25 Ocak Tarihte Bugün Miladi takvime göre yılın 25. günü
Olaylar
- 1072 - Divânu Lügati't-Türk, Türk kültürünün ilk Türkçe dilinde yazılan sözlük eseri, Kaşgârlı Mahmut tarafından yazılmaya başlandı. (10 Şubat 1074'te bitirildi.)
- 1327 - III. Edward, İngiltere Kralı oldu.
- 1363 - Sırpsındığı Muharebesi'ni Osmanlı Devleti kazandı.
-
Sırpsındığı Muharebesi
Balkanlar'daki Osmanlı Savaşları

1371 yılı sonrasında Balkanlar’ın doğusu Tarih 1364 BölgeEdirne, Meriç nehri Kıyısı, Sarayakpınar köyü
SonuçOsmanlı zaferi
- Bulgaristan, Osmanlı Devleti’ni tanıdı
- Edirne Osmanlı'nın başkent oldu
Sırp İmparatorluğu
İkinci Bulgar İmparatorluğu
Eflak Prensliği
Bosna Banlığı
Macar Krallığı
Osmanlı Beyliği
Komutanlar ve liderler
Jovan Uglješa
Vukašin Mrnjavčević
I. Lui I. Murat
Hacı İlbey Güçler ~30.000-60.000 ~5.000-10.000 Kayıplar ~60 000 ~1 000Sırpsındığı Muharebesi veya Birinci Meriç Muharebesi 1364 yılında, Sırp İmparatorluğu, Macar Krallığı, İkinci Bulgar İmparatorluğu, Bosna Banlığı ve Eflak Prensliği'nden oluşan ittifakın, Osmanlı'yı Balkanlar'dan atmak için başlattıkları bir savaştır.
Sırpsındığı sözcüğünün anlamı
"Sırpsındığı" yapısı, birleşik kelimedir. "Sırp" ve "Sındık" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. İlk kelime (Sırp) bir halkın adıdır. “Sındık” kelimesi ise sı- fiiline eklenen -n- fiilden fiil yapım eki ve -DIk sıfatfiil eklerini içerir. En sonuna da isim tamlaması gereği olarak iyelik eki almıştır. Sı- fiili “1. Kırmak, bozmak. 2. Yenmek, mağlup etmek.” anlamlarını; genişlemiş şekli sın- fiili de “1. Kırılmak, parçalanmak, bozulmak. 2. Yenilmek, bozguna uğramak.” anlamlarını belirtir.
Sırpsındığı Muharebesi, "Sırpların kırıldığı muharebe" demektir Bunun yanında Sırpsındığı deyiminin Edirne'nin kuzeydoğusunda bulunan şimdiki adı Sarayakpınar olan bu savaşın geçtiği yerin eski adını ifade ettiği de iddia edilmektedir.
"Sındı" kelimesi eski Türkçede makas demektir. Sırpsındığı, muharebede kullanılan taktikten ötürü bu adı almıştır. Muharebede Osmanlı Ordusu çapraz iki hücüm istikameti ile Sırp ordusuna saldırmıştır.
Bu muharebe ile ilgili tartışmalar
Bu savaşın tarihi ve yeri konusunda çeşitli anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Çeşitli Türk ve yabancı kaynaklar bu savaşın Çirmen Muharebesi'nden ayrı bir muharebe olduğunu ve Çirmen Muharebesi'nin nedenlerinden birinin de Sırplarca bu savaşın intikamını almak olduğunu belirtilmektedir. Bunun ispatı olarak da Çirmen'in bugünkü Yunanistan topraklarında olmasına karşın, 1364 yılındaki savaşın bugünkü Türkiye sınırlarında kalan ve bu yerin uzağında bir köyde olduğu,[6] diğer taraftan Papa V. Urban'ın Çirmen Muharebesi'nden önce öldüğü gibi fikirler belirtirler.[7]
Aksi yönde, Çirmen Muharebesi ile Sırpsındığı Muharebesi'nin aynı olduğunu iddia eden kaynaklar da bulunmaktadır.[kaynak belirtilmeli]
Bir kısım kaynak da 1364 yılında bahsi geçen büyük bir savaşın olduğunu ancak bu savaşın Sırpsındığı olarak değil Birinci Meriç Muharebesi olarak adlandırılması gerektiğini, esas Sırpsındığı Muharebesi'nin 2. Meriç Muharebesi olarak da adlandırılan Çirmen Muharebesi olduğunu iddia ederler.[8]
Sebebi
Osmanlı Türklerinin Edirne'yi 1361'de ele geçirdikleri zaman Konstantinopolis'ten Avrupa'ya giden stratejik ana yol kesilmişti. Türk göçmenler çok sayıda ve çok hızla Trakya'ya yerleşmeye başlamışlardı. Osmanlıların 1363'te Filibe'yi ele geçirmeleri sırasında kaçan ve Sırbistan'a sığınan Bizans kumandanı Osmanlılar üzerine yürünmesini devamlı olarak tavsiye ediyordu. Bulgarlar ve Sırpların yanında Papa V. Urban'ın çabalarıyla Balkanlar'da bulunan Hristiyan devletler olan Macar Krallığı ile Eflâk ve Bosna prenslikleri birleşik olarak bir Haçlı seferi yapmaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne karşı ilk kez Haçlı ittifakı oluşturuldu.
Muharebe
1364 yılında Macar Kralı I. Lajos, Pirlepe bölgesinin Sırp kökenli beyi Vukašin Mrnjavčević, Jovan Uglješa, Eflak Prensi ve Bosna Prensi idaresindeki birliklerden oluşan 30.000 (bazı kaynaklar 60.000) kişilik bir Haçlı ordusu kurulup Macaristan Kralı Lajos komutasında Edirne üzerine yürümeye başladı.[kaynak belirtilmeli]
Trakya'daki Osmanlı birlikleri Lala Şahin Paşa idaresinde olup 12.000'i geçmiyordu. Osmanlı hükümdarı olan I. Murad Karabiga Kalesi'ni ellerinde bulunduran, kendilerini Anadolu'ya getirten Bizanslılara isyan etmiş Katalan Paralı Asker Birliği kalıntıları ile uğraşmaktaydı. Murad Bey, kendisinden düşmanın sayıca fazlalığı sebebiyle yardım isteyen Lala Şahin Paşa'ya Haçlı ordusunun ilerleyişini yavaşlatma emri vermişti. Lala Şahin Paşa ise takviye gelene kadar Hacı İlbey emrine bir akıncı birliği verip Haçlı ordusunun Meriç'i geçişini durdurmakla görevlendirmişti.
Fakat Haçlı ordusu Meriç'i geçmiş ve Edirne'ye iki günlük rahat yürüyüşle gidilebilecek mesafede olan bir mevkide Meriç Nehri kıyısında kamp kurmuş ve Edirne hemen ellerine geçeceğini umarak rahatlarına bakmaya düşmüşlerdi. Hacı İlbey, Lala Şahin Paşa'nın emrini dinlemedi, gece karanlığından yararlanarak askerlerinin kendilerini sayıca fazla göstermek için iki meşale taşımalarını istedi ve bu türden çeşitli taktiklerle kendi birliklerini sayıca fazla göstererek; komutasındaki daha çok hafif süvari, akıncı, şeklinde olan Osmanlı kuvvetleriyle Meriç'i çevreleyen bataklıkları aşarak Haçlı kampına saldırdı. Bu gece saldırısını beklemeyen, uykuda veya akşamki eğlenceleri dolayısıyla içkili olan Haçlı ittifakı askerlerinin çoğu, Osmanlı ordusunun tamamının üzerine geldiklerini zannedip, geldikleri yola doğru kaçıp çekilmeye çalıştılar. Fakat bu geri çekilme bir paniğe dönüştü. Birçoğu sel suları ile yüklü geniş ve derin Meriç'i yüzerek karşı tarafa geçmek isterken boğuldu.
Sonuçları
Muharebe'nin kazanılmasıyla Edirne ve Batı Trakya, Osmanlı Devleti için daha güvenli hâle geldi. Meriç Nehri, Osmanlı kontrolüne geçti. Balkanlar'daki Macar üstünlüğü kırıldı. Bulgaristan vergiye bağlandı ve Bulgar İmparatorluğu'nun düşüşü ve Bulgaristan'ın Osmanlı eline geçiş süreci hızlandı. Osmanlı ilk kez Haçlı ordusunu yendi. Balkanlar'a geçiş kolaylaştı. Bununla birlikte bu savaş Sırplarda intikam duygusu da uyandırdığından Çirmen Savaşı'nın yapılmasında Sırplar için başlıca nedenlerden biri olmuştur.
Hacı İlbey ise Lala Şahin Paşa tarafından, kimi kaynaklara göre kendi emrini dinlemediği için kimi kaynaklara göre ise kendisi kuvvet fazlalığından korkup padişahtan kuvvet isterken altındaki bir kimsenin düşmana saldırması ve başarı kazanmasını içine sindirememesi, mahcup duruma düşmesinden, zehirlenerek öldürüldü.
-
- 1554 - São Paulo'nun kuruluşu.
- 1831 - I. Nikolay ve Romanovların düşmesiyle Polonya'nın bağımsızlığı ilan edildi.
- 1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.
- 1919 - Ermeniler, Antep Hükûmet binasını ele geçirerek İdareye el koyduklarını açıkladılar.
- 1924 - İlk Kış Olimpiyat Oyunları Chamonix'de başladı.
- 1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.
- 1936 - İstanbul'da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.
- 1939 - Celâl Bayar Hükûmeti istifa etti. Yeni Hükûmet Refik Saydam Başkanlığında kuruldu.
- 1942 - Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'a savaş ilan etti.
- 1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı, kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.
- 1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.
- 1956 - Türk Eczacıları Birliği kuruldu.
- 1957 - Hint Keşmir'i kendine ilhak etti.
- 1958 - İstanbul'da 25 kişi, komünizm propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı. Tutuklananların arasında Doktor Hikmet Kıvılcımlı da bulunuyordu.
- 1966 - Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Türkiye'ye Yardım Konsorsiyumu Türkiye'nin dikkatini çekti; enflasyon hızla artıyor.
- 1968 - Türk Ordu Futbol Takımı Dünya şampiyonu oldu.
- 1973 - Başbakan Ferit Melen "İşkence yalandır" dedi. Bülent Ecevit, bunun bir yalan olduğunu söyleyince Cumhuriyetçi Güven Partililerin (CGP) saldırısına uğradı.
- 1974 - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Millî Selamet Partisi (MSP) Hükûmet ortaklığı protokolü imzaladı.
- 1985 - II. Louis Stadyumu, Monako Prensi III. Rainier tarafından açıldı.
- 1988 - Türkiye, BM İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi'ni imzaladı.
- 1991 - Bakanlar Kurulu, Kürtçe konuşma ve şarkı söylemeyi serbest bıraktı.
- 1996 - Rusya'nun Avrupa Konseyi'ne girişi.
- 1997 - Yaşar Kemal Uluslararası Nonino Ödülü'nü İtalya'da düzenlenen bir törenle aldı.
- 2002 - Wikipedia, yazılımının ("II. Faz") ya da Magnus Manske Günü olarak bilinen yeni sürümüne geçti.
Doğumlar
- 750 - IV. Leo Hazar, Bizans İmparatoru (ö. 780)
- 1923 - Arvid Carlsson, İsveçli bilim insanı ve Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (ö. 2018)
- 1923 - Hıfzı Topuz, Türk gazeteci ve yazar
- 1926 - Yusuf Şahin, Mısırlı sinema yönetmeni (ö. 2008)
- 1936 - Onat Kutlar, Türk sinema eleştirmeni ve yazar (ö. 1995)
- 1951 - Numan Pekdemir, Türk kontrbasçı
- 1958 - Mehmet Sekmen, Türk siyasetçi
- 1960 - Dursun Çiçek, Türk asker ve siyasetçi
- 1962 - Ruşen Çakır, Türk gazeteci
- 1978 - Ahmet Dursun, Türk futbolcu
- 1978 - Volodimir Zelenski, Ukrayna devlet başkanı
- 1980 - Fulden Akyürek, Türk oyuncu
- 1982 - Ömür Arpacı, Türk oyuncu
- 2000 - Arda Berk Kaya, Türk basketbolcu
- 2006 - Yusuf Akçiçek, Türk millî futbolcu
Ölümler
- 390 - Nenizili (Nazianz) Gregorius, Kapadokyalı Kilise Papazı ve Doktoru (d. 329)
- 477 - Genserik, Vandal Kralı (d. 389)
- 750 - İbrahim bin Velid, 13. Emevi halifesidir
- 1067 - Yingzong, Çin'in Song Hanedanı'nın beşinci imparatorudur (d. 1010)
- 1176 - İbn Asakir, Arap tarihçi ve hadis bilgini (d. 1105)
- 1559 - II. Christian, Danimarka Kralı (d. 1481)
- 1578 - Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın kızı (d. 1522)
Mihrimah Sultan (I. Süleyman'ın kızı)
Mihrimah Sultan
Mihrimah Sultan'ın İtalyan ressam Cristofano dell'Altissimo tarafından yapılmış, Cameria adlı yağlı boya portresi, 16. yüzyıl
Doğum 1522İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Ölüm 25 Ocak 1578 (56 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu Defin Süleymaniye Türbesi, İstanbul Eş(ler)i Rüstem Paşa Çocuk(lar)ı Ayşe Hümaşah Sultan
Sultanzade Osman Hanedan Osmanlı Hanedanı Babası I. Süleyman Annesi Hürrem Sultan Dini İslam
Mihrimah Sultan (21 Mart 1522, İstanbul - 25 Ocak 1578, İstanbul), Osmanlı padişahı I. Süleyman ile eşi Hürrem Sultan'ın kızı.
İlk yılları
1522'de, Osmanlı padişahı I. Süleyman ile eşi Hürrem Sultan'ın Şehzade Mehmed'den sonraki ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.[2] Mihrimah Sultan'ın doğumundan 2 yıl sonra da Hürrem Sultan, I. Süleyman'ın ölümünden sonra tahta geçecek olan diğer çocuğu II. Selim'i dünyaya getirdi. 1 yıl sonra Şehzade Bayezid ve 5-6 yıl sonra ise Şehzade Cihangir dünyaya gelmiştir
Gençlik yılları
1539'da 17 yaşındayken Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa ile evlendirildi. Düğün töreni iki küçük erkek kardeşi Bayezid ve Cihangir'in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı'nda şölenlerle kutlandı. Rüstem Paşa bu evlilikten sonra sadrazam oldu ve 1544-1561 yılları arasında 2 yıllık bir süre hariç kesintisiz sadrazamlık yaptı. Bu evlilikten 1541'de bir kız çocukları dünyaya geldi. Daha sonra 1545'te Murat Bey'i, 1547'de Mehmet Bey'i dünyaya getirdi. Mihrimah Sultan yaşamı boyunca devlet işlerinde çok söz sahibi oldu. Babasını Malta'ya sefer düzenlemeye ikna etmek için kendi parasıyla 400 gemi yaptıracağına söz verdiği bile söylenir. Annesi Hürrem Sultan gibi Lehistan kralı II. Zygmunt Ağustos'la yazışmalar yaptı. Çok büyük bir servet sahibi oldu. 1540-1548 yılları arasında Mimar Sinan İstanbul'un Üsküdar ilçesinde cami Üsküdar İskele Camii, medrese, ilkokul ve hastaneden oluşan büyük bir külliye yaptı. Ayrıca 1562-1565 yılları arasında yine Mimar Sinan İstanbul'un Edirnekapı semtinde cami, çeşme, hamam ve medreseden oluşan Mihrimah Sultan Camii ve külliyesini yaptı.
Annesi 1558'de öldükten sonra babasına annesinin oynadığı danışmanlık rolünü oynadı. 1566'da babası öldükten sonra yerine geçen erkek kardeşi II. Selim'in saltanatı boyunca da danışmanlığını sürdürdü. Anneleri Hürrem Sultan ölmüş olduğu için kardeşi için adeta bir Valide Sultan rolünü oynadı.
Son yılları
![]()
Mihrimah Sultan'ın babası I. Süleyman'ın kabrinin bitişiğinde bulunan sandukası, Sultan Süleyman Türbesi, Fatih, İstanbul
Mihrimah Sultan 1578'de yeğeni (erkek kardeşinin oğlu) III. Murat'ın saltanatı sırasında öldü ve babası I. Süleyman'ın Süleymaniye Camii'ndeki türbesinde babasının yanı başında gömüldü.
Popüler kültürdeki yeri
•2003 yapımlı Hürrem Sultan adlı televizyon dizisinde Özlem Çınar tarafından canlandırılmıştır
•2011-2014 yılları arasında yayınlanan Muhteşem Yüzyıl dizisinde Pelin Karahan tarafından canlandırılmıştır.
Galeri
-

Mihrimah Sultan'ın Titian tarafından yapılmış "Cameria" adlı yağlıboya portresi, 16. yüzyıl
-

Mihrimah sultan, Titian, 17. yüzyıl
-

Mihrimah Sultan'ın 1548'de Lehistan Kralı II. Zygmunt Ağustos'un tahta geçmesi dolayısıyla gönderdiği kutlama mektubu
-

Üsküdar Mihrimah Sultan Camii, İstanbul
-

Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii'nin iç görünümü, İstanbul
- 1958 - Cemil Topuzlu, Türk cerrah (Türkiye'de modern cerrahinin kurucusu, İstanbul'un eski Belediye Başkanı ve Tıp Fakültesi Dekanı) (d. 1866)
- 2009 - Orhan Duru, Türk yazar ve gazeteci (d. 1933)
- 2016 - Ergüder Yoldaş, Türk müzisyen ve besteci (d. 1939)
- 2024 - Hikmet Taşdemir, Türk oyuncu (d. 1942)
Hikmet Taşdemir
24 Kasım 1942
Erzurum, Türkiye Ölüm 25 Ocak 2024 (81 yaşında)
Tekirdağ, Türkiye Ölüm sebebi Akciğer kanseri Defin yeri Fener Mezarlığı, Silivri Milliyet Türk Meslek Oyuncu Etkin yıllar 1971–2007 Evlilik
Rafiye Daşdemir
(e. 1965; ö. 2021)
Hikmet Taşdemir veya gerçek soyadı ile Hikmet Daşdemir (24 Kasım 1942, Erzurum - 25 Ocak 2024, Tekirdağ), Türk sinema oyuncusu. Sayısız karakter rolünde oynamış; özellikle sert, kabadayı ve kötü adam rollerini canlandırmıştır.
Hayatı
1942 yılında Erzurum'da Astsubay bir ailede doğdu. Taşdemir, askeri okul sınavları kazandı ancak yarıda bırakarak bir fabrikada çalışmaya başladı. Burada çalışırken bir parmağını makinaya kaptırmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde çalışmaya başladı. Burada bir gün tesadüfen Yılmaz Güney ile tanıştı. Güney, Taşdemir'i Umutsuzlar filminde parmaksız adlı kiralık katil rolünde oynatmıştır. Birçok filmde yardımcı rollerde oynadı. Başrolünü Kemal Sunal'ın oynadığı Korkusuz Korkak filmindeki Gaddar Kerim, Umudumuz Şaban filmindeki Mardinli Arif karakterleri, Tatar Ramazan filmindeki Cıbıl Halil ve Dünyayı Kurtaran Adam filmindeki Sihirbaz rolleriyle hafızalarda yer etti. Sert mizacı nedeniyle çok sayıda filmde kabadayı rollerinde oynadı.
Taşdemir, son yıllarını İstanbul'un Silivri ilçesinde geçirdi. 25 Ocak 2024 tarihinde akciğer kanseri tedavisi gördüğü Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 81 yaşında öldü. 26 Ocak'ta Silivri Fener mahallesinde düzenlenen cenaze töreni sonrası Fenerköy Mezarlığına defnedildi.
- 2025 - Faruk Şen, Türk akademisyen (d. 1948)
Yorumlar
Yorum Yap