29 Ocak Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 29. günü
Olaylar
- 1676 - III. Fyodor, Rus Çarı oldu.
-
III. Fyodor
Tüm Rusya'nın çarı
Hüküm süresi
8 Şubat 1676 – 7 Mayısıs 1682
Taç giymesi
18 Haziran 1676
Önce gelen
I. Aleksey
Sonra gelen
V. İvan
Doğum
9 Haziran 1661
Moskova Ölüm 7 Mayısıs 1682 (20 yaşında)
Moskova Defin 1682
Mikâil Katedrali, Moskova Kremlini Eş(ler)i Agafiya Semyonovna Gruşetskaya
Marfa Apraksina Tam adı Fyodor Alekseyeviç Romanov Hanedan Romanov Hanedanı Babası I. Aleksey Annesi Maria İlyiniçna Miloslavskaya Dini Doğu OrtodoksIII. Fyodor (Teodor) Alekseyeviç Romanov (Rusça: Фёдор III Алексеевич); 9 Haziran 1661 – 7 Mayısıs 1682), 1676 ve 1682 yılları arasında hüküm sürmüş, Romanov hanedanına mensup Rus çarıdır.
Hayatı

III. Fyodor'un öğretmeni Simeon Polotski.

III. Fyodor ve ilk eşi Agafiya Semyonovna Grushetskaya [en]. (1681)
1661 yılında Moskova'da doğdu. Çar I. Aleksey'in hayatta kalan en büyük oğluydu. Annesi Mariya Miloslavskaya idi.
1676 yılında, henüz 15 yaşındayken babasını altederek taht mücadelesini kazandı. İnce bir zekâya ve soylu bir eğilime sahipti. Leh diline de hakim olan Slav ilahiyatçı Simeon Polotski [en]'nin elinde çok iyi bir eğitim gördü. Polotski genç çareviç konumundaki Fyodor'a, o dönem için Rusya'da sıra dışı sayılacak biçimde Latince de öğretti. Ama, korkunç bir şekil bozukluğu ile doğmuş ve bilinmeyen bir hastalık sonucunda geçirdiği yarı felç ile engelli olarak yaşamaktaydı. Zamanının çoğunu genç soylular Yazikov ve Likaçov ile geçiriyordu. Bu kişiler ileride Rus mahkemesine Polonya dilini, törenlerini ve kıyafetlerini dahil edeceklerdi. Yönetimde ağırlık kazanan Fyodor'un amcası İvan B. Miloslavski'nin hükûmetten uzaklaştırılmasını da bu iki isim sağlamıştı.

III. Fyodor, ölümünden sonra Kutsal Mendil'e hitap ediyor. (Bogdan Saltanov, 1685)

Fyodor'un 2. eşi Marfa Apraksina. (1667–1716)

III. Fyodor asalete dair kiitapları yakıyor. (1682)

Prens Vasily Golitsin.

III. Fyodor'un ölümü. (Klavdy Lebedev, 1897)
28 Temmuz 1680 tarihinde, Semyon Fyodoroviç Gruşetski adlı önemli bir boyar ve eşi Maria İvanovna Zaborovskaya'nın kızları olan Agafya Semyonovna Gruşetskaya [en] (1663 – 14 Temmuz 1681 sonrası) adında soylu bir genç kızla evlendi. Eşi Fyodor'un ileri görüşlülüğünü paylaşıyordu. Örneğin sakal tıraşını ilk savunanlardan oldu.
Çar III. Fyodor 16 Mayısıs 1681 tarihinde yayınladığı bir emirle vaftiz olan ve olmayan Tatarların toprak ve mülkleriyle birlikte kayda geçilmesini ister. Ortodoksluğu kabul etmeyen vatandaşların köle olarak verilebilmesi tehdit unsuru olarak kullanılmıştır. Vaftiz olanlar ise kanuna göre 6 yıl boyunca imtiyazlar elde ederek ödüllendirilmişlerdir. Bu dönemde Ortodoks olmayanların bazı malları ellerinden alınıp Ortodoks olanlara verilmiştir. Fyodor, 24 Mayısıs 1681 yılında çıkardığı bir kanunla da Yeni Kreşenlerin (vaftizliler), Kreşen olmayan akrabalarının varlıklarına sahip olabileceklerini duyuruldu. Bu hüküm müslümanlara karşı kullanılmıştır. Bu kanunlardan sonra binlerce Tatar ve mirza Kreşen olmuştur. Yine 1682 yılında bazı Tatar ileri gelenleri çarın emrini kabul etmediği gibi Osmanlı Padişahı IV. Mehmet'e başvurarak Rus devletinden özgürleşmek için ricada bulunmuşlardır.
Fyodor, Moskova'daki Kutsal Mendil Manastırı'nda Bilimler Akademisi'ni kurdu.
Fyodor dönemindeki uygulamalarla sonrasındaki Büyük Petro reformları arasındaki temel fark, ilkinde öncelikle kilisenin yararı gözetilirken diğerinde devletin yararının ön planda tutulmasıdır. Dönemin en önemli reformu, 1682'de Vasily Golitsin'in önerisi üzerine, mestnichestvo sisteminin kaldırılması idi. Bundan sonra tüm sivil ve askeri hizmetler hak ve egemenliğin iradesi ile belirlenecekti. Bu sırada soyluluğa dair kitaplar da imha ediliyorlardı.
11 Temmuz 1681 tarihinde de Çariçe Gruşetskaya, ilk çareviç olan İlya Fyodoroviç, tahtın müstakbel varisi olarak doğdu. Doğum sonrası bir kopmlikasyon nedeniyle 14 Temmuz günü Gruşetskaya öldü ve hemen yedi gün sonrasında 21 Temmuz günü 10 günlük Çareviç de öldü.
Yedi ay sonra, 24 Şubat 1682 tarihinde Fyodor Marfa Apraksina (1667–1716) ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. daughter of Matvey Vasilieviç Apraksin ve eşi Domna Bogdanovna Lovçikova'nın kızlarıydı. Fyodor bu evliliğinden üç ay sonra 7 Mayısıs 1682 tarihinde ölmüştür. Ölüm haberi 1682 Moskova Ayaklanması'nın başlamasına yol açmıştır.
Fyodor'un çocuğu olmaması nedeniyle tahta kimin geçeceği anlaşmazlıkları çıktı. Sonunda V. İvan ve üvey kardeşi I. Petro ortaklaşa olarak tahta geçtiler. Fyodor'un ölümünün ardından 1682 ve 1989 yılları arasında ablası Sofia Alekseyevna naiplik görevini üstlendi.
- 1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.
- 1916 - I. Dünya Savaşı: Paris ilk defa Alman zeplinleri ile bombalandı.
- 1923 - Mustafa Kemal Paşa İzmir'de Latife Hanım'la evlendi.
- 1928 - Bursa Amerikan Kız Koleji, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Okulda Hristiyanlık propagandası yapıldığı iddia edildi..
- 1931 - Menemen Olayı davasında 37 kişi idama mahkûm edildi ve karar TBMM'nin onayına sunuldu.
- 1932 - Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız Türkçe Kur'an okudu.
- 1934 - Uluslararası bir festivale katılan ilk Türk filmi Leblebici Horhor Ağa'nın çekimi bitti. Muhsin Ertuğrul'un yönettiği, senaryosu Mümtaz Osman takma adıyla Nâzım Hikmet tarafından yazılan film, aynı yıl 2. Venedik Film Festivali'nde "Onur Diploması" ile ödüllendirildi.
- 1937 - Sovyetler Birliği'nde Stalin muhalifi 13 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.
- 1967 - Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil tutuklandı. Kızılırmak adlı şiir kitabında komünizm propagandası yapmakla suçlandı.
- 1971 - Güven Partisi adını Millî Güven Partisi olarak değiştirdi.
- 1978 - Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) kuruldu. 12 Eylül Darbesinden sonra 16 Ekim 1981'de diğer partilerle birlikte kapatıldı.
-
Türkiye İşçi Köylü Partisi
Kısaltma
TİKP
Kurucu
Doğu Perinçek
Kuruluş tarihi
29 Ocak 1978
Kapanış tarihi
16 Ekim 1981
Birleşme
Halkın Yolu (1978)
Önceli
Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi ve teorik miras olarak kabul edilen Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası
Ardılı
Sosyalist Parti
İdeoloji
Sosyalizm
Marksizm
Millî Demokratik Devrim Siyasi pozisyon Aşırı solTürkiye İşçi Köylü Partisi (kısaca TİKP), 29 Ocak 1978'de Ankara'da kurulan Türk siyasal partisi.
Doğu Perinçek, Durmuş Uyanık, Gün Zileli, Halim Spatar, Hasan Yalçın ve 30 arkadaşınca kuruldu.
Kurucuların bir bölümü 12 Mart döneminde Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) davasında yargılanan ve Mao'nun görüşlerini benimsediklerini belirten kişilerdi. Parti başkanlığına Doğu Perinçek seçildi. Tüzüğüne göre, TİKP emperyalizmi, sosyal-emperyalizmi ve feodalizmi tasfiye edecek; millî demokratik devrimi gerçekleştirip işçi-köylü ittifakına dayanan proletarya diktatörlüğü altında devrimi sürdürerek sosyalizmin kuruluşuna önderlik edecektir.
Parti programı ve tüzüğü doğrultusunda sürdürdüğü etkinliklerde Milliyetçi Hareket Partisine, Apoculara ve özellikle Moskova çizgisindeki Türkiye Komünist Partisi ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna karşı mücadele yürüttü. 4. Ordunun Ege'den doğuya, SSCB sınırına taşınması, derinleşen bunalım karşısında bir millî koalisyon kurulması yolunda kampanya açan TİKP, kontrgerilla konusunda da yayın yaptı.
Ocak 1980'de toplanan 1. kongresinde parti 16 ilde tüm ilçeleriyle örgütlenmesini tamamlayarak genel seçimlere katılama hakkını kazanmıştı. TİKP'nin yayın organları Türkiye Gerçeği ile günlük Aydınlık gazetesiydi.
TİKP 12 Eylül 1980 darbesi sonrası öteki siyasal partilerle birlikte önce faaliyetleri durdurulduktan sonra Ekim 1981'de yine diğer partilerle beraber feshedildi. TİKP sorgu ve iddianamesinde partinin 12 Eylül darbesi ile paralel programlara sahip olduğu belirtilerek harekâtın savunulduğu belirtildi.Bazı TİKP yöneticileri 12 Eylül darbesini destekleyen, darbenin ABD destekli bir darbe olduğu ve tutuklulara işkence yapıldığı iddialarını reddeden demeçler verdiler. Bu açıklamalara rağmen parti yöneticileri hakkında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığınca kovuşturma açıldı; yöneticilerin bir bölümü sıkıyönetim mahkemesince yargılandılar.
- 1978 - İsveç, ozon tabakasına zarar vermesi nedeniyle aerosol spreylerin kullanımını yasakladı ve bu tür bir yasak getiren ilk ülke oldu.
- 1983 - 12 Eylül Darbesi'nin 31. idamı: 9 kişinin öldüğü, 72 kişinin yaralandığı, 7 Ağustos 1982'deki Esenboğa Havalimanı saldırısını gerçekleştiren ASALA militanlarından Levon Ekmekçiyan, Ankara Kapalı Cezaevi'nde asılarak idam edildi.
- 1983 - 12 Eylül Darbesi'nin 32, 33, 34 ve 35. idamları: 1981 yılında mensubu oldukları komünist örgüte para bulmak için giriştikleri kuyumcu soygununda kuyumcunun oğlu Hasan Kahveci'yi ve polis memuru Mustafa Kılıç'ı öldüren, emniyet kuvvetlerine ve halka ateş açan, polis otosunu tarayan sol görüşlü militanlar Ramazan Yukarıgöz, Ömer Yazgan, Erdoğan Yazgan ve Mehmet Kambur, İzmit'te idam edildiler.
- 1988 - Dolar 1.385 liraya fırladı. Polis Tahtakale'yi bastı ve döviz alışverişini engelledi.
- 1993 - Büyük Birlik Partisi, Muhsin Yazıcıoğlu tarafından kuruldu.
Büyük Birlik Partisi
BBP (gayriresmî) (resmî, Nisan 2023'e kadar) Genel başkan Mustafa Destici Genel sekreter Ahmet Yelis Kurucu Muhsin Yazıcıoğlu Kuruluş tarihi 29 Ocak 1993 (32 yıl, 364 gün önce) Bölünme Osmanlı Partisi
Milli Yol Partisi Önceli Milliyetçi Çalışma Partisi Merkez Mustafa Kemal Mahallesi, Çankaya, Ankara Gençlik kolu Alperen Ocakları Üyelik (2026)
- Türk milliyetçiliği
- Sünni İslamcılık
- İslami milliyetçilik
- Ülkücülük
- Türk-İslam sentezi
- Yeni Osmanlıcılık
- Sosyal muhafazakârlık
- Millî muhafazakârlık
- Avrupa şüpheciliği
1 / 51
Tüm Liste İlçe Belediye Başkanlığı13 / 922
Tüm Liste Belde Belediye Başkanlığı4 / 390
Tüm Liste İl Genel Meclisleri11 / 1.282
Belediye Meclisleri261 / 20.953
Parti bayrağıBüyük Birlik Partisi, 29 Ocak 1993 tarihinde Muhsin Yazıcıoğlu liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "BÜYÜK BİRLİK" şeklindedir. Simgesi hilal içerisinde güldür. Genel başkanı Mustafa Destici'dir.
7 Temmuz 1992 Pazar günü; Muhsin Yazıcıoğlu, Ökkeş Şendiller, İsmet Gür, Saffet Topaktaş, Ahmet Özdemir ve Esat Bütün'ün içinde yer aldığı altı MÇP'li milletvekili, başkanlık divanı üyeleri, birçok il, ilçe ve belde teşkilat başkanları, üst düzey yöneticilerinin istifası ile başlayan sürecin sonunda kurulmuştur. Faal olan parti kendisini siyasi yelpazede Türk milliyetçiliği ve Türk-İslam sentezi ideolojisinde konumlandırmaktadır.
İdeoloji
![]()
BBP İl Başkanlıkları
Büyük Birlik Partisi, "Türk-İslam sentezi" ideolojisini benimser ve İslam kimliğini Türklük'ten daha da öne çıkarır. Muhsin Yazıcıoğlu, Türk olmayanlar hakkındaki görüşleriyle ilgili olarak BBP'nin Türkiye hedefini doğrulayarak: "Bizim davamız yaratılmışı seviyoruz yaratandan ötürü'dür. Laz, Çerkez, Kürt diye insanları ayırmıyoruz, ayırmayacağız. Biz aynı topraklar içinde, aynı bayrak altında yaşayan insanlarız. Kürtler kardeşimiz, PKK düşmanımızdır. Bu farkı görmemiz lazım. Biz çeteleşmeye, mafyalaşmaya ve cuntaya karşıyız. TBMM'de gerçek anlamda milletvekilleri olmasını istiyoruz. Yasama, yürütme, yargı ayrı olsun. Dokunulmazlıklar sınırlandırılsın. Kürsüde siyasetçilerin konuşması serbest olsun. Fikrini söyleyen siyasetçinin partisi kapanmasın." Ergenekon hakkında dedi "Elma armut, sap saman hepsi birbirine karıştı. Cunta varsa, çete varsa, bunların hepsi kazınsın. Türkiye gerçekten de demokratik bir ülke olsun".
Tarihçe
1991 Türkiye genel seçimleri ardından oluşan meclis aritmetiğinde hiçbir siyasi partinin TBMM'de tek başına hükûmet kuracak çoğunluğu bulunmadığından bir koalisyon hükûmetinin kurulması zorunlu hale geldi. Bu dönemde Alparslan Türkeş görüşmeleri sürmekte olan DYP-SHP koalisyonuna dışarıdan destek vermek isterken, Muhsin Yazıcıoğlu'nun başını çektiği parti içi muhalefet güvenoyu verilmemesini isteyerek, yapılan oylamaya katılmadı. Böylece MÇP içindeki uzun süredir devam etmekte olan örtülü çekişme gün yüzüne çıkmış oldu.
7 Temmuz 1992 Pazar günü saat 14.00'da Ankara'da Maltepe Düğün Salonu'nda, Muhsin Yazıcıoğlu, Ökkeş Şendiller, İsmet Gür, Saffet Topaktaş, Ahmet Özdemir ve Esat Bütün'ün içinde yer aldığı 6 milletvekili, başkanlık divanı üyeleri, birçok il, ilçe ve belde teşkilat başkanları, üst düzey yöneticileri, Bizim Ocak Dergisi'ni çıkartan kadro ve Türkiye'nin birçok yerinde bulunan Bizim Ocak Dergisi temsilcilerinin de istifasıyla başlayan Muhsin Yazıcıoğlu önderliğindeki hareket, binlerce ülkücünün katılımıyla MÇP'den ve Bizim Ocak'tan ayrıldıklarını bir bildiri ile istifa kararlarını açıkladı.“Türk Milleti'ne Beyanname” başlıklı bu bildirinin dağıtıldığı toplantıda ayrıca 'Millî Mutabakat Çağrısı' başlıklı bir bildiri de okunarak yeni bir siyasi oluşum başlatılmış oldu ve yeni bir siyasi oluşum çalışmalarının sonucu olarak 29 Ocak 1993 tarihinde “Büyük Birlik Partisi” kuruldu ve genel başkanlık görevine Muhsin Yazıcıoğlu seçildi.
Büyük Birlik Partisi'nin kurulmasından hemen sonra, yaklaşan 27 Mart Mahalli Seçimlerine katılabilmek için gerekli olan teşkilatlanma barajı kısa sürede aşıldı ve 31 Temmuz 1993'te 1. Olağan Kurultayı Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapıldı. Daha sonraki süreçte; 27 Mart 1994 Mahalli Seçimleri, 18 Nisan 1999'da yapılan Mahalli İdareler ve Milletvekilliği Genel Seçimleri, 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimleri ve 2 Haziran 2011 Genel seçimlerine kendi ismi ve amblemi ile katılan Büyük Birlik Partisi; 24 Aralık 1995'te yapılan Milletvekilliği Genel Seçimleri'nde ANAP ile ittifak yaparak TBMM'ye girerken, 22 Temmuz 2007 de yapılan genel seçimlere katılmadı ve BBP'li 23 aday seçimlere farklı illerde bağımsız olarak katıldı. Bu adaylardan sadece Sivas'tan bağımsız olarak katılan Muhsin Yazıcıoğlu milletvekilliğini kazandı ve sonrasında yeniden BBP genel başkanı oldu.
2021 yılında, Büyük Birlik Partisi'nin yönetiminden ve Cumhur İttifakı'nı desteklemesinden memnun olmayan parti içerisinde bir grup partiden ayrıldı ve 191 kurucu üyeyle Milli Yol Partisi'ni kurdu.
Helikopter kazası ve sonrası
25 Mart 2009 günü gerçekleşen helikopter kazasında başta parti Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, Sivas Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı'yı kaybeden Büyük Birlik Partisi, 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimlerinde Doğan Ürgüp ile Sivas Belediye Başkanlığını kazanmıştır. Seçimlerin ardından gerçekleştirilen 24 Mayısıs 2009 tarihindeki 4. Olağanüstü Kongrede dönemin Genel Sekreteri Yalçın Topçu 507 oy alarak partinin yeni genel başkanı oldu. Yalçın Topçu iki yıl kadar sürdürdüğü genel başkanlık görevini 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimlerinde alınan sonuç üzerine yaptığı yazılı açıklama ile bıraktı. Yalçın Topçu'nun ardından gerçekleştirilen 5. Olağanüstü Kongrede dönemin Genel Sekreteri Mustafa Destici, eski Alperen Ocakları başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve eski Sivas milletvekillerinden Nevzat Yanmaz genel başkanlığa adaylıklarını açıkladılar ve yapılan seçim sonucunda geçerli sayılan 639 oydan 628'ini alan Mustafa Destici genel başkan seçildi.
Genel başkanlar
# Adı Görev Başlangıcı Görev Bitişi Görev Süresi 1Muhsin Yazıcıoğlu
29 Ocak 1993 - 25 Mart 2009 Yerine geldiği Yeni makam Yerine gelen Yalçın Topçu Türkiye Büyük Millet Meclisi
19., 20. ve 23. Dönem Milletvekili Görev süresi
23 Temmuz 2007 - 25 Mart 2009 Seçim bölgesi 2007 - Sivas Görev süresi
14 Kasım 1991 - 25 Mart 1999 Seçim bölgesi 1991 - Sivas
1995 - Sivas Kişisel bilgiler Doğum 31 Aralık 1954
Elmalı, Şarkışla, Sivas, Türkiye Ölüm 25 Mart 2009 (54 yaşında)
Keş Dağı, Göksun, Kahramanmaraş, Türkiye Defin yeri Taceddin Sultan Camii
(1969-1980)
Milliyetçi Çalışma Partisi
(1987-1993)
Büyük Birlik Partisi
(1993-2009) Evlilik(ler) Gülefer Yazıcıoğlu Çocuk(lar) 2 Bitirdiği okul Veteriner Fakültesi, Ankara Mesleği Siyasetçi · Veteriner Dini Sünni İslam İmzası
Muhsin Yazıcıoğlu (31 Aralık 1954, Sivas - 25 Mart 2009, Kahramanmaraş), Türk siyasetçi, şair, veteriner hekim ve ülkücü lider. Eski Ülkü Ocakları genel başkanı; 19, 20 ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekili; Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır. 25 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasında Kahramanmaraş'ta öldü.
İlk yılları ve eğitimi
31 Aralık 1954 günü Halit ve Fidan Yazıcıoğlu çiftinin son çocuğu olarak Sivas'ın Şarkışla ilçesindeki Elmalı köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da aldıktan sonra Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yükseköğrenimini tamamladı.
Siyasi yaşamı
1980 öncesi
1968 yılında Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketine katıldı. Üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra da Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Sırasıyla Ülkü Ocakları genel başkan yardımcılığı ve Ülkü Ocakları genel başkanlığında bulundu. 1978 yılında faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneğinin de kurucu genel başkanı oldu. Bu dönemde yaşanan Bahçelievler ve Maraş katliamlarıyla suçlandı, fakat yargı tarafından suçsuz bulundu ve serbest bırakıldı. 1980 sonrası yapılan yargılamalarda da beş yılı hücrede olmak üzere yedi buçuk yıl hapishanede yattı. Daha sonra suçsuz bulundu ve beraat etti.[kaynak belirtilmeli]
1978 yılında Abdullah Çatlı ve Mustafa Pehlivanoğlu yakalanınca Ankara'ya geldiklerinden bir saat kadar sonra şubeye telefon açarak "Bu size son ihtarım. Abdullah Çatlı'yı bırakmazsanız Ankara'nın 150 yerinde bomba patlatacağız" diyerek emniyeti tehdit ettiği rivayet edilir. Bir iddiadan ibaret olan bu bilginin bir kesinliği yoktur.[kaynak belirtilmeli][1] 1978 yılında Alevî vatandaşlara karşı düzenlenen katliamın ÜGD başkanı olarak tertipçisi olmakla suçlanmış, daha sonra suçsuzluğuna kanaat getirilerek beraat etmiştir.[kaynak belirtilmeli]
12 Eylül dönemi
1980 yılına kadar Milliyetçi Hareket Partisinde genel başkan müşavirliği görevinde bulundu. 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevinde kaldı. Hücrede kaldığı dönemde Dev-Yol lideri Nasuh Mitap ile aynı hücreyi paylaştı. Burada Üşüyorum adlı bir şiir yazdı.
Cezaevinden çıktıktan sonra cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfının başkanlığını yaptı. Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisine (MÇP) girdi ve genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 milletvekili genel seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisinin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.
BBP dönemi (1993-2009)
Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de "içinde bulunduğu partinin siyasî anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle beş milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı.[kaynak belirtilmeli] 29 Ocak 1993'te, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisini (BBP) kurdu ve partinin genel başkanı oldu.
![]()
Vikisöz'de Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili sözleri bulabilirsiniz.
24 Aralık 1995 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. dönem Sivas milletvekili olarak yeniden TBMM'ye girdi. 28 Şubat 1996 yılında ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.[2] 8 Ekim 2000 tarihindeki 4, 20 Temmuz 2003 tarihli 5 ve 30 Nisan 2006 tarihli 6. Olağan ve 15 Nisan 2007 tarihli 2. Olağanüstü Büyük Kurultaylar'da yeniden genel başkan seçildi.
22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sivas'tan bağımsız milletvekili olarak TBMM'ye girdi ve seçimlerden önce bıraktığı BBP genel başkanlığına tekrar seçildi.
Ölümü
Ana madde: 2009 Medair Bell 206 kazası
![]()
Vikihaber'de bu konuyla ilgili haber var:
- Türkiye'de helikopter kazası: 6 ölü
25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter, bilinmeyen bir sebepten dolayı düştü. Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servis'i aradı. Bu konuşmada bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ'ın inlediğini, ne BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı ne BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya ne de pilot Kaya İstektepe'den ses geldiğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise göremediğini söylemiştir.
Bu konuşmalar İsmail Güneş'in son konuşması oldu. Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil altı kişinin naaşı arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kızılöz köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu. Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.
28 Mart 2009 tarihi ve saat 14.10'da BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ve beraberindekilerin öldüğünü açıkladı.[7] Kendisi daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenazesi ölümünden altı gün sonra 31 Mart 2009 tarihinde Kocatepe Camii'nde düzenlendi. TBMM'deki törende Yazıcıoğlu'nun Türk bayrağına sarılı naaşının üzeri çiçeklerle süslendi. Cenaze törenine basın mensupları dâhil yaklaşık 700.000 kişi katıldı. Vasiyeti üzerine cenazesi, Taceddin Dergâhı'na gömülmeyi vasiyet ettiği için bir bakanlar kurulu kararı çıkarılarak Mehmet Âkif Ersoy müzesi olarak kullanılan dergâhın bahçesine defnedildi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından memleketi Sivas'ta birçok parka ve caddeye ismi verildi. Anadolu'nun birçok yerinde park, cadde ve vakıflara Muhsin Yazıcıoğlu ismi verildi.
Helikopter kazası ile ilgili iddialar
25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen kazadan sonra ortaya atılan suikast iddialarını araştırılması için 2 Şubat 2010 tarihinde; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına grup başkanvekili ve Ankara milletvekili Hakkı Suha Okay (10/333); Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına grup başkanvekilleri Kocaeli milletvekili Nihat Ergün, Kayseri milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun milletvekili Nurettin Canikli, Hatay milletvekili Sadullah Ergin ve Yozgat milletvekili Bekir Bozdağ (10/334); Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına grup başkanvekilleri Mersin milletvekili Mehmet Şandır ve İzmir milletvekili Oktay Vural'ın önergesiyle Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. 4 Nisan 2011 tarihinde açıklanan Meclis Araştırma Komisyonu raporundan tatmin olmayan ailesi ise iddialarında arkasının kesilmemesi ve dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gazeteciler ile sohbette sarf ettiği "helikopterin beynini keçiler sökmedi ya" cümlesi üzerine dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu ve Gülefer Yazıcıoğlu'nun girişimleri üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu olayı incelemeye almış ve 21 Ocak 2011 tarihinde de raporunu açıklamıştır.
Günümüzde kazanın oluş biçimi ve kaza sonrasında yaşanan ihmaller hâlen tartışılmakta olup konu, Kahramanmaraş Özel Yetkili Savcılığınca hâlen soruşturulmaktadır.
6 Ocak 2014 tarihinde Aksiyon dergisinin 996. sayısında Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşını taşıyan helikopterin düşme nedeninin karbonmonoksit olabileceğine ilişkin bilgilere yer verildi.
İki yıla aşkın bir süredir Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında helikopterin neden düştüğüne ilişkin çok önemli delillere ulaşıldı. Bu kapsamda Aksiyon dergisi, ölenlerin kanlarında helikopter düşmeden önce karbonmonoksit bulunduğuna ilişkin özel bir dosya yayımladı. Köksal Akpınar'ın haberine göre pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş'in kanında bulunan karbonmonoksit değerlerinin helikopter düştüğünde çok daha yüksek olduğu ispatlandı. Savcılık, hayatını kaybedenlerin kanlarındaki karbonmonoksitin jetlerin egzoz gazından oluştuğu üzerinde duruyor. 15 Temmuz 2016 tarihindeki askerî darbe girişimi esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki otele, Erdoğan'ın otelden ayrıldığından haberdar olmadan onu öldürmek veya sağ yakalamak amacıyla baskın yapan darbecilerin içinde bulunan ve bu baskının ardından kaçmaya çalışırken İzmir'de yakalanan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak'ın Muhsin Yazıcıoğlu içindeyken düşen helikoptere kısa sürede ulaşıp bunu diğer ekiplere iletmeyen ve helikopterin GPS cihazını sökerken (bu yüzden helikoptere ulaşılması uzun süre gecikmiştir) görüntülendiği iddia edilen kaza, kırım ekibindeki astsubaylardan biri olması sebebiyle hakkında soruşturma açılmış olması ve Özsıcak'ın bir FETÖ mensubu olması sebebiyle kamuoyunda Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ/PDY (Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) tarafından düzenlenen bir suikast sonucu helikopteri düşürülmek suretiyle öldürüldüğü ihtimali ağırlık kazanmıştır. Ayrıca darbe girişiminin başarısız olmasıyla Yunanistan'a kaçan ve diplomatik temaslar sonucu Yunanistan'dan Türkiye'ye iade edilen sekiz askerden Davut Uçum'un, Aydın Özsıcak'la beraber helikopterden parça söken ekipte yer alması da bu ihtimali güçlendirmiştir. Bu nedenle Muhsin Yazıcıoğlu bazı kesimler tarafından "şehit" olarak anılmaktadır.
Özel hayatı
Gülefer Yazıcıoğlu ile olan evliliğinden Firuze ve Furkan adında iki çocuğu vardı.
Doğumlar
- 1749 - VII. Christian, Danimarka ve Norveç kralı (ö. 1808)
- 1870 - Süleyman Nazif, Türk şair, yazar ve devlet adamı (ö. 1920)
- 1888 - Wellington Koo, Çin Cumhurbaşkanı (ö. 1985)
- 1927 - Urkiye Mine Balman, Kıbrıs Türk şair ve öğretmen (ö. 2018)
- 1926 - Abdus Salam, Pakistanlı fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1996)
- 1932 - Erdal Alantar, Türk ressam (ö. 2014)
- 1964 - İhsan Dağı, Türk akademisyen, yazar ve Zaman gazetesi yazarı
- 1968 - Hakan Meriçliler, Türk oyuncu
- 1984 - Oğuzhan Uğur, Türk Müzisyen
- 1988 - Aydın Yılmaz, Türk futbolcu
- 1996 - Melis Alpacar, Türk voleybolcu
- 1996 - Orkan Çınar, Türk futbolcu
- 1997 - Yusuf Yazıcı, Türk milli futbolcu
Ölümler
- 757 - An Luşan, bir Tang Hanedanı generalidir (d. 703)
-
An Luşan
Yan Hanedanı İmparatoru
Hüküm süresi
5 Şubat 756-29 Ocak 757
Önce gelen
Xuanzong
Sonra gelen
An Qingxu
Doğum
MS 703
Ölüm
29 Ocak 757
Hanedan
Yan Hanedanı
An Luşan (703-29 Ocak 757), An Luşan İsyanı'nı çıkaran ve önderlik eden Soğd veya Göktürk kökenli bir Tang Hanedanı generalidir.
An Luşan, Kuzeydoğu Tang sınırını Hitaylardan ve diğer tehditlerden korumasıyla askerlik mesleğinde önemi arttı. Tang başkenti Çangan'a çağrıldı ve Tang Başbakanı Li Linfu ve İmparator Xuanzong' ile ittifak kurdu. An Luşan bu sayede kuzeydoğu Çin'de önemli bir askerî güç toplamayı başardı. Li Linfu'nun ölümünden sonra, General Geshu Han ve Başbakan Yang Guozhong arasındaki rekabet, imparatorluk içinde askeri gerginlik yarattı.
MS 755 yılında Luşan, 8 veya 9 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından kendisinin kurduğu Yan Hanedanı'ın hükümdarı ilan ederek An Luşan İsyanı'nı başlattı.
MS 757'de bir Luşan, büyüyen paranoyası nedeniyle kendisiyle takipçileri arasındaki ilişkilerin bozulmasını takiben, kendi oğlu An Qingxu tarafından suikastle öldürüldü. Bu olaydan sonra Yan devleti büyük bir karışıklığa girdi ve sonunda MS 763'te yıkıldı.
- 1820 - III. George, İngiltere Kralı (d. 1738)
- 1946 - İsmail Fenni Ertuğrul, Türk mutasavvıf, felsefeci ve yazar (d. 1855)
- 1950 - Ahmed el Cabir el Sabbah, Kuveyt Şeyhi (d. 1885)
- 1957 - Ziya Osman Saba, Türk şair ve yazar (d. 1910)
- 1991 - Tarık Zafer Tunaya, Türk akademisyen (d. 1916)
- 1997 - Metin Bükey, Türk besteci ve müzisyen (d. 1933)
- 2007 - Hasan Kavruk, Türk ressam (d. 1918)
- 2013 - Arif Peçenek, Türk futbolcu ve teknik direktör (d. 1959)
- 2021 - Varol Ürkmez, Türk eski millî futbolcu (d. 1937)
- 2022 - Diler Saraç, Türk sinema ve dizi oyuncusu (d. 1937)
Yorumlar
Yorum Yap