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, başkent Tahran'daki son durumu ve kan donduran misilleme uyarılarını anbean aktardı.

 

İRAN'DAN İSRAİL'E 'NASRALLAH' FÜZESİ

"KADİR FÜZESİNİN GELİŞMİŞ VERSİYONU"

İran'ın İsrail'e yönelik misilleme saldırılarının detaylarını paylaşan Karabağ, "İsrail'e yönelik İran'ın saldırısı söz konusuydu ve özellikle son saldırısında İran, 'Nasrallah' isimli bir füze kullandığını da belirtti. Kadir füzesinin gelişmiş versiyonu olduğu İranlı yetkililer tarafından ifade edildi. Aşdod ve Hayfa'ya yönelik bu füzenin kullanıldığı da ifade edildi." sözleriyle sahadaki askeri hareketliliği anlattı.

"HİÇBİR YERDE GÜVENDE OLMAYACAKSINIZ"

Bölgede tansiyonu zirveye çıkaran suikast haberini duyuran Karabağ, "Devrim Muhafızlarının sözcüsünün hayatını kaybettiği ifade edildi. Muhammed Ali Naini'nin sabah saatlerinde düzenlenen saldırı sonucu, suikast sonucu öldürüldüğü ifade edildi." dedi. Yaşanan bu suikastın ardından İran'ın küresel çapta bir tehdit savurduğunu belirten Karabağ, "İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Ebulfez Şikarçi'nin bir açıklaması söz konusuydu. Karşı tarafın, Amerika Birleşik Devletleri olsun, İsrail olsun, onların devlet yetkililerinin, askeri personelinin dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, otellerde, eğlence merkezlerinde nerede olurlarsa olsunlar güvende olmayacağına yönelik bir uyarısı söz konusu oldu." ifadelerini kullandı.

İNGİLTERE'YE ASKERİ ÜS TEHDİDİ

İran'ın sadece İsrail ve ABD'yi değil, aynı zamanda İngiltere'yi de açıkça hedef aldığını aktaran Karabağ, "Diğer taraftan bir uyarı da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den geldi. İngiltere'ye karşı bir uyarısı söz konusuydu. İngiltere'den üslerini Amerika Birleşik Devletleri kullanımına vermemesi yönünde bir uyarı söz konusuydu. Esasında ilk başta öyle düşünülüyordu ki İngiltere'nin de Amerika Birleşik Devletleri ile bu savaşa katılması öngörülmekteydi. Ancak İngiltere bu konuda temkinli davrandı." sözleriyle diplomatik krizi özetledi. İngiltere'nin Diego Garcia gibi stratejik üslerine dikkat çeken Karabağ, "Abbas Arakçi bu konuyla ilgili uyarı mesajı yaptı. İngiltere'nin bu üslerini Amerika Birleşik Devletleri'ne vermemesi yönünde ve eğer bu üslerin İran'a karşı kullanıldığına ilişkin bir bilgi olursa, bu durum karşısında İngiltere'ye karşı da hamle yapılacağı yönünde uyarı mesajı yaptı." ifadelerini kullandı.

 

8 saat 23dk önce

ARAKÇİ'DEN NETANYAHU’NUN HAZRETİ İSA'YI "KÜÇÜMSEYEN" İFADELERİNE TEPKİ

Arakçi, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun dünkü açıklamasında Hazreti İsa ve ve Cengiz Han hakkındaki ifadelerine değindi.

İranlı Bakan paylaşımında, "Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Hristiyanların iyi niyetine bu kadar bağımlı bir lider için, Netanyahu’nun İsa Mesih’e karşı sergilediği küçümseme dikkat çekicidir.” ifadelerini kullandı.

Netanyahu hakkında, insanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarıldığına işaret eden Erakçi, "Bölgenin gördüğü en acımasız katliamcısı olan Cengiz Han'a yönelik dizginsiz övgüleri ise aranan bir savaş suçlusu olarak kendisinin mevcut statüsüyle örtüşüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu dünkü konuşmasında, ABD-İsrail'in İran'a ve bölgedeki diğer ülkelere savaşına ilişkin Hazreti İsa'yı Cengiz Han ile kıyaslayarak, "İsa Mesih'in Cengiz Han'a karşı hiçbir üstünlüğü yok. Yeterince güçlü, acımasız ve kudretliyseniz, kötülük iyiliğin üstesinden gelir." ifadelerini kullanmıştı.

İsrail Başbakanının yorumuna sosyal medyada başta Müslümanlar ve bazı Hristiyanlar tepki göstermişti.

 

 

8 saat 40dk önce

ABD VE İSRAİL'İN SUİKASTINA KURBAN GİDEN İSTİHBARAT BAKANI SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR

İran, Çarşamba günü İsrail ve ABD'nin düzenlediği ortak saldırıda hayatını kaybeden İstihbarat Bakanı İsmail Hatip'i son yolculuğuna uğurluyor. Başkent Tahran'daki İmam Humeyni Camisi'nde şiddetli yağmura rağmen on binlerce kişinin katıldığı törende gözyaşları ve intikam sloganları birbirine karıştı. Ülkede tansiyon en üst seviyedeyken, İsrail'in Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini'ye yönelik yeni bir suikast girişiminin ise son anda engellendiği duyuruldu. Bölgedeki son durumu ve sahadaki sıcak gelişmeleri A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, başkent Tahran'dan aktardı.

 

İRAN İSTİHBARAT BAKANI İSMAİL HATİP SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞİDDETLİ YAĞMURA RAĞMEN BİNLER SOKAKTA

Başkent Tahran'daki cenaze töreninin atmosferini aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "An itibarıyla Çarşamba günü hayatını kaybeden İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatip için başkent Tahran'da bir cenaze töreni yapıldığı alandayız. Burası İmam Humeyni Camisi, Tahran'ın en büyük camisi." ifadelerini kullandı. Şiddetli yağmura rağmen katılımın çok yoğun olduğunu belirten Karabağ, "Gördüğünüz üzere burada cuma namazına katılan insanlar buradan hareket ediyor. İsrail ve ABD saldırısında hayatını kaybeden İstihbarat Bakanı İsmail Hatip, az sonra cenazesi tam bu noktadan son yolculuğuna, Tahran'daki mezarlığa uğurlanacaktır." sözleriyle aktardı. Kalabalığın öfkesine de değinen Karabağ, "İnsanlar İmam Humeyni Musallası'ndan çıkmak üzere, tekbirler getiriliyor, 'Allahu Ekber' ifadeleri kullanılıyor. Şiddetli de bir yağmur söz konusudur." şeklinde konuştu.

CANLI YAYINDA PATLAMA SESLERİ

İsmail Hatip'in İran devleti için kritik bir figür olduğunun altını çizen Karabağ, "İsmail Hatip İran için önemli bir yetkilidir. Hatırlanacağı üzere İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın iki bakanı bu saldırılar sırasında hayatını kaybetti. İlk bakanı Savunma Bakanı'ydı, tam saldırıların birinci gününde hayatını kaybetti. Çarşamba günü de İstihbarat Bakanı İsmail Hatip hayatını kaybetti." ifadelerini kullandı. Törende gerilimin tırmandığını da anlık olarak bildiren Karabağ, "Tam bu etkinlik yapılırken Tahran'ın bazı noktalarından tekrardan patlama sesleri geldi ve bu da bu saldırıların hala devam ettiğini göstermektedir." sözleriyle sahadaki sıcak çatışma ortamını gözler önüne serdi.

 

10 saat 7dk önce

"DÜNYA EKONOMİSİ ÇÖKEBİLİR"

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Muharrem Ekşi, A Haber ekranlarında Orta Doğu’daki sıcak gelişmeleri ve İran’ın savunma stratejilerini değerlendirdi. İran’ın yarım asırlık yaptırımlar altında geliştirdiği füze teknolojisinden Devrim Muhafızları’nın yönetimdeki etkinliğine kadar pek çok kritik noktaya değinen Ekşi, özellikle Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi ve ABD seçimleri üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

 

DÜNYA EKONOMİSİ ÇÖKEBİLİR: HÜRMÜZ TEHLİKESİ

İRAN’IN İKİ EKSENLİ SAVUNMA DOKTRİNİ

Orta Doğu’daki gerilimi İran’ın savunma perspektifinden değerlendiren Prof. Dr. Muharrem Ekşi, "İran, yarım asırlık yaptırım ve ambargolar altında kendine bir savunma doktrini geliştirdi. Bu doktrin iki eksene dayanıyor; birincisi sınır ötesinde vekil güçler üzerinden Şii Hilali'ni genişletmek, ikincisi ise yüksek teknoloji gerektiren hava savunma sistemleri yerine füze teknolojisine ağırlık vermek" ifadelerini kullandı.

"İSTİHBARATIN ÖTESİNDE BİR FÜZE STOĞU VAR"

İran’ın askeri kapasitesinin batılı güçler tarafından tam olarak analiz edilemediğini belirten Ekşi, "İran, Amerikan ve İsrail istihbaratının çok ötesinde bir füze teknolojisi geliştirmiş durumda. Trump, füze tesislerini %90 oranında imha ettiklerini söylese de İran, teknolojik seviyesi her geçen gün artan füzelerle hedef noktaları vurmaya devam ediyor" sözleriyle durumu aktardı.

DEVRİM MUHAFIZLARI VE MOZAİK SİSTEMİ

Savaşın yönetimindeki değişimlere dikkat çeken Muharrem Ekşi, "Üst düzey komutanların ve ruhani lider Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’da 'mozaik sistemine' geçildi. Şu an savaşın ve hatta İran yönetiminin bütün kontrolü Devrim Muhafızları'nın eline geçmiş durumda. Bu yeni yapıda genç komutanlar daha agresif bir tutum sergiliyor" ifadelerini kullandı.

STRATEJİK KOZ: HÜRMÜZ BOĞAZI

Hürmüz Boğazı'nın sadece bir su yolu değil, küresel bir silah olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Muharrem Ekşi, "Hürmüz’ün kapatılması dünya ekonomisini felç eder. Devletlerin sadece 3 aylık petrol rezervi var ve bu sürenin 1 ayı doldu. Trump, hem iç siyaset hem de Kasım’daki seçimler nedeniyle muazzam bir baskı altında. Bu yüzden en büyük rakibi Çin’den bile boğazın açılması için destek istemek zorunda kaldı" sözlerini dile getirdi.

TÜRKİYE’NİN KRİTİK DİPLOMASİ ROLÜ

Türkiye’nin bölgedeki dengeleyici gücüne vurgu yapan Ekşi, "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Araghchi ile yoğun bir telefon diplomasisi yürütüyor. Türkiye, tıpkı Ukrayna savaşında olduğu gibi burada da dengeli bir siyaset izleyerek Körfez ülkelerine yönelik saldırıların durması için arka kapı diplomasisi yürütüyor" ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

 

 

 

10 saat 35dk önce

KÖR SAVAŞ DOĞU AKDENİZ'E SIÇRADI! BATI TUZAĞA MI DÜŞTÜ?

Ortadoğu'da İran ve İsrail arasında fitili ateşlenen savaş, tüm bölgeyi ve dünyayı etkileyecek yeni bir evreye geçti. ABD'nin stratejisizliği ve İsrail'in yayılmacı hedefleriyle "kör bir savaşa" dönüşen krizde, vekalet savaşları yerini doğrudan enerji ve su savaşlarına bırakıyor. Savaşın Lübnan'a sıçraması ve 15 Avrupa ülkesinin gemilerini Doğu Akdeniz'e göndermesiyle yeni bir perde açılırken, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, A Haber canlı yayınında savaşın perde arkasını, gizli hedefleri ve Batı'nın düştüğü tuzağı deşifre etti.

 

KÖR SAVAŞ DOĞU AKDENİZ'E SIÇRADI

THE ECONOMIST'TEN ŞOK KAPAK: "KÖR ÖFKE OPERASYONU"

İngiliz The Economist dergisinin, ABD Başkanı Donald Trump'ı gözleri mermilerle kapalı bir şekilde resmettiği "Kör Öfke Operasyonu" kapağı, savaşın seyrini özetler nitelikte. Kapağın, "Savaş Trump'ın gözünü kör etti" mesajı verdiğini belirten Dr. Canan Tercan, bu tespitin doğruluğuna dikkat çekerek, "Bu kesinlikle doğru. Savaşın başından beri söylüyoruz, ABD'nin İran'a girme stratejisi vardı ve adım adım bunu ilerletti. Ancak operasyonun stratejisi ve zamanı belli değildi, bu konuda çok büyük hatalar yapıldı" sözleriyle ABD'nin plansızlığına vurgu yaptı.

"ABD STRATEJİSİZ KALDI, BÜYÜK HATALAR YAPILDI"

Savaşın ABD için hem maddi hem de manevi maliyetinin giderek arttığını belirten Dr. Tercan, Pentagon'un günlük 1-2 milyar dolarlık maliyet açıkladığını ve ABD'ye ulaşan asker cenazeleri sonrası halkta büyük bir tepki oluştuğunu aktardı. Tercan, yönetimin bu tepkiden çekindiğini, "Cenazeler artık Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor ve sessiz sedasız defnedecekler. Çünkü çok büyük bir infial oluşuyor. Herkes, 'Donald Trump'ın oğlu Beyaz Saray'da, bizim çocuklarımız neden bizim olmayan bir savaş için ölüyor?' diyor" sözleriyle ifade etti. Bu durumun, Trump'ı içeride ve dışarıda sıkıştırdığını belirtti.

İSRAİL'İN YENİ HEDEFİ LÜBNAN MI?

İran ile yaşanan gerilimi bir fırsata çeviren İsrail'in asıl hedefinin Lübnan olduğunu ve bölgedeki ilerleyişini meşrulaştırmaya çalıştığını söyleyen Dr. Tercan, şok edici bir bilgiyi paylaştı. İsrail'in 450 bin askerini Lübnan sınırındaki Litani Nehri'nin güneyine doğru ilerlettiğini belirten Tercan, "İran savaşı, Hizbullah'ı zayıflatıyor. Hizbullah zayıflayınca İsrail'in Lübnan'da ilerlemesi kolaylaşıyor. Savaşın şu anda bitirilmesi İsrail tarafından kesinlikle istenilmiyor. İsrail, Lübnan'daki ilerleyişini de sürdürmek istiyor" diyerek Tel Aviv'in asıl niyetini deşifre etti.

SAVAŞ ENERJİ VE SU SAVAŞLARINA MI DÖNÜŞÜYOR?

Dr. Tercan, krizin artık siyasi ve askeri boyutun ötesine geçerek bir enerji ve su savaşına dönüştüğünün altını çizdi. Körfez ülkelerindeki su arıtma tesislerinin vurulması ve İsrail'in Lübnan'daki Litani Nehri gibi stratejik su kaynaklarına yönelmesi, savaşın yeni karakterini ortaya koyuyor. Tercan, Doğu Akdeniz'in önemini, "Bu havza sadece su kaynaklarının olduğu değil, aynı zamanda hidrokarbon kaynaklarının da olduğu bölge. Bu topraklar çok kıymetli. Özellikle hidrokarbon varlıkları bölgeyi daha da önemli bir hale getiriyor" ifadeleriyle anlattı.

HÜRMÜZ'DE DÜĞÜM, DOĞU AKDENİZ'DE GEMİLER! AVRUPA DEVREDE...

ABD'nin müttefiklerinden destek görememesinin ardından Avrupa'nın krize dahil olması, dikkatleri Doğu Akdeniz'e çevirdi. Dr. Canan Tercan, 15 Avrupa Birliği ülkesinin savaş gemilerini bölgeye göndermesinin tesadüf olmadığını söyledi. Tercan, "Bugün neden 15 kadar Avrupa Birliği üyesi ülkenin gemileri burada? Bu bize gösteriyor ki muhtemelen Doğu Akdeniz'de bir savaş planlanıyor ve bu ülkeler de burada konumlanıyorlar" diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Bu ülkelerin Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için destek açıklaması yapmasının ise İran'a karşı pazarlık masasını güçlendirme hamlesi olabileceğini belirtti. Tercan'a göre bu durum, krizin küresel bir boyuta ulaştığını ve bölgede yeni bir güç mücadelesinin başladığını gösteriyor. ABD'nin Hürmüz'de yaratacağı bir krizle enerji fiyatlarını yükselterek, Venezuela ve Guyana gibi bölgelerden çıkaracağı petrol ve doğalgazı dünyaya pazarlama planı da bu denklemin bir parçası olarak görülüyor.

 

Ahaber

 

11 saat 28dk önce

SAVAŞIN SEYRİ DEĞİŞTİ: ASIL HEDEF ENERJİ KORİDORLARI

Ortadoğu'da giderek tırmanan İsrail-İran gerilimi, perde arkasında büyük bir "enerji savaşına" dönüşüyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber canlı yayınında harita üzerinden savaşın arka planını ve küresel güçlerin asıl planını deşifre etti. İsrail'in ABD destekli yeni boru hattı projeleriyle Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakmak istediğini belirten Tutar, Netanyahu'nun kara harekatı sinyallerinin de bu enerji koridorunu güvence altına alma ve bölgeyi yeniden dizayn etme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı.

 

KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE HÜRMÜZ MÜ VAR? İSRAİL VE ABD'NİN PLANI NE?

"ORTA DOĞU'NUN KADERİNİ BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ ETKEN ENERJİ"

Bölgedeki çatışmaların artık boyut değiştirdiğine dikkat çeken Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Son yaşananlarla birlikte artık bu savaş bir enerji savaşına dönüştü. Enerji tesislerinin hedef alınması krizi daha da derinleştirdi." ifadelerini kullandı. Ortadoğu'daki güç savaşlarının tarihsel arka planına da değinen Tutar, "Ortadoğu'nun kaderini belirleyen en önemli etken enerjidir. Osmanlı'nın dağılmasından sonra bölgedeki etkinliğinin kırılmasının en büyük faktörlerinden biri de yine enerjiydi. İngilizlerin ve ardından ABD'nin bölgeye dahil olmasıyla enerji rezervlerine göre yeni bir Ortadoğu dizaynı yapıldı." sözleriyle aktardı.

İSRAİL'iN HÜRMÜZ'Ü DEVRE DIŞI BIRAKMA HAYALİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının şifrelerini çözen Tutar, meselenin tamamen petrol ve gaz sevkiyatını kontrol etmek olduğunu belirtti. Tutar, "Netanyahu, Ortadoğu petrollerini İsrail'e taşıyacak yeni bir boru hattı planladığını ve savaş sonrası bunu devreye sokacaklarını ifade etti. Bütün dertleri, dünyanın en büyük petrol rezervlerinin bulunduğu Hürmüz Boğazı bölgesindeki enerjinin kontrol edilmesi ve Arap Yarımadası'ndan İsrail üzerinden Akdeniz'e, oradan da Avrupa'ya nakledilmesi." şeklinde konuştu. İsrail'in bu projelerle kendisine rakip olabilecek tüm alternatif yolları tıkamaya çalıştığını belirten Tutar, "İsrail'in alternatif projesinden daha önemlisi aslında Türkiye'nin projesidir. Basra Körfezi'nden gelip Mersin'e kadar uzanan Kalkınma Yolu projesi, bu planlara karşı en güçlü alternatif olarak duruyor." değerlendirmesinde bulundu.

PARS SAHASINA SALDIRI PLANI

İsrail'in İran'a yönelik olası saldırı hedeflerini de değerlendiren Tutar, enerji tesislerinin vurulmasının savaşı geri dönülmez bir noktaya taşıyacağını vurguladı. Tutar, "İsrail, Güney Pars bölgesine, yani enerji tesislerine saldırarak savaşın yolunu tamamen açmaya çalıştı. Enerji kaynaklarına saldırarak savaşı tamamen Amerikanlaştırdı. İsrail bu hamleleriyle ABD'ye 'bu savaştan istediğin zaman çıkamazsın' mesajı veriyor." ifadelerini kullandı. Bu durumun sadece Körfez'i değil, Kafkasya'yı ve Orta Asya'yı da yakından ilgilendirdiğini söyleyen Tutar, küresel bir krizin kapıda olduğunun altını çizdi.

NETANYAHU'DAN TEHLİKELİ ADIM

Netanyahu'nun "Hükümeti devirmek sadece hava saldırılarıyla mümkün olmaz, kara bileşeni olmak zorundadır" şeklindeki sözlerini de harita üzerinden yorumlayan Tutar, işgalin sinyallerinin çok önceden verildiğini belirtti. Tutar, "Bunun hazırlığını yapıyorlar. Başından beri büyük bir proje bu. İsrail'in stratejik saldırılarına bakarsanız, kara operasyonuna zemin hazırlamak için şu anda Irak ve Suriye hattındaki belirli bölgeleri bombalıyorlar." sözleriyle aktardı. İsrail'in hava saldırılarıyla yetinmeyeceğini ve bölgeyi karadan da işgal ederek enerji koridorlarını fiziki olarak güvence altına almayı hedeflediğini belirten uzman isim, Ortadoğu'yu çok daha kanlı günlerin beklediğine işaret etti.

 

12 saat 12dk önce

DEVRİM MUHAFIZLARI SÖZCÜSÜ ALİ MUHAMMED NAEİNİ ÖLDÜRÜLDÜ

İRAN'DA SICAK SAATLER: DEVRİM MUHAFIZLARI SÖZCÜSÜ ALİ MUHAMMED NAEİNİ ÖLDÜRÜLDÜ!

Orta Doğu’daki savaşın ateşi her geçen gün büyürken, İran’dan sarsıcı bir haber geldi. İran Devrim Muhafızları’nın kritik ismi ve sözcüsü Ali Muhammed Naeini’nin, İsrail ve ABD tarafından düzenlenen saldırıda hayatını kaybettiği bildirildi. Başkent Tahran’da hareketli saatler yaşanırken, Mesut Pezeşkiyan hükümetinde öldürülen üst düzey isimlerin sayısı da artmaya devam ediyor. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, bölgedeki son gelişmeleri ve Tahran sokaklarındaki atmosferi canlı yayında aktardı.

DEVRİM MUHAFIZLARI’NDA KRİTİK KAYIP

Tahran’dan bildiren Ekber Karabağ, Devrim Muhafızları sözcüsünün öldürülmesine ilişkin detayları paylaşırken, Ali Muhammed Naeini’nin daha önceki açıklamalarını hatırlatarak, "Naeini son yayınımızda paylaştığımız üzere, İran Devrim Muhafızları'nın füze üretimi konusunda bir sıkıntı yaşamadığını ve savaşın devam etmesine rağmen bir eksiklik olmadığını ifade etmişti" sözleriyle aktardı. Karabağ, bu açıklamadan kısa bir süre sonra gelen haberin şaşkınlık yarattığını belirterek, "İran haber ajansları, söz konusu kişinin bu sabah saatlerinde İsrail ve ABD'nin düzenlediği saldırıda hayatını kaybettiğini duyurdu" ifadelerini kullandı.

PEZEŞKİYAN HÜKÜMETİNDE KAYIPLAR ARTIYOR

İran yönetimindeki üst düzey kayıpların Naeini ile sınırlı olmadığını belirten Ekber Karabağ, "Bugün aynı zamanda Tahran'da, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatip için de bir cenaze töreni düzenlenecek" bilgisini verdi. Hükümetteki diğer kayıplara da değinen Karabağ, "Savunma Bakanı da saldırıların ilk gününde hayatını kaybetmişti; böylece Pezeşkiyan hükümetinde hayatını kaybeden bakan ve üst düzey yetkili sayısı artmış oldu" şeklinde konuştu.

İNKILAP MEYDANI'NDA DEV ANMA GÖRSELİ

Tahran sokaklarındaki görsel yansımalara da dikkat çeken Karabağ, arkasında yer alan devasa bir ilanı işaret ederek, "Tahran'ın en işlek noktası olan İnkılap Meydanı'na, hayatını kaybeden denizcilerin anısına dev bir görsel asıldı" ifadelerini kullandı. Söz konusu denizcilerin hikayesini de paylaşan Karabağ, "Bu denizciler Hindistan'daki bir tatbikata katılmıştı ve silahsız olmalarına rağmen Sri Lanka açıklarında ABD tarafından hedef alınmışlardı" sözleriyle geçmişte yaşanan o acı olayı hatırlattı.

UFUKTA BARIŞ GÖRÜNMÜYOR

Bölgedeki genel savaş durumunu değerlendiren Karabağ, gerilimin düşmediğini vurgulayarak, "Savaş tam hızıyla devam ediyor ve maalesef ufukta bir barış veya anlaşma görünmüyor" sözleriyle aktardı. Tahran’a yönelik saldırıların gece boyu sürdüğünü ve İran’ın da İsrail’e yönelik misillemelerinin devam ettiğini belirten Karabağ, gelişmelerin endişe verici boyutta olduğunu ifade etti.

 

13 saat 1dk önce

İRAN'DA F-35 GERGİNLİĞİ, BURUK BAYRAM HAZIRLIĞI

Ramazan Bayramı ve Nevruz'un aynı güne denk geldiği İran'da, çifte bayram savaşın gölgesinde buruk geçiyor. İsrail'in Tahran'a yönelik gece boyu süren bombardımanlarına İHA ve füzelerle karşılık veren İran, dünyada bir ilke imza atarak İsrail'e ait gelişmiş bir F-35 savaş uçağını düşürdüğünü duyurdu. Devrim Muhafızları füze üretiminin tam gaz sürdüğünü belirtirken, A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, bölgedeki sıcak gelişmeleri Tahran'dan Azadi Meydanı'ndan aktardı.

 

İRAN'DA ÇİFTE BAYRAMA SAVAŞIN GÖLGESİ DÜŞTÜ

İRAN'DA BAYRAM YARIN BAŞLIYOR

İran'da bu yıl Ramazan Bayramı ve Fars yeni yılı olan Nevruz'un aynı güne denk gelmesiyle nadir görülen bir durum yaşanıyor. Bölgedeki atmosferi aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "Türkiye'de bugün bayram olsa da İran'da bayram yarın. Yarın aynı zamanda İranlılar için yeni yıl ve Nevruz bayramı. Çok ender görünen bir durum, her iki bayramı İranlılar aynı gün kutlamış olacaktır. Ancak biliyorsunuz ki İran'da savaş vardır ve o yüzden İranlılar buruk bir şekilde bu iki bayramı idrak edecektir" sözleriyle ülkedeki savaş atmosferinin bayram coşkusunu bastırdığını ifade etti.

GECE BOYU BOMBARDIMAN

Savaşın gölgesinde geçen bayram sabahında İranlı siyasilerin verdikleri mesajlara değinen Karabağ, "Kültür ve İrşad Bakanlığı Başkanı Abbas Salihi'nin bayram tebriği ile ilgili bir mesajı söz konusuydu. Özellikle bu savaş sürecinde İran tarafının mağdur, mazlum olduğunu ifade ederek dünyadaki meslektaşlarından İran'ın bu yöndeki sesini dünyaya duyurmasını istedi" ifadelerini kullandı. Tahran'daki sivil yaşamın ağır bombardıman altında olduğunu vurgulayan Karabağ, "Gece boyunca da Tahran'a yönelik bombardımanlar aralıklarla devam etti. Artık insanların yaşamının bir parçası haline gelmiştir bu bombardıman meseleleri. Genellikle Tahran'a yönelik saldırıların çoğu İsrail savaş uçakları tarafından yapılıyor" şeklinde konuştu.

İSRAİL'E İHA VE FÜZELİ MİSİLLEME

İsrail saldırılarına karşı İran'ın sert yanıtlar verdiğini belirten Karabağ, "İran da buna misilleme verdi ve sabaha karşı saat bir sularında İsrail'e karşı hem insansız hava araçları hem de füzeleriyle saldırısı söz konusuydu" dedi. Karşılıklı saldırılarda İran'ın mühimmat durumuna yönelik eleştirilere de değinen Karabağ, "İran bu kadar füze kullanınca 'Acaba İran'ın füzeleri bitmiyor mu?' diye merak edilen bir soru vardı. Devrim Muhafızlarından bu konuyla ilgili bir açıklama geldi ve o açıklamada İran'ın füze üretiminin devam ettiğinin altı çizilmiş oldu. İran'ın elinde füzesi olduğu müddetçe bu savunmayı, mukavemetini devam ettirecektir" sözleriyle Tahran yönetiminin geri adım atmayacağını aktardı.

DÜNYADA BİR İLK: F-35 DÜŞÜRÜLDÜ

Bölgedeki enerji tesisleri üzerinden yürütülen algı operasyonlarına da dikkat çeken Karabağ, dün Katar'daki bir gaz sahasına yönelik saldırıyı hatırlatarak, "İran özellikle Suudi Arabistan'daki Aramco bölgesine, Aramco tesislerine bir saldırı yapmayacağının altını çizmiş oldu. Bu konuda sahte bayrak operasyonlarına ve İsrail'in faaliyetlerine İran dikkat çekmiş oldu" ifadelerini kullandı. Sahadaki en büyük askeri gelişmeyi ise Karabağ, "Dün gece en çok bir F-35'in düşürülmesi meselesi konuşuldu. İran dünyada ilk kez böyle gelişmiş bir uçağı düşürdüğünü belirtiyor ve İran başka sürprizlerinin de olacağı konusunda İran Devrim Muhafızlarının açıklaması geldi" sözleriyle aktardı.

 

20 saat 2dk önce

"MESELE URANYUM DEĞİL İRAN'IN SİSTEMİNİ ÇÖKERTMEK"

CIA Başkanı Gabbard'ın Senato'da İran'a yönelik verdiği ifade dünya gündemine bomba gibi düştü. Gabbard'a "İran nükleer tehdit oluşturuyor muydu?" sorusuna kaçamak cevap vermesi dikkat çekerken senatoda adeta soğuk rüzgarlar esti. Öte yandan ABD Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in İran'a yönelik "Vicdanım elvermiyor" çıkışı ve ardından istifası A Haber'de ele alındı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Anar Ali, A Haber ekranlarında bölgedeki kirli pazarlıkları deşifre etti. 

 

ABD'DE İRAN DEPREMİ! CIA BAŞKANI SENATO'DA KÖŞEYE SIKIŞTI

TRUMP KABİNESİNDE İLK ÇATLAK: İRAN SAVAŞI İSTİFA GETİRDİ!

Trump yönetimindeki ilk büyük sarsıntıyı değerlendiren Anar Ali, istifanın sıradan bir görev değişimi olmadığını vurgulayarak, "Trump kabinesindeki ilk istifa, özellikle İran savaşı nedeniyle yaşanan bir çatlak olması sebebiyle tarihi bir önem taşıyor. Demokratlar ve Tucker Carlson gibi savaşa karşı duran MAGA’cı grup, bu istifanın ve savaş politikasının üzerine kararlılıkla gidecek, bu çatlağı derinleştirecektir" ifadelerini kullandı.

TRUMP’IN "YOK ETTİK" DEDİĞİ NÜKLEER ALTYAPI 8 AYDA NASIL DÖNDÜ?

Geçtiğimiz Haziran ayında verilen nükleer vaatlerin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirten Anar Ali, "Haziran ayında, savaşın son gününde bizzat Trump, Fordo ve Natanz’daki İran nükleer altyapısının tamamen yok edildiğini ve İran’ın bir daha asla nükleer silah üretemeyeceğini ilan etmişti. Ancak aradan sadece 8 ay geçmesine rağmen Stiff Vitkof, görüşmeler sırasında İran’ın elinde tam 11 adet bomba yapabilecek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun bulunduğunu açıkladı. Bu durum, söylenenlerin koca bir yalandan ibaret olduğunu ve nükleer krizin 8 ayda nasıl tırmandığını gösteriyor" sözleriyle nükleer diplomasi fiyaskosunu gözler önüne serdi.

PENTAGON’UN CEHALETİ: HARİTADA İRAN’I GÖSTEREMEYENLER SAVAŞ İSTİYOR!

Amerikan bürokrasisinin sahadan kopukluğunu sert bir dille eleştiren Anar Ali, "Amerika’da ne yazık ki haritada İran’ın yerini dahi gösteremeyecek isimler, İran’ın bombalanmasını destekliyor. Bu isimlerin başında Pentagon’un en üst düzey yetkilileri geliyor. İran’ın nüfusunu, yüzölçümünü bilmeyen bürokratlar, sıcak çatışma için can atıyor. Tucker Carlson’un bir senatörle yaptığı röportajda, senatörün İran nüfusunu 9-10 milyon sanması bu cehaletin ve korkunç önyargının en büyük kanıtıdır" şeklinde konuştu.

İKİNCİ BUSH VAKASI MI? IRAK SENARYOSU İRAN ÜZERİNDEN SAHNEDE!

Geçmişteki kirli işgal senaryolarının bugün tekrarlandığını savunan Anar Ali, "Zamanında Irak’ta 'kitle imha silahları var' dediler, girdiler, ülkeyi paramparça ettiler ve sonra 'yanılmışız' diye itirafta bulundular. Şimdi aynı tezgâh İran için kuruluyor. Ancak İran, Kaddafi ve Saddam deneyimlerinden ders çıkarmış, bu çatışmalardan tecrübe edinmiş bir devlet olarak karşılarında duruyor" ifadelerini kullandı.

"ALİ HAMANEY DEFALARCA ÇÖZÜM ARADI"

İran’ın masadaki esnekliğini ve Batı’nın bu hamleleri nasıl görmezden geldiğini anlatan Anar Ali, "Batı dünyası Ali Hamaney’i taviz vermez bir öcü gibi gösteriyor ancak Hamaney defalarca masada çözüm aradı. Nükleer müzakerelerde uranyumu başka bir ülkeye çıkarmayı, sadece reaktörler için gerekli olanı tutmayı teklif ettiler. Hatta Trump’ın ticari mizacına hitaben, Amerikan petrol şirketlerinin İran’a yatırım yapmasını ve Boeing uçaklarının satın alınmasını içeren ticaret anlaşmaları sundular. Ali Laricani’nin Umman üzerinden götürdüğü bu tarihi tekliflere rağmen İran bombalandı" sözleriyle aktardı.

İSRAİL’İN "BEGİN DOKTRİNİ": ÜNİTER DEVLETLERİ ÇÖKERTME PLANI!

Savaşın asıl hedefinin nükleer silahlar değil, bölgeyi istikrarsızlaştırmak olduğunu vurgulayan Anar Ali, "Mesele uranyum ya da füzeler değil; mesele İran sistemini felç etmek ve parçalamaktır. İsrail, Orta Doğu’da kendisi için tehdit oluşturabilecek üniter, merkezi ve organik devletler istemiyor. 1980’den bu yana uygulanan Begin Doktrini gereği, hiçbir Müslüman gücün nükleer silah sahibi olmasına izin vermeme stratejisi güdülüyor. Irak reaktörlerinin vurulması, Deyrizor operasyonu ve Haziran 2025’te İran’a yapılan saldırılar hep bu doktrinin parçasıdır" dedi.

SAVAŞI İSTEYEN TEK ÜLKE: "OPERASYONLARIN ARKASINDA İSRAİL VAR!"

Son olarak bölgedeki gerçek çatışma odağına işaret eden Anar Ali, "Irak’ta Saddam’ı, Suriye’de Deyrizor’u hedef alan İsrail, bugün de İran’ı hedef tahtasına koymuş durumda. Orta Doğu’da kalıcı barışı değil, sistemlerin çökertilmesini isteyen tek bir ülke var, o da İsrail’dir. Bölge, İsrail’in bitmek bilmeyen savaş arzusuyla bir felakete sürükleniyor" şeklinde konuşarak tarihi tanıklığını ve sahadaki dehşeti özetledi.

 

22 saat 27dk önce

İRAN'DA HAVA SAVUNMASI SALDIRILARI ENGELLİYOR

ABD-İsrail-İran savaşında gerilim yükselirken, Tahran semalarında yaşanan bir gelişme çatışMayısı yeni bir boyuta taşıdı: İran’ın, ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağını vurması gündeme bomba gibi düştü. A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, bölgedeki son durumu aktardı ve Tahran’a yönelik hava saldırılarının devam ettiğini ancak ülkenin hava savunma sistemlerinin devrede olduğunu, böylece ciddi zararların önlendiğini izleyicilere aktardı.

 

İRAN'DA HAVA SAVUNMASI SALDIRILARI ENGELLİYOR | A HABER TAHRAN'DAN AKTARDI

Savaşın seyrini değiştirebilecek gelişmelerden biri olarak petrol sahasına yönelik saldırı ve F-35 savaş uçağının hedef alınması, günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı. İran tarafı, söz konusu uçağın vurulmasını önemli bir başarı olarak duyururken, bunun bugüne kadar ilk kez gerçekleştiği iddiası dikkat çekti. Bu gelişme, yalnızca askeri değil psikolojik üstünlük açısından da büyük yankı uyandırdı.

TAHRAN’DA SICAK TEMAS: PATLAMALAR PEŞ PEŞE GELDİ

A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, sahadan aktardığı bilgilerde sıcak temasın boyutunu gözler önüne serdi. Karabağ, "An itibarıyla başkent Tahran’a yönelik bir saldırı söz konusu. Takriben 10 dakikadır hava savunma sistemlerinin aralıklı bir şekilde ben sesini duyabiliyorum. Az önce de kontrol ettim; birkaç noktaya bombanın düştüğünü, füzelerin düştüğünü gördüm" ifadelerini kullandı.

Saldırıların devam ettiğini belirten Karabağ, "Hala şu an an itibarıyla hava savunma sistemleri çalışıyor. Yayınımız başlar başlamaz bu durum söz konusudur ve devam etmektedir" sözleriyle Tahran semalarındaki hareketliliği aktardı. Gün içinde görece sakin olan başkentte, akşam saatleriyle birlikte gerilimin zirveye çıktığı gözlemlendi.

KARMA SALDIRI: UÇAKLAR VE İHA’LAR DEVREDE

Sahadaki askeri hareketliliğe dikkat çeken Karabağ, saldırıların niteliğine ilişkin de önemli bir değerlendirme yaptı. Ekber Karabağ, "Hava savunma sistemlerinin de çalıştığını dikkate alırsak, bu saldırının hem uçaklar tarafından hem de insansız hava araçları tarafından karma bir şekilde yapıldığını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Bu durum, saldırıların koordineli ve çok katmanlı bir operasyon şeklinde yürütüldüğünü ortaya koyarken, Tahran’ın adeta bir ateş hattına dönüştüğünü gözler önüne serdi.

GÜN BOYUNCA KONUŞULAN: KATAR’A MİSİLLEME

Gün içinde İran’ın Katar’a yönelik gerçekleştirdiği misilleme de en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran ordusundan yapılan açıklamalarda, benzer saldırıların tekrarlanması durumunda daha sert karşılık verileceği açıkça dile getirildi.

Abbas Arakçi, "Eğer biz itidalli davrandıysak, soğukkanlı davrandıysak bazı ülkelerin gerginliği fazla tırmandırmayın yönündeki talepleri üzerine oldu. Ancak tekrarlanırsa..." ifadeleriyle İran’ın sabrının sınırlı olduğuna dikkat çektiğini sözleriyle aktardı.

DEVRİM MUHAFIZLARI: ENERJİ ALANLARINI YOK EDERİZ

İran Devrim Muhafızları da sert açıklamalarla dikkat çekti. Yapılan açıklamalarda, olası yeni saldırılara karşı enerji altyapılarının hedef alınabileceği açıkça dile getirildi. İran Devrim Muhafızları, "Eğer böyle bir şey olursa artık karşı tarafın, Amerika Birleşik Devletleri ve onların müttefiklerinin enerji alanlarını yerle bir ederiz" ifadeleriyle rest çekti.

Bu açıklamalar, savaşın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceğini, enerji hatları üzerinden küresel etkiler doğurabilecek bir boyuta evrilebileceğini gösterdi.

F-35’İN DÜŞÜRÜLMESİ

Akşam saatleriyle birlikte gündemin en çarpıcı başlığı ise F-35 savaş uçağının vurulması oldu. İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, söz konusu uçağın sabaha karşı 02.50 sularında hedef alındığı ve vurulduğu ifade edildi. Uçağın akıbetine ilişkin belirsizlik ise dikkat çekti.

Hatemü’l-Enbiya Karargahı Komutan Yardımcısı Ali Abdullahi, "Trump için başka sürprizlerimiz var" sözleriyle yeni gelişmelerin sinyalini verdiğini ifade etti.

“F-35 TEHLİKELİ AMA ONU VURAN DAHA TEHLİKELİ”

İran Devrim Muhafızları Hava Uzay Kuvvetleri Komutanı Macit Musevi de dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Musevi, "F-35’ten daha tehlikeli, onu havada vuracak güçtür" sözleriyle İran’ın askeri kapasitesine vurgu yaptı.

Bu açıklamanın, İran lideri Ali Hamaney’in daha önce yaptığı bir değerlendirmeyi hatırlattığı görüldü. Hamaney’in, "Evet, bu savaş gemileri tehlikelidir ama esas tehlikeli olan bu gemileri batıran füzelerdir" sözleriyle benzer bir stratejik bakış ortaya koyduğu biliniyor.

 

19.03.2026 23:51

İRAN CEPHESİNDE ZAGROS KUŞATMASI

Orta Doğu’da savaşın seyri değişiyor, bölge adeta bir barut fıçısı gibi patlamaya hazır bekliyor! A Haber ekranlarına konuk olan askeri stratejist Dr. Eray Güçlüer, İran ile ABD-İsrail hattındaki "yıpratma savaşının" perde arkasını ve beklenen büyük harekatın stratejik detaylarını sarsıcı bir dille paylaştı.

Zagros Dağları’ndaki askeri tahkimattan Hark Adası’na yönelik özel kuvvet operasyonlarına, Trump’ın "iki saniyelik" iddialarından petrol piyasalarındaki "oyun içinde oyun" senaryolarına kadar her detayı masaya yatıran Güçlüer, Orta Doğu’nun kaderini tayin edecek o kritik hamleleri "sıcak bölge" atmosferinde tek tek açıkladı.

 

İRAN CEPHESİNDE ZAGROS KUŞATMASI

HEDEFTE İKİ KRİTİK NOKTA: FÜZE KAPASİTESİ VE DEVRİM MUHAFIZLARI

İran’a yönelik hava operasyonlarının temel amacını açıklayan Dr. Eray Güçlüer, "İşte o demin satır arasında söyledim ya abi. Yani burada, bir; füze atma kapasitesinin ortadan kaldırılması lazım İran’ın, iki; Devrim Muhafızları’nın askeri gücünün kırılması lazım" ifadelerini kullandı.

Güçlüer, şayet rejimin füze atma kabiliyeti yok edilirse sürecin çok uzun sürmeyeceğini belirterek, saldırı yoğunluğunun günde üç dalgadan üç günde bire düşmesinin askeri açıdan dengeleri tamamen değiştireceğini vurguladı.

ZAGROS DAĞLARI’NDA STRATEJİK KUŞATMA

Savaşın coğrafi zorluklarına dikkat çeken Güçlüer, Zagros Dağları’nın belirleyici rolüne işaret ederek, Dr. Eray Güçlüer, "Şurada biliyorsunuz Zagros Dağları grubu var. Zagros Dağları şöyle uzanıyor. Burada kıyıya paralel olarak çok sayıda askeri birliğin olduğunu biliyoruz. Yani burada rejimin, Devrim Muhafızları’nın kırsalla, taşrayla bağlantısı koparsa, bunlar hava kuvvetleriyle birer ikişer baskı altına alınarak buradaki askerlerin emniyeti sağlanabilir. Yani şu alana yoğun hava saldırısı yapmak suretiyle" sözleriyle askeri stratejiyi aktardı.

HARK ADASI’NA BASKIN PLANI: 100 KİŞİLİK ÖZEL KUVVET OPERASYONU

Bölgedeki enerji akışının merkezi olan Hark Adası’na yönelik operasyon iddialarını değerlendiren Güçlüer, Dr. Eray Güçlüer, "Hark Adası için şey değil, 5000 kişi falan değil, özel kuvvet operasyonu. Yani nedir, belki 100 kişi falan bir özel birlik operasyonu, özel kuvvetler operasyonu. Ama eninde sonunda İran ordusunun şeyine açık. Uçar birlik harekatı yapıldı. Gördüğünüz gibi burası dümdüz bir alan. Oradaki petrol tesislerinin, enerji akışının kontrolünü alıyorlar" şeklinde konuştu.

25 KİLOMETRELİK ÖLÜM HATTI: "İNERLERSE ÖLÜRLER"

İran kıyılarına yapılacak olası bir kara indirmesinin teknik imkansızlıklarına değinen Güçlüer, Dr. Eray Güçlüer, "İran’ın füze atma kapasitesi ortadan kaldırılır, rejimin buraya etkisi askeri açıdan kırılırsa 25 kilometre bakın; yani bu da nedir, işte çok namlulu roketatar sistemleri, topçu ateşi... Bu bataryalar vurulursa, o zaman yani buraya inecek askerlerin güvenliği sağlanmadan buraya inemezler. İnerlerse ölürler yani" sözleriyle sıcak temas riskini hatırlattı.

"İNERLERSE DEVRİM MUHAFIZLARI YOK EDER"

Olası bir kara işgalinin ABD için sonun başlangıcı olabileceğini iddia eden Dr. Eray Güçlüer, "Şu şartlarda İran’ın bakın bir asker bile gönderemezsiniz; yerler yani orada hani Devrim Muhafızları onları yok eder. Eğer kara harekatına girerse sonu olur yani. Bu ABD’yi de çatlatır. Ribaund etkisi yapar. Hakikaten ve bırakın İran’ı, Orta Doğu’dan filan çekilmek zorunda kalır ABD. Ben böyle bir çılgınlığa gireceklerini sanmıyorum. Kara saldırısı hakikaten İran ABD için gene çok riskli. Besic güçleri var, Devrim Muhafızları’nın sahadaki unsurları var, Irak gibi değil dağlık bir coğrafya; orada gerilla savaşına başlarlar. Onları kontrol edebilmeleri çok çok zor" diyerek dehşet anlarının kapıda olduğu uyarısını yaptı.

 

19.03.2026 22:57

TAHRAN’DA SAVAŞIN SEYRİ DEĞİŞİYOR: ABD’NİN GÖRÜNMEZ F-35 VURULDU!

Orta Doğu’da kartlar yeniden karılıyor, "sıcak bölge" Tahran’dan gelen haber dünya gündemine bomba gibi düştü. Savaşın 20. gününde, İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin "vurulamaz" denilen F-35 savaş uçağının ağır hasar alarak düşürüldüğünü duyurdu.

Balistik füzelerin ve hava savunma sistemlerinin gökyüzünü aydınlattığı o dehşet anlarında, İran’ın yeni bir teknolojiye mi geçtiği sorusu akılları kurcalarken; sokaklar "barut fıçısı" gibi gergin, ekonomi ise can çekişiyor. A Haber’e bağlanan Anadolu Ajansı İran Muhabiri Tolga Akbaba, ateş hattındaki son gelişmeleri ve Tahran semalarındaki o tarihi tanıklığı anbean aktardı.

 

İRAN SEMALARINDA TARİHİ KIRILMA

DEVRİM MUHAFIZLARI DUYURDU: F-35 İÇİN YOLUN SONU MU?

İran’ın kalbinde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte askeri bir deprem yaşandı. AA İran Muhabiri Tolga Akbaba, "Yaklaşık bir buçuk saat önce Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait bir F-35 savaş uçağının İran'ın orta kesimlerinde sabah 02:50 saatlerinde vurulduğunu ve düşürülmüş olabileceğini açıkladı. Çünkü aldığı hasarın boyutunun büyük olduğunu ifade ettiler" sözleriyle küresel güç dengelerini sarsacak o haberi paylaştı.

YENİ TEKNOLOJİ Mİ GELDİ? 

Vurulan uçağın görüntüleri incelendiğinde kuyruk kısmındaki patlama ve ağır hasar, uçağın düşme ihtimalini en tepeye taşıdı. Tolga Akbaba, "Acaba İran hava savunma sistemi olarak yeni bir teknolojiye mi geçti veya bir ülkeden yeni bir teknoloji mi aldı? Bu da İran'da konuşuluyor, tartışılıyor. Yalnızca 'Kaim-2' isimli bir hava savunma sistemiyle vurulduğuna dair iddialar var" ifadelerini kullandı. 

SOKAKLARDA DEMİR YUMRUK: "ÇIKANI ÖLDÜRÜRÜZ" TEHDİDİ

İran’da yönetim, iç cephede herhangi bir çatlağa izin vermemek için adeta bir "olağanüstü hal" kuşatması uyguluyor. Muhaliflerin sokağa inme çağrılarına karşı emniyet güçlerinin namluları sokak başlarında bekliyor. Tolga Akbaba, "Sokaklarda muhalif tarzda hiçbir girişim söz konusu değil. Çünkü İran emniyeti çok yoğun tedbirler almış durumda. Zaten İran Emniyet Müdürü de sokağa çıkanların açıkça öldürüleceğini ifade etmişti; bu çok net bir ifadeydi" sözleriyle sahadaki gerilimin ulaştığı son noktayı tarif etti. 

DRON SAVAŞLARI: TAHRAN’IN DOĞUSUNDA HAREKETLİLİK
İran hava savunma sistemleri sadece dev uçaklar için değil, gökyüzünü saran "ölümcül arılar" yani dronlar için de teyakkuzda. Özellikle Tahran’ın doğusundaki kontrol noktalarına yönelik saldırıların arttığı bildirildi. Tolga Akbaba, "Hava savunma sistemleri genellikle dronlar için faaliyet gösteriyor. Son haftalarda Tahran'a yönelik dron saldırılarında bir artış söz konusu. En son dün bir saldırı oldu Tahran'ın doğusuna. Özellikle kentteki kontrol noktalarına dronlarla akşamları saldırılar düzenleniyor" şeklinde konuştu.

 

19.03.2026 22:13

İRAN İSRAİL'DEKİ 80 ASKERİ NOKTA VE RAFİNERİYİ VURDU

İran, "Gerçek Vaad 4" operasyonunun 63’üncü ve 64’üncü dalgaları kapsamında İsrail’deki 80 askeri nokta ile Ben Gurion ve Hayfa’daki rafinerinin de aralarında bulunduğu noktaların hedef alındığını açıkladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, "Gerçek Vaad 4" operasyonunun 63’üncü ve 64’üncü dalgalarına ilişkin açıklamada bulundu. Zülfikari, 63’üncü dalga kapsamında hedef alınan noktalara ilişkin yaptığı açıklamada, "İşgal altındaki toprakların güneyi, merkezi ve iç kesimlerinde bulunan Rişon LeTsion ve Ramla, Eilat, Ramat Gan, Beni Brak, Bat Yam ve Holon’u kapsayan toplam 80 askeri ve destek noktası, nokta atışı sistemler, çoklu başlıklı füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) vuruldu" ifadelerini kullandı.

64’ÜNCÜ DALGADA BEN GURİON VE HAYFA HEDEF ALINDI

Zülfikari, 64’üncü dalganın ise bugün sabah erken saatlerde başladığını belirterek, "64’üncü dalga kapsamında Siyonist rejimin ana toplanma ve askeri lojistik merkezi olan ve yakıt ikmal unsurlarını barındıran Ben Gurion, Hayfa’daki birlik toplanma alanları ve rafineriler ile Rişon LeTsion’daki hedefler, Kadir, Emad, Hayberşekan ve çok başlıklı 9 adet Hürremşehr füzesiyle vuruldu. Ayrıca ABD Deniz Kuvvetleri’ne ait 5’inci Filo Karargahı da orta menzilli sıvı ve katı yakıtlı sistemlerle hedef alındı" ifadelerini kullandı.

"SAHADAKİ MALİYETLER TELAFİ EDİLEMEZ"

Açıklamasında sahadaki duruma da değinen Zülfikari, "63’üncü dalganın başlangıcından bu yana işgal altındaki topraklarda yaşayan 5 milyondan fazla kişi uzun süre sığınaklarda kalmak zorunda kaldı. Ayrıca sabah saatlerinden itibaren önemli noktalar İHA’larla hedef alındı. Düşmanlar sahada katlanılan maliyetlerin sanal söylemlerle telafi edilemeyeceği bilinmelidir" dedi. 

 

19.03.2026 21:21

İRAN VURDU! İSRAİL'DE ENERJİ GÜVENLİĞİ CİDDİ RİSK ALTINDA

İran’ın hassas füzelerle hedef aldığı Hayfa’daki Bazan rafinerisinde üretim durma noktasına geldi. İsrail makamları her ne kadar saldırıyı "füze parçaları düştü" diyerek geçiştirmeye çalışsa da, tesisin geçici olarak kapatıldığı bildirildi.

 

İRAN HAYFA'YI VURDU! İSRAİL'İN ENERJİ DAMARI KESİLDİ

Enerji ve Altyapı Bakanı Eli Cohen, "Bölgede halen elektrik kesintisinin olduğu noktalar var, çalışmalar devam ediyor" sözleriyle bölgedeki krizin boyutunu gözler önüne serdi. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den son detayları aktararak saldırı sonrası Bazan rafinerisinin hisselerinde yüzde 7 oranında rekor bir düşüş yaşandığını ve İsrail’in enerji güvenliğinin ciddi risk altında olduğunu vurguladı.

İSRAİL’İN TİCARET VE ASKERİ KAPISI HEDEFTE
Hayfa, sadece bir sanayi kenti değil, aynı zamanda İsrail’in dünyaya açılan en önemli ticaret kapısı konumunda bulunuyor. Yurt dışından gelen ticari malların yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’nden gönderilen askeri mühimmatların da ilk durağı olan Hayfa Limanı, aynı zamanda İsrail donanmasının denizaltılarına ve pek çok askeri birliğine ev sahipliği yapıyor. Günde 197 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip olan ve yıllık 9 milyon ton ham petrolün geçtiği bölge, İsrail’in yakıt ihtiyacının can damarını oluşturuyor. 

TEL AVİV’DE KÜME BAŞLIKLI FÜZE KABUSU
Saldırıların 20. gününde Tel Aviv’de de tansiyon yükseldi. Gece saatlerinde 11 kez hedef alınan kentte, İran’ın yeni taktiği olan "küme başlıklı füzeler" Demir Kubbe hava savunma sistemini çaresiz bıraktı. Gerekli irtifada vurulamayan füzelerin yere yakın noktada parçalara ayrılarak hasarı genişlettiği belirtilirken, son 24 saatte 6 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 21’e yükseldi. 

NETANYAHU HÜKÜMETİNE "SUÇLU" DAMGASI VE SİYASİ ÇIKMAZ
İsrail içinde savaşın yönetimine duyulan öfke sokaklara taştı. Dizengoff Meydanı’nda toplanan kalabalık "Katliam kabinesinin yeni bir savaşta bizi yönetmesine izin veremeyiz" pankartları açarken, Başbakan Netanyahu "Criminal Minister" (Suçlu Başbakan) sloganlarıyla protesto edildi. Siyasi kulislerde ise Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarına bakan başmüfettişin polis teşkilatının başına getirilmek istenmesi, hükümet içinde büyük bir krize yol açtı. Netanyahu'nun, uluslararası medyaya yapacağı açıklama merakla beklenirken, İsrail’in hem askeri hem de siyasi olarak köşeye sıkıştığı ifade ediliyor.

 

 

 

 

19.03.2026 18:27

TEL AVİV’DE NETANYAHU’YA SOĞUK DUŞ: KATLİAM HÜKÜMETİNE BAŞKALDIRI

Sıcak bölge Tel Aviv’de tansiyon bir an olsun düşmüyor! Gazze’de yürüttüğü soykırım politikalarıyla dünyayı ayağa kaldıran Netanyahu hükümeti, bu kez kendi başkentinde köşeye sıkıştı.

A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, saldırıların göbeğinden, siren sesleri ve patlama yankıları altındaki Dizengoff Meydanı’ndan bildirdi. "Katliam hükümetinin bizi savaşa sokmaya hakkı yoktur" sloganlarıyla sokağa dökülen savaş karşıtı İsrailliler, maskeli eylemlerle hükümetin istifasını haykırırken; olağanüstü hal gölgesindeki kentte polis kuşatması altında tarihi anlar yaşanıyor.

 

İSRAİL'DE NETANYAHU KARŞITI GÖSTERİLER

ATEŞ HATTINDA DİZENGÖFF MEYDANI: PROTESTONUN ADI KONDU

Dünyanın gözü kulağı bölgedeki çatışmalardayken, İsrail’in kalbi Tel Aviv’de halk Netanyahu yönetimine karşı bayrak açtı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Evet eser, bir kere bu protesto gösterisinin adı 'Katliam hükümetinin bizi savaşa sokmaya hakkı yoktur'. Öncelikle onu söyleyelim. Şimdi Dizengoff Meydanı’ndayız. Çok yoğun bir kalabalık yok elbette, çünkü bunun sebebi zaten bir olağanüstü hal olması. Ama Netanyahu’ya tepkiler var şu an itibarıyla" sözleriyle meydandaki atmosferi ve eylemin temel amacını sıcak bölgeden aktardı.

"SUÇ BAŞBAKANI" PANKARTLARIYLA NETANYAHU’YA ŞOK TEPKİ

Meydandaki eylemcilerin taşıdığı dövizler, hükümete olan öfkenin boyutunu gözler önüne serdi. Emine Kavasoğlu, "Bakın, ellerinde 'Suç Başbakanı' yazılı pankartlar taşıyorlar. Yine 'Katliam Hükümeti' pankartları taşımış durumdalar" ifadelerini kullanarak, protestocuların doğrudan Netanyahu ve kabinesini hedef aldığını belirtti.

Meydanda yükselen sesler, sadece bir protesto değil, aynı zamanda sarsılan bir iktidara karşı toplumsal bir çığlık niteliği taşıyor.

SİREN SESLERİ ALTINDA DEHŞET ANLARI: SIĞINAKLARA TEPKİ BÜYÜYOR

Tel Aviv sokakları sadece sloganlarla değil, aynı zamanda aralıksız çalan siren sesleriyle inliyor. Emine Kavasoğlu, "Bir yandan da şunu söyleyelim; sirenler ve alarmlar da çalmaya devam ediyor an itibarıyla Tel Aviv’de. Ama protesto gösterileri işte burada. Hem savaşa girmek istemiyorlar, 'savaşa hayır' diyorlar hem de artık sığınaklarda yaşamaya tepki gösteriyor İsrailliler. Çünkü 20 günden bu yana art arda saldırılar, hele de özellikle 3-4 gündür, dünden bu yana düzenlenen o artık Tel Aviv’i hedef alan saldırılar nedeniyle insanlar büyük bir huzursuzluk içinde" sözleriyle bölgedeki halkın sığınak mahkumu haline gelmesine isyan ettiğini bildirdi.

KATLİAM KABİNESİNİN MASKELERİ DÜŞTÜ: SOKAKTA MASKE TİYATROSU

Protestoların en dikkat çeken görsel detayı ise savaş kabinesi üyelerinin maskeleriyle yapılan eylemler oldu. Emine Kavasoğlu, "Protesto gösterisinin teması bu. Ellerindeki pankartta da o yazıyor. Bir yandan işte savaş kabinesinin, katliam kabinesinin maskeleriyle insanlar; katliam kabinesinin üyeleriyle insanlar maskeleriyle burada tepkilerini sürdürüyorlar. Bir yanda işte Başbakan Netanyahu’nun bir maskesi var, yine Ben-Gvir’in ve Smotrich’in ve diğer katliam kabinesinin üyelerinin fotoğraflarıyla böyle bir tepki gösterisi, bir tepki protestosu düzenlendi" cümleleriyle sahadaki çarpıcı detayları paylaştı.

CUMARTESİ İÇİN BÜYÜK ALARM: "GAZZE KATLİAMLI PROTESTO MEYDANI" HAZIRLIĞI

Sıcak saatlerin yaşandığı Dizengoff Meydanı’ndaki bu kıvılcımın Cumartesi günü büyük bir yangına dönüşmesi bekleniyor. Emine Kavasoğlu, "Cumartesi günü daha büyük katılımlı bir protesto gösterisi yapılması bekleniyor ki Esirler Meydanı ya da bir başka noktada biliyorsunuz Gazze Soykırımı başladığında art arda her gece protestolar düzenlenmişti. Şimdi daha yüksek katılımlı bir eylem bekleniyor. Asıl büyük tepkinin cumartesi günü 'Gazze Katliamlı Protesto Meydanı'nda olması bekleniyor diyelim ve sözü Tel Aviv’den, Dizengoff Meydanı’ndan size bırakalım" ifadeleriyle yayınını sonlandırırken, bölgedeki tansiyonun daha da yükseleceğine dair kritik bir uyarıda bulundu.

 

 

İran'dan dünyayı sarsan hamle

Türk hava sahasında NATO hareketliliği

İran’dan diplomasiye füzeli sabotaj!

ABD’ye ağır darbe! İran "hayalet"i nasıl düşürdü?

19.03.2026 18:06

HAZAR'DA İRAN DONANMASI BÖYLE VURULDU

 

HAZAR'DA İRAN DONANMASININ VURULMA ANLARI A HABER'DE

Saldırının perde arkasına dair teknik detayları paylaşan A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ "Hazar Denizi zengin bir bölgedir ancak İran oradaki kapasitesini tam olarak kullanmıyor. İsrail'in o bölgeye saldırısı daha ziyade İran'daki oradaki gemilerine ve liman bölgesine yöneliktir. Rusya'dan gelecek olası bir desteği önleme hareketi olarak bunu değerlendirebiliriz." sözleriyle durumu aktardı. 

LARİCANİ'NİN ROLÜ: CUMHURBAŞKANININ ÜZERİDNE GÖREV YAPIYOR
Ali Laricani'nin İran siyasetindeki ağırlığına vurgu yapan Ekber Karabağ "Ali Laricani İran siyasetinde oldukça etkili bir isim. Mesut Pezeşkiyan, Ali Laricani'den internetin açılması konusunda istekte bulunuyor. Sadece bu örnek bile güvenlik ve dış meseleler konusunda kimin üstün olduğunu, Laricani'nin Cumhurbaşkanının üzerinde bir görev yaptığını gösteriyor." ifadelerini kullandı.

"LARİCANİ YERİNE YİNE ÇOK GÜÇLÜ BİR İSİM GELECEK"

İran'ın gelecekteki yönetim şemasına dair öngörülerini de paylaşan Ekber, "İran'da dış meseleler hükümet üzerinden tam olarak yürümüyor. Pezeşkiyan veya Dışişleri Bakanı'nın %100 hakimiyeti söz konusu değil. Benim öngörüm, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin başına yine çok güçlü bir figür getirileceği ve dış meselelerin hükümetle değil, bu makam vasıtasıyla yürütüleceğidir." diyerek sözlerini noktaladı. 

 

19.03.2026 17:59

GÜNEY PARS VE HAZAR DENİZİ HATTINDA NELER OLUYOR?

 

ABD İSRAİL'İN HEDEFİNDE HAZAR DENİZİ VE GÜNEY PARS VAR!

TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ KADIN FUTBOL TAKIMI VE TÜRKİYE ROTASI
İran’da bir süredir devam eden internet kesintilerine değinen A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, "Gazetecilerin internetinin kesilmesi nedeniyle yayın yapamıyorduk ancak dün akşam itibarıyla bu imkan yeniden sağlandı" ifadelerini kullandı. Avusturya’da bulunan İranlı kadın milli futbol takımının milli Marş krizine değinen Karabağ, "İlk maçta milli Marşı söylemedikleri için vatan haini ilan edilen sporcular, ikinci maçta askeri selam vererek tepkilere karşılık verdi" sözleriyle süreci aktardı.

TAHRAN SOKAKLARI ASKERİ SELAM VE DESTEK SLOGANLARIYLA ÇALKALANIYOR
Tahran’ın sembolik meydanlarında rejime ve orduya destek gösterilerinin sürdüğünü belirten Ekber Karabağ, "Veli-i Asr ve İnkılap gibi meydanlarda her gece toplanan kalabalıklar, Devrim Muhafızları’na destek vererek sokakları canlı tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Meclis Başkanı’nın halka yaptığı çağrıya dikkat çeken Karabağ, "Eski bir asker olarak halktan sokakları boş bırakmamalarını isteyen Meclis Başkanı’nın ardından, protesto ihtimallerine karşı yönetim kendi taraftarlarını meydanlara indirdi" sözleriyle sahadaki atmosferi özetledi. 

STRATEJİK NOKTALARA SALDIRI: GÜNEY PARS VE HAZAR DENİZİ HATTINDA NELER OLUYOR?
İran’ın enerji ve askeri tesislerine yönelik saldırıların bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdığını ifade eden Ekber Karabağ, İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin, "Gücümüzün sadece bir parçasını gördünüz; eğer daha şiddetli vurmadıysak bu sadece itidalli davranmamızdan kaynaklıdır" şeklindeki sert uyarısını aktardı.  

İSRAİL’DEN SİLAH YOLUNA BLOKE: BENDER ENZELİ HEDEFTE
Saldırıların stratejik derinliğine dikkat çeken Ekber Karabağ, "Hazar Denizi kıyısındaki Bender Enzeli kentine yapılan saldırılar, İran’ın Rusya’dan alabileceği olası silah desteği rotasını kesmeye yönelik bir gözdağı niteliğindedir" dedi. Donald Trump’ın açıklamalarına da değinen Karabağ, "Trump, Güney Pars saldırısını İsrail’in yaptığını belirterek İran’ı uyardı ve Katar’ın vurulması durumunda ABD’nin doğrudan müdahil olabileceği sinyalini verdi" sözleriyle bölgedeki küresel dengelerin hassasiyetini dile getirdi.

 

 

19.03.2026 15:25

İRAN'DAN DEV FÜZE DALGASI: TEL AVİV'DE SİREN SESLERİ

Ortadoğu’da gerilim en uç noktaya tırmanırken, A Haber bölgedeki sıcak gelişmeleri yerinden aktarmaya devam ediyor. Tel Aviv’de adeta nefeslerin tutulduğu tarihi bir tanıklığa imza atan A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu, İsrail’in 64. füze dalgasıyla karşı karşıya olduğunu ve kritik noktaların bir bir hedef alındığını bildirdi. Ateş hattından aktarılan bilgilere göre, İran’ın misilleme saldırıları şiddetini artırırken, Tel Aviv ve çevresinde siren sesleri patlama seslerine karıştı; şehirde tam anlamıyla bir can pazarı yaşanıyor.

 

İRAN'DAN DEV FÜZE DALGASI! TEL AVİV'DE SİREN SESLERİ


64. DALGA İÇİN NEFESLER TUTULDU: HEDEFTE KRİTİK ŞEHİRLER VAR
Bölgedeki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Şu dakika itibarıyla artık önümüzdeki bir saat içinde 64'üncü dalganın İsrail'e ulaşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Yapılan resmi açıklamalara dayandırılan bilgilere göre, saldırıların hedef listesi oldukça geniş ve stratejik. Kavasoğlu, "Yapılan açıklamada Hayfa, Rishon LeZion ve onun yanı sıra yine stratejik noktaların, Tel Aviv'in hedef alındığı duyuruldu" sözleriyle bölgedeki tehdidin boyutunu gözler önüne serdi.

BEN GURION HAVALİMANI ALEV ALEV: DEVRİM MUHAFIZLARI HEDEFİ BELİRLEDİ
Saldırıların odak noktalarından biri de ülkenin dünyaya açılan kapısı olan Ben Gurion Havalimanı. Günlerdir süren saldırı girişimlerinin sonuç verdiğini belirten Emine Kavasoğlu, "Günlerdir Ben Gurion Havalimanı vurulmaya çalışılıyordu ki dün bir füze parçası, bir misket bombası Ben Gurion Havalimanı'na isabet etti ve üç jet alev alev yandı" dedi. İran kanadından gelen yeni tehditlere de değinen Kavasoğlu, "Bugün de Devrim Muhafızları'nın yaptığı açıklamada o açıklanan hedeflerden bir tanesi yine Ben Gurion Havalimanı oldu" şeklinde konuştu.

SİRENLER SUSTU, PATLAMALAR DURMADI: TEL AVİV’DE KORKU GECESİ
İsrail’in geceyi ayakta geçirdiğini ve tam 9 kez hedef alındığını belirten Kavasoğlu, gece yarısından sonra yaşanan dehşeti şu sözlerle aktardı: "Türkiye saatiyle 12:30'dan sonra çok yoğun bir misilleme saldırısı başladı. Tam 9 kez çaldı sirenler. Saatler 12:00'yi gösterdiğinde 20 dakikalık bir zaman dilimi içinde önce siren sesleri çaldı, ardından çok büyük patlamalar duyuldu. Belki de bu kadar yüksek şiddette patlama seslerini sadece bir ya da iki kez duymuştuk; hemen yanı başımızdan yükseldi o sesler." Ancak saldırıların en dikkat çekici ve ürkütücü yanı sirenlerin çalmadığı anlar oldu. Kavasoğlu, "Telefonlara 'tehlike geçti' uyarıları geldikten hemen sonra, bu kez hiç siren sesi duyulmadan yeniden ardı ardına patlamalar yaşandı Tel Aviv'de" diyerek sahadaki kaosu tarif etti.

CAN KAYBI ARTIYOR: 21 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Saldırıların insani bilançosu da her geçen saat ağırlaşıyor. Emine Kavasoğlu, İran kaynaklı misillemelerde hayatını kaybedenlerin sayısının 21'e yükseldiğini belirterek, "17 kişi İsrail topraklarında hayatını kaybetti ki bunların çoğu Tel Aviv bölgesine yakın noktalar. Savaşın ilk günlerinde Beit Shemesh'te 9 kişi hayatını kaybetmişti. Son 24 saat içinde Tel Aviv çevresinde 3 kişi yaşamını yitirdi" dedi. İşgal altındaki topraklardan da acı haberler geldiğini ifade eden Kavasoğlu, "İşgal altındaki topraklara da o füze parçaları düştü ve 4 kadın hayatını kaybetti" bilgilerini paylaştı.

İRAN’DAN GÖZDAĞI: "SAVAŞ DAHA YENİ BAŞLADI"
İran tarafının geri adım atmaya niyeti olmadığını vurgulayan Emine Kavasoğlu, Tahran’dan yapılan ürkütücü açıklamayı şu sözlerle paylaştı: "İran tarafından yapılan açıklamada 'Savaş daha yeni başladı, çok daha şiddetli, çok daha büyük saldırılarımız olacak' denildi." Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin daha da tırmanacağının sinyali olarak yorumlanıyor.

HAYFA: İSRAİL’İN TİCARET VE SAVUNMA KALBİ RİSK ALTINDA
Hedef alınan Hayfa şehrinin stratejik önemine dikkat çeken Kavasoğlu, "Hayfa hem İsrail'in liman kenti ve ticaret kapısı, hem de denizaltı filolarının bulunduğu nokta. Ayrıca Hayfa çevresinde İsrail'in üç önemli hava üssü bulunuyor; bu yüzden bu nokta stratejik olarak çok önemli" ifadelerini kullandı.

HAVAYOLU ULAŞIMI FELÇ OLDU: 25 BİN BİLET İPTAL
Saldırılar nedeniyle İsrail’in sivil havacılık trafiği de tamamen durma noktasına geldi. Paskalya hazırlıkları kapsamında uçuş kapasitesinin artırılmasının planlandığını ancak saldırıların buna engel olduğunu belirten Kavasoğlu, "Çarşamba günü uçuşların 120 kişiye, Perşembe’den itibaren 170 kişiye çıkarılması planlanıyordu ama o uçuşlar iptal edildi. ABD, New York uçuşlarını yaklaşık bir ay boyunca durdurdu. İsrail’in kendi havayolu şirketleri de 9 günlük bir süreyle uçuşları sona erdirdi ve 25 bin uçak bileti iade edildi" dedi.

SİVİL YERLEŞİMLERDE BÜYÜK YIKIM VE TAHLİYE DALGASI
Sıcak bölgedeki fiziksel yıkımın boyutlarını da aktaran Kavasoğlu, Sharon bölgesi ve Moshav Adanim’de bir Taylandlı işçinin sığınağa gitmeye çalışırken can verdiğini bildirdi. Ayrıca Tel Aviv Üniversitesi yakınlarındaki 8 katlı bir binanın en üst katının misket bombalarıyla tamamen kullanılamaz hale geldiğini belirten Kavasoğlu, "Yaralı sayısı 4 bine yaklaştı, 70'ten fazlası yoğun bakımda. Evleri hasar gören 5 bine yakın kişi otellere yerleştirildi" diyerek sahadaki dramı özetledi. Emine Kavasoğlu, füze dalgalarının Tel Aviv ve Hayfa'ya doğru yol almaya devam ettiğini belirterek sözlerini noktaladı.

 

A Haber

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.