Tarih

Hazreti muhammed'in ( sav ) doğumu

Miladi 20 Nisan 570

Hazreti muhammed'in ( sav ) doğumu

20 Nisan Tarihte Bugün  Miladi takvime göre yılın 110. günü

 

Olaylar

 

 

 

Doğumlar

Muhammed

İslam peygamberi

 

Muhammed
مُحَمَّد

Hat sanatında "Muhammed" adının yazılışı. Sol taraftaki küçük yazıda ise "Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun" cümlesi yer almaktadır.

Doğum Muhammed bin Abdullah
(Arapça: مُحَمَّد بنِ عَبد الله)
y. 570
MekkeHicazArabistan
(günümüzde Suudi Arabistan) Ölüm 8 Haziran 632
(61-62 yaşlarında)
MedineHicazİslam Devleti
(günümüzde Suudi Arabistan) Ölüm sebebi Yüksek ateş Defin yeri Mescid-i Nebevî'deki Yeşil KubbeMedineSuudi Arabistan Milliyet Arap (Kureyş Arap'ı) Diğer ad(lar)ı Ebû'l-Kâsım (künye)
Resûlullah (Allah'ın Elçisi)
Muhammedü'l-Emîn (Güvenilir Muhammed)
Bkz. Muhammed'in isimleri Uğraş Tüccar (y. 583-610) Etkin yıllar 610-632 (dinî önder) Dönem Câhiliye Dönemi
Asr-ı Saâdet Yerine gelen Dört Hâlife Rakip(ler) Mekkeli paganlar
Bizans İmparatorluğu[4]
Sasani İmparatorluğu[4] Kurul üyeliği Hilfü'l-Fudûl[5] Din İslam Evlilik Evlilikleri Yıllar Hatice bint Hüveylid 595-619 Sevde bint Zem'a 621-632 Aişe bint Ebû Bekir 624-632 Hafsa bint Ömer 624-632 Zeyneb bint Huzeyme 624-625 Hind bint Ebî Ümeyye 625-632 Zeyneb bint Cahş 627-632 Cüveyriye bint Haris 628-632 Remle bint Ebî Süfyân 628-632 Reyhâne bint Zeyd 629-631 Safiyye bint Huyey 629-632 Meymûne bint Haris 630-632 Mâriye el-Kıbtiyye 630-632 Çocuk(lar) Ebeveyn(ler) Abdullah bin Abdülmuttalib (baba)
Âmine bint Vehb (anne) Akraba(lar) Soyağacı Aile Benî Haşim (Aşiret)
Ehl-i Beyt (Ev halkı) İmza

Muhammed (Arapça: مُحَمَّد, Arapça telaffuz: [muħammad]; y. 570 - 8 Haziran 632), dünyanın en kalabalık ikinci dini olan İslam'ın kurucusu ve peygamberi olan dinî, toplumsal, askerî ve siyasi Arap liderdir. Arap Yarımadası'nın tamamını ele geçirerek Müslüman hâkimiyetini tek bir yönetim altında birleştirmiş ve böylece İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ın yanı sıra, öğretileri ile uygulamalarını güvence altına alarak İslami dinî inancın temelini oluşturmuştur. Müslümanlar tarafından ÂdemİbrahimMusaİsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tek tanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan kişi ve Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamber olduğuna inanılır.

MS 570 civarında Arap Yarımadası'nın güneybatısındaki Mekke şehrinde, o zamanlar ticaret, bilim, sanat ve kültür merkezlerinin çok uzağında olan, dünyanın geri kalmış bir yerinde doğan Muhammed, hayatının ilk yıllarında hem öksüz hem yetim kalınca, amcası Ebû Talib'in koruması ve gözetimi altında büyüdü. 25 yaşındayken, Mekke'nin zengin ve dul kadınlarından biri olan Hatice isminde birisiyle evlendi. 40 yaşında, düzenli olarak bazı geceler inzivaya çekildiği Hira Mağarası'nda iken, Melek Cebrâil'in kendisine gelerek Allah'ın ilk vahyini ilettiğini duyurdu. Aldığını söylediği vahiylerle birlikte, üç yıl sonra "tevhid" inancını açıkça ilan ederek insanları yeni bir yola davet etmeye başladı ki; bu, İslam inancına göre diğer peygamberlerin de daha önceden öğrettiği "Allah'a teslimiyet"tir. İslami kaynaklar, okuma ve yazmasının olmadığını belirtmektedir.

Başlarda Muhammed kendisine az sayıda destekçi buldu ve kimi Mekkeli kabilenin ve hatta akrabalarının düşmanlıklarıyla karşı karşıya kaldı. Kendisine ve kendi inancını benimseyenlere yapılan eziyetten dolayı ilk önce bazı Müslümanları 615 yılında Habeşistan'a gönderdi, ardından 622'de destekçileriyle birlikte Medine'ye göç etti. "Hicret" adı verilen bu olay, daha sonradan hicrî takvim olarak da bilinen İslami takvimin başlangıcı ve İslam tarihinin dönemeç noktalarından biri kabul edildi. Muhammed Medine'ye geldiğinde, "Medine Sözleşmesi" adı verilen bir anayasayla oradaki kabileleri tek bir çatı altında topladı ve İslam'ı buradan yaymaya devam etti. Mekkeli kabileler ile aralıklarla sekiz yıl süren çatışmaların ardından büyük bir Müslüman ordusu kurarak bu ordunun başında 630 yılında Mekke'yi ele geçirdi. Ayrıca döneminde Habeşistan merkezli Aksum KrallığıDoğu Roma İmparatorluğuİran merkezli Sasani İmparatorluğuGassânîlerMısır ValiliğiUmman ve Yemen krallıkları başta olmak üzere birçok devletin hükümdarına elçiler aracılığıyla İslam'a davet mektupları gönderdi.

Muhammed 632'de, Veda Haccı'nı tamamladıktan ve Veda Hutbesi'ni verdikten birkaç ay sonra hastalandı ve Medine'de öldü. Ölümünden önce Arap Yarımadası'nın büyük bir kısmının İslam'ı benimseme süreci tamamlanmıştı. İslam'a göre, Muhammed'in ölümüne kadar Allah tarafından vahyedilen tüm sözler (ayet), dinin temeli olarak kabul edilen kutsal kitap Kur'an'ı oluşturdu. Kur'an'ın yanı sıra Muhammed'in hayatıuygulamaları ve sözleri de inananlar tarafından kabul görerek İslam hukukuna ve Müslüman kültür ve yaşam tarzına kaynak teşkil etti.

Bilgi kaynakları

Makale serilerinden

Muhammed

Muhammed

Hayatı

Kariyeri

Mucizeleri

Görüşleri

Sonrası

Övgü

Bakış açıları

İlgili

 

Ana maddeler: Revizyonist İslam Araştırmaları Okulu ve Erken İslam Tarihçiliği

Sözlü kültür geleneği

Muhammed ve çağdaşları ile ilgili en dikkat çeken konu, hadis ve siyer olarak derlenen bilgilerin 150-200 yıllık bir sözlü kültür dönemi sonrasında yazılmaya başlanması ve hikâyenin bundan sonra "evrimleşerek" ilerlemesidir. Bu rivayetlerin bazıları İslam dışı kaynaklarca desteklenmemekte ve bazıları da kendi içerisinde çelişkiler taşımaktadır. Rivayetlere dayalı kayıtlarda olayın yaşandığı günlerde anlatılanlar büyük ölçüde gerçekliğini korurken, zaman içerisinde bunlar değişikliğe uğrayarak birkaç nesil sonra tarihî gerçeklikten tamamen uzaklaşırlar. Hadis ve siyer gibi erken dönem kaynaklarında Muhammed'in hayatı ile hiçbir alakası olmayan hikâyelerin Muhammed'in hikâyesine birtakım değişiklikler yapılarak eklemlenmiş olabileceği, sıklıkla dile getirilen konulardandır. Filistinli profesör Sami Ezzib, bu konuda dikkat çeken bir ifade ile, Muhammed'e isnat edilebilmiş olan Hayber Muharebesi ve Kureyza Muharebesi gibi olayların Yahudi kutsal kitabında yer aldığını, ancak bu kaynağa göre Yahudileri Yahudi olmayanların katlettikleri bilgisini vermektedir.

Rivayet kültürüne dayalı eserler dışında; İslam'ın erken tarihi, ne zaman ortaya çıktığı, hangi coğrafyada doğup dünyaya yayıldığı konularında, geleneksel anlatımların işaret edildiği Mekke'yi dışlayan ''Petra'' başta olmak üzere farklı coğrafyalara işaret eden teoriler ve iddialar ileriye sürülmektedir. Söz konusu tartışmalarda Petra, Petra'nın kuzeyinde bir bölge, Kûfe ve Hîre (Güney Irak) bölgeleri öne çıkmaktadır. Bizans kronikleri, Hristiyan din adamlarının kayıtları, basılı paralar, Abbâsîler döneminde İslam'ın erken hikâyesinin yazılma sürecine katılan hadisçi ve tarihçilerin yaşam bölgeleri, Hîre ile Medine gibi bazı antik şehirlerin isimleri ve diğer bulgular, bazı çevrelerce Muhammed'in ve erken İslam coğrafyasının Güney Irak ile ilişkilendirilmesine ve Muhammed'in hayat hikâyesinin birden fazla kişinin hikâyelerinin birleşimi olabileceği kanaatine yol açmıştır.

Erken dönem biyografileri

Ana maddeler: Siyer ve Muhammed'in biyografileri listesi

Muhammed'in hayatıyla ilgili önemli kaynaklar, MS 8. ve 9. yüzyıllara ait bazı yazarların tarihî eserlerinde bulunabilir. Bunlar, Muhammed'in hayatı hakkında ek bilgi sağlayan geleneksel Müslüman biyografilerini içerir. Erken dönem İslam tarihini ve Muhammed'in hayatını değerlendirmenin zorluğu, 690'lı yıllarda Emevî halifesi Abdülmelik bin Mervan tarafından yaratılan Ortodoks tarih haricinde neredeyse hiçbir şey bilinmemesindendir. Yoğun bir editörlük süreciyle tek bir güçlü gelenek yaratılmıştır.

Oryantalist tarihçi Patricia Crone, rivayete dayalı bu eserlerdeki içerik zenginliğini kıssacılık geleneğinin bir ürünü olarak görmekte ve bunların güvenilmez oluşunu şu sözlerle ifade etmektedir: "Birbirleriyle o kadar sık ve düzenli bir şekilde çatışıyorlar ki, çok isteyen birisi W. Montgomery Watt'ın Muhammed biyografisinin çoğunu tersten yazabilirdi."

Muhammed ile ilgili yazılmış en eski eser (siyer), 767 yılında (Hicrî: 150) ölen Arap tarihçi İbn-i İshak'ın yazdığı bir eserdir. Orijinal eser kaybolmuş olsa da, bu siyer 9. yüzyıldaki İbn-i Hişam'ın (ö. 833) ve daha az ölçüde Taberî'nin (ö. 923) eserlerinden kapsamlı alıntılar alarak günümüze ulaşmıştır. Bir diğer erken tarih kaynağı, Vâkidî'nin (ö. 823) ve Vâkidî'nin öğrencisi İbn-i Sa'd'ın (ö. 845) eserleridir. Pek çok bilim insanı bu erken dönem biyografilerini kabul etse de, bunların doğrulukları kesin değildir. Bu konuda yapılmış son çalışmalar, akademisyenlerin yasal meselelere dokunan gelenekler ile tamamen tarihsel olaylar arasında bir ayrım yapmasına yol açmıştır. Hukuk grubunda gelenekler icada tabi olabilirken, istisnai durumlar dışında tarihî olaylar yalnızca "eğilimli şekillendirmeye" tabi olabilirdi.

Kur'an

Ana maddeler: Kur'an ve Kur'an tarihi

Kûfi stiliyle yazılmış olan bir erken dönem Kur'an'ı. (Abbâsîler dönemi, 8-9. yüzyıllar)

Kur'anİslam'ın ana kaynağı olan kutsal metindir. Müslümanlar tarafından Allah'ın son sözü olduğuna ve Cebrâil aracılığıyla ilki 610'da olmak üzere 22 yıllık süre zarfında Muhammed'e bildirildiğine inanılır. Kur'an, Muhammed'in kronolojik biyografisi hakkında bilgi edinilmesine çok az yardım eder ve ayetlerin çoğunda söylenme sebebini öne çıkaran herhangi bir tarihsel bağlamdan bahis bulunmamaktadır.

Kanadalı yazar Dan Gibson, Kur'an'da kullanılan dilin başlangıçta saf Arapça olmadığını ve yazım dönemi itibarıyla sadece Petra bölgesinde kullanılan bir Arap dil yapısının Kur'an'da kullanıldığını iddia etmiştir.

Arkeolojik bulgular

İslam coğrafyasında saklanan, zaman zaman ziyarete ve dolaşıma sokulan ve Muhammed'in biyografisi ile ilgili olan belgeler, radyokarbon tarihleme ve genetik soybilim testi gibi metotlarla kanıtlanmaya muhtaç olan Medine SözleşmesiMuhammed'in aştinamesi ve kendi dönemindeki devlet başkanları ve valilere yazdığı söylenen mektuplar ve bunların yanında kılsakalhırkanalın gibi malzemeler, bu bulgular arasındadır.

Tarihsellik

Ana madde: Muhammed'in tarihselliği

Erken İslam tarihi ve Muhammed, tümü MS 633 ve sonrasına tarihlenen ve Yahudi ve Hristiyan topluluklar tarafından YunancaSüryaniceErmenice ve İbranice yazılmış kaynaklara da yansımıştır. Bu kaynaklar, özellikle kronoloji ve Muhammed'in Yahudilere ve Filistin'e karşı tutumu konusunda Müslüman kaynaklara göre bazı temel farklılıklar içermektedir. Bunun yanında hiçbir Bizans ya da Süryani kaynağı, Muhammed'in Müslüman literatüründen önceki erken kariyeri hakkında herhangi bir ayrıntı vermemektedir. İngiliz tarihçi Sebastian P. Brock tarafından incelenen Süryani ve Bizans kaynaklarına göre; Muhammed için kullanılan "peygamber" ünvanı çok yaygın değildir, "resûl" ise daha da azdır. O, basitçe "Arap krallarının ilki" olarak tanımlanmış ve dönemin Süryani kaynakları, erken dönemdeki İslami fetihleri "Müslüman fetihleri" olarak değil, esas itibarıyla "Arap fetihleri" olarak görmüştür.

Muhammed'in ölümünden yaklaşık 20 yıl sonra İslam Hâlifeliği'nin ve diğer çağdaş devletlerin sınırlarını gösteren Orta DoğuKuzey Afrika ve Akdeniz haritası.

Muhammed'in ölümünden iki yıl sonra, MS 634 yılında yazıldığı düşünülen Yakup'un Öğretisi ("Doctrina Jacobi") isimli Yunanca eserde Candidatus adındaki birinin ölüm haberinin geldiği ve Arabistan'da yeni bir peygamberin ortaya çıktığı kaydedilmiştir. Eserin Kartaca'da geçtiği, ancak 634-640 yılları arasında Filistin'de kaleme alındığı varsayılmaktadır. Patricia Crone ve Michael Cook, eserin 634'te Kartaca'da geçtiğini ve o tarihten birkaç yıl sonra yazıldığını, 640 tarihinin çok geç olduğunu söylemişlerdir.

Candidatus, Sarazenler tarafından öldürüldüğünde Kayserya'daydım ve tekneyle Sykamina [en]'ya doğru yola çıktım. İnsanlar "Candidatus öldürüldü" diyorlardı ve biz Yahudiler buna çok sevindik. Ve bir Peygamber'in Sarazenler (Arap) ile birlikte ortaya çıktığını ve meshedilmiş olan Mesih'in geleceğini ilan ettiğini söylüyorlardı. — Yakup'un Öğretisi (Doctrina Jacobi) 

Burada adı anılan Candidatus, araştırmacılara göre muhtemelen Bizans İmparatorluğu'nun Filistin'deki komutanı olan Sergius'tur ve bahsedilen olay da, MS 634 yılının Şubat ayında Gazze yakınlarında Râşidîn Hâlifeliği ordusu ve Bizans ordusu arasında gerçekleşen Dathin Muharebesi'dir. Muhammed'in ölümünden yaklaşık iki yıl sonra meydana gelen bu muharebede, Amr bin Âs komutasındaki Müslüman ordusu Doğu Roma ordusuna karşı galip geldi ve kumandan Sergius ve süvarileri öldürüldü. Yakup'un Öğretisi eserinde de bölgede azınlık olarak yaşayan ve Doğu Roma'dan zulüm gören Yahudilerin Müslümanların bu zaferini kutladığı ve Sergius'un ölümüne sevindikleri yazılmaktadır. Muhammed ile ilgili 7. yüzyılın başlarına ait bir başka hikâye, Bagratuni Hanedanı'nın Ermeni piskoposu olan Sebeos'tan gelmektedir. Anlattıklarına göre, Arapların ani patlama anılarının taze olduğu bir zamanda yazmıştır. Sebeos, Muhammed'in adını ve mesleğinin tüccar olduğunu belirtmiş ve ilahi bir vahiy ile hayatının aniden değiştiğini ima etmiştir. Sebeos, Müslümanların kendilerinin ne yaptıklarını düşündüklerine dikkat eden ve İslam'ın yükselişi için bir teori sunan ilk gayrimüslim yazardır.

O sırada İsmailoğulları'ndan adı Mahmet (Muhammed) olan ve tüccar olan bir adam, sanki Tanrı'nın emriyle onlara vaiz ve hakikat yolu gibi göründü. Onlara İbrahim'in tanrısını tanımalarını öğretti; özellikle de Musa'nın tarihinde öğrenildiği ve bilgilendirildiği için. Şimdi emir yukarıdan geldiği için, hepsi tek bir düzende din birliği içerisinde bir araya geldiler. Boş kültlerini terk ederek, babaları İbrahim'e görünen yaşayan Tanrı'ya döndüler. Böylece Mahmet onlara leş yememeyi, şarap içmemeyi, yalan söylememeyi ve zina etmemeyi emretti. Dedi ki: "Andolsun ki, Tanrı bu ülkeyi İbrahim'e ve soyuna ebediyen vadetmiştir; İsrail'i sevdiği süre boyunca söz verdiği gibi ortaya çıktı. Ama şimdi siz İbrahim'in oğullarısınız ve Tanrı İbrahim'e verdiği sözü ve soyunu sizin için yerine getiriyor. Yalnızca İbrahim'in tanrısını içtenlikle sevin ve gidin Tanrı'nın baban İbrahim'e verdiği ülkeyi ele geçirin. Savaşta kimse sana karşı koyamayacak, çünkü Tanrı seninle." — Sebeos

Andrew MarrBüyük Dünya Tarihi ("A History of the World") isimli eserinde Muhammed'in tarihselliği ile ilgili şu cümleleri kurmuştur:

Muhammed'in hayatı hakkında kendi döneminden çok az bilgi kalmıştır (...) Peygamber'in zamanında yazılan Hristiyan eserlerde bu Arap lidere birkaç referans var ve varlığı hakkında neredeyse hiç şüphe yok. Ama bu konuya yine de dikkatli yaklaşmalıyız. — Andrew MarrA History of the World

Diğer İbranî peygamberlerin ve hatta İsa'nın tarihselliği tartışmalı olsa da; Muhammed, pek çok bilim insanı ve tarihçi tarafından "tarihsel bir şahsiyet" olarak kabul edilmektedir.

İsimleri ve ünvanları

Ana madde: Muhammed'in isimleri

Mescid-i Nebevî'nin kapılarının üzerinde yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı.

İslam toplumunda Muhammed'e verilen çok sayıda isim ve ünvan bulunur. Bu isimler; Muhammed'e Kur'an'da verilenler, hadislerde verilenler, ilahi kitaplarda verildiği ileri sürülen isimler ve Esmâü'l-Hüsnâ ile aynı olan isimler olarak sınıflandırılmıştır. Osmanlı âlimi Müstakimzâde Süleyman Sadeddîn (1719-1788), "Mir'âtü's-Safâ fî Nuhbeti Esmâi'l-Mustafa" isimli risalesinde Muhammed'in 99 ismini açıklamıştır.

Tam adı "Ebû'l-Kâsım Muhammed ibn-i 'Abd Allâh ibn-i 'Abd'ûl-Muttâlib ibn-i Hâşim ibn-i 'Abd Menâf El Kureyşî" (Arapçaمحمد بن عبد الله بن عبد المطلب بن هاشم بن عبد مناف القرشي) ya da daha kısa olan "Ebû'l-Kâsım Muhammed bin 'Abd Allâh bin 'Abd'ûl-Muttâlib El Hâşimî" olarak geçer. Bu isim Türkçeye"Kureyşli 'Abd'ûl-Menâf oğlu Hâşim oğlu 'Abd'ûl-Muttâlib oğlu 'Abd Allâh oğlu Kâsım'ın babası Muhammed" olarak tercüme edilebilir. Ayrıca O'nun, yaşadığı toplumdaki kişiler tarafından el-emîn (emin kişi, dürüst kişi) lakabıyla Muhammedü'l-emîn olarak adlandırıldığı da söylenmektedir.

Muhammed ismi, Arapçada "övgü" kökü olan ḥamd fiilinden türemiş olup "övgü alan, övülen, övgüye değer olan" manalarına gelir. Kur'an'da "Muhammed" ismi dört defa geçmektedir. Bunun yanında, halk tarafından "Mustafa, Mahmud ve Ahmed" isimleriyle de anılır. Mustafa, Arapçada "seçilmiş"; Ahmed ise "daha çok övülen" demektir. Künyesi ise Ebû'l-Kâsım, yani "Kâsım'ın Babası"dır. Künye, Arap toplumlarında, kişinin ilk doğan erkek çocuğunun ismine nazaran verilmektedir. Bunun yanı sıra Muhammed, kendisini Ebû'l Benat, yani "Kızlar Babası" olarak da tanıtmıştır; çünkü O'nun doğmuş olan 7 çocuğundan 4'ü kızdır.

Kur'an'a göre, Muhammed'in geleceği daha önce Tevrat'ta ve İncil'de bildirilmiştir. Konuyla ilgili olan bir hadiste Muhammed, kendisiyle ilgili olarak "Benim ismim Kur'an'da Muhammed, İncil'de Ahmed, Tevrat'ta Ahyed'dir." demiştir.

Alman oryantalist yazar Volker Popp, "Muhammed" ve dördüncü halifenin adı olan "Ali" (yüce olan) sözcüklerinin isim olarak değil, bir ünvan olarak ortaya çıktığını öne sürmüştür.

Soyu

Ana maddeler: Benî HaşimAdnanilerKureyş ve Muhammed'in soyu

Muhammed'in annesi Âmine ve babası Abdullah'ın, ortak ataları olan Mürre bin Kâ'b'a dayanan soy haritası.

Rivayet kültürüne göre Muhammed, İbrahim'in büyük oğlu İsmail'in soyundan, Adnaniler kavmine uzanan bir soy hattından, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları sülalesinden gelmektedir. Buna göre soy silsilesi şöyledir: Muhammed, AbdullahAbdülmuttalib (Şeybe), HâşimAbdümenâf (Muğire), KusayKilâbMürre, Kâ'b, Lüey, Gālib, Fihr, Mâlik, Nadr, Kinâne, Huzeyme, Müdrike (Âmir), İlyas, Mudar, Nizâr, Mead, Adnân.

Yine Muhammed, bazı hadislere göre kendi soyunun Peygamber İbrahim'den geldiğini de ifade etmiştir:

Allah; İbrahimoğullarından İsmail'i, İsmailoğullarından Kinâneoğullarını, Kinâneoğullarından Kureyş'i, Kureyş'ten Benî Hâşim'i, Benî Hâşim'den de beni seçmiştir.

Ben, iki kurbanlığın oğluyum.

Ayrıca Muhammed, rivayete göre Mekke'nin Fethi'nden sonra Kâbe putlardan temizlenirken Kâbe'nin içinden ellerinde fal oklarıyla İbrahim ve oğlu İsmail'in heykelleri çıkarılınca, onların bu işi hiç yapmadıklarını söylemiş ve onların putperestlik malzemesi hâline getirilmelerinden duyduğu üzüntüyü dile getirmiştir. Bir başka hadise göre Muhammed, torunları Hasan ve Hüseyin için yaptığı duayı daha önce İbrahim'in de kendi oğulları İsmail ve İshak için yaptığını söylemiştir.

Revizyonist araştırmacıların iddia ettiklerine göre Kureyş, Muhammed'in mensubu olduğu Arap kabilesinin değil, MÖ 6. yüzyılda İran'da Ahameniş İmparatorluğu'nu kurarak Yahudileri Babil Sürgünü'nden kurtaran ve Yahudiler arasında büyük bir saygınlıkla da anılan Pers İmparatoru Büyük Kiros'un adıdır.[96] Muhammed'in kabilesi Kureyş'in, antik bir Arap uygarlığı olan Nabatîlerin bir kabilesi olduğu kayıtlardadır. Nabatîlerin aslında Arap kökenli olduğu, fakat yabancılarla (Persler ile) birlikte oturmaları sebebiyle neseplerinin karıştığı ve dillerinin bozulduğu, ifade edilen çeşitli görüşlerdendir.

Doğum tarihi

Ana maddeler: Fil Yılı ve Mevlit

Muhammed'in doğduğu zamanda Arap Yarımadası'ndaki büyük kabileler ve yerleşimleri.

Yaygın kabul gören rivayetlerde Muhammed, İslam tarihinde "Fil Yılı" olarak adlandırılan dönemde Mekke'de doğmuştur. Bahsedilen bu tarih, rivayetlere göre Habeşistan'daki Aksum Krallığı'na bağlı olan Yemen kralı Ebrehe'nin büyük bir fil ordusuyla birlikte Kâbe'ye yaptığı başarısız saldırı girişiminin gerçekleştiği yıldır. Bu tarih kesin olarak bilinmemekte ve geriye dönük yapılan hesaplamalar ile Pakistanlı İslam âlimi Muhammed Hamidullah gibi bazı kaynaklarda 17 Haziran 569, bazılarında 570, Mısırlı bilgin Mahmud Paşa el-Felekî gibi bazı kaynaklarda ise 20 Nisan 571 olarak geçmektedir. İngiliz yazar Sherrard Beaumont Burnaby, el-Felekî'nin hesaplamalarındaki bazı yanlışlıkları ortaya koymuştur.

İslamî kaynaklarda ağırlıklı olarak Muhammed'in milattan sonra 571 yılında, "Fil Vakası"nın olduğu yılda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) Pazartesi gecesinde, yani Arapların takvim başı olarak kullandıkları Fil Vakası'ndan yaklaşık 52 gün sonra doğduğu belirtilmektedir. Siyer ve İslam tarihi yazarları, bu doğumun Rebiülevvel ayında bir pazartesi günü sabaha karşı, gün doğumundan hemen önce olduğu konusunda genel olarak ittifak etmişlerse de, ayın kaçıncı günü olduğu konusunda bir görüş birliğine varamamışlardır Bu konuyla alakalı ihtilafların sözlü kültürün parçası olan rivayet çeşitliliğinden kaynaklanmasının yanı sıra, Ay takviminin Güneş takviminden farklı olması ve Araplardaki nesî uygulamasından da kaynaklandığı ifade edilmektedir.

Lawrence Conrad, sözlü dönem sonrası erken dönemde yazılan biyografi kitaplarını incelemiş ve bu eserlerde Muhammed'in doğum tarihiyle ilgili 85 yıllık bir zaman aralığının sergilendiğini görmüştür. Conrad, bunu hikâyedeki "akışkanlığın (evrimsel süreç) hâlen devam etmekte olması" olarak tanımlar.

Ölümler

 

 

Wikipedia.org

Türkçe Vikipedi - Vikipedi

Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz gizli tutulur
Yukarıdaki işlemin sonucunu yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.